KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
METLİ DEDE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
METLİ DEDE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Mayıs 2021 Cumartesi
30 Nisan 2021 Cuma
ZİKİR ESNASINDA AYAKLARIN YERDEN KESİLMESİ
Aşık Annenin kızı Sebahat Hanım anlattı:Annemin Konya'da bulunduğu bir zamanda Mevlana anma maksadı ile tören mevcuttu. Bu tören esnasında annem,vecde gelip dönmeye ve dönerken de zikre başladı.Tüm meclistekiler zikre katıldı. Bir müddet sonra annemin ayakları yerden bir karış yukarıda zikir ve sema yaptığı görülünce tüm hazirun secdeye kapanmıştı. Metli Sultan, ağabeyim Oktay vasıtasıyla anneme haber gönderip yanına gelmesini söyledi. Annem acele ile Metli Dede'nin huzuruna geldiğinde bu halin yanlışlara sebebiyet vereceğini anlatarak yapmamasını söyledi. Annemin üzerinde o hal bir daha tecelli etmedi.
KURTULUŞ SAVAŞINA KARAR
Aşık Annenin kızı Sebahat hanım anlattı. Metli Sultan şunu anlatmıştı.Atatürk'ün koca tepe'de yere uzanmış vaziyette bir fotoğrafı vardı. Metli dede bu fotoğrafı gösterirken şunları anlattı. Mustafa Kemal bu fotoğrafın çekildi esnada tefekkür halinde idi. Tüm evliyaullah'ın ruhaniyeti o toplantıda hazır bulunmakta idi. Erenler Kurtuluş savaşına karar verildi ve o toplantıdan sonra kurtuluş savaşı başlatıldı.
22 Nisan 2021 Perşembe
MÜRŞİT EMANETLERİ
Aşık Fatma Ahıska'nın kızı Sebahat hanım, annesinden kendisine tevarüs eden üç emaneti Mevlana Vakfına gönderdi ve bu emanetlerin hikayesini anlattı."Ayşe Anne annem bir Osmanlı Kadını idi.Osmanlı'da kadın ve erkeklerin bir tarikata intisap etmesi yaygındı.Anne annem ise Kadiri tarikatından dersli idi.Ancak anneme(Fatma Ahıska) takılır, onu eleştirirdi. Bir gün annem Aşık Fatma Ahıska, bu durumu Metli Dedeme aksettirir. Metli dedem ise yıllardır üzerinde namaz kıldığı seccadeyi ve binlik yeşil renk tesbihi seccade ile birlikte sarıp "Buna annene hediye götür" der. O zaman annem ve anneannem Tokat Erbaa ilçesinde idi. Annem, hediyeyi anneanneme verir.O hediyeyi aldıktan sonra anneannem tesbih çekmeye, sürekli namaza geçip derin şekilde "Hu" esmasına devam ederdi. Bu hal değişikliği bariz şekilde gözükmekte idi.Binlik yeşil tesbih çok yerleri dolaştı(Bağdat,Mekke,Medine v.s).Seccadenin üzerinde uzun kullanımdan dolayı Metli dede'nin ayak yerlerine denk gelen kısımda izleri mevcuttur.Anneme hastalığı sırasında ben baktığım için annem "Kızım benden ne istiyorsun?" diye sorduğunda "Metli dedeme ait emanetleri "deyince bunları bana teslim etti. Bu emanetleri, annemin namaz başörtüsü ile birlikte muhafaza edilmek üzere Antalya'dan İskenderun Mevlana Vakfına göndereceğini beyan etti. Emanetler İskenderun'a geldi. Hayır olur inşaallah.
