19 Mayıs 2026 Salı

İMANIN ŞUBELERİ /İMAM NESEFİ

 İmam Nesefi , Tefsirül Teysir isimli kitabında  der ki: " Ben O'nun tercih ettiği tertibe ve içtihadına göre onları şöylece sayıyorum:

Peygamber sav imanın şubelerini saymaya tehlil ile başladı.Ondan sonra şunlar gelir:Tekbir, tehlil, tahmid,temcid, tecrid, tefrid, tevbe, inabe, nezafet/temizlik, taharet, namaz, zekat, oruç kıyam/gece ibadeti, itikaf, hac, umre, kurban, sadaka, gaza, köle azadı, Kur'an kıraati, ihsana devam etmek, isyandan uzak durmak, azgınlığı terk etmek, düşmanlığı bırakmak, gönlün takvası , lisanı korumak, sena,dua,havf,reca, haya, sıdk,safa, nasihat/samimiyet, vefa, nedamet, ağlamak, iihlas, zeka,hilm,sena/cömertlik, iyiliğe şükür, belaya sabır, kazaya rıza, ölüm için hazırlanmak, sünnete uuymak, sahabeye muvafakat, yaşlılara ihtiram, küçüklere şefkat, ümmetin alimlerine uymak, avama şefkat, havasa ihtiram ve saygı, Ehli sünnete tazim, emaneti eda, iffeti korumak, yemek yedirmek, iyilik yapmak, yetimleri kollamak, sılai rahim, selamı yaymak, Allah7a teslimiyette sadakat, günahlardan korunmayı gerçekleştirmek, dünya konusunda zühd, ahirete rağbet, Mevla'ya muvafakat, hevaya muhalefet, cehennemden sakınmak, Meva cennetini talep, keremi/cömertliği yaymak, aile mahremiyetini muhafaza, hizmetçilere iyilik yapmak,tevfiki talep, tahkiki muhafaza, komşu ve arkadaşları gözetmek,, kölelere iyi davranmak ve imanın şubelerinin en aşağısı yoldan eziyet veren şeyleri kaldırmak"

İMANIN ŞUBELERİ

İmanın şubeleri:
Allah'ın birliğine şehadet,   namaz kılmak,  zekmat vermek,  oruç tutmak,  hac etmek,  abdest almak,  cünüblükten kurtulmak için gusul etmek,  Cuma günü gusul abdesti almak,  sabır,  şükür,  vera,  haya,  emniyet,  nasihat,  ululemre itaat,  Hakk7ı zikretmek,  halka eziyet etmemek,  emaneti yerien getirmek,  mazluma yardımcı olmak,  zulmü terk etmek,  insanı hor görmemek,  gıybeti terk etmek,  çekiştirmeyi terk etmek,  tecessüsü terk etmek,  birisinin evine gireceğinde izin istemek,  öfkeyi yenmek,  doğru olmak,  iyi sözü dinlemek,  fakir ve dilenciyi iyi söz ile savmak,  kötü sözü açıktan söylememek,  güzel kelime ile ifade etmek; avret yerini ve dili muhafaza etmek,  tövbe, tevekkül ve huşu içinde olmak,  boş sözü terk etmek,  malanayiyi terk etmek,  ahdine sözüne ve akdine vefa göstermek,  takva üzere olanlara yardım etmek,  günahkar ve düşmanlara yardımda bulunmamak,  takva üzere olmaya devam etmek,  iyilik yapmak,  doğruluk üzere olmak,  emri maruf  ve nehyi münker yapmak,  iki müslümanın arasını düzeltmek, ara açmamak,  müminlere karşı şefkatli olmak,   yumuşak davranmak ve mülayim olmak,  anne babaya iyilikte bulunmak,  itaatsizliği terk etmek,  insanlar için dua etmek ve rahmet dilemek,  büyüklere değer vermek,  Allah7ın çizdiği sınırlara uymak,   cahiliyet davasını terk etmek,  başkasının ardından kötü söz söylememek,  başkalarına düşmanlık beslememek, yalancı şahitlik yapmamak ve yalan söz söylememek,  hemz,lemz ve gamzı terk etmek,  yani önden ve arkadan kötü söz söylememek,  göz kırpmamak ve gammazlık etmemek,  cemaatta hazır bulunmak, selamı yaymak,  hediyleleşmek,  güzel huylu ve ahdine sadık olmak,  sır saklamak, evlatlarını nikahlamak ve kadını nikahla almak,  ehli beyte muuhabbet beslemek,  kadınalrı sevmek,  güzel kokuyu sevmek,  ensara sevgi beslemek,  İslam7ın şiarrına tazim göstermek,  hıyaneti terk etmek,  müminin üzerine silahp doğrultmamak,  ölmüş olan kimseyi techiz ve tekfin etmek vecenaze namazını kılmak,  hastanın hatırını sormak,  Müslümanların yolundan zahmet veren şeyleri uzaklaştırmak Kendisi için sevdiği şeyi bütün müminler için sevmek, Allah Teala ve Resulünü her şeyden daha çok sevmek, küfre tekrar dönmemek,  meleklere, kitaplara ,peygamberlere  ve onların Allah'Tan getirdiği herşeye iman etmek, ve bundan başka kitap ve sünnetin ihtiva ettiği şeyler ki onalar pek çoktur (Fütühat-ı Mekkiyye)

