RİYAZAT
Riyâzâta gelince: Riyâzat, şakî olan nefsi ıslah etmek içindir. Nefis azgın olmadıktan sonra riyâzâta ne lüzum var… Bu yolu bazıları riyâzâtla, bazıları da riyâzâtsız yürütürler. Bu, bir meşrep meselesidir. Muhtelif sanat sahiplerine meselâ maşa yaptıracak olsak, tesfiyeci demiri eğeleyerek maşa yapmaya çalışır; demirci ocağa sokup örs üzerinde döğerek; Tenekeci bilmem ne şekilde yapmaya uğraşır. Yani her sanatkâr, alıştığı usulle iş yapar. Riyâzât devri geçti artık… Bu devir medeniyet ve çalışma devridir. Hint fakirlerinin uyuşukluğu içinde geçirecek zamanımız yoktur. Bu vücut, iki yokluk arasındaki yolculuğumuzda bizi taşıyan bir binit, bir hayvandır. Altımızdaki hayvan ne kadar kuvvetli olursa, bizi hedefimize o kadar kolaylıkla ve emniyetle götürür. Şayet gemi azıya alırsa yemini kesmeli. Azmadığı müddetçe yesin, içsin, gülsün, eğlensin. Bu dünyada içleri temiz, vicdanlı nice insanlar var… Bunlar gazı konmuş fitili kesilmiş ve camı silinmiş lâmbalara benzerler. Yanmak ve ışık vermek için bir kibrit bekliyorlar, Aşk kibritini. Lâkin ne fayda ki, hakikati anlamak için temiz olmak lâzım amma kâfi değil. İlle “irfâniyyet” lâzım. Son doğuşlardan biri bunu şöyle anlatıyor:
Uykudan uyanmak, gözünen değil,
Kuş dili öğrenmek sözünen değil;
Secde-i Rahmânı, nerde buyurmuş,
Bilip görmek lâzım, dizinen değil.
Diğer bir doğuşta da şöyle deniliyor:
Dost bilinmez, bu zevka dalmayınca,
Bir bilenden izini almayınca;
Aynelyakîn o yüz seyredilir mi,
Tefekkür deryasına dalmayınca…
Bu yollarda dersin başı: tefekkür…
Bu söz şeriatta oluyor küfür;
Üç yerinden çözülmeden duyulmaz,
Tâ ezelden Hakkın bastığı mühür.
Çözülür mü acıya dayanmadan..
Bu benlikler ateşlere yanmadan,
Bu âlemi nasıl seyretsin gafil,
Âşık olup uykudan uyanmadan…
Neyliyelim, böyle edilmiş karar…
Gösteririz, o, devre (1) yerden arar;
Biz yanınca, Dosta döndü yüzümüz,
Tarif etsek, duyana olur zarar.
Hiç göremez, varıp öldürmeyince,
Tekrar diriltip de güldürmeyince;
Kuş dilini öğretmek kabil değil,
Kalbinden yazıyı sildirmeyince.
Satır üstüne yazı yazılır mı?
Buzun üstüne mühür kazılır mı?
(Emre)! eriyip de su olmayınca,
Terkib olan unsur hiç bozulur mu?
(1) Devre: Ters, yanlış.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder