28 Ekim 2026 Çarşamba

ARANAN DÖRT ŞEY

Ebu Bekir Verrak k.s hazretlerinde nrivayet edildiğin göre ;Biz dört şeyi aradık ve dört şeyde bulduk: Allah rızasını Allah7a itaatte, geçim rahatlığını kuşluk namazındaı, din selametini dili haramlardan korumakta,ve kalb nurunu teheccüd namazında bulduk.Ey insan" vakit geçmeden eksikliklerini telafi etmelsin, çünkü vakit keskin kılıçtır.

BİR KULA HAYR MURAD EDİLECEĞİ VAKİT

 Haberde şöyle gelmiştir: "Allah bir kuluna hayır murad ettiği zaman o kula öleceği zaman bir melek gönderir. Onun eksikliklerini telafi ettirip onu güzel amellere muvafık kılar.Niihayetk ölüm anı geldiğinde ölüm meleği gelip baş ucuna oturur; " Ey mutmainne olan nefis , can, ruh Allah'ın mağfiret ve rızasıyla(bedenden)çık" derİşte bu an o kul, Allah'a kavuşmayı sever.

Allah bir kulu masiyet zilletinden taat izzetine intikal ettirmek isteyince ona yalnızlığı dost yapar.Onu kanaat ile zengin eder.Ona kendi ayıbını gösterir.Bu  lütuf kime verilirse o hem dünya hem ahiret hayrını elde etmiş olur. 

ALİMLER DÖRT KISIMDIR

 Bazı büyükler şöyle demiştir: " Elumlir drt kısımdırlar; bir alim vradır ki onun Allah'dan nasibi yine Allah'tır. Bu sır ve hakikat makamıdır. Allah Teala şöyle buyuruyor:"Allah kendisinden başka tanrı olmadığına şahittir. Melekler ve ilim sahipleri de buna şahiddir."(Ali İmran 18)

Bir alim vardır.onun Allah'dan nasibi ilim ve marifetullahtır.Bu ruh ve marifet makamıdır.Bir alim vardır , onun Allah'dan nasibi , ahirete seyr ilmidir.Bu ise tabiat ve şeriat makamıdır.Çünkü salih amellerle uhrevi seyr hasıl olur.Bu mertebelirin en yücesi , birincisidir.Bazı büyükler şyle demiştir:"Bayezid'in yatsıdın sabaha kadar camide oturduğunu gördüm.ve bu gece gördüğünü bana haber ver." Dedim.Bayezid şöyle dedi: " Allah bana göklerde ve yerde olan herşi gösterdi." Sonra bana : " Ey Beyazid! Hoşuna giden , beğendiğin ve ilgini çeken şey nedir?" dedi." Ben senden başka hiçbir şeyden roşlanmadım." dedim."Bazıları senden su üzerinde yürümeyi, bazıları kerametler istediler., ben senden başkasını istemiyorum" dedim.Bayezid'e : "neden marifetullah istemiyorsun?" dedim. Bana "Sus " onu başkasının bilesini istemiyorm" dedi.Bazıları Tevhid makamı , marifet makamının üstündedir" demiştir.

Hiktaye edildiğine göre iki arkadaş karşılaşıp marifeti ilahiyye üzerine uzun uzun konuştular.Sonra bunlarndan biri diğerine" Allah senden razı olsun. Seninle olan sohbet ve beraberliğinden çok büyük haz duydum." dedi. Diğer arkadaşı ise " Allah senden razı olmasın, çünkü sen sohbetinle beni tevhid makamından alıkoyup marifet makamına düşürdün" dedi.Marifet tamamlanınca müşahede, fena ve sükun makamı hasıl olur.

Şeyh Şadi şöyle edmiştir:

El Bülbül! Aşkı sen pervaneden öjğren.

O yanmışın canı çıktı da sesi çıkmadı.

Bu iddia sahipleri ne istediklerinden habersizdirler.

Bu hakikattan haberdar olanlardan  ise bir daha haber gelmedi.

Eğer birisi senden vasfını soracak olursa , Dilsiz olan , nişanı olmayan hakkında ne driyebilir./ Aşıklar maşuk için ölen kimselerdir.Bu sebeble ölülerden hiç ses gelmez. 

26 Ekim 2026 Pazartesi

DOKTOR MÜNİR DERMAN

 

Hadisi Kutside;

Ben insanı, (Allah), Kendi suretimde yarattım Diyor.

Bu ne demektir? İnsana duyduğu sevgi ve hürmetten dolayı

Benden parçadır Diyor Cenab- Allah. Seni yaratan bunu derse,

sen Yaradan’a ne demiyeceksin? Gece ve gündüz

mütamadiyen ibadet etsen yerini şeyedemezsin.

Bir insan bir suçluyu veya bir katili affederse onun ecrini

Cenab-ı Allah Kendi üzerine alır. Bu Hadisi Kudsi’dir.

Cenab-ı Hak Kendisi için halketti insanı. Zahir İsmi ile insanı

yaratmakla tecelli Etti.

“Huvel Batın, vezZahir” Dedi, insan ortaya çıktı. İnsanın

hayatına riayet eden kimse, Allah’a riayet etmiş olur. Çünkü

sende Hayy esması var. O Hayy esmasını… Bir yaşlının elini

öpen adam, bir alimin elini öpen adam, bir Velinin elini öpen

adam, “ondaki Hayy esması, benden daha çok tecelli etmiştir”

onun için öpüyorum.

Yoksa o eli öpülen adam “öhö öhö” derse, tekmeyi yer

kafasına. Veliliği varsa Veliliği gider, İlmi varsa söner, hepsi

elinden aşağıya gider, o zaman cerci hoca olur, nereden paraalacağım diye gazetelere bakar, hangi zengin öldü gideyim

iskat yapayım diye.

İnsanlar ancak kendi fiilinden dolayı zemmolunur.

İnsanın fiilini, fiili insanın aynı değildir efendiler.

Fiil ise Allah’tandır.

Dr.M.Derman(k.s)

AKIL

 İlmi kabul etmeye müsaid olan kuvvete akıl denir.Yine insanın faydalandığı ilme de akıl denir.Hz.Ali k.v şöyle demiştir: Akıl iki çeşittir. Yaratılıştan gelen akıl, duyarak öğrenen akıl. Duyarak öğrenen akıl olmayınca yaratılıştan gelen akıl da fayda vermez.Göznuru olmadan güneşin faydasız oluşu da aynıdır. İşte bu birinci akla işaret olarak Efendimiz sav : Allah Teala akıldan daha değerli bir şey yaratmamıştır." buyurmaktadır.İkincisine de işaret ederek: "Hiçbir kimse kendisini hidayete götüren yahut helak olmaktan alıkoyan akıldan daha üstün bir şey kazanmamıştır." İşte Allah Teala'nın "Onları bilenlerden başkası düşünüp anlamaz"(Ankebut 43)

25 Ekim 2026 Pazar

CASİYE SURESİ BAŞINDAKİ HA MİM

 Bu surenin başındaki Ha Mim  harfleri için şöyle denilmiştir: "ha" ile hayatına "mim" ile meveddetine/sevgisine işaret etmektedir.Allah Teala sanki şöyle buyurmuş oluyor: "Hayatıma ve dostlarıma olan sevgiye yemin olsun ki Bana, dostlarıma kavuşmaktan daha sevimli bir şey yoktur.Yine Benim dostlarımın bana kavuşmasından daha sevimli  ve daha değerli hiç bir şey olamaz"

CENNET NİMETLERİ,CEHENNEMDEN KURTULUŞ

 Hak Teala'nın Kur'an da muttaki kullara sözü edilen cennet nimetleri ve cehennem azabından kurtulmak sırf Allah Teala'nın lütuf ve ihsanı olarak verilmiş olup, yoksa kulun illetli ve zayıf amellerine karşılık olarak değil.Ehli sünnet Bu ayet (Duhan 57) deliliyle şöyle demişlerdir:Kulun cehennemden kurtulması cennet nimetleriyle mutlu olması , Allah Teala'nın lütuf  ve ihsanıyla olur.Allah bunlardan hiçbirine mecbur değildir.Allah7ın lütuf ve ihsanını ispat etmek kulun bunlara hak kazanmadığı düşüncesini ortadan kaldırmaktadır.Bütün iyilik ve kerametler Allah'ın muttaki kullarına bir lütuf ve ihsanıdır.Çünkü Allah ezelde onları bu konuda seçmiş ve bu lütuf ve ihsanlarını da onların kesb ve kazanma illetlerinden çıkarmıştır.Zira kesbetmekte Allah7ın bir lütuf ve ihsanıdır.Allah kulda bu kemalatı kazanmaya ve bu kerametleri elde etmeye kudret yaratması idi kul bütün bunlara ulaşmaya yol bulamazdı.Hadis-i şerifde buyrulmuştur:Hiç birinizi ameli cennete girdiremez ve cehennemden kurtaramaz.Ben dahi cennete amelimle değil , ancak Allah'ın rahmetiyle girebilirim".bundan murad ameli küçümsemek değil, bilakis amele aldanmayı ortadan kaldırmaktır. 

CENNETTE OLMAYAN ON ŞEY

Denilmiştir ki Cennette on şey yoktur.İhtiyarlık, öölüm, uyku, gece, gündüz, karanlık, sıcak, soğuk ve cennetten çıkış yoktur. 

HAVVA ANNEMİZİN MEHRİ

Allah Teala cennette Havva validemizin mehrini Hz.Adem 'in (a.s) Peygamberimize (SAV) on kere salatü selam getirmesi olarak tayin etmiştir. 

ALLAH'IN ACIDIĞI KİMSELER

 Duhan suresinin 42 ayetinde ifade edilmiştir.Allah'ın acıdığı kimseler " Allah kime ezeli ilminde rahmet etmişse , o rahmetin bereketi eninde sonunda ona ulaşır.Dünyada iken kalp tasfiyesine muvaffak kıldığı kimselerdir."Ancak Allah'a sağlam ve temiz kalb getiren yarar görür "(Şuara 89)

İlim ve amelden burad , nefsi tezkiye edip kötü alışkanlıklardan temizlemektir.Bu tezkiye hasıl olunca salih amelin sevabı güzel bir beden üzerine giyilen değerli elbise gibi olur.Şayet bu tezkiye hasıl olmaz ise bu sefer salih amel çirkin bir beden üzerine takılan zinet gibi olur. Kişi dünyada iken nefsinin çirkinliğini iizale ederse , kıyamete zati ve arızi güzellikle gelir. Aksi takdirde sadece arızı güzellik olur ki bu da amelin sevabıdır..

Efendimiz sav böyle kimseler için şöyle buyurmuştur: "Bu topluluk zorlu yolu tercih ettiler de peygamberlerin derecesine ulaştılar.Allah Teala onları yiyecek ve içecekle doyurdu, fakat onlar açlık ve susuzluğu tercih ettiler.O onlara elbise giydirdi , ama onlar çıplak olmayı seçtiler.Merhamet ümidi ve hesap korkusundan helal olan şeyleri bile terk ettiler. Bedenleri dünyada idi.Fakat dünya ile meşgul olmadılar.Onların yaptığı ibadete melekler bile şaşırdı. Nemutlu onlara! Allah Teala'nın benimle onları bir araya getirmesini ne kadar çok isterim."

Daha sonra Resulullah sav onların özlemi ile ağladrıve şöyle buyurdu: "Allah Teala yeryüzündeki insanlara azap göndermek istediğinde bu kimselere bakar ve diğer insanlara azap etmekten de vazgeçer.Ey Ebu Hüreyre Sen bunların gittiği yola riayet et,çünkü kim onların gittiği yola muhalefet ederse şiddetli hesap vaktinde çok zahmet çeker.

PİSLİK BÖCEĞİ

 Hikaye edilir ki bir adam Arapların Hunfesa dediği pislik böceğini görüp; " Allah bu böceği yaratmakla acaba neyi murad etmiş olibilir? Şekli mi güzel yoksa kokusu mu hoştur? dedi.

Bunun üzerine Allah Teala adamı bir yaraya müptela kıldı.Doktorlar aciz kalıp tedaviyi bıraktılar.Adam bir gün gezici bir halyk doktorunun yolyda seslendiğini işitti.Şu doktoru getirin de benim derdime baksın dedi.

Yanındakiler , senin tedavinden bunca uzman hekim aciz kalmışken bu adam ne yapacak ki , dediler.adam , bu adam bana lazım dedi.

Doktoru getirdiklerinde , doktor yarayı gördü ve bir pislik böceği getirilmesini istedi.Orada bulunanlar bu duruma güldüler.Hasta adam daha öönce bu yönde sarf etmiş olduğu uygunsuz sözü hatırlayarak , istenen şeyi getirin, bu adam basiret sahibidir dedi.Pislik böceğini getirdiler adam böceği yakıp külünü hastanın yarasına koydu.

Allah'ın izni ile hasta iyiileşti ve oradakilere şöyle dedi: Allah Teala bana şunu öğretti ki , yaratıkların en adisi ilaçların en azizidir

24 Ekim 2026 Cumartesi

AÇIK KAHIR, GİZLİ LÜTUF

 Büyüklerden bazıları buyurmuştur ki; Hak Teala'nın kendi velileriyle olan münasebetinde kahır sıatı zahir(açık) , lütuf sıfatı ise gizlidir.gizli lütuf/lütfu mahfi şudur: Allah zahirdeki kahrıyla hakikatte insanın beşeri ihtiyaç bağlarından kurtulup temizlenmesini ister.Diğer taraftan Allah'ın düşmanları ile olan münasebetinde ise lütuf zahir, fakat kahır gizlidir.gizli kahrın anlamı ise şudur:Allah görünüşteki lütufla onların batınlarındaki alakalarını dünya bağı ile kuvvetlendirmek ister.Böylece bu aleme olan bağlılıklarından dolayı mutlak alemi müşahede etmekten, manevive ruhani lezzetlerden mahrum kalırlar.Kahır ve tuzak lütuf görüntüsü altında gizlenmiştir.Akıllı kimsenin bu durumdan sakınması ve dikkatli olması , mal ve makamla mağrur olmaması, bööylece şekli ve manevi helakten kurtulması gerekir.

ONLARA GÖK VE YER AĞLAMADI

 Hak Teala'nın Duhan suresi 29 ayetindeki ifadesidir.Hz.Musa İsrailoğullarını bir gece emirle alıp kızıldenizi  geçmesi emredilince ve Firavun tarafından takip edilecekleri bildirilince deniz sularının fiiravunu ve takip eden askerlerinin tamamının suda boğulması üzerine "onlara yer ve gök ağlamadı" ifadesini kullanmıştır.

Çünkü Firavun'u kendisine verilen nimetler kibirlendirmiş,Gönderilen peygamber7e karşı gelmiş, nasihatlarını dinlememiş,defalarca azaplar askıya alınmasına rağmen tekrar küfür ve zulme döndüğü için onların helak edilmesine acıyan olmamıştır.

Zulüm asla baki kalmaz.Zalimler verilen müddetler bittikten sonra helak edilir ve bu helaktan dolayıda kimse ağlamaz.Bir şeye ağlamanın sebebi o şeye değer vermektir.

Efendimiz sav buyurmuştur:Her müminin göökte iki kapısı vardır.Bu kapıların birinden o müminin rızkı çıkar gelir.Diğerinden ise müminin ameli girip yükselir.Mümin vefat edince bu kapılar mümine ağlayıp gözyaşı dökerler 

BİŞRÜ HAFİ

 AHMED B.HANBEL HAZRETLERİ BİR GECE BİŞRÜ HAFİ HAZRETLERİNİN YANINA GİTTİ.ONUNLA O KADAR ALAKALI OLDU Kİ ÖĞRENCİLERİ ONA : " SEN HADİS VE FIKIHTA BÜTÜN ALEMİN ÖNDERİSİN.bÜTÜN İLİMLERDE SENİN BİR BENZERİN YOK, HEP BU ÇIPLAK DERBEDERİN PEŞİNDEN KOŞUYORSUN,Y BUNA LAYIK OLMASININ SEBEBİ NEDİR?" AHMED DEDİ Kİ: " SAYDIĞINIZ BÜTÜN BU İLİMLERİ BEN ONDAN İYİ BİLİYORUM., F    AKAT O İSE, ALLAH'I BENDEN İYİ BİLİYOR"

ZIT VE MUHALİF İNSANLARDAN AYRILMAK GEREKİR

 Duuhan suresi 21 nci ayette belirtilmiştir:"Eğer bana inanmadınızsa bari benim yolumdan çekilin" Hak Teala bu ayetle zıt ve muhalif olan inisanlardan ayrılmanın vacib olduğuna haber vermişlerdir.

Cüneyd-i Bağdadi hazretlerinin arkadaşlarından bazıları geçen bir meseleden dolayı Cüneyd hazretlerine muhalif düştüler.Bu muhalifler o meselede Cüneyd ile münazara etmek için ona bir mektup gönderdiler. Mektubu getiren adam Hz.Cüneyd'in huzuruna gelince Cüneyd adama: "Ey falan adam! "Eğer bana inanmadınızsa bari benim yolumdan çekilin" dedi.

BERAT GECESİNDE KARARA BAĞLANAN HİKMETLER

 Berat gecesinden bir sene sonra aynı gece gelinceye kadar olan bir sene içinde olacak olna hayr, şer, dert, musibet,lütuf, zafer,heezimet, bolluk, kıtlık gibi bütün bu hikmetli iişler berat gecesinde karara bağlanır. Aynı şekilde mana alemindeki hicab  ve cezbeler, vasl ve fasllar, muvafakat ve muhalefetler, tevfik ve hizlanlar, kabz ve bastlar, setr ve tecelliler gibi bütün benzer haller de bu gece karara bağlanır.Bazı kullara küfür ve Allah'dan uzaklık, diğer bazı kullara da destek ve yakınlıkhüküm ve kazası indirilir.