5 Nisan 2021 Pazartesi
EVLİYANIN SÖZÜNÜ TUTAMAMANIN BEDELİ:BİR KÜP ALTIN
Hasan Hüda hazretlerinin torunu Şerife Hanımın anlatımıdır:Size Hasan dedemle olan bir muhabbetimizi paylaşayım istedim. Hasan dedemin yatıp uyuduğu ibadet ettiği odasının temizliğine ben giderdim.o odayı temizlemek o kadar güzeldi ki anneannem beni çağırırdı bende havalara uçardım gitmek için gittiğim vakitte üç beş gün kalırdım sırf dedemin gözlerinden akan o güzelliği seyredebilmek için. Gözlerinden akan neydi bilmiyordum ama göz çukurlarına bir bardak koyup akanı kana kana içmek isterdim.Hasan dedem dedi ki bir gün bana büyüklerin sözünü tut nederlerse yap dedi tamam dedim.Sonra bana dedi ki ben metli sultanımın sözünü tutmadım dedi ve anlattı
Eskiden fakirlik vardı. İşimde yok çoluk çocuk kaldık. İzmir'den bir teklif geldi imam lazım imiş bende metli sultanımıza gittim ben İzmir'e gidiyorum dedim oda izin vermedi giderdin gitmezdin derken kızdı gitme dedim sana Hasan dedi bende çoluk çocuk ekmek ister gidecem dedim sultanım bana hadi git ulen dedi çıktım gittim İzmir'e. üç dört ay görevi tamamladım geldim birde ne göruyüm bizim Memet efendi zengin olmuş
Sordum baba bu ne iş hangi ara zengin oldu Memet efendi dedim oda bana sözümü tutsaydın falanca yerdeki bir küp altın seninde dedi
Çok ısrar etti benim olması için o küp dolusu altının ama olmadı tutmadım sözünü dedi güldü.
(Yorum:Belki dünya zengini olacaktı amma manevi mertebesi duraksayacaktı. Hadiseye sırrı kader gözünden bakalım)
1 Şubat 2021 Pazartesi
30 Ekim 2018 Salı
METLİSULTAN'DAN
Necib Sultanımın eşi Asileannemiz,Konya'da bulunduğusırada,NecibEfendikendisiniilkdefa Metli Sultan'ın huzuruna zikre götürmüş Zikirden önce kendisine üç tane siyah zeytini yemesi için vermiş "Çekirdeğini de yut" demiş.Zikir esnasında insanların kafalarını sağa sola sallamaları garibinegitmiş.Kendisine verilen zeytinleri yemiş ama çekirdeğini yutmayarak oturduğu serginin altına koymuş.Ertesi hafta tekrar zikre gitmiş.Zikir esnasında kendisi cezbelenerek başlamış ağlamaya.Zikir bittikten sonra Fikri Baba hazretleri annemize hitaben:"Dörtyollu! çekirdeği yutmadın amma biz adamı böyle ağlatmasını biliriz"
21 Aralık 2016 Çarşamba
AŞIK FATMA AHISKA DEYİŞLERİ
![]() |
| metli dede |
Hayattan ahrete hayırlı işler
Aşıklar Hak diye sevmişler
Esselamün aleyküm can kardeşler
Ey kardeşler sizi görmeden sevdim
Hakkı sevmeye ben ikrar verdim
Halk içinde Hakkı sevmektir derd'im
Essalamü aleyküm ey kardeşler
Sizden cesaret aldım size yazdım
Bunları yazarken telli bir sazdım
Ah edip bağrımda mezarlar kazdım
Esselamün aleyküm ey kardeşler
Nefsi ruh içinde eylesen mahkum
Ben yazdım ise sizlerden hüküm
Her ümmete esselamü aleyküm
Esselamün aleyküm ey kardeşler
Hakk beni dünyaya Erbaa'da verdi
Tarih1929
Allah Muhammed'i yar diye sevdi
Esselamün aleyküm ey kardeşler
İsmim Fatmadır siz Aşık deyin
Taş atana ekmek atın da sevin
Ben haksızım siz haklısınız deyin
Esselamün aleyküm ey kardeşler
19 Aralık 2016 Pazartesi
METLİ DEDENİN SİGARA İÇMESİ
Hasan Hüda hazretlerinin naklettiğine göre METLİ DEDE şöyle buyurmuştur:"Evlat biz bu cigarayı içmesek çok Ahmetler çıkar,çok Muhammetler çıkar"
Bu söz yoruma muhtaçtır.Acaba,müridanın sigara içmeyen kesimi,bu sigara nedeniyle mürşitleri hususundaki düşüncelerinden dolayı Cenab- Peygambere ulaşma problemi yaşadıkları için mi böyle söylemiştir.Eğer ki mürşidin sigarasına takılmasalardı Mürşit onları Resulullah efendimize ulaştıracaktı.
