METLİ sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
METLİ sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

29 Aralık 2017 Cuma

Merhaba sevgili Mehmet Metli Dede severler..


Merhaba sevgili Mehmet Metli Dede severler..hz hakkında nette hasbelkader ilk yazan olduğumdan, nezaketen  verilen bir gönüllülük görevim var .şimdi yenisini icra ediyorum... aslına bakarsanız belkide başa sarıp yeniden yıllar sonra ilk nette yazışanlar olarak tekrar birleşiyoruz..

Ahmet Turan Beyden bir mail aldım..onda metli dedenin ses kaydı da varmış..bu blog ve yazılar sayesinde Metli Dede severler birbirleriyle bağ kurup ,kayıp-kaydedilmemiş hatıraları toplayıp, birleştiriyor.hayli gönüllüsü var şükür....

ve ben kendi minik İstanbul araştırmalarımda şunu gördüm ; buradaki kişiler kendi içlerine kapalı çok küçük -çok zarif ve aşırı hassas bir grup..fakat bu haliyle dahi ,mevlevilik idare edicileri ile bağlantılı.sadece dikkatimi çeken  METLİ DEDE HİÇ YOKmuş  VE  HİÇ TANINMIYORMUŞ  GİBİ DAVRANILMASI .kendi içlerinde onu güzel bir hatıra olarak yaşatıyorlar ki,onu görende o grupta bir kaç kişi zaten.. yani İstanbul hattında hatıra ve resim çok olmasına ve bunu candan yapmak isteyen bir de görüp biat eden o devrin en minik çocuk dervişi  var olmasına rağmen,daha üst yaşayan tarafından buna henüz izin verilmiyor..bizde saygı duyuyoruz.herşeyde bir hayır ve vakit vardır biliyor,diğer şehirlerdeki gönüllüleri takip ediyoruz..(* bu arada onlarda bu yazıları sıkı takip edip sessizliklerini muhafaza ediyorlar :) ) 
şimdi sizlerden gelecek hatıra,resim ve ses kayıtlarını yollayıp irtibat kuracağınız adresimizi tekrar yayınlıyorum..herkese teşekkür ediyorum 

Mevlana Vakfı  İSKENDERUN
Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.com
***********
ve en son gelen mail alıntımız :

28 Ara 2017 20:17 tarihinde "Ahmet Turan" <ahmetttes@gmail.com> yazdı:
Selamı aleyküm. Ben Bursada mevleviliğe gönül vermiş biriyim. Pirimizin ve onun yolunda gidenlerin yolunda gitmek isteyen bir zatım. Metli babamızın sevdalısı Mürşidimizin talebesi olmak isteyen bir faniyim. Biz bursada ki Mevleviler olarak metli Sultanımızın yetiştirdiği Hidayet babamızın öğrencileriyiz. Ve türkiye’de ki İhvan kardeşleri mizi tanımak ve onlarla tanışmak istiyoruz. Mail adresinizi Şemsettin abiden aldım. Bize Metli Sultanımızın yolunda giden İhvan kardeşlerimizden ulaşabileceğimiz bir numara veya adres verir misiniz. Hidayet babamızın ve metli Sultanımız ile anılarını ve metli babamızın ses kaydını Şemsettin beye atacağım sunum olarak lütfen sizde yardımcı olursanız sevinirim. Allaha emanet olun
****


nur cihan 
nuralem7@hotmail .com
https://ruhumunmasali.blogspot.com.tr/
29 aralık 2017 

18 Ekim 2023 Çarşamba

METLİ DEDE'NİN SES KAYDI


 Metli Dede bloğuna ve youtube'a Metli Dede'nin ses kaydını , bu bloğun oluşmasında emeği geçen NURCİHAN  hanım kaydını yapacaktır.Hazretin bu ses kaydı, muhtemelen 1960 lı yıllarda makaralı teyp ile Bugün Ankara'da yaşan ,Metli Sultan'dan yetişen Hidayet Amca'dan temin edilmiştir.Kendisine uzun ömür ve sıhhat diler, sesi bizlere ulaştıran Hidayet amcanın halifesi Mehmet Yıldırım kardeşimize teşekkür ederiz
****


YETENEK AVCIMIZLA TANIŞIYORUZ çok ilginç bir durum oldu..beni yazı yazma kabiliyetimin açılış izni için evvel zamanımca nedenini bilmediğim konya da meftun MEHMET FİKRİ METLİ DEDE YE SELAMLA YOLLANIŞ TARİHİM 2007 den beri çok sene geçmiş..onun ismini ve evinde 3 metrekarelik bir oda dolaba insanlardan dilediklerini sokup çıkarttınca bunlardan kayıtlı 700 e yakın kişinin irticalen şiir okuduğunu ve yazdığı,daha çok gazeteci tarzı kişi çıktığını söylemişlerdi..ben irticalen şiir okuyanına şahit oldum..hiç kesintisiz çooook uzun bir şiiri okuyan yaşlı hanımın metli dededen icazetli olduğunu hissetmiştim ve gerçekten de şiirin sonunda onun adını anmıştı o kişi...


metli yeni devremizde sesi ile de hayatımıza girmiş oldu..emeği geçen herkese teşekkürler..metli dede hz ni ilk internette yazan ve dağılmış öğrencilerini birbirlerine bağlamaya vesile olan kişi kabul edildiğimden ,bu güzel ses kaydınıda yine sanala ilk benim kaydetmemi istediler..bende bu güzel lütufa şükranla yeniden merhaba diyorum..

metli dede nin kerameti KİŞİLERDEKİ ESMA KABİLİYETLERİNİ AÇIĞA ÇIKARTMASI İÇİN İZİNLİ OLMASI ....İNANIYORUM Kİ, KÜREVİLERİN KABİLİYETLERİ İÇİNDE DEVREYE GİRECEKTİR Kİ BÖYLE BİR UYANIŞ VE ARAMIZA BU ZAMANA UYGUN YENİDEN DÖNÜŞ VUKU BULDU..

kendi ruhunu ruhumla selamlıyorum..
nur cihan

20 Aralık 2021 Pazartesi

BU GİDEN DE ,BU GELEN DE YENİ 1 =BİR

HU
hiç hak etmediğimi düşünsem de sıradışı bilgilerle gelen ,sıradışı dostlarım oldu ..onları anlamak kabiliyet ve olguluğum olmasa da onların çok âli makamları gereği bana hep sabi çocuk muamelesi ile tevazu ve anlayışla yaklaştılar ..çünkü bende bu yol için çok sıradışı ve her zaman rastlanılabilecek bir yol çocuğu değildim..

evvel zamanımın sahip olduğu tekamüldeki yeri ve bu sayedeki dostlarına beni paslaması ile pek çok acaip ile tanışıp ,vazifem gereği kaydettim ve hem madden hemde yazarak onları birbirlerine sahip olduğum esma sayesinde bağlayıp ,birleştirdim ..benden beklenen işimi doğru yapmaya çalışırken bazen aşırı tembel oluşumdan dolayı çok gecikebiliyorum veya fazla tezcanlılığım yüzünden de çok fazla erkenci olabiliyorum.. dengelemek de ayrı mesele ..fakat harikulade sağlam ve haybabam misali cömert dostlar kazandığım içinde bahtiyarım

evvel zamanımın 2007 de beni Konya da Metli dede ye ilk yollaması ile Konyada tüm hayatımın yerle bir olup değişmesi ve bunu bloğuma kaydedişim bana Metli dede nin bölünerek kaybolmuş ve dağılmış evlatlarının geri dönüşümü ile onlarda birlik ve tekrar birleşmek meydana getirdi..hatta en son Metli dedenin kendi torunu dahi yurt dışından yazıp, dedesini sordu ve bende diğerlerinde olduğu gibi ,onu da Metli dedeyi tanıyan daha büyüklere yönlendirdim ..

az evvel adana dan bir tel geldi ve sonra ben iskenderun u aradım..METLİ DEDENİN halifelerinden en sonuncusu NECİP BABA SULTAN da HAKKA YÜRÜMÜŞ VE DÜN İSKENDERUN DA SIRLANMIŞ..MAKAMI ÂLİ -MENZİLİ MÜBAREK OLA İNŞALLAH..