İKİ MELEĞİN MÜNAZARASI

 Denilmiştir ki melekler arasında Mikail a.s dan daha alim, merhametli ve şefkatli , Cebrail a.s dan daha heybetli ve kudretli bir melek yoktur. Haberde gelmiştir ki bu iki melek münazara ettiler ve Cebrail a.s şöyle dedi: " Halkın bütün hürmetsizliği ve cefasına rağmen izzet sahibi Allah'ın onlar için cenneti yaratmasına şaşıyorum". Mikail a.s şöyle dedi" Ben de kullarına olan bu kadar ihsan , şefkat ve merhametine rağmen Allah'ın cehennemi yaratmasına şaşıyorum.".

Hazret-i Ceberrut'tan nida geldi: İkiniz arasında benim hakkımda güzel zanda bulunanı daha çok seviyorum" Yani Mikail a.s ı kastediyor.

BERAT GECESİNİN AZİİLETİ

 Şaban ayının on beşinci gecesi olan Berat gecesinin fazileti hakkında Efendimiz sav buyurmuştur: "Kim bu gece yüz rekat namaz kılarsa Allah bu kişiye yüz melek gönderir.Bunlardan otuz tanesi bu kişiyi cennetle müjdeler, otuz tanesi bu kişiyi cehennem azabından emin olduğunu arz eder..Otuz tanesi bu kişiden dünya afet ve musibetlerinin def vöe bertaraf eder.On tanesi ise bu kişiden şaytanın hile ve tuzaklarını bertaraf eder.

İihya isimli eserde Berat gecesi kılınacak yüz rekat namazda Efendimiz sav in iki rekatta bir selam verdiğini.Her rekatta Fatinha'dan sonra on kere ihlas suresini okuduğu belirtilirDilerse on rekat namaz kılar her rekatta fatiha'dan sonra yüz kerre ihlas suresini okur.Selefü salihin bu namaza "hayr namazı" ismini vermişlerdir,bu namaz için toplanırlar çoğu zaman bu yüz rekatı  cemaatla kılarlardı.

ZAMAN VE MEKANLARIN FAZİLETİ

 Şeyh Sadreddin Konevi hazretleri Kırk Hadis Şerhi isimli eserinde şöyle demektedir:Zaman ve mekanların , günahların silinmesinde , iyiliklerin üstün sayılarak onlara kat kat sevap verilmesinde , günah ve suçların örtülmesinde pek büyük tesiri vardır

Hadis-i şerifde şöyle buyurulmaktadır: " Allah Teala  Arafat halkını bağışlayıp kendi aralarındaki kul haklarını  da tazmin etmiştir.Allah Teala arefe günü birinci kat semaya iner/tecelli eder.

Yine Ramazan ayının , zilhiccenin ilk on gününün , Şaban-ı şerifin onbeşinci gecesi olan Berat gecesinin faziletine dair bir çok hadisler varıd olmuştur.Yine Mescid-i Haram da kılınan bir namazın yüzbin, Mescid-i Nebevi de kılınan bir namazın bin, Mescid-i Aksa da kılanan bir namazın beş yüz namaza bedel yahut daha üstün olduğuna dair rivayetler , bazı zaman ve mekanların diğer zaman ve mekanlardan daha faziletli olduğuna delalet etmektedir.

23 Ekim 2026 Cuma

ZÜNUN-U MISRİ

 Zünun-ı Mısri der ki: Şam sahillerinde bazı abidlerin şöyle dediğin işittim." Allah'ın9 ööyle kulları vardır ki onlar marifetullaha erişmiş , Allah'ı kesin olarak tanımıştır.Bu kullar  paçaları sıvayıp Allah için yollara düştüler., arzu ettiklerine ulaşabilmeleri  için bu uğurda her zorluğa göğüs gerdiler.dünyadan uzun hüzün ve kederlerle başbaşa kalıp bunları nimet saydılar.Dünyaya heves edip ona rağbet nazarı ile bakmadılar.Gece hücumundan korkan süvarinin azığı gibi dünyadan az bir azıkla yetindiler.Süratle yollarına devam ettiler.Kurtuluş ümidiyle hızlanıp yolları kat ederek menzil aldılar.Bütün güçlerini kudretlerini ve canlarını Mevlaları Allah'ın rızası uğruna feda ettiler.Gözlerini ahirete diktiler. Ahiret hayatını can kulağı ile dinleyip bunlara kulak ve gönül verdiler.Sen onları görürsün ; susuzluktan ağızları kuru , açlıktan karınları boş,gönülleri dolu,bedenleri zayıf, gözleri yaşlıdır.Onlar bahanelere sığınarak işleri ertelemediler.Az bir azıkla yetinip eski elbiseler giydiler.Bomboş vadi,çöller ve sahralarda ikamet ettiler.Vatanın mamur belderinden kaçıp düyada dost,kardeş ve arkadaş yerine vahdet ve yalnızlığı tercih ettiler.Şayet sen onları görsen, elbette uykusuzluk  ve zorluk kılıcıyla gecenin kendilerini boğazladığı bir topluluk görürsün.Onlar uzun süre gece yolculuklarıyla zayıf düşmüşlerdirUykusuzluk saçan başları dağılmıştır.Zahmet ve yorgunlukla taç ve şerefe nail olmuşlardır.Böylece dünyadan ahirete ticret etmeyi kendilerini hazırlamışlardır.

21 Ekim 2026 Çarşamba

ÖYLE BİR ZAMAN GELECEK Kİ

Hz.Ali kv hazretlerinin şöyle dediği rivayet olunur: "İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki İslam'ın sadece ismi, dinin sadece resmi, Kur'an 'ın da sadece dersi kalacaktır.O zaman insanlar görkemli camiler inşa edeceklerdir.Ancak bu camiler Allah'ın zikrinden uzak ve manen harab durumda olacaktır.O devrin en kötüleri alim ve bilgin geçinenler olacaktır.Fitne yine onlardan çıkıp onlara dönecektir. 

MÜMİNİN BEŞ DÜŞMANI

 Mümin'in beş düşmanı vardır:Bunlar kıskanç mümin, buğz eden münafık, canına kasteden düşman, kendisini azgınlığa teşvik eden nefis ve iinsanı saptıran şeytandır.