Bu söz yoruma muhtaçtır.Acaba,müridanın sigara içmeyen kesimi,bu sigara nedeniyle mürşitleri hususundaki düşüncelerinden dolayı Cenab- Peygambere ulaşma problemi yaşadıkları için mi böyle söylemiştir.Eğer ki mürşidin sigarasına takılmasalardı Mürşit onları Resulullah efendimize ulaştıracaktı.
YEVMİYENİZ BEŞ LİRA
METLİ SULTAN'IN HUZURUNA İKİ KİŞİ GELİR.BU KİŞİLERİN NİYETİNİ ANLAYAN METLİ SULTAN ADAMLARIN İSİMLERİNİ ZİKREDEREK,"YARIN İZMİR'E ÇALIŞMAYA GİDECEKSİNİZ,YEVMİYENİZ DE BEŞ LİRA"
ALLAH DEMENİN RAHATSIZLIĞINDAN ŞİKAYET
Metli Sultanın başından eksik olmayan şikayetlerden.Baba,Seydişehir'in Çalmanda köyünde ikamet eder.Komşuları,babayı,herkesi başına toplayıp zikir ettirmesini hazmedemeyip Seydişehir savcılığına şikayet ederler Seydişehir ise Konya Ağır ceza Mahkemesine dosyayı gönderir.Ağır Ceza Hakimi bir bayan imiş.Hakime Başkan:"Sen niçin komşularını rahatsız ediyorsun "diye sormuş.Celallenen Baba Başkana bağırmış.Fenalaşan bayan salonu terk etmiş yerine Erkek bir hakim gelmiş.Hakim şikayetçilere Demiş ki"Niçin geldiniz?"Şikayetçiler :Bu kimse(Metli Dede)Allah,Allah dediğinden rahatsız olduk "demişler.Hakim onlara demiş:"Sen Allah demezmisin,?"Şikayetçi "Derim"demiş.Peki sen dediğinde rahatsız oluyormusun ki başkasından rahatsız olacaksın".akabinde Metli sultan Serbest kalmış(Hasan Hüda hazretlerinin kızları Havva ve Hatice Ablalardan nakil)
METLİ SULTAN'DAN
Metli Sultan'ın ziyaretine Konya'nın içinden bir bay ve bayan ziyarete gelirler.O gecede dergahta kalmayı düşünürler.Baba demiş ki:"Siz evinize gidin benim İstanbul'dan bir otobüs dolusu misafirim gelecek.Bayan ihvan kendi kendine "Baba bizi kovdu"diye düşünüp evlerine gitmişler.Ertesi sabah erkenden "acaba misafir geldi mi ,gelmedi mi?"diye dergahı yoklamaya gittiğinde görmüş ki bir otobüs dolusu misafir dergahta mevcut.Kadın şaşırarak hata yaptığını anlamış(Nakleden Hasan Hüda hazretlerinin kızları Havva ve Hatice ablalarımız)
CAMİ'NİN SALLANMASI(METLİ DEDE)
İhvanları bir gün Metli Dede'yi Bursa'ya davet etmişler.Metli Sultan bu davete icabet etmiş.Bulundukları yer camisinde bir vaaz vermesİni istemişler"Eğer ben vaaz edersem hepiniz buradan kaçarsınız"demiş.Müritler"Niçin kaçalım demişler" ve ricalarını tekrarlamışlar.Cami de kürsüye çıkmış Euzü Besmeleden sonra Kur'an da "Zelzele "ile alakalı ayeti okumaya başladığında cami sallanmaya başlamış.Cemaat camiden kaçmaya başlamışlar.Baba Sultan'da vaazı bırakmış.(Nakleden Hasan Hüda hazretlerinin kızları Havva ve Hatice ablalarımız)
15 Aralık 2016 Perşembe
HÜSEYİN FİKRİ EFENDİ
Metli Sultan sağlığında bu zatı çok kısa süre içinde yetiştirmiş ancak bu zat İzmir'e gidip,tekrar Konyaya dönmemiş.İzmir Tarafında dergah açıp ihvan yetiştirdiği söylenir.Hasan Hüda hazretleri ise,Baba Sultan'a geri dönmediği,bu nedenle Mürşidinin kalbini kırdığı için Metli Sultan'dan sonra Bu zatı hiç arayıp sormamış