METLİ DEDE nin efendisi Sıtkı Dede'yi yi efendisi ;Konya da mürşit kalmadığı için Dergaha postnişin olarak yollar ama o tekkeye gittiğinde bunu oradakilere utancından söyleyemez ve onu mutfakta aşçı yaparlar..seneler sonra efendisi onu görmeye geldiğinde bu durum ortaya çıkar..ne yazıkki bugünki siyasi mevlevilik makamlarının onu hala yok sayıp -gizli batında var kabul etmesi de ayrı bir acıdır ... ve metli dede nin kur an-ı kerimlerin bugün hala var olmasında büyük rolü de vardır ..ve onun 6 metrekarelik mini odasına belli sürelerle sokup çıkarttığı kişilerden kayıtlı altyüz küsur kişi doğuş ile şiir okuyucu ve yazıcı olmuşlardır ki bende şahidim :)

işte dün sırlanan NECİP SULTAN da ,efendisi metli sultanla aynı kaderi yaşayan saklı kalmış bir erdi..onun hanesine beni taktime götürdüklerinde, içeriden yarı uykulu ve başka bir alemden gelişini gördüğümde ,onu nedense ASHAB-I KEHF İN 7 UYURUNDAN BİRİ OLARAK ALGILAMIŞTIM Kİ ,HALA AYNI DÜŞÜNCEDEYİM.. zaten bugün geldiğimiz yeni zamanın meşrebi de rüya ilimlerinin bilim ve teknolojiye dökülmesi üzerine kurulu değil mi?rüyadan dünyaya düşmek böyle bir şey ..

siyasi islam ve siyasi tasavvuf ile daha halkın içinde ama halktan da sırlanıp gizli batını yaşayan erlerimiz her zaman biz bilmesekte var oldular ve var olacaklar..onlar ailemizde ,iş yerlerimizde ve sokakta olabilir ve biz burnumuzun önündeki cevheri tanıyamıyor olabiliriz..

ve biz biliyoruz ki,O GİTSE DE YENİSİ GELMİŞTİR VE GELİR .DEVAM EDEN BİRLERDİR ONLAR..BİZE DÜŞEN YENİ GELENİN HANGİ ELBİSE DE OLDUĞUNU ANLAMAK VE ONU DA SELAMLAYARAK ONAYLAMAK=SECDE KILMAKTIR VESSELAM

nur cihan
....
Teşekkürler Nurcihan Sultan! sizin gayretiniz,Metli Dede'nin evlatlarının tanışmasına vesile oldu.Hak Teala icra ettiğiniz manevi vazifeyi kabul etsin.Aşık Fatma Ahıska(Aşık Anne)'nın evlatlarına ben ulaştım.İnşaallah siz İzmir'deki Cahide Sultan'ın manevi evlatlarına ulaşır , birliğe dahil kılarsınız.(Ş.SANİ)



5 Mayıs 2021 Çarşamba

METLİ DEDE'NİN YOLUNU DEVAM ETTİRENLER: SANİYE(SENİHA) ERÇUBUKÇU

Seniha  Anne ile Aşık Fatma Ahıska Metli dedenin dergahında karşılaşmışlardır. Saniye Anne Trabzon'un tanınmış ailelerinden birisine mensuptur.iki çocuğu vardır.Erkek olan çocuğu Mustafa, Kız olan çocuğu Nurten'dir. Bir zaman sonra oğlunu evlendiriyor ancak Mustafa'nın çocuğu olmuyor. Her türlü çareyi araştırıyor amma nafile. Konya'da Metli Baba'nın ismini duyuyor. Ve bu derdine çare için Metli Dede dergahına gidiyor.orada Aşık Fatma Ahıska ile tanışıyorlar. Metli Dede, Aşık anneye Saniye ile ilgilenmesini istiyor. Ancak Saniye Anne ile Metli dede arasında bir konuşma olmuyor. Manevi konuşma oluyor. Metli Sultan,Aşık anneye "Kuzum bu bayan çok feyizli Cenab-ı Allah ona iki torun verecek ancak oğlunun çocuğu olmayacak.Kızı Nurten'in iki çocuğu olacak. İlk çocuğu erkek olacak İkinci çocuğu kız olacak. Erkek çocuğunu abisi Mustafa versin ismini Muzaffer koysun.Kız çocuğunun adını Canan koyun. Aşık Anne ile Saniye anne birlikte Trabzon'a dönerler. Feyizler açılır, aşk alevlenir ve Metli Dede, Saniye Anne'yi Trabzon'un irşadı için görevlendirmiştir. Saniye anne hiç konuşmaz, mazlum,sessiz,sedasız gözükse de görgüsü ve zikri çok farklı birisi idi. Fakirlerin ve yetimlerin hamisi idi. Dertlilerin dermanı olmuştur. Evli olan kızına (Nurten'e) Hak Teala iki evlat vermiştir. İlk çocuğu Muzaffer'i abisi Mustafa Erçubukçu'ya vermiştir. Sonra ikinci çocuğu olmuştur.Adı Canan konulmuştur.

26 Mart 2016 Cumartesi

METLİ DEDEM (bir Konya yolculuğu hatırası )...Tülay Kadı

Sevgili Metli Dede' m 
Bu 3 günlük yolculuğuma seninle tanışalım diye çıkmışım meğer...

Zaten bana göre herşey tanışmak kıvamında yoksa tutunmayı seven ben hemen put ediniverir oysa Allah herşeydir! 
Yani çok sevelim ya da nefret edelim diye değil! Hepsi anlaşılmak üzeri ve Allah'ın sanatını seyredelim diye... Hepi topu tanışalım diye : )

Önce yazsam mı bilemedim...
Aramızda kalsa daha mı doğru olurdu yoksa benim gibi doğru yön ve doğru bir işaret arayanlar için vesile mi olmalıydım? 
Ve 2. Şıkkı tercih ediyorum :) 
Ne diyelim yerini Allah doldursun :)
Malum herşeyin Zekatı kendi cinsinden, niyeti ile...

Kelime- i Tevhid, büyük esrar hatta ÖTELERİN kafası ile mutluluktan uçurur adamı... ama ben esRAr- ı mânası için yazıyorum bugun ve METLI DEDE sayesinde! 

Aslında öte diye birşeyde yok çünkü burada ol' AN her yerde böylelikle La ilâhe İLLE de Allah :) 
Hatta Allah' tan bile maksat münezzehlik yani Eşyanın hakikati neyse 0! 
Muhakkak bu kısım bilincimde takılı kaldığım yerdir çünkü la ilâhe yani yalnızca O olan münezzehtir! 

Bunca zaman kendini bilmek ilmi için ansızın uyandığım gece yarılarında dilencilik eden ben, sayende anladım ki METLI DEDE, KENDINI BILMEK ilmine ancak AN bilinci ile gidilir! 
Ve "bilinçten" maksat yalnızca anlayış değildir!
Bilinç aynı zamanda menzile, nasıl gideceğinizin koşullarını oluşturan Araçtır! 

Ve rüyalarda bazı araçlar görürüz hani kimi hızlı kimi yavaş, kimi sessiz kimi ise şatafatlıdır ve hep gideceğimiz menzilin hava ve zeminine göre değişirler!
Kimi an mesabesinde hareket eder artık Hız kavramıda kalmamıştır :) ve öteki yol keskin olduğundan ancak sürüşü makbul olan bisiklettir! 

Ve hepsi rahmet gereği öyle değil mi?
Doğrusunu Allah bilir ama benim şeriattan anladığımda bu! Sistem yani rahmet gereği! 
Ve Herşeyin ondan olduğu ancak hiçbirşeyin o olmadığı Allah nasıl da adaletli ve hakim! 

Anlatabildim mi Metli Dedem?
Bilmem!
Ama işte eşyanın hakikatinin senden sonra Bencesi :) 

Çünkü yukarı da geçen MENZİL aslında AN' dır! 
Ve iman ediyorum ki Metli Dedem bir tek AN içinde tüm anlar mevcut! 
İşte LA ILAHE illallah! 
Ne zaman acı içinde kıvransam, ey Allah'ın velileri ve dostları bana yardım edin der medet dilerdim ve görmesek bile yardım ettiklerini bilirdim! 
Sen Metli Dede buna sikke- i Mühür vurmuş olansın ;) 
sonsuz teşekkürler, sonsuz olan Allah'a! 
Ahmed Kuddusi hazretleri de icazetnamesinde işaret etmiş ancak aciz olan ben işin bilgi kısmında kalmıştım:( 
Ve herşey rahmet gereği... 
Yani hakikat gereği şeriat :)

Varlığımda emeği geçen başta Hz. Muhammed efendimiz ve Ehli beyte sonra tüm ali ve aliyye ruhaniyetlere, özellikle de Metli Dedeme SELAM OL"sun! 

Ve bir kapı, bir felah, ömründe bir aralanma, bir yardım isteyip medet arayanlara duyurulur;
Kelime- i Tevhidi samimiyetle devam edin ve bizlere rehberlik eden Allah dostlarının öğretmenliğine güvenin! 
Tevekkül edip, imana kavuşan böylece kurtulmuştur :) 
Amin
Tülay Kadı Hortum