20 Ekim 2026 Salı

ALLAH'I KIZDIRMAK

 Zuhruf 55 ayetinde geçer:"Böylece bizi öfkelendirince onlardan intikam aldık, hepsini suda boğduk" buyurulmuştur.Allah'ın kızması bizim kızmamız gibi değildir.Fakat Allah'ın kızan, yahut hoşnut ve razı olan dostları vardır.İşte bunların rızası Allah'ın rızası, onların kızması Allah'ın kızması kabul edilmiştir.Allah,  dostları adına düşmanlarından intikam almaktadır.Bir hadis-i kutsi de buyrulmuştur: " Kim benim bir dostuma düşman olursa bana savaş ilan etmiş demektir.Elbet ben arslanın yavrusu için kükreyip düşmanına saldırdığı gibi dostlarım için kızar öfkelenirim"

Allah, dostlarının kızmasını kendi zatına nispet etmiştir.

18 Ekim 2026 Pazar

KENDİLERİNİ DOĞRU YOLDA SANANLAR

 Zuhruf suresi 36-37  nci ayettir:Kim Rahman'ı zikretmekten gafil olursa, yanından ayrılmayan bir şeytanı ona musallat ederiz.Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyarlar da onlar, kendilernin doğru yolda olduklarını sanırlar." 

Buradaki zikirden maksadın Kur'an-ı Kerim olduğu belirtilir.Kim Kur'an 'a karşı kör olur ,gözlerni kapatır ondan yüz çevirirse "  yahut Allah'ı zikretmekten yüz çevirir Allah'ı unutursa denmiştir.

Zikre müdavim olan kimseye şeytan hiçbir şekilde yaklaşamaz.

CENNETİ İSTEMEYENLER

Efendimiz sav buyurmuştur: "İstemeyenler dışında ümmetimin tamamı cennete girer.Bunun üzerine : "Ey Allah7ın resulü, cennete girmeyi kim istemez ki"denildi.Peygamber efendimiz sav :Bana itaat edenler cennete girer.Bana karşı gelenler cenneti istememiş demektir" 

DÜNYADAKİ EN LEZİZ(LEZZETLİ) ŞEYLER

Bier kral henüz bakire olan kızına ," Hayatta en leziz olan şey nedir?" diye kordu.Kız "Şarap,zifaf saltanat ve hükümranlıktır" dedi. Kral bu cevaba çok öfkelendi ve kızını öldürmek istedi.Kıoz ; " Allah'a yemin olsun ki ben bunları tatmış değilim..Fakat şarap keyfinden sonra sendeki baş ağrısını sonra şaraba tekrar döndüğünü görüyorum.Yin annemin doğumda çekmiş olduğu zorluk,çile ve ölümle yüz yüze gelmesi ni, daha sonra lohusulıktan temizlendikten sonra onu senin yatağında görüyorum.Yine işçileri ve işten çıkarılmaları anında yapılan darp,zindan ve müsadere edilerek cezalandırıldıklarını görüyor, sonra büyük bir hırs ve arzu ile yine senden iş talep ettiklerini, kendilerine ve başkalarına yapılan kötü muameleleri önemsemediklerini görüyorum.Bütün bunlardan sonra bu üç hususun en leziz şeyler olduğunu anladım."dedi.Bunun üzerine kral kızını affetti. 

HADİSİ PEYGAMBERDEN DİNLEMEK

 “Bu veli Peygamber’in hadisini doğrudan ve isnada ihtiyaç duymaksızın kendisinden tashih edebilir. Böylece nice zayıf hadis vardır ki ravilerinden biri uydurmacı olduğu için isnadındaki zaaftan dolayı kendisiyle amel terk edilmiştir. Aslında bu hadis sahih olabilir. Bu yalancı da hadisi doğru olarak söylemiş ve uydurmamış olabilir. Muhaddis sadece nakline güvenmediği için hadisi terk etmiştir. Hadisin naklinde bir de sika (güvenilir) ravi varsa ve yalancı hadisi onunla beraber dinlemişse bu güvenilir zincir sebebiyle hadis kabil edilir. İşte bu güvenilir ravi velidir. Veli hadisi peygamberin hakikatine ilka eden ruhtan dinlerse hadisi bizzat nebiden dinleyen sahabe mesabesinde olacağından kuşku yoktur.”

“Ravileri ve silsilesi açısından sahih kabul edilen nice hadis vardır ki bu mazharı müşahede eden keşif sahibi veli mükaşefe yoluyla bunu Peygambere sorar ve Peygamber bu hadisi onaylamaz ve ben bunu söylemedim böyle bir karar da vermedim der. Böylece hadisin zayıf olduğunu bilir ve Rabbinden gelen delil ile o hadisle amel etmez.”

Veli, ravi zincirinin içine giriyor ve zayıf bir hadisi sahih hale getirebiliyor.

Bu çok özel bir imtiyaz.

VARLIKLI ZENGİN TABAKAYA İLTİFAT

 Hadis-i şerifde buyurulmuştur:"Bazılarına ne oluyor da varlıklı zengin tabakaya iltifat, tazim ve teşrifatta bulunuyor, abid ve zahit insanları küçümsüyor, nefsü hevalarına uygun buldukları konularda Kur'an la amel ediyor,nefsü hevalarına muhalif olan konularda Kur'an'ı terk ediyorlar.İşte bu zamanda insanlar Kuran7ın bir kısmına inanıp diğer kısmina inanmazlar.Allah7ın taksim ettiği rızkı , sınırlı ömrü ve sayü gayret göstermeden elde olacak nimeti ele geçirebilmek için tüm gayretlerini kullanırlar.Ancak sayü gayretle elde edilebilecek tam ecir, sevap, makbul ahiret amelleri  ve hiçbir zarar etmeyecek ahiret ticareti için çaba sarfetmezler"

Saip ,şöyle demiştir:

Sakın türlü nimetlerle dünyadan ahirete gelmeyesin/ Gam ve keder yut, fakat türlü nimetleri düşünme!

Kendini sıkıca bağlamak akıllı kişinin yapacağı bir iş değildir/Ömrünü bu zindanın tamiri için sarf etme.

17 Ekim 2026 Cumartesi

TUVALETTE KONUŞMAK

 Helada konuşmak mekruhtur.İhtiyacını görme anında bu kerahat dahada şiddetli ve ağır olur.Çünkü koruyucu ve yazıcı meleklero kerih mekandan rahatsız olurlar.