Mevlana Vakfı İSKENDERUN
Mevlana Vakfı İSKENDERUN
Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.comMÜRŞİDİN SİGARASININ KOKUSU
Hasan Hüda Hazretlerinin oğlu Bilal Gürler nakletti.Babamdan duydum.İki arkadaştan birisi Metli Sultan'a gidip gelirimiş. abdestli namazlı bir arkadaşı varmış onuda baba Sultan'a gitmek hususunda teşvik edip söylesede bir türlü arkadaşı gitmek istememiş.Bu durumu baba Sultan'a iletince,Metli sultan "canını sıkma,kısmet ise gelir"demiş.Kısa bir zaman sonra bu sefer arkadaşı kendiliğinden:"Tamam,yarın Metli Dede'ye gidelim "demişler.ertesi gün ziyarete gitmişler ama Baba Sultan sigara içmekte imiş.Dervişin arkadaşı ise sigaraya karşı olan bir tip.Dönüşte bu rahatsızlığını dile getirerek:"Bu nasıl Mürşit demiş.Fosur fosur sigara içiyor".O gece itiraz eden adam Yatsı Namazından sonra yatağa yatmış.Yakaza halinde yahut rüyasında Metli Sultan adamın yorganının baş kısmını kaldırmış oradan kafasını uzatarak habire yatağın içine sigara dumanı üflüyor.ancak,sigara dumanının kokusu misk kokusu gibi sabaha kadar bu duman üfürme devam etmiş.adam sabahleyinde devam eden bu koku üzerine derhal arkadaşına giderek "Metli Sultan'a gitmek isteğini"dile getirmiş ve beraber gittiklerinde bunları görünce Metli Sultan:"Bizim sigaramızın kokusu Bazen Mis olur,bazen is olur"demiş.Adam bu hadiseden sonra metli Sultan'ın ihvanı olmuş.
Mevlana Vakfı İSKENDERUN
Mevlana Vakfı İSKENDERUN
Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.com2 Ekim 2016 Pazar
KENDİ KADERİNİ YAŞAMAK
Bloğun önceki yazılarında Metdi Dede'nin vefatına yakın bir zamanda birisinin dergaha geleceğini ve altı ay hizmet edeceğini ve onun Hak rızasını kazanacağını belirten bir hadisesi nakledilmişti.Gerçekten böyle birisi geldi altı ay hizmet etti ve Metli Baba'nın vefatı akabinde Bursaya gittiğini ve oraya yerleştiğini,Konya'ya dönmediğini belirtilmişti.Dergahta Kırk yıl babaya hizmet eden Dalaymanlı Ahmet efendi,babanın bu manevi mirası kendisine bırakacağı umudunda idi.İş öyle tecelli etmedi.Ancak,Ahmet Efendinin içindeki bu aşırı isteği gören Metli Sultan "Sen de ol ülen"dediği de nakledilmiştir.Dalaymanlı Ahmet Efendi,Metli Sultan'dan sonra yol hizmetini devam ettirmek istemişse de ailesi ve çocukları bbalarına inanmamışlar,hatta oturdukları eve babalarını kabul etmemeleri üzerine bir müddet barksız kalan Ahmet Efendi ,Metli sultan'da yetişen Hasan Gürler Efendimizin evinde barınmıştır.Seyri süluk yolunda böyle acaiplikler vardır.Karısı,hane halkı,akrabaları karşı çıkar,aleyhinde olur ve maddi manevi eziyette bulunulrlar.Bu cenab-ı Hakk'ın verdiği bir çiledir.Bloğun önceki yazılarında geçmişti:On veliyullahdan ancak birisinin hanımı ile arası iyidir.Diğerleri hep problemlidir.