5 Ağustos 2015 Çarşamba

MEHMET METLİ DEDE


MEHMET METLİ DEDE


ZATI HAK NURİ KEMALİ MUHAMMETTİR AYAN
SIRRI MARİFETULLAH CEMÂLİ MUHAMMETDİR BEYAN
FEYZİ HAK NURİ MUHAMMETTEN TECELLİ OLUPDUR HİKMETDEN
BU KEMALİ ANLAYAN MARİFETULLAHDA ZÜMREYİ İRFAN
NURİ MUHAMMET SIFATULLAHDA OLUPDUR ZATI HAK
ZATU SIFATULLAHDA TEVHİT OLUPDUR MUTLAK
SEN ANA ÜMMET OLURSAN SIRRI KEMALULLAHA BAK
KALBİNE NURİ İMAN DOLAR MUHAMMET SEVGİSİNDEN MUTLAK
CANI GÖNÜLDEN SEV PEYGAMBERİ SITKILE EYLE İMAN
KUDRETULLAH AKIL VERMİŞ HAKİKATA ETME GÜMAN
NURİ ZATI MUHAMMETTİR .SIFATULLAHTIR REHBERİ
EF’ALİ KEMAULLAHDIR SIRRI MARİFETULLAHDA HÜNERİ
HİDAYET YOLU BUNDADIR. SITKILE SEV PEYGAMBERİ
SITKILE SEVENLER PEYGAMBERİ NURİ HİDAYETTİR REHBERİ
EHLİ KÂMİL OLMAK İSTERSEN SEN HEMAN
EHLİ BEYTE KURBAN OL CANI GÖNÜLDEN SEV AYAN
ANLARI SEVEN KİMSELER HAKKA YAKINDIR Bİ GÜMAN
CANİ GÖNÜLDEN SEVENLER ÜMMET OLMUŞTUR AYAN
DOSTUNA DOST OL DÜŞMANINDAN OL IRAK
EHLİ BEYTİ SEVMEK İLMİLE DÜNDE BUDUR HAK
EHLİ BEYTE MUHİB OL ANLAR EVLADI MUSTAFADIR
KİM EHLİ BEYTİ SEVMEZ İSE TAATLARI HEBADIR
NURUNDAN HEM YOLUNDAN GELEN HEM EHLİ RESULDUR
EHLİ BEYTE BAĞLANMAK YÜZÜ AK KALBİ NURDUR
AYNI MUHAMMET ZATIDIR SIFATULLAHIN NURUNDAN Bİ GÜMAN
SIFATULLAHDAN TECELLİ ZATINA MÜNZELDİR KUR’AN
MAAZİ KUR’AN TECELLİ ZATINDAN OLMUŞTUR AYAN
LEVHİ MAHFUZDUR ZATI SIFATULLAH NURUNDA Bİ GÜMAN
HAK KEMALİN İZHAR EDER MÜKEVVENATA AYAN
ZATULLAHDAN TECELLİ VAHYEN MÜNZELDİR KUR’AN
TEVRAT ZEBUR İNCİL ZAMANINDA ETTİ AHKAM
KUR’AN MÜNZEL OLUNCA ANLARDAN FES OLDU AHKAM
KURAN HAKKI İÇİN NURİ MUHAMET ZİYA ETMİŞTİR HEMAN
MANAYI LATAFETİ FESAHAT BELAGATİ İLE OLDU AYAN
TÛLU ETTİ ALEME SIRRI EKBERİN NURU
SIRRI MARİFETDEN GÖSTERDİ ÜMMETİNE DOĞRU YOLU
NURU MUHAMMET OLMUŞTUR ÜMMETİ MUHAMMET REHBERİ
GAYRİ REHBER ARAMA HAZRETİ MUHAMMETTİR ÜMMETİN REHBERİ
MAZHARI TAM BİR GÜNEŞTİR PARLAYIP TÛLU ETTİ CİHANA
SEN REHBERİ BULMUŞ İKEN HAK TEVHİDİNDE ETME BAHANE
GAYRİ MÜRŞİD YOK DURUR NURİ MUHAMMET GELDİ CİHANA
EHLİ BEYİT EVLADI RASÜLDÜR ANLARI SEVMEK İÇİN GELDİK CİHANA

HAK SEVGİSİ İLE ERİŞİR NURİ İMAN VARINA
SEVMEK İLE ERİŞİRSİN HER DAİM SIRRI EKBER DARINA
MUHAMMET FİKRİ GARİP MET EDER EHLİBEYTİ
ANLARI SEVMEK HEM RESULULLAH SÜNNETİ
ANLARI SEVENLER CİHAN İÇRE BULUR ÂLİ DEVLETİ
DEVLETİ İKBAL OLUR HEM ARTAR NANÜ NİĞMETİ


DAREYN İÇRE BULUR HEM ÂLİ DEVLETİ
CENNET İÇRE MAKAMI DERACAT ALİYEDİR RİF’ATI

HAK CEMALİN GÖSTERİR DAİM OLUR ŞÖHRETİ
CENNETÜL BAKİDE İKRAM OLUNUR HAKIN BÜYÜK NİĞMETİ



MEVLEVİ MÜRŞİDİ KUTBUL ARİFİN VE GAVSI AZAM MUHAMMED FİKRİ METLİ

****************

Efendim selamlarla, bugün küçük Kabe olduğuna inandığım Konya’dan yazmak istiyoruz..
Geçen yıl, aralık ayı ilk haftası aniden bir Konya daveti almıştık ..Giderken Dost-u Ali mi aramıştım, orada neler yapayım diyerek.. Bendenize selam ısmarladı…Ve orada Muhammedi Fikri Metli Dede vardır.. O’nun da kabrini ziyaret ediniz ve selamlarımızı iletiniz dedi..

Bizler yola çıktık.. Bu ilahi turizm de otobüs dolmadığı için, tesadüfen davet edilen bizler, meğer ne bahtlıymışız sonradan anladık tabii.. Otobüs mevlevi sufileri ile doluydu ve başlarında bir Mevlevi Dede Efendi vardı.. Tur rehberimiz ise bir mevlevi sufi bayandı..

Dost u Alimin gitmemi istediği Metli Dedeyi sordum..Gülümsediler..Metli Dede, zaten bizim tur rehberi hanımımızın ilk mürşidi değil miymiş?”

Yarın ilk önce Şems Hz lerini, daha sonra da Metli dedeyi ziyaret edeceğiz “dediler..
Çok şaşırdık tabii..Üzerimde emeği olduğuna inandığım bu “ZAT-ı A’Lİ RUH “u yazmadan ve O’na teşekkür etmeden geçemezdim..

Sabah mevlevi hanımların grubunun peşine takılarak kabristanlıkta kendilerini ziyaret ettik.. Öğrencileri kabrin başında derslerini yaptılar.. Dualar edildi.. Ben onlardan biraz mesafeli, bir kabir taşında oturmuş etrafı seyrediyordum..

Bir beyaz güvercin gördüm.. Öyle duru beyaz bir güvercin.. Hiç kıpırdamadan bizlere bakıyordu. Tevazu ile yol kenarına, yere konmuştu.. Güvercini benden başka kimseler görmüyordu.. Çünkü ben grubun sonundaydım ve yüksekçe bir yerde oturuyordum.. Güvercin de hanımların zikrine eşlik ediyor başını öne arkaya sallıyordu.. Kardeşime işaret ettim o da sessizce O’nu kameraya çekti..Çok hoş ve zarif bir ZAMAN dı...
.....................................................
Daha sonra ilahi tur rehberimiz, Metli Dede nin öğrencisi olan bu hanımla sohbet ettik..Metli Dedeyi bize anlatmasını rica ettik..

Mehmet Fikri Metli Dede nin en büyük özelliği dolabının olmasıymış.. Gelenlerden istediklerini bu dolaba sokar ,kendi tayin ettiği müddet zarfında orada kapalı bekletirmiş.. Dolaptan çıkardığı kişiler belli zaman içinde doğuşlar yaşarlarmış.. Bu sayede çoğu hanım olmak üzere 650 kişi civarında öğrencisi, şiirler başta olmak üzere yazılar yazmaya başlamış..İşte bendenizde Konya’dan döndükten hemen sonra yazmaya başladım.. Hala da yazıp duruyorum ,ne yazdığımı henüz anlayamasak ta yazıyoruz işte..:)

İstedim ki Hz. Mevlana etkinlikleri başlamak üzere iken bu yazıyı yazayım ve bana sunulan bu güzel imkanı anlatayım.. Arzu edenler de böyle büyük bir ZAMAN ı ziyaret etsinler..

Bu yazıyı yazmaya karar verdiğim geçen hafta Metli Dede’nin kitabesini nasıl temin edeceğimi düşünüyordum ki; Manevi Babam Ali Öztaylan yazısını okuyan ,Konya’da oturan Emel Aydemir Hanım ve arkadaşı Binay Hanım, bana mail atarak Metli Dede’nin kabrinin yerini sordular..!! İşareti aldığım:) için yerini kolayca tarif ettim ve kendilerinden bu işi rica ettim. Bana resimler çekerek ve çok uzun olan kitabeyi baştan sona kaydederek yolladılar.. Kendilerinden Allah razı olsun inşallah ..

Metli Dedenin muhakkak bir bildiği vardır diyoruz ve hepinizi A’li selamlarla selamlıyoruz...Kendisinin ruhuna bir fatiha üç ihlas hediye okuyoruz ..Aminnnn...

Nur Cihan
5 . 11. 2008



*********



3 yıl sonra bu yazıyı için bir mail aldım ve şimdi onu okuyoruz….
Mevlana Vakfı banisi Necip Baba(Terzi Baba-YÜZBAŞIOĞLU

*Fikri Baba( Medli Baba-Seçlı Baba)K.S hazretleri ile alakalı yazınızı tevafukan okudum.Çok Teşekkür ederim.1994 yılında kurmuş olduğumuz İskenderun Mevlana Vakfı banisi Necip Baba(Terzi Baba-YÜZBAŞIOĞLU)"dan dinlemiştik.2,5 milyon ihvanı olan bir zattı.Yemen ve Kanal savaşlarına katıldığını, uzun saçlarının olduğunu anlatmıştı… Medli Baba hazretlerinin yetiştirdiklerinden Hasan GÜRLER efendimizi 1 yıl önce kaybetmiştik. Kabri ,hemen Fikri Baba"nın bir kaç adım ön tarafında.. Bugün Fikri Baba hazretlerini tanıyan pek az kimse kaldı.Yazınız için  tekrar teşekkür ederim….Yazınızda bulunan Mezartaşı Kitabesi'nin sahibi.Metli baba.
 Kur'anın yasak olduğu devirde güzel bir işaretle(ki bize anlatılmıştı)6666 adet Kur'an kitabını matbaada bastırıp Tüm Türkiye ye dağıttığını(Hz.Piri ziyarete gelenlere gizlice) ve hadisenin ortaya çıkması üzerine tutuklama istemi ile Adliyeye sevk edilip,duruşma esnasında duruşma idare eden Hakim beyefendinin başına elindeki Bostonunu uzatıp hafifçe değdirmesi akabinde haşin olan bu zatın çok mülayim bir hale geldiğini ve Medli Baba'yı serbest bıraktığı ifade edilmişti.Bu hareketin daha sonra manasını soranlara "Bostonumla Hakim efendinin başına temas ettirdiğimde Cenab-ı Hak onun beyninde iman şubesini açmıştı" şeklinde ifadesi mevcut.
***