VASITAYA YAHUT BİNEĞE BİNERKEN OKUNACAK DUA

 zuhruf suresinin 13 ncü ayetidir: (VETEGULU SÜPHANELLEZİ SAHHARE LENA HAZA VE MA KÜNNA LEHU MUGRİNİN"

(Bunu bizim hizmetimize vereni tesbih ve takdis ederiz, yoksa biz bunlara güç yetiremezdik,diyesiniz"

ŞAŞILACAK İŞ

 Keşfül Esrar isimli kitapta denilir ki:Hak Teala her nerede dostlarından söz etse yabancıların orada belirivermesi ,  nerede bir letafet ve keramet gösterse kahır ve siyasetinin orada bulunması şaşılacak bir iştir. Nerede bir hakikat varsa orada mecaz yaratır  ve hakikatın yüzünü mecazla kapatır.Her delili bir şüpheyle karıştırırve delilin yüzünü tırmalar.Nerede ilim varsa bir cehalet ortaya çıkarır ve ilim sultanını onunla meşgul eder.Nerede tevhid varsa orada şirki yaratır, böylece tevhidi niza ve cedel yoluna gönderir. Tek bir dosta karşı binlerce düşman, her bir arkadaş karşılığında binlerce zındık meydana getirmiştir. Nerede mescid varsa kiliseyi de yine o bina etmiş , nerede bir savmaa varsa orada bir harebe , nerede bir teylasan/sarık ucu varsa orada bir zünnar, nerede bir ikrar varsa orada bir inkar , nerede bir abid varsa orada bir münkir , nerede bir dost var ise orada bir düşman, nerede bir arkadaş var ise orada bir fasık var etmiştir.

Dost isteyen düşmanının cevrini çekmez de ne yapar,Define ile yılan, gül ile diken,gam ile sevinç birliktedir.

Doğudan batıya her yeri pek çok güzellik ve nimetlerle doldurmuş, Ardından her nimeti bir zorluğun arkasına bağlamıştır.

BİR YERDEN SONRA BELA ÇEKMEDEN OLMAZ

 İnsan evvela ibadet ile meşxgul olup çalışa çalışa bir dereceye varırki son derecedir.Buradan ileriye bela çekmeden geçilemez.Cümle peygamberler ve evliyalar çekmeden geçmemiştir. Sırrı Sekati hazretlerien rüyasında Hakk Teala demiştir ki insanlar dünyaya geldiler ezeldeki ahidlerini unuttular,Yüz kişiden doksanı dünyaya yöneldiler  ancak % 10 u kaldı ki dünyaya bakmayıpibadete dereceleri ile bana muhabbet ettiler.Muhabbetimde kalan bu %10 lık kısma bela verdim.Bunlarıın %90 ı bela korkusundan muhabbetimden ayrıldılar.Yüzde onu beladan yüz çevirmeyip muhabbetime devam edip ayrılmadılar, onlara hazinemi teslim ettim.

Cenab-ı Hakk ruhları yarattığında kendinden gayriye muhabbet etmeyeceklerine vaad almış idi.

16 Ekim 2026 Cuma

BİR MÜNACAAT(YALVARIŞ)

 Hace Abdullah Ensari(Herevi) hazretleri bir münacaatında(yalvarışında) şöyle demiştir: Allah'ım o kadar büyüksün ki kuldan layık olmayan bir davranış görüyorsun da cezalandırma hususunda acele etmiyorsun.Kuldan küfür işitiyorsun da onun rızkını elinden almıyorsun.Sevap ve affını ona sunuyor, kendi mesaj ve sözünü ona yeniden hatırlatıyor, eğer hatasından dönerse mağfiret edeceğini"eğer vazgeçerlerse geçmiş günahları bağışlanır"(eNGAL 38) SÖZÜNÜ VERİYORSUN.

HANNAN ve MENNAN İSİMLERİ

 Zuhruf suresinin başında geçen Ha Mim ismi için müfessirler çeşitli yorumlar yapmışlardır.İsmail Hakkı bursevi hazretleri bu isimlerle alakalı bu isimler Hannan ve Mennan isimleridir demiştir.

"Hannan" , kendisinden yüz çevirene bile rahmetiyle yönelen demektir.Çok merhametli demektir.

"Mennan", istemeden verip lütuf ve ihsan edendir.

Kabeyi Muazzamanın içinde üç sütun(direk) vardır.Bunların birincisi "Hannan", iekincisi "Mennan" üçüncüsü de "Deyyan" sütunudur.Kabenin içinde bulunan bu üç isimle zat-ı ahadiiyete işaret etmektedir.Allah'ın zatının muktezası , dünyada rahmet, lütuf ve ihsan; ahirette ise ödüllendirmek ve ce cezalandırmaktır.

15 Ekim 2026 Perşembe

RÜ'YETULLAH(ALLAH'I GÖRMEK)

 Hikaye edilir ki İmam Cafer Sadık(r.a) 'a bir adam , " Rabbimi bana göster" dedi. İmam , " Duymadın mı Allah Teala Musa a.s 'a bile bu kadar büyük peygamber olmasına rağmen "aslı beni göremezsin(Araf 7/43) buyurdu. Adam , " Elbette bu milleti Ahmediyyeden "Kalbim Rabbımı g2ördü" diyen ve yine " ben görmediğim Allah'a ibadet etmem diyen olacaktır" dedi.Adam isteğinde çok ısrarlı olunca İmam Cafer onun Dicle nehrine atılmasını emretti.Adam, " Ey Rasulullah'ın torunu kurtarbeni" dediysede Xİmam Cafer " Ey su boğ onu" dedi.Bir kaç defa yardım istediyse de İmam oralı olmadı.Niihayet adam insanlardan ümidini kesince   " Allah'ım yardım et, kurtar beni" dedi.İmam Cafer Sadık " onu getirin" dedi.Tutup getirdiler .Kulağındaki ve gözüne dolan suyu çıkardılar, kendine geldiğinde  " Hakk'ı gördün mü?" dedi. Dedi ki " Ağyarın hayali kaldığından elimi uzattığımda perde vardı.Tamamıyla ona iltica ettim ve halimi arz ettim. gönlümde bir pencere açıldı.oradan bmaktım ve istediğim her şeyi gördüm.Çaresizlik olmadıkça bu durum meydana gelmez.İimam Sadık " Sadık'ı çağırdığında gerçek sadık değildin. Şimdi şu pencereden sokağa bak , çünkü alemin Rabbi oraya tecelli etmiştir.