19 Mayıs 2016 Perşembe
17 Mayıs 2016 Salı
MEVLEVİ YOLUNUN DEVAMI
Metli baba hazretlerinin dergahında kadın ve erkek birlikte ayrı bölümlerde bulunur sohbete yahut zikre iştirak edermiş.Düşünün ,Mübarek 1969 da dünyayı değiştiğine göre 1950 ve 60 yıllar için mutaassıp Konya bunu nasıl karşılar.Yetiştirdikleri 3 bayandan en ilerisi Fatma annemiz imiş.onu İstanbul'a göndermiş.Bu annemizin çalışmaları sonucunda Şule Yüksel ve diğerleri yetişmiş.ikincisini Karadeniz'e ,üçüncüsünü İzmir'e göndermiş.Her üçünün açtığı kanalların halen işlevini görmekte olduğu söylendi.Ama kimler bilmiyorum.İzmir gurubuna sizin aynanızdan ulaştığım için müteşekkirim.
İRŞAT'la görevlendirme işini,O tarikatın pirinin delaletiyle bizatihi Resullullah efendimizin mühürlemesiye başladığını büyükler söylemişti.Bu iş babadan oğula geçecek bir meslek olmasa gerek.Fikri Baba hazretleri,cami imamlığı görevini yürüten kendi oğlunu dergaha sokmamış.Niçin?onun elinde değilki.
İRŞAT'la görevlendirme işini,O tarikatın pirinin delaletiyle bizatihi Resullullah efendimizin mühürlemesiye başladığını büyükler söylemişti.Bu iş babadan oğula geçecek bir meslek olmasa gerek.Fikri Baba hazretleri,cami imamlığı görevini yürüten kendi oğlunu dergaha sokmamış.Niçin?onun elinde değilki.
Gelelim bloğunuzdaki sık ziyaret hadisesine:Bildiğiniz gibi,içinde bulunduğumuz zamanın hüküm süreceği tarikat-ı Aliye Mevleviliktir.Konya'da Mevlevi mürşid-i Kamil kalmadığından,bu görevi icra için Filibe'den Sıtkı Dede hazretlerii vazifelendirilmiş.Ancak mübarek kendi konumunu söyliyememiş ve dergahta uzun bir süre ahçılık yapmış.Fikri baba hazretleri ,Sıtkı Dede'den nasiplenmiş son Mevlevi mürşidi.sonrasında bu işi kimin devam ettirdiği hususu hep meçhul kalmış.Hz.Pir'in bel evlatları (Esin Çelebi annemiz v.s)bile belirtmeseler dahi hep bu özü arıyorlar ama..... Bel evladına saygımız sonsuz ancak iş Yol evladında. İnsanlar arayış içinde.Dikkatinizi çekiyormu:Bilinen büyükler dünya hayatından çekilirken yerine adam bırakmıyorlar.(Said-i Nursi hz,Zatih Kotku hz,Sami Efendi hz,Süleyman Hilmi hz.)niye böyle oluyor:Birlik vakti geliyor.Asıl manevi görevli meydana çıkınca,birliği bozacak şu veya bu efendi olmasın diye.Tüm yaratılmışa merhamet.Hakk'ın sıfatı.Yetmiş iki millete yek nazarla bakmayan,Halka müderris olsa hakikatte Asi'dir diyen büyüğün gözüyle bakmak gerek.Kalın sağlıcakla
******
******
Mutlaka bir şeyi sevmek gerek-Metli Dede
Zaman Mevleviliğin zamanı olup seçimler akabinde bu işlerin hızlanacağının sohbetini duymuştum.Muhabbetin kişileri nereye sıçrattığı hususunda yaşanmış iki hadiseyi(sizce hikaye yahut masalı)aktarmakta fayda gördüm.Bildiğiniz gibi,bazı mürşitler seyri süluk yoluna girmek isteyen birisine sorarmış:"-Hiç aşık oldun mu?"Eğer cevap olumsuzsa ona:"-sevde gel"denip yol verilirmiş.İşte böyle bir zamanda vaktin Konya'sında saf bir köylü Medli Baba hazretlerine evlat olma yolunda başvurmuş.Hazret sormuş:"Ülen neyi seversin".Saf köylü cevaben :"-Efendim,benim beyaz bir danam var onu çok severim"cevabı üzerine "Eferim Ülen.Sev ha"der dergaha her geldiğinde Sorar:"-Ülen beyaz dana nasıl oldu?"Saf köylü dananın güzelliklerini anlatır kendince.Gel zaman,git zaman bu diyaloğ devam etmiş bir zaman sonra huzura gelen köylü saf bir şekilde Fikri Babanın huzuruna sürünerek girer ve secdesini yapar.Tıpkı Tosun haline gelen küçük danasının çıkarttığı bir sesle"Moooo."diye