6666 adet Kur'an kitabının basımı işinin öncesi şöyle idi:FİKRİ BABA hazretlerine 6666 adet Kur'an kitabının basım ve dağıtım işi kendisine Manada yahut aşikaren deruhte edildiğinde hazret düşünür:"Bu işin Maliyeti yekun arzeder.Mali imkanı hiç müsait değil".Bir akşam Kapı çalınır.Tanımadığı birisi kapıdan bir Bohça(şimdiki deyimle paket)uzatır.Nedir ?diye sorduğunda,kapıdaki zat hazreti haşlar ve gider.Baba efendi bohçayı açtığında içinin para ile dolu olduğunu görür.İşin mali kısmı halledilmiştir ama,Kur'anın bulundurulmasının yasak olduğu bir devirde bu işin basımını kim üstlenecek.

Vaktin Konya'sında 3 tane matbaa mevcuttur.İlk ikisi derhal reddederler.Çünkü matbaanın elden gitme tehlikesi var.Üçüncü matbaacı kendisisine uzatılan Paranın yekununa tamahan işi kabul eder.Anlaşırlar.Gece çalışacaklardır.Matbaanın bir cephesi ana caddeye,diğer cephesi ara sokağa açılmaktadır.Polis,cadde kapısından gelecek olursa arka kapıdan,sokak tarafındaki kapıdan gelecek olurlarsa cadde tarafından kaçacaklardır.Bu mihval üzerine basım işi kazasız belasız sonuçlanır.Dağıtım işine gelince ,Fikri Baba hazretleri dağıtımını yapacağı Kur'an nüshalarını gazete kağıdına sarar.Mevlana Efendimizi Ziyarete gelen ziyaretçiler arasında gözünün tuttuğu şahıslara yaklaşır.O kimsenin koltuğunun altına kitabı sıkıştırır yoluna devam eder.Kitabı alan şahıs Fikri Babayı tanıma fırsatını bulamaz.

Dağıtım işi nihayete yaklaştığında,İstihbarat elamanları Tüm Türkiyeye Kur'an kitabının bir şekilde bastırılıp dağıtıldığı hususunu tespitle Konya kaynaklı bu işin merkezine ulaşarak Fikri Babayı yakalayıp,Suç üstü hükümleri gereğince hemen adliyeye sevk ederler.Sonrası malumlarınızdır.Baba hazretlerinin elinin değdiği son nüsha bir yerde emanet.Fikri Baba ikliminden bugünlük bu kadar.



Üçler mezarlığının çapraz ucundaki zat.Mürşidimin mürşidi.Baba efendi dediğim Necip Baba (yaşı 82),Medli baba hazretlerinde temayüz eden 12 kişiden biri.Kendisi MEVLEVİ.Anne tarafından evladı Resul.Türkiye'deki tüm  ehli irfan tanır. En çok da Medli Baba(Fikri Baba)hazretlerini tanır.Hülasa Medli BABA ,halen Ruhumuzun Beslendiği kaynak.Kendisini tanıyanları tanımaktan haz duyarım.
Umarım sizlere yük olmuyorum.Ben güzel ve antika mobilya yapma kabiliyeti olanlara malzeme taşıyorum.....Selam ve dualarla.........((Av.Şemsettin KESER))12.6.2011
 *************

Merhaba,
              Fikri Baba'nın seyri sizin aynanızda başladığından devamı müyesser olsun dileğiyle.Malumuz Evliyaullah iki türlüdür.Bir kısmı şahıslardan alır.Bir kısmı hiçbir şey kabul etmez.İkisine de eyvallah.Alan şahsına almaz.İhtiyaç sahibine dağıtır.Ki bizler kimlerin gerçek ihtiyaçta olduğunu bilemeyeceğimiz için onlara veririz.Gerçi veren de onlar.Alan da onlar.Bu meyanda Fikri Baba hazretlerinin şu hadisesi nakledilmişti.
             Baba efendinin ziyaretine gelenler içinde hali vakti gayet iyi olan birisi,babanın oturduğu yatağın altına külliyetli bir para bırakır.Baba hiç dönüp iltifat etmez bile.Bir diğer ziyaretçi gündelik işlerden geçimini temin eden işçidir.Çok cüz'i bir para bırakır.Baba bu şahsa kendi aksanı ile"BEREKAAT VERSİN OĞLUM"der.Diğer adam kendisine söz le de olsa karşılık verilmemesinden buruk bir vaziyette Baba efendinin Ama(gözleri görmeyen) olan hanımına dert yanar:"Ana,ben külliyetli bir meblağ bıraktım.Bana yüz vermedi.ama adamın biri çok cüz'i bir para bıraktı ona iltifat etti.Sebebini sorsana?".Baba hazretlerinin hanımı daha sonra aldığı cevabı iletir:"Ülen !.o cüzi parayı getiren adamın üzerinde hiç emeğim yoktu.Onun için berekat versin dedim.Ama,diğeri öylemi?onun üzerindeki emeklerin neticesi Cenab-ı Hak onu fakirlikten aldı,şu,şu,şu işler sonucunda İstanbul'da tüccar oldu.Kimin malını kime veriyor?Benim malımı bana geri getirmiş"
Selamlar 
             Av.Şemsettin Keser
27.06.2012
***********************

Fikri Baba hazretlerinden tefeyyüz eden bir zattan dinlemiştim.Birisinden bahsederken "-O,solcuların evliyası idi"demişti....25 yıl önce bu kavramı duyduğumda kulaklarım dikeldi.Öyle ya Evliya sağcılar içinde olur.Boyu 1.80,iri yarı,göbeğine kadar sakallı olmalı o zamanki anlayıştı.Bu sözün bendeki garipliğini farkeden mübarek devam etti."Oğlum,onlar insan değil mi?onların da sohbete,irşada ihtiyaçları var.Cenab-ı Hak evliyasını o meşrepten gönderir.Onlarda siyasi çizgilerinin aynılığı nedeniyle o mübarekleri dinlerler.Hem sağcıların evliyalığına tayin edilmek için solculara evliyalık yapmak gerekiyormuş.İsmet İnönü'nün mevleviliğinden,Mustafa Kemal'in Rıfai'liğinden bahsettikten sonra ,bu şahıslarla değerlendirmem değişti.....Alemde kötü diye bir şey var mı?Hepsi onun takdiri.Ceza nedir dersen o da bizim takdirimizin sonucu....Tüm bunlardan ne anlaşılacak.(Affınıza sığınarak)..Hadiseler önce batında zuhur ettikten sonra zahirde bir takım sebebler tahtında zuhur edermiş.Zahirdeki idari yapılanmaya(Muhtar-Belediye Başkanı-emniyet müdürü-Kaymakam-vali-Başbakan-Cumhurbaşkanı)denk gelen Batındaki idari yapılanmayı duymuşmuydun? Babaefendi işlerinle alakalı  Ya zahirin gereğini yapacaksın veya Batının gereğini yapacaksın derdi.

*****
Eğitimde yüksek lisans bölümü iptal edilirse Mevlevilik son bulur.Hazreti Pir'in "Bel" evlatları görsel olarak  meydanda zahiren ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar.Ellerinden ve ayaklarından öpmek gerekir."Yol"evlatlarının bittiğini kim ifade edebilir.İnsan-ı Kamil'den tecelli eden Allah,kaybolur mu?Yol evladını görmek nasıl mümkün olabilir?Bu nasip meselesidir.İnsan kaybettiği nesneyi,yitirdiği yerde aramaya başlamalıdır.Metli Baba hazretleri Mevlevilik zincirindeki son halka idi.O halkada yetişenlerde bence aranmalıdır.Birde insanın sınıfı neyse(Kara-Deniz-Hava-Jandarma)kendi sınıfında mürşit aramalıdır.