14 Ekim 2026 Çarşamba

METLİ SULTAN'DAN

 Metli Sultan'Dan yetişen Karaman'da yaşayan Nesibe Sultan anlattı.Metli Sultan'ın evinin karşısında Zeliha abla denen bir bayan vardı.Kocası Semercilik yapardı.Zeliha Abla kocasıyla gelir Metli Sultan'ın başını yıkar,sakalını ve saçını tarardı.saçlarının enseye gelen kısmına belik örerdi.Çok muhabbetli ve gayretli idi.Metli sultan'a gelen ihvanlara,misafirlere iki kaşık çorbası olsa getirir verirdi.

11 Ekim 2026 Pazar

KUL DUA EDİNCE

Sahabeden enes r.a dan rivayet edilir:: " kUL UDA EDİNCE ŞU ÜÇ ŞEYDEN BİRİNİ ELDE EDER:yA GÜNAHI AFFOLUR YAHUT KENDİSİNE İLERDE VERİLMEK ÜZERE BİR İYİLİK HAÇZIRLANIR.Yahut hemen elde edeceği bir iyilik verilir:

TEVBENİN ALTI MANASI

Hz.Cabir şöyle irvayet ediyor: Bir Bedevi mescid-i Nebevi(ye geldi.ve ; "Ayyah'ım senden mağfiret talep ediyor ve sana tevbe ediyorum" dedi.Tekbir getirerek namaza başladı.Namazdan sonra Hz.Ali r.a bu adama şöyle dedi: " Ey Hemşerim. Tevbe konusunda bu kadar acelecilik yalancıların tevbesidir.Senin bu tevben yeniden tevbeye muhtaçtır' Bunun üzerine adam "Ey müminlerin emiri! peki tevbe nedir? diye sordu.Hz.ali tevbenin altı manası olduğunu belirttikten sonra şunları söşyledi:

1- Geçmiş günahlara pişman olmak

2. Eda edilmeyen farzları kaza etmek

3. Hakları sahiplerine ödemek

4. İsyanla besleyip semizlettiğin nefsi, ibadet ve taatla eritip zayıflatmak

5. Nefse günah halavetini tattırdığın gibi taat acılığını da tattırmak

6. Şemdiye kadar ki gülmenin yerine artık ağlayıp pişmanlık gözyaşı dökmek 

9 Ekim 2026 Cuma

NASIL?NİÇİN?

 Bir kimse "Nasıl" ve "niçin"den söz edemez./Ki yaratılış hadiseleri "nasıl" ve "niçin" in ötesindedir.

"Niçin " deme, "niçin" kadere yenilmiştir/ "Nasıl" dan söz açma, "nasıl" da kaza okuyla yok olmuştur.

SALİHLERİN DERECESİNE ULAŞMAK İÇİN

 İibrahim Ethem hazretleri Kabe'yi tavafta bir adama  "sen şu altı geçidi geçmeden salihlerin derecesine ulaşamazsın diyerek şunları sıralamıştır:

1. Nimet kapısını kapatacak , zorluk ve zahmet kapısını açacaksın

2. İzzet ve gurur kapısını kapatacak , zillet vetevazu kapısını açacaksın

3. Rahatlık kapısnı kapatacak  cehdü gayret kapısını açacaksın 

4. Uyku kapısını kapatacak , uykusuzluk ve uyanıklık kapısını açacaksın

5. Zenginlik kapısını kapatacak, fakirlik kapısını açacaksın

6. Emel kapısını kapatacak ; amel ve ölüme hazırlık kapısını açacaksın

GERÇEK İSTİKAMET

Gerçek manada istikamet ancak peygamber ve evliyaların büyükleri muktedir olurlarÇünkü gerçek istikamet; alışkanlık haline geterilmiş bilindik işlerden uzaklaşmak, formalite protokol ve adetlerden sıyrılarak Hakk'ın huzurunda sadakatle el pençe divan durmaktır.  

AYRILIĞA DÜŞENLER

Şura suresinin 14 ncü ayetidir: " Onlar kendilerine ilim geldikten sonra , sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler" 

"Onlar"dan kasıt Yahudi ve Hırıstiyanlardır.Bu din sahiplerinin ayrılığa düşme nedenleri, Peygamberimiz zuhur edip Kur'an inzal edilmeye başlayıp ,  kendi kitaplarında olan durumları Kur'an inzal edince , kendilerinde olan dünya hükümranlığı arzu etmeleri, mevki ve makam talepleri ,cahiliyye öfkesi nedeniyle ayrılığa düştüler.Yoksa Peygambere ve indirilen kitab'a olan şüphelerinden değil. Gelecek peygamberin kenhdilerinin arasında çıkacağını sanıyorlardı.Kur'anın bahsettiği hakikatlar zaten kendilerine indirilen kitaplarda mevcut idi.Bir anlamda dünya mülkünün varisinin kendilerinin olacağı beklenti içinde idiler.

8 Ekim 2026 Perşembe

SEÇİLMİŞLER

 Allah kullarından dilediklerini , kulların kabiliyetlerine göre secipkendi zatına katar.Kendisine yönelene de yardım ederek onu doğru yola sevkeder.Allah'ın kulu seçmesi , iilahi feyzini ona tahsis etmesi demek olup, kulun cehdü gayreti olmaksızın çeşit çeşit nimetler bundan ortaya çıkmaktadır.Bu durum, peygamberler ve onlara yakın olan sıddık ve şehidler içindir.

ŞERİATLAR BAZI TALİ KONULARDA DEĞİŞİKTİR

Hak Teala ,Şura suresinin 13 ncüayetinde "Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin diye Nuh'a tavsiye ettiğini , sana vahyettiğimizi ,İbirahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı.Fakat kendilerini  çağırdığın bu 8din), Allah7a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendisine (peygamber) seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir."