ÖZELEŞTİRİ

 Molla Cami der ki:

" İnsanlar arasında tevbeden dem vururum, gönül ise günahta ısrarlı

Benim böyle yoldan çıkmış birisi olduğumu kimse anlamıyor."

PEYGAMBER SAV'İ GÜLDÜREN HUSUS

 Ebu Zer hazretlerinden rivayet olunmuştur: "Kıyamet günü bir kimse hesap için getirilir.Büyük günahları saklanarak "küçük günahlarını ona arzedin" denir ve "Sen şu günde şunu yapmışsın." diye söylenir.O da ikrar eder, inkar edemez. Büyük günahlarının da aynı şekilde arz edileceğinden korkarken (Allah tarafından meleklere) "Ona yaptığı her günah karşılığında bir sevap verin" denir.O bunu görünce  " Benim burada göremediğim daha başka günahlarım da var" der".

Ebu Zer r.a "İşte bunun üzerine Resulullah'ın azı dişleri görününceye kadar gülerken gördüm.Sonra " Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir " ayetini okudu. 

GECE NAMAZINA MANİ OLAN ŞEYLER

 Gece namazına mani olan şeyler, dünya işlerine çok önem vermek, dünya ile fazla meşguliyet, bedeni boşu boşuna yormak, çok yemek, çok konuşmak, eğlence ve dedikoduya dalmak ve kayluleyi ihmal etmektir.Muvaffak olan kişi, vaktini ganimet bilen, derdini ve devasını tanıyan , ihmal etmeyen ve böylece kendisi de ihmal olunmayan kimsedir.

ÖMRÜN KIYMETSİZ TARAFI

 Bir abid veufatı gelip çattığında şöyle dedi: " Ben üzüntüler, gamlar, hatalar ve günahlar yurdu olan bu dünya için üzülmüyorum.Bütün üzüntüm, uyuduğum geceye, oruç tutmadığım gündüze, ve Allah'ın zikrine gafil olduğum saatedir. Fırsatını bulan kimse acele etsin.Geri kalan ömrün bir kıymet ve değeri yoktur.

TEMİZLİK

Efendimiz sav "Temizliğe devam et ki , rızkın genişlesin" Temizlik, mutlak olarak rızkın genişlemesine yol açar.Rızk talep edene  gereken, daima zahiri temizlik üzere olmaktır.Çünkü bu rızkı celbeder.Batının temizliğıine gelince , bu da manevi rızkı celbeder.Manevi rızk, ruha gıda olacak ilimler ve feğyizlerdir.