***Kenan Rifai hazretleri'nin Samiha Ayverdi'ye dediği gibi(Yusufcuk kitabı):Devletlim ,evvela karşıma şu kainat kitabını açtın ve -Oku !dedin.....Nihayet yorgunluğuma acıdın ve gene bana dedin ki:-Kainat kitabını okumak uzun sürer;kendi kitabını oku!dedin.Bu çetin kitabı nasıl okurum diye düşünürken bir kere daha karşıma geldin ve :-Kendi kitabını okumak uzun sürer,beni oku!dedin.Seni mi ,Devletlim?Acaba bu cihanda seni okumuş kim vardır ki ben bu bahtiyarlar arasında sayılayım?(Yusufcuk-Kubbealtı neşriyat 4.baskı sh:5).
Merakı isteğe dönüşenlerle ilgilenmek lazım. 
*******

Masalınız içindir…bizatihi şahsını tanıdığım ama dünyadan göçmüş bir şahsiyetten dinlenenlerdir…Zatı muhterem Ereğlili Süleyman Çömlekçi efendi anlatmıştı:
Sülukum sırasında Kilis'te semercilik yapan 90 yaşlarında bir zata hizmetim gerekiyordu.Yanına varıp meramımı anlattığımda mübarek bir mesnev-i Şerif kitabını uzatarak :"-Al bunu oku,haftaya aynı gün gel ve bana anlat"dedi.ertesi hafta yanına varıp okuduklarımı anlattım.Ancak,yaptığı işten başını bile kaydırmayarak:"-Cık,cık"anlamında bir ses çıkartarak "Anlamamışsın" dedi. Ertesi hafta çok daha dikkatli bir şekilde okudum ve anlattımsa da yine aynı sonuç: "-Anlamamışsın".Bir kaç hafta bu şekilde devam eden sonuç üzerine söz aldım: "-Efendim,anlayabilmem için nasıl okumam lazım?"dedim.Bana," -Oğlum,Kur'an-ı Kerim'i nasıl okuyorsun! abdest alacaksın,kıbleye karşı diz çökerek okuyacaksın.Mesnev-i Şerif'te öyle okunur"demesi üzerine bu tarife uygun okumalarım başladı.Belirlenen gün yine dükkanına gittim ve bana "-Anlat" dedi.Ben anlatmak için geniş bir nefes aldım,ancak içim içime sığmıyordu,Kalbim çarpar bir şekilde ağzımdan kelime çıkmıyordu. Yaşadığım bu hal kaç dakika sürmüşse efendi söz aldı: "Eveet.şimdi anlamaya başlamışsın" dedi.
 ***
Söz konusu zat,Konya-Ereğli'deki evinin bahçesinde bulunan küçük bir kulube içinde muhafaza ettiği alet ve edavatı göstererek en iyi rebabın ağacının gül ağacından,derisinin sazan balığı derisinden yapıldığını ifade ile bir tane bizim için yapıp vakfa hediye edeceğini söyle di ise de ömür vefa etmedi.Ruhu şad olsun
***
Fotör şapka giyerek dolaşırdı.şapka ile alakalı olarak:"-Ülen! bu şapkada ne varki.Tren yolculuğunda abdeste sıkıştığında ihtiyacını giderir tren penceresinden dışarı atarsın"sözündeki manayı kaç kişi anlamıştır.
 ***
Yine aynı zattan nakildir.Askerliğini Kilis'te yapmıştır.Hafta sonları çarşı izni mevcut olduğundan çarşıya çıkar ve vaktini Kiliste bulunan Vakıf Efendi dergahında geçirir.Aynı koğuşta birlikte kaldıkları bir hemşerisi kendisinden ısrarla gittiği yere onuda götürmesini ister.Bir ,üç,beş sonunda bir şartla kabul ederim der:Karışmayacaksın,Konuşmayacaksın,ne verirlerse Yutacaksın,ne derlerse Tutacaksın.arkadaşı Peki der ve o hafta sonu Vakıf Efendi'nin dergahına varırlar. Günlerden Ramazan'dır oruç tutmaktadırlar. Mübareğin huzuruna çıkarlar sessiz bir şekilde huzurda otururlar. Vakıf Efendi kendisine hizmet eden dervişini çağırarak misafirlerine iki kahve yapmasını söyler. Kahveler gelir.Süleyman efendinin tereddütsüz kahveyi içmeye başladığını gören arkadaşıda naçar verdiği söz nedeniyle kahvesini içer. Sessiz ve sözsüz 1 saatlik oturmadan sonra müsade verilir ve çıkarlar. Bölük koğuşunda o gece bir olay ceryan eder:Arkadaşı gecenin bir saatinde uykuda bağırmaya başlar: Ne diyeceğim?ne diyeceğim?.Sesin şiddetinden tüm koğuş uyanır,Nöbetçi astsubay gelir ama bir türlü uykudan uyandıramazlar.Bir müddet sonra uykudaki kişinin ifadeleri değişir:Yine uykulu vaziyette "-Çıkmam buradan,Çıkmam buradan"diye uzunca bir süre devam ettikten sonra kendine gelir.Süleyman Efendi sorar:"-Lan bu ne hal!Sabaha kadar şöyle şöyle söyledin .Hayırdır ne rüya görüyordun?Arkadaşı başlar anlatmaya: Rüyamda kıyamet kopmuş sırat köprüsü kurulmuştur. Köprünün başındaki masada 3 kişi oturmaktadır.Tüm insanlar tek sıra halinde kuyruk olmuşlar bende kuyruğun en sonundayım. sırası gelene masadakiler bir şey soruyorlar.verilen cevaba göre yan cennete yahut cehennemi gösteriyorlar. Bu telaş esnasında masadakilerin sorularına verilecek cevabı merak ettiğimden "-Ne diyeceğim, Ne diyeceğim"diye söyleniyordum.Nihayet sıra bana geldi.Masadaki üç zattan ortadaki bana soru sordu:-"Vakıf Efendiyi tanıyor musun?" Ben de "-Efendim bir kahve içmişliğim var"demem üzerine bana cennetin yolu gösterildi.Cennete girdim.istediğim her şey vardı.işte bu zaman gördüğüm o güzellikler nedeniyle bağırıyordum:-"Ben burdan çıkmam"
hayırlı cumalar

Av.Şemsettin Keser 
*****
Ve bir yıl sonra yeni bir mail geldi..şimdi de onu okuyoruz..yanlız bu özel hediyeli.. bir fotoğraf da var ve teşekkürlerJ

1. MEKTUP..sayın Nur Hanım yazınızı okudum ve güncellediğiniz için size teşekkür ederim. bendeniz  Ankara' da ikamet etmekteyim ve yaşım ise 55, bu yazdıklarınızı bizzat yaşayan insanlardan birisiyim.  o zaman 12-13 yaşlarında idim ve annemle birlikte bir kaç kez Konya'ya gittik ve zatı muhteremi görmemiz nasip oldu ve ve sizin dolap olarak yazdığınızın içine bir kaç kez girdiğimiz oldu… ve ayrıca rahmetli Metli Baba diyorum çünkü Baba olarak yüzüne de -gıyabında da öyle anılırdı.

bir odası vardı, tavana kadar Kuran-ı Kerim doluydu.. gelenlere ücretsiz olarak dağıtırdı ve bende bu Kuran-ı Kerimden bir küçük ve orta boy Kur2an hediye aldım. Allah kendisinden razı olsun rahmet etsin. Metli Babanın eşi ama idi.. iki gözü de görmüyordu ama, iki gözü görenlerden daha iki hareket ediyordu hiç unutamam. ayrıca sizin Metli Babanın yazdığı yazıyı kendi sesinden dinleyenlerden biriyim. Ankara’da hidayet amcamız vardı o zaman.. makaralı teyiple sesini almıştı.. toplantılarda hep acar dinlerdik.

 bende  Metli Babanın bir fotoğrafı da bulunmaktadır. eğer lazım olursa size gönderebilirim. orjinaldir…  Ankara’da aynı yoldan giden ve kısa bir süre önce vefat eden Enver ALPASLAN benim eniştem olur o da nur içinde yatsın. neyse hatırladığım kadarı ile yazacaklarım bu kadar bilgi mahiyetindedir, bu yoldan gelenlere selam olsun Allaha emanet olun.

2.MEKTUP..Sayın Nur Hanım önceki yazdığım satırlarda hatırladığım kadarı ile yazmaya çalışacağım.. Rahmetli Medli  Baba nur yüzlü ,heybetli , saçları uzundu..  fotoğrafını da gönderiyorum.. uzun sakallı ve sakalını ikiye ayırılmış şekilde idi. ..az konuşur ve konuştuğundan çevresindekiler düşünüp bir şeyler çıkarırlar ve de genelde dedikleri olurdu.

sizin ısrarla dolap olarak nitelendirdiğiniz nesne; dolaba benzer, küçük bir oda diyebiliriz.. yani 4 metre kare kadar, ahşap ikiye açılır kapısı ve içeride yerde halı veya kilime benzer sergi penceresi yok, kapısı kapatılınca göz güzü görmez ve oraya halvet deniliyor…yani oraya herkes  alınmaz.. o zaman nasıl zuhur eder.. baba ne zaman uygun görürse , yanındaki müritlerini oraya sokar ve zikir yaptırırdı… kendisi ise dışarda bir somyası var orada oturur, zikri  dışardan kontrol eder ve yönlendirirdi… yani dışardan:” oku oğlum, kızım “gibi söylenirdi..

burada dikkat ve hayret edilecek bir durum vardı.. o da şudur.. halvete yani (dolap)… ne kadar kişi girer o küçük  yere tahmin edin… ama o zaman girerler ,bir türlü dolmaz.. bu durum benim o küçük yaşta bile dikkatimi çekmişti. Ayrıca ziyaretine gelen misafirleri hem halktan hem müritlerinden (ihvan) hem de devlet adamlarından gelenleri de çoktu. o zamanın devlet adamlarını hatırlanırsa hemen hemen hepsi gelmişler. huzuru hiç boş kalmaz, konuşmaları hep hikmetlidir ve boş konuşmaz.. zengin olmadığı gibi getirilen yiyecek ve giyecekleri kabul etmez.. yoksul müritlerine ve komşularına ve  de gelen misafirler le paylaşırdı. bendeniz bunları kendi gözlemlerimle gördüğüm için yazıyorum.


bir rivayete göre bir cuma günü Türkiye’den o zaman hacca gidenler ,Medli Babayı hacda görenler olmuş.. fakat kendisi burada iken  yani. evi tek katlı gecekondu ve yan yana dizelenmiş odaları vardı uzak yoldan gelen ziyaretcileri burada ağırlarlardı. bu işler içinde Allah rızası için yardım eden müritleri bulunuyordu. ..hiç bir zaman maddi bir beklentisi olmamıştır, yani kimseden hiç bir şey istemez geleni de paylaşırdı. gelen ziyaretçileri O’ndan bir şey beklemezse; O, sadece gelenlerin içinden geçenleri okur gibi yol gösterir, dua eder, sırtları sıvazlar, hoş sohbet ederdi…her konuşmasında eksiksiz ve anmadığı zaman olmamıştır  ki hep Allah ve Muhammed isimleri hiç eksik olmazdı… ancak bu kadarını hatırlayabiliyorum çünkü 40 yılı aşkın bir zaman geçmiş ekte de fotoğrafını gönderdim kalın.. sağlıcakla Allaha emanet olun okuyanlarda dua etsin…. duaya ihtiyacımız var.