26 Mart 2016 Cumartesi
METLİ DEDEM (bir Konya yolculuğu hatırası )...Tülay Kadı
Sevgili Metli Dede' mBu 3 günlük yolculuğuma seninle tanışalım diye çıkmışım meğer... Zaten bana göre herşey tanışmak kıvamında yoksa tutunmayı seven ben hemen put ediniverir oysa Allah herşeydir! Yani çok sevelim ya da nefret edelim diye değil! Hepsi anlaşılmak üzeri ve Allah'ın sanatını seyredelim diye... Hepi topu tanışalım diye : ) Önce yazsam mı bilemedim... Aramızda kalsa daha mı doğru olurdu yoksa benim gibi doğru yön ve doğru bir işaret arayanlar için vesile mi olmalıydım? Ve 2. Şıkkı tercih ediyorum :) Ne diyelim yerini Allah doldursun :) Malum herşeyin Zekatı kendi cinsinden, niyeti ile... Kelime- i Tevhid, büyük esrar hatta ÖTELERİN kafası ile mutluluktan uçurur adamı... ama ben esRAr- ı mânası için yazıyorum bugun ve METLI DEDE sayesinde! Aslında öte diye birşeyde yok çünkü burada ol' AN her yerde böylelikle La ilâhe İLLE de Allah :) Hatta Allah' tan bile maksat münezzehlik yani Eşyanın hakikati neyse 0! Muhakkak bu kısım bilincimde takılı kaldığım yerdir çünkü la ilâhe yani yalnızca O olan münezzehtir! Bunca zaman kendini bilmek ilmi için ansızın uyandığım gece yarılarında dilencilik eden ben, sayende anladım ki METLI DEDE, KENDINI BILMEK ilmine ancak AN bilinci ile gidilir! Ve "bilinçten" maksat yalnızca anlayış değildir! Bilinç aynı zamanda menzile, nasıl gideceğinizin koşullarını oluşturan Araçtır! Ve rüyalarda bazı araçlar görürüz hani kimi hızlı kimi yavaş, kimi sessiz kimi ise şatafatlıdır ve hep gideceğimiz menzilin hava ve zeminine göre değişirler! Kimi an mesabesinde hareket eder artık Hız kavramıda kalmamıştır :) ve öteki yol keskin olduğundan ancak sürüşü makbul olan bisiklettir! Ve hepsi rahmet gereği öyle değil mi? Doğrusunu Allah bilir ama benim şeriattan anladığımda bu! Sistem yani rahmet gereği! Ve Herşeyin ondan olduğu ancak hiçbirşeyin o olmadığı Allah nasıl da adaletli ve hakim! Anlatabildim mi Metli Dedem? Bilmem! Ama işte eşyanın hakikatinin senden sonra Bencesi :) Çünkü yukarı da geçen MENZİL aslında AN' dır! Ve iman ediyorum ki Metli Dedem bir tek AN içinde tüm anlar mevcut! İşte LA ILAHE illallah! Ne zaman acı içinde kıvransam, ey Allah'ın velileri ve dostları bana yardım edin der medet dilerdim ve görmesek bile yardım ettiklerini bilirdim! Sen Metli Dede buna sikke- i Mühür vurmuş olansın ;) sonsuz teşekkürler, sonsuz olan Allah'a! Ahmed Kuddusi hazretleri de icazetnamesinde işaret etmiş ancak aciz olan ben işin bilgi kısmında kalmıştım:( Ve herşey rahmet gereği... Yani hakikat gereği şeriat :) Varlığımda emeği geçen başta Hz. Muhammed efendimiz ve Ehli beyte sonra tüm ali ve aliyye ruhaniyetlere, özellikle de Metli Dedeme SELAM OL"sun! Ve bir kapı, bir felah, ömründe bir aralanma, bir yardım isteyip medet arayanlara duyurulur; Kelime- i Tevhidi samimiyetle devam edin ve bizlere rehberlik eden Allah dostlarının öğretmenliğine güvenin! Tevekkül edip, imana kavuşan böylece kurtulmuştur :) AminTülay Kadı![]()
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