UYKU

 Büyüklerden birisi şöyle demiştir: " Uyku beden için bir rahatlıktır.Mücahedeler bedeni yorar.Bu iki şey birbirine zıttır.Hakikatte uyku, kalbe ait duyu oranlarının açılması iç in zahiri duyu organlarının kapatılmasıdır.Uykunun hikmeti şudur: İnsanlardaki kutsi ruh , rabbani latife veya nefsi natıka , bu sufli cisimde gerçekten yabancı/garip; onun ıslahı , onun faydalarını celb ve zararlarını def etmekle meşgul; kişi uyanık olduğu sürece bedende mahpustur.Kişi uyuduğu zaman  o, asıl mekanına  ve kendine ait yere döner.Ruhlarla karşılaşır, manaları kavrar.Melekut alemine varınca , şehadet aleminde gördüğü şeylerin misallerini  ve bunların manalarına muttali olur, galbe ait bilgileri alır. Böylece rahatlar. İşte rüya tabirindeki sır da budur.

Nefsiiyle mücahede eden kimse, uyku ve istirahati terk ettiği zaman üzerindeki dört unsur; toprak,su,ateş ve havanın cüzleri erir. Bu durumda kalbden hicab/manevi perde kalkar ve kalb gözüyle melekut alemine bakar ve Rabbine iştiyak duyar.

Bazen maksudunu uykuda iken görür.Ahlatıldığna göre Şah Şüca otuz sene uyumamıştı. Tesadüfen bir gece uyudu, rüyasında Hak Teala'yı gördü. Bundan sonra o , yanında bir yastık taşır, her nerede uykusu gelirse yatar uyurdu.Bu durumu şu şiirinde söylemiştir:

Kalbimin sürurunu uykumda gördüm/ Bu yüzden uyuklamayı ve uykuları sevdim.

"GÖLGEYİ NASIL UZATTI"AYETİ

Furkan suresinin 45 nci ayetinde zikredilir: "Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmedin mi?...
Mesnevi-i şerif    de bu ayetle alakalı olarak denilir ki:
"Allah7ın gölgesi birine dadı oldu mu , onu hayalden ve gölgeden kurtarır/ Allah'a kul olan Allah'ın göölgesi olur.O, bu dünyadan yana ölmüş , Allah ile dirilmiştir.. Ahir zamanın afetinden kurtulmak için hiç kuşku duymadan hemencecik onun eteğine yapış."Gölgeyi nasıl uzattı" ayeti velilerin alametidir.Çünkü o , Hak güneşinin ışığının kılavuzudur. Bu kılavuz olmadan bu vadide yürüme; Halil gibi " Ben batanları sevmem de". Var git gölgeden bir güneş bul , padişah Tebrizli Şems'in eteğine sarıl"

18 Mayıs 2026 Pazartesi

HEVAYA KULLUK

 Denilmiştir ki; Şeriatı uygulamak suretiyle de olsa nefsani bir yol üzerine yaşayan , rabbani hakları değil , nefsani hazları elde etmeyi arzulayan herkes hevasına kulluk yapmaktadır.

Hevanın galebe gücü o derecedir ki , " Yeryüzünde (Allah'dan başka) tapılan ilk ilah hevadır" hadisi vardır.Kur7an diliyle "Hevasını kendisine iilah edinen kimseyi gördün mü?" ayeti inmiştir.

Ebu Süleyman r.h der ki:" Nefsini hevasına tabi kılan kimse onun katline ortak olmuştur.Çünkü nefsin hayatı zikir ile ölümü ve katli ise gaflet iledir.Gaflete düştüğünde şehvetlere tabi olur.Şehvetlere kapıldığında  ise artık ölü hükmündedir.