Medli  Babadan bir dörtlük

Başımda iki gözlerim 
Lisanımda tatlı sözlerim
Kalbimde sizi özlerim 
Benim çifte kızlarım      
( bu dörtlük rahmetli teyzem türkan alpaslan ve annem emine bakar için söylemiştir )

İLHAN BAKAR/ANKARA
24-25 haziran 2012
****
*****



15 Aralık 2016 Perşembe

MÜRŞİDİN SİGARASININ KOKUSU

Hasan Hüda Hazretlerinin oğlu Bilal  Gürler nakletti.Babamdan duydum.İki arkadaştan birisi Metli Sultan'a gidip gelirimiş. abdestli namazlı bir arkadaşı varmış onuda baba Sultan'a gitmek hususunda teşvik edip söylesede bir türlü arkadaşı gitmek istememiş.Bu durumu baba Sultan'a iletince,Metli sultan "canını sıkma,kısmet ise gelir"demiş.Kısa bir zaman sonra bu sefer arkadaşı kendiliğinden:"Tamam,yarın Metli Dede'ye gidelim "demişler.ertesi gün ziyarete gitmişler ama Baba Sultan sigara içmekte imiş.Dervişin arkadaşı ise sigaraya karşı olan bir tip.Dönüşte bu rahatsızlığını dile getirerek:"Bu nasıl Mürşit demiş.Fosur fosur sigara içiyor".O gece itiraz eden adam Yatsı Namazından sonra yatağa yatmış.Yakaza halinde yahut rüyasında Metli Sultan adamın yorganının baş kısmını kaldırmış oradan kafasını uzatarak habire yatağın içine sigara dumanı üflüyor.ancak,sigara dumanının kokusu misk kokusu gibi sabaha kadar bu duman üfürme devam etmiş.adam sabahleyinde devam eden bu koku üzerine derhal arkadaşına giderek "Metli Sultan'a gitmek isteğini"dile getirmiş ve beraber gittiklerinde bunları görünce Metli Sultan:"Bizim sigaramızın kokusu Bazen Mis olur,bazen is olur"demiş.Adam bu hadiseden sonra metli Sultan'ın ihvanı olmuş.


Mevlana Vakfı  İSKENDERUN

Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.com

31 Ağustos 2021 Salı

AŞIK FATMA AHISKA

  "AŞKIN YOLU DEMİR LEBLEBİ"

Ben Fatma AHISKA .Anadolu'nun en güzel kasabalarından biri olan Tokat /Erbaa 'da dünyaya geldim.Annemin çocuğu olmadığı için Tekkelere müracaat eder.Adaklarla dünyaya gelmişim.Adımı Fatma koyarlar.Bir de benim çok güzel bir ağabeyim var.Adı Ferhat'tır.

Babamın yaşı çok geçkin olduğu içinbizler daha küçükken  babamız tanınmış Behçet Usta vefat eder.Küçük yaşta yetim kalmıştım.Annem ,abim ve Ben bu süreçte zor günler geçirdik.Babamın vefatının üzerine Erzincan depremi yaşanır.Hayatın zorlu şartları ve büyük acılarıyla çok küçük yaşta tanıştım..Ağabeyimin askeri liseyi kazanmasıyla ailecek İstanbul'a göç ettik.

Yılların akıp gitmesiyle artık sarı saçlı, mavi gözlü çok güzel genç bir kızdım

Abimin askeriyedeki okul arkadaşlarından Süaviye gizliden gizliye aşık olmuştum.Sonunda o da beni sevdi ve birbirimize açılarak evlendik.Birbirimize olan aşkımız çok büyüktü.O kadar büyüktü ki bu büyük aşktan altı güzel evladım dünyaya geldi.

Büyık aşkım ve eşimle beraber  dinimize çok bağlı bir yaşantımız vardır.Eşimle birlikte Erzurumlu Lütfi Efe dedeye bile gidip el almıştık.Yuvamız uzun yıllar bülbül yuvası gibiydi.Çok mutlu idik.Aniden eşim Süavi tarafından sebebsiz yere terk edildim.Terkedilmemle beraber büyük acılar ve üzüntülerde başlamış oldu

Bu süreç bana çok ağır gelmişti ve hiçbir şeyi gözüm görmez olmuştu.Artık kendimi kaybetmiştim.İçimdeki aşk ve acı ateşini hiç kimse söndüremezdi.Kendimi dağlara atarak dağlarda yaşamaya başladım.Kendimi bilmiyordum.Elimde sopam dört yıl dağlarda yaşamışım."Yaşamışım diyorum" çünkü olup bitenleri çevredeki insanların söylemlerinden öğreniyorum.

Balıkesirde dağlarda elimde sazım ve sopamla dolaştığım süreçte beni yılanlarla , ağaçlarla konuşurken görüyorlarmış.Yemek yemediğime ve nasıl hayatta kaldığıma kimse inanmamış.Aşkın yolculuğu zor ve mucizevi süreç benim için başlamış oldu.

Herkes bana AŞIK ANNE demeye başlamış.Yılanların ve ağaçların benimle zikir yaptığını bile gören askerler varmış.

Bu sırada kayınvalidem beni şikayet etmiş, en sonunda tımarhaneye yatıp uzun süreli tedaviye kadar bu süreç gitti.Bütün doktorlar deli olmadığımı  , bunun "Manevi bir süreç" olduğunu dile getirdiler.Artık kul aşkım Hakk aşkına dönmüştü.Bu süreçte evlatlarım elimden alınmıştı.

Ben bu durumda iken  Alvarlı Efe hazretleri Hakk7ın rahmetine kavuşup dünyasını değiştirmiş ve beni Konya'lı Metli baba'ya emanet etti.Hastahaneden çıkmamla birlikte Metli Sultanın yanına gittim.Artık Metli Sultanın evladı idim.Metli sultanın himmetiyle evlatlarımı yanıma aldım.Artık Hakk aşkını tanıyan bilen,yaşayan AŞIK ANNE idim.ve durmaksızın çalışıp Hak aşkını herkese anlatma zamanım gelmişti.

Allah Allah Hu..Hu..

Metli Sultan'dan himmeti alır düşerdim yollara sazımı çalar bu yoldaki yüzbinlere Hakk aşkını anlatırdım.Mazhar'ımla zikirler yapar, insanları Hakk yoluna yaklaştırırdım.

Bu yol öyle güzel bir yol ki .Her gün seni daha çok yakar, yaktıkça yakınlaştırır.

Tarikat zırhtırKılıcı Hz.muhammed(SAV),kalkanı Allah (CC)dır.

Sorarlardı bana "Allah görünmez mi?".Söylerdim onlara Allah'ı görmek mi istiyorsunuz kainata bakınız.Allah her yerdedir en çok da sende.

Ben kocamı severken Metli sultanımı,Metli Babayı severken hz.Muhammedi mi,Hz.muhammed'i severken Allah aşkını buldum.

Ben ne hocayım, ne hafız.Ben aşığım aşık!

Ey benim İhvan bacılarım,kardeşlerim!sırat-ı müstakim yoluna girdiysen sende ne gurur kalır, ne de benlik.Nefis te kalmaz.