Sehl Tusteri şöyle demiştir: " Şeriatlar bazı tali konularda değişik değişiktir.Mesela Nuh a.s ın şeriatı muhaliflerin işkence ve eziyetlerine sabretmektir.Buna göre İbrahim a.s 'ın şeriatı (Allah'ın emrine ) boyun eğip teslim olmaktır.Musa a.s 'ın şeriatı kerim olan Rabbin cemaline aşık olmaktır.İsa a.s 'ın şeriatı zühd sahibi olup , dünyadan soyutlanmaktır.Peygamber sav 'in şeriatı ise her kalbi selim tarafından imirenile nhakiki f    akirliktir.Allah'a muhtaç olduğunu arz edip onun dostluğunu kazanmaktır. 

Efendimizin duasıdır: "Allah'ım beni sana muhtaç kıl,kullardan müstağni eyle"

7 Ekim 2026 Çarşamba

İSLAM KOLAYLIK DİNİDİR

 Ef    endimiz sav buyurmuştur: Elbette bu din kolaydır  ve kolaylık dinidir.Kim dinde bir zorluk çıkartırsa sonunda o kişi yenik düşer" yani din kolay amellere şamil olup dinde zorluk yoktur. Kim ibadetlerinde bir takım külfet , meşakkat ve zorlukları iilzam eder işi zora sokarsa bu gibi zorlukların üstesinden gelemez  ve yenik düşer.Sonçta çalışıp kazanmak cennet yoludur. Kişi cennetlik olduğunu bilse de yine de çalışmalıdır.

5 Ekim 2026 Pazartesi

ZULÜM

 "RABBİN HİÇ KİMNSEYE ZULMETMEZ"(Kehf suresi 49)

Zulüm başkasının mülkünde tasarruf etmek yahut haddi aşmaktır."Kim bir zalime , zalim olduğunu bile bile , yardım ederse daireyi islamdan çıkmış olur"(Hadis)

Başka bir hadiste ise " Kim bir zalimin ardından ona yardım maksadıyla yedi adım yürürse , o kişi günah işlemiş olur" buyrulmuştur.

Semerkantta Dider Sultan bizzat kendisi medrese talyebelerini n düşük , orta,yüksek derece olanlarnı tespit maksadıyla ders hocası olan müderris dışında adil ve faziletli kişilerden bir heyet oluşturdu ki böylece imtihana girecekler arasında bir zulüm ve haksızlık olmasın. Çünkü bu zat, bu heyetin zulüm ve haksızlıklarını küfür sayardı

4 Ekim 2026 Pazar

DİLLERİ PEYGAMBER DİLİ,KALPLERİ FİRAVUN KALBİ

 Efendimiz sav buyurmuştur:Ümmetimin içerisinden bir takım kavimler çıkacak , diller ive konuşmaları peygamber dilleri gibi, kalpleri firavun kalpleri gibidir."başka bir hadis-i şerifde ise ."Kalpleri kurtların kalpleri gibidir., okun yaydan fırlayıp uzaklaştığı gibi bunlar da süratle dinden çıkıp uzaklaşırlar.Bilgisizce fetva verirler, kendileri de sapar halkı da saptırır" 


3 Ekim 2026 Cumartesi

İSTİKAMET

"ŞÜPHESİZ, RABBİMİZ ALLAH'TIR DEYİP SONRA DOSDOĞRU YOLDA YÜRÜYENLERİN ÜZERİENE MELEKLER İNER..2(Fussilet 30) bu ayette zikredilen 'dosdoğru yol' dan maksadın ne olduğu hususunda  Hz Ömer r.a  istikametin imanda sebat etmek olduğu, Hz.Osman'dan r.a ameli ihlasla yapmak olduğu, Hz.Ali 'den farazları eda etmek olduğu şeklinde rivayetler vardır.Bunlar istikametin teferruat açılımlarıdır.

Avamın istikameti zahirde emirlere sarılıp yasaklardan sakınmalarıdır.Batın gönül dünyasında ise iman ve tesdikten ibarettir.Allah7ın seçkin kullarının ise zahirdeki istikameti dünya sevgisinden arınmak , dünyanın süs, zinet ve şehevatını terk etmektir.İç alemde batın , gönül dünasında ise cennet nimetlerinden feğrağat edip Hak Teala'nın zat ve cemaline kavuşma arzusu ile onlardan ir    fan ve marifet istemektir.

"BİZ ONLARA BİR TAKIM ARKADAŞLAR MUSALLAT ETTİK.."

 Fussilet suresinin 25 nci ayetin başıdır.

Keeşfül Esarar isimli tefsirde denir ki: " Alla hTeala bi rkuluna hayır murad ettiği zaman , o kulu taate davet  ve teşvik eden, bu konuda ona yardımcı olan bir takım dostlar sardırır.Bi rkula da şer ve kötülük murad ettiği zamaN nonu isyan ve menhiyata teşvik eden dostlar sardırır.İşte şeytan da bu kötü dostlardandır.Zira şeytan insana vesvese vererek musallat olur.İnsan her vesileyle çokca kötülüğü emreden nefis , şeytandan daha kötü ve zararlıdır.Bu dünyada nefis hem kendini hem kulu helaka götürecek şeylere çağırır.Yarın ahirette kulu davet ettiği şer konusunda aleyhine şahitlik edecektir.

MELEKLERLE MUSAFAHA

Ey musa! Diyeceklerime kulak ver, gerçek, benim söylediklerimdir.: Düşkün fakir birisine karşı büyüklük taslayanları kıyamet günü toz şeklinde haşrederim.; alime tevazu gösterenleri dünyada da ahirette de yüceltirim.Her kim bir müslümanın gizlisini saklısını açığa çıkarmaya çalışırsa,Ben de onunkini yetmiş katıyla ortaya dökerim.; Her kim bir müslümanı alçaltmaya çalışırsa savaşta Benimle teke tek dövüşüyor demektir.Her kim Bana iman ederse , dünyada da ahirette de melekler kendisiyle açıkca musafaha eder.