Mürşidine Elif gibi bağlan, dosdoğru ol.Allah7ın yolu yolunuz olsun

15 Ekim 2015 Perşembe

METLİ SULTAN'dan

AZİZİM Necip Efendi anlattı(14.10.2015).
Konyada bulunduğum sırada Metli Baba ile bir manava uğrayıp Karpuz mevsimi nedeniyle iki karpuz satın aldı.İki elimi birbirine kenetleyerek karpuzları kucağımda taşıyorum.Sultan önde ben arkada yürüyoruz.Tahminen şehrin dışına doğru 3 km tozlu bir yoldan yürüdük.etrafta başka yapı olmayan iki katlı bir evin önüne vardık.evin bahçe olarak çevrilen etrafında kalıplarından  çıkartılıp kurumaya bırakılan biriketler vardı.Evin kapısı çalındı ancak kimse çıkmadı.Metli Sultan "Şimdi gelir"dedi.Ancak 5 dakika bekledikten sonra ev sahibi geldi.Metli Sultan'ın elini öptü.Ben karpuzları yere bıraktım.Metli sultan ev sahibine"Geciktin "dedi.Ev sahibi "Hemen geldim"deyince Metli Sultan"Madem beklediğimi biliyorsun.Yoldakilerle niçin konuştun?"deyince adam sustu.Sonra "Bak bakalım buna (....)olurmu?"dedi.Adam Sağ omuzuma baktı ve "Olur Efendim "cevabını aldıktan sonra bize müsaade deyip tekrar Konyaya döndük ve ayrıldık.Ne konuşulanlardan bir şey anladım,nede adamı anladım.Altı ay sonra,ziyarete gittiğim adamın şu özelliklerini öğrenebildim:Bu adam çömlekçilik yaparak geçimini temin eden bir fukara iken Mevlana efendimizin himmeti ile Biriket imalatı işine girip epeyce zenginleşen biri olduğunu,ancak yaptığı bir hatadan dolayı edindiği servetin her geçen gün eridiğini görerek Metli Sultan'dan himmet istediğini,ancak %10 olan zekatını verememesi nedeniyle duraklama ve inişe geçtiğini.Bu şahsın "Hasta Bakımcısı"olarak insanlar tarafından hastalarının yanına götürülen meşhur biri olduğunu ,bu şahsın hastaya nazarı sonrasında "Doktorluk","Hocalık","Yolcu,hazırlık yapın"neticesini belirleyici üç değerlendirmenin aynen çıktığını,Cenab-ı Hakk'ın bu şahsa böyle bir özellik bahşettiğini.Bunun nasıl olduğu hususunda şu açıklama yapıldı:Hastanın yanına girdiği zaman gözüken şey(?)eğer hastanın başında ise Doktorluk,Bedeninin orta kısmında ise Hocalık,ayak ucunda ise dünyayı değişecek anlamını bu pozisyondan dolayı yorumlayıp hasta yakınlarına ifade ettiği söylenmişti.


Mevlana Vakfı  İSKENDERUN
Av.Şemsettin KESER

6 Mayıs 2022 Cuma

METLİ SULTANIN İZİNDE OLANLAR

1-) İlhan BAKAR.Ankarada yaşar.Bala yolu üzerindeki Benam köyündendir.Fotoğrafcıdır.Metli Sultan'a genç kız iken devam eden merhum Emine BAKAR' ın oğludur.
 

2-) Enver Alpaslan ve eşi Türkan Alpaslan.Enver Alpaslan Metli sultan'ın ses kayıtlarını makaralı teybine kaydeden kişidir.Yanındaki Eşi Türkan hanım, Emine Bakar'ın kardeşidir.
3-) Emine BAKAR.Fotoğrafcı İlhan Bakar'ın annesidir.
Metli Sultan , Emine Bakar ve kardeşi Türkan Alpaslan hanımefendi için şu dörtlüğü söylemiş:
Başımda iki gözlerim
Lisanımda tatlı sözlerim
Kalbimde sizi özlerim
Benim çifte kızlarım
4-)Enver ALPASLAN.

Metli sultan yolundan devam eden merhum Enver Alpaslan, Metli Sultan'ın ses kayıtlarını , Ankara'daki ihvanlara dinleten şahsiyettir.

15 Mayıs 2021 Cumartesi

METLİ SULTAN'IN DOLAPTA KAYBOLMASI

Semazenbaşı Mustafa Holat hocaefendi nakletti. Sema gösterilerinde otuz sene bizimle birlikte olan 1955 doğumlu Hasan Ertekin isimli semazen vardı. Bir tarikata mensubiyeti yoktu ama tennure giyip semaya çıkardı. Kendi halinde iri yapılı birisi idi. Babası madde bağımlısı olduğu için evin geçimini bu çocuk yapardı. Metli Sultan'ın dergahına komşu oldukları için haftada bir gün yahut ayda bir gün Metli Sultanın huzurunda tennure giyip sema ederdi. Hazret ona para verirdi.bu para,ve niyazlarla Hasan ev geçindirirdi. Hasan şöyle nakletti: Sıkıyönetim olduğu bir zaman(Muhtemelen 1960 ihtilali sonrası)Metli Sultan postunda otururken kalktı.Yanında bir dolap vardı. Bu dolabın içine girdi,kapısın kapattı. Biraz sonra Jandarmalar dergahı bastı. Tüm evde Metli Sultan'ı aradılar. Dolabın kapısını açtılar içini aradılar ancak Metli Sultan kaybolmuştu".Holat hocam sarı sakallı semazen Hasan'ın yakınlarda rahmetli olduğunu söyledi.

12 Haziran 2016 Pazar

METLİ SULTAN'DAN

Azizim anlatmıştı:Dergaha 60 yaşını aşmış birisi gelmişti.Mübarek sordu:Kimi seversin?adamda ses yok.Sultan tekrar etti:Karını?çocuklarını,ananı,babanı?Adam hiçbirine he demedi.Ülen neyi seversin deyince :"Efendim bir ineğim var doğum yaptı.onun alacalı bir buzağısı oldu onu severim"cevabı üzerine sev ülen dedi.Bu  adam dergaha devam etti.Bir müddet sonra Metli Sultan'ın huzuruna geldiğinde Baba Efendinin önünde diz çöküp"Möö "deyince Metli Sultan "şunun kıçına bir tekme vurun deyince huzurdaki birisi yerde secde vaziyetindeki adamın kıçına kuvvetli olmayan bir tekme vurunca adam yere yuvarlandı ve Metli sultan adamı huzurundan koğdu.Bu hadiseden sonra o adam dergaha gelmedi.Bir gün çarşıda karşılaştığımda bu hadiseyi sordum:Adam sadece şunu söyledi:Ben o tekme akabinde yerden başımı kaldırdığımda Metli Sultan'a baktım.Gördüğüm bir sır idi".Bu hadiseden sonra şunu tefekkür ettim ki o adamın alacalı danada başlayan sevme işlemi,Metli Sultan'ın huzurunda nihayete erişmiş ve göreceğini gördükten sonra artık dergaha gelmeye ihtiyacı kalmamıştı.Çünkü miracı tamamlanmıştı

Mevlana Vakfı  İSKENDERUN
Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.com

14 Mayıs 2023 Pazar

RÜYA

 Gönlü güzel birisi bir rüyasını nakletti:"Bugün sabah bir rüya gördüm.Metli dedemi gördüm ilk defa.Bir evin kapısının önünde evliyalar vardı.Kalabalığı gördüm ama kim olduklarını bilmiyorum.Sadece Necib Sultanımın ismi geçiyordu.Metli Sultan ve diğer evliyalar yerde ayaklarının üzerinde oturuyorlardı.Bir ev vardı.Metli Sultan o evin kapısının açılmasını bekliyordu.Metli Sultanın bir çok tapusu var imiş o tapuları Necib Efendiye verecekmiş.Bir tek Necib Sultanım istedi..Metli Dedem kapının açılmasını bekliyordu.Açılınca sorulacak diye bir bekleyiş vardı.Hepsi kapıya çok yakındı.Etrafı tel örgülü idi.İki elimde o evin dışında Metli Dedem bana şefaat eder mi diye dilimde bir söz vardı"

9 Mayıs 2021 Pazar

METLİ DEDE SONRASI

Metli Dede'den sonra Çumra'da Metli Sultan'ın yolunu devam ettiren Bekir Köse isimli bir dervişi idi.Metli Sultan,Hasan Hüda hazretlerine "Sana devredeceğim" demişti. Hasan Hüda hazretleri kabul etmedi. Bunca ihvanın sorumluluğunu alamam demişti.Bekir Köse çok ısrar etti ancak Metli Sultan bu yolda ona işaret vermedi. Hatta Bekir Köse'ye "Bu yolda kelle gider" demiştir. Bu söze rağmen Bekir Köse yinede istemişti. Bekir Köse'nin kabri Metli sultanın hemen önünde Türbe şeklinde yapılmıştır.Ölüm şekli konusunda Hasan Efendi'nin kızı Hatice annemize göre bir iftiraya kurban gitmiş ve o yüzden yatağında bıçaklanmıştır.

4 Mart 2024 Pazartesi

GÖRDESLİ HÜSEYİN EFENDİ

 Metli Baba'ya hizmet eden bir zat oluh 2 yıl önce dünyasını değiştirmiştir.Konya merkez'de yaşamıştır.Metli Dede'ye hizmet ederken ,Metli Sultan, GördesliHüseyin Efendi'yi bir bayanla evlendirmiştir.Bu evlilikten dört kızı olmuştur.Ona bahçe olabilecek bir arazi bağışlamıştır.Metli Sultan vefat ettikten sonra Hüseyin Efendi, Hasan Hüda hazretlerine ait ikinci bir ev için burayı bana ver, ben bahçeyi sana vereyim, bana gelen dervişleri de sana yönlendireyim sen ilgilen" demişse de Hasan Efendi VAZİFENİN AĞIRLIĞINDAN DOLAYI  kabul etmemiştir.Metli Sultan'da sağlığında aynı şeyi Hasan Efendi'ye teklif etmişti.Dergahı sana devredeyim diye.Bu teklifi yaptığı zaman Hasan Efendi çay doldurmakta imiş.Hazretin sözünün tesirinden o kadar terlemiş ki çaydanlığa parmaklarından sular damlamış olduğunu Hasan Efendi'nin kızı Hatice annemiz nakletti.

21 Ocak 2018 Pazar

METLİ SULTAN'DAN

(Nakleden Hasan Hüda hazretlerinin kızları)
İhvanlar,Metli sultan7ı Bursa'ya davet etmişler.Metli Sultan davete icebet etmiş.Bursa da iken ihvanlar Metli Sultan'dan camide bir vaaz etmesini istemişler.Metli Sultan :"Eğer ben burada vaaz edersem hepiniz camiden kaçarsınız" deyince İhvanlar:Hayır kaçmayız derler ve çok rica etmeleri üzerine hazret kürsüye çıkar Besmele çekerek vaazına başladığında İza zülziletül ardu zilzaleha diye okuyunca cami sallanmaya başlamış ve cemaat korkudan camiden kaçışmışlar.Baba Sultan'(da vaazı bırakmış

15 Mayıs 2021 Cumartesi

MANEVİ YOLDA ZORLAMA OLMAZ

Blogun önceki yazılarında anlatılmıştı.Fikri baba'dan sonra dergahın başına geçmek,şeyhlik yapmak isteyenler var idi.Ancak Metli sultan bu hususta "Vefatımdan altı ay önce birisi gelecek benim ve dergahın hizmetini görecek o bendeki emaneti alacak" dediğinden Ahmet isimli bir derviş dergaha ettiği uzun hizmete güvenip "Sultanım biz nolacağız" demesi üzerine "Sen de ol ülen" demişti. Metli sultan'dan sonra dervişandan birisi birazda zorlama ile dergaha kendisi oturmak istemiş ancak bu fırsatı bulamayınca kendisi ayrı bir dergah açarak yolu devam ettirmek istedi ise yol devam Etmemiş. Ahmet Efendi'ye gelince bu derviş Konya'nın merkez köylerinden Dalaman'lı Ahmet Efendi olup Metli sultanın bu ikramı üzerine Dergahın bulunduğu yeri, Hazret'e hizmet eden iki gözü a'ma olan Ayşe anneden satın alır. Ancak bir iş için İstanbul'a gider. Seyahatte iken bir trafik kazası sonucunda vefat eder. Dergahın bulunduğu yer Ahmet Efendinin çocuklarına kalır. Bu mirasçılarda dergahın bulunduğu yeri başkalarına satarlar. Metli Sultan'ın vefat ettiği gün sabaha kadar kapının eşiğinde yatıp dergahın başına geçmeyi umut eden zat ise bir müddet sonra bir iftiraya uğrayarak dünyasını değişir.Hasan Efendi'nin çocuklarına bu zat,"Babanız, benim şıhlığımı istemedi" diye sitem etmiştir.

5 Ağustos 2015 Çarşamba

MEHMET FİKRİ METLİ DEDE


MEHMET METLİ DEDE

ZATI HAK NURİ KEMALİ MUHAMMETTİR AYAN
SIRRI MARİFETULLAH CEMÂLİ MUHAMMETDİR BEYAN
FEYZİ HAK NURİ MUHAMMETTEN TECELLİ OLUPDUR HİKMETDEN
BU KEMALİ ANLAYAN MARİFETULLAHDA ZÜMREYİ İRFAN
NURİ MUHAMMET SIFATULLAHDA OLUPDUR ZATI HAK
ZATU SIFATULLAHDA TEVHİT OLUPDUR MUTLAK
SEN ANA ÜMMET OLURSAN SIRRI KEMALULLAHA BAK
KALBİNE NURİ İMAN DOLAR MUHAMMET SEVGİSİNDEN MUTLAK
CANI GÖNÜLDEN SEV PEYGAMBERİ SITKILE EYLE İMAN
KUDRETULLAH AKIL VERMİŞ HAKİKATA ETME GÜMAN
NURİ ZATI MUHAMMETTİR .SIFATULLAHTIR REHBERİ
EF’ALİ KEMAULLAHDIR SIRRI MARİFETULLAHDA HÜNERİ
HİDAYET YOLU BUNDADIR. SITKILE SEV PEYGAMBERİ
SITKILE SEVENLER PEYGAMBERİ NURİ HİDAYETTİR REHBERİ
EHLİ KÂMİL OLMAK İSTERSEN SEN HEMAN
EHLİ BEYTE KURBAN OL CANI GÖNÜLDEN SEV AYAN
ANLARI SEVEN KİMSELER HAKKA YAKINDIR Bİ GÜMAN
CANİ GÖNÜLDEN SEVENLER ÜMMET OLMUŞTUR AYAN
DOSTUNA DOST OL DÜŞMANINDAN OL IRAK
EHLİ BEYTİ SEVMEK İLMİLE DÜNDE BUDUR HAK
EHLİ BEYTE MUHİB OL ANLAR EVLADI MUSTAFADIR
KİM EHLİ BEYTİ SEVMEZ İSE TAATLARI HEBADIR
NURUNDAN HEM YOLUNDAN GELEN HEM EHLİ RESULDUR
EHLİ BEYTE BAĞLANMAK YÜZÜ AK KALBİ NURDUR
AYNI MUHAMMET ZATIDIR SIFATULLAHIN NURUNDAN Bİ GÜMAN
SIFATULLAHDAN TECELLİ ZATINA MÜNZELDİR KUR’AN
MAAZİ KUR’AN TECELLİ ZATINDAN OLMUŞTUR AYAN
LEVHİ MAHFUZDUR ZATI SIFATULLAH NURUNDA Bİ GÜMAN
HAK KEMALİN İZHAR EDER MÜKEVVENATA AYAN
ZATULLAHDAN TECELLİ VAHYEN MÜNZELDİR KUR’AN
TEVRAT ZEBUR İNCİL ZAMANINDA ETTİ AHKAM
KUR’AN MÜNZEL OLUNCA ANLARDAN FES OLDU AHKAM
KURAN HAKKI İÇİN NURİ MUHAMET ZİYA ETMİŞTİR HEMAN
MANAYI LATAFETİ FESAHAT BELAGATİ İLE OLDU AYAN
TÛLU ETTİ ALEME SIRRI EKBERİN NURU
SIRRI MARİFETDEN GÖSTERDİ ÜMMETİNE DOĞRU YOLU
NURU MUHAMMET OLMUŞTUR ÜMMETİ MUHAMMET REHBERİ
GAYRİ REHBER ARAMA HAZRETİ MUHAMMETTİR ÜMMETİN REHBERİ
MAZHARI TAM BİR GÜNEŞTİR PARLAYIP TÛLU ETTİ CİHANA
SEN REHBERİ BULMUŞ İKEN HAK TEVHİDİNDE ETME BAHANE
GAYRİ MÜRŞİD YOK DURUR NURİ MUHAMMET GELDİ CİHANA
EHLİ BEYİT EVLADI RASÜLDÜR ANLARI SEVMEK İÇİN GELDİK CİHANA

HAK SEVGİSİ İLE ERİŞİR NURİ İMAN VARINA
SEVMEK İLE ERİŞİRSİN HER DAİM SIRRI EKBER DARINA
MUHAMMET FİKRİ GARİP MET EDER EHLİBEYTİ
ANLARI SEVMEK HEM RESULULLAH SÜNNETİ
ANLARI SEVENLER CİHAN İÇRE BULUR ÂLİ DEVLETİ
DEVLETİ İKBAL OLUR HEM ARTAR NANÜ NİĞMETİ


DAREYN İÇRE BULUR HEM ÂLİ DEVLETİ
CENNET İÇRE MAKAMI DERACAT ALİYEDİR RİF’ATI

HAK CEMALİN GÖSTERİR DAİM OLUR ŞÖHRETİ
CENNETÜL BAKİDE İKRAM OLUNUR HAKIN BÜYÜK NİĞMETİ


MEVLEVİ MÜRŞİDİ KUTBUL ARİFİN VE GAVSI AZAM MUHAMMED FİKRİ METLİ



Muhammed FİKRİ METLİ DEDE nin Konya üçler mezarlığındaki adresi


















16 Mayıs 2021 Pazar

MEZAR ETRAFINDA DÖNMEK

Dikkat ederim,Necib Sultan'ımla yaptığımız seyahatlerde bir zatın mezarını ziyaret etmiş isek Necib Sultanım mezarın etrafında üç kez döner.Bu neden böyle olduğunu sormadım.Zira tabakat kitaplarında anlatılır Hz.Beyazid-i Bestami'nin kabe yolculuğunda ziyaret ettiği fakir bir şahsın kendi etrafında yedi kez döndürmesi hadisesini. Hasan Efendi'nin kız çocuklarından torunu Ş..'e anlatmıştı:Ablamla birlikte Metli Sultanın mezarını ziyaret etmekte idik.Mezarın başında birisi vardı.Karaman'dan gelmiş 75 yaşlarında birisi idi.Bize hitaben :" siz kimden aldınız dersi? diye sordu.Biz:"Bizim dedemiz dersliydi" deyince sizde eskilerden imişsiniz.Haydi o zaman 7 defa kabeyi tavaf eder gibi tavaf edelim gelen olursa olduğumuz yerde kalalım riyaya kaçmasın diye dedi".Yanımda ablam vardı.Ona ne yapacağız diye sordum o da Tamam Döneceğiz dedi.Mezarın etrafında 7 kez döndük.Meğer o şahıs Metli Sultanın vefatından sonra Şeyhim diye ortaya çıkanları kabul etmeyip Metli Sultan'ın ruhaniyetine devam edenlerden imiş bu nedenle Hasan Dedemden dolayı bizler için "Eskilerden imişsiniz" ifadesini kullanmış.Biz Metli Sultanı biliriz diye ilave etmişti.