YANLIŞ KIYASLAMALAR

 Mekke müşrikleri kendileri gibi bir insan olan, çarşı pazar dolaşan acıkınca karnını doyuran,susayınca su içme ihtiyacı olan Efendimiz sav'i alaya alırlar idi.Kendileri ile kıyaslayıp bizden ne farkı var ki? diyerek peygamberliği ona layık görmezler idi.

Aynı şekilde kıyamete kadar bu anlayış sürecektir.Allah velilerini alaya alacaklardır.

His ehli nübüvveğti ve irsaleti zahiri his ile göremezler.Çünkü onlar ancak Allah7ın nuru ile desteklenmiş basiretle idrak edilir.Kendilerinin ulaşamadıkları nübüvvet ve risalet kelamını Rasulullah'dan işitince  onu sadece alaya aldılar ve alay ederek : " Bu mu Allah'ın peygamber olarak gönderdiği" derler.

Mesnevi de denir ki:

Yazıda "şir"(aslan) "şir" (süt) e benzese bile , sen temiz kişilerin işini seninle kıyaslama.

Bütün dünya bu yüzden yoldan çıktı; Hak abdallarından pek az kişi haberdar oldu.

Peygamberlerle eşitliğe kalkıştılar , velileri de kendileri gibi sandılar.İşte biz de insanız , onlar da insan. Biz de uykuya ve yemeğe bağımlıyız , onlar da dediler.

Körlük yüzünden , arada sonsuz fark olduğunu bilemediler.

İki çeşit arı aynı yerden yedi: ama bunun biri zehir oldu, öteki bal/ İki çeşit ceylan ot yiyip su içti; birinden fışkı ötekinden halis misk geldi.İki çeşit kamış aynı kaynaktan su içti ; birisi boş , öteki şekerle dolu.

17 Mayıs 2026 Pazar


 

HER PEYGAMBERE BİR DÜŞMAN PEYDA EDİLMİŞTİR.

 Cenab-ı Hakk'ın sünnetullahıdır.Furkan suresi 31 ayetidir: "(Rasulüm) İşte biz böylece her peygamber için suçlulardan düşmanlar peyda ettik.Hidayet verici  ve yardımcı olarak Rabbin yeter" 

 Denilmiiştir ki Peygamberlerin ve velilerin dereceleri kendilerine muhaliflerle  ve düşmanlarla imtiihan edilmeleri sebebiyle yükseltilmiştir.

Bu ayette işaret edilmektedir ki Allah Teala talebinde sadık her sıddıka eziyet etmesi için iinadcı, huzurdan kovulmuş bir düşman musallat eder.Sıddık ise Allah yolunda onun ezasına sabreder., onun sayesinde hilmini sınar ve Allah'ın hükmüne rıza gösterir, Allah'n imtihanına sabrederek , hükmüne teslim olur.Allah7ın hükmüne teslim olma , her şeyi Allah'a havale etme ve O'na tevekküle muvaffak kılma nimetinden dolayı Allah'a şükreder.Böylece bu adımlarla Allah'a yürür (seyr ilallah), hatta bu kanatlarla Allah'ta Allah ile uçar.Nitekim Allah7ın peygamberlerini  ve evliyasını terbiye hususunda takip ettiğ sünnetullah bu şekildedir."Allah'ın sünnetin de iseasla bir değişiklik bulamazsın"(ahzab 62)

DÜNYA MEŞGULİYETLERİ

 Şibli hazretlerine : "Dünyada meşguliyetler , ahirette ise korkular vardır.O halde kurtuluş ne zaman?" denildi.O da:" Dünyanın meşguliyetlerini terk et , ahiretin korkularından emin olursun"dedi.

BİR KISIM İNİSAN DİĞER KISIM İÇİN İMTİHANDIR

 Furkan suresi 20 nci ayette buyrulur: "(Ey insanlar) Sizin bir kısmınızı diğer bir kısmınıza imtihan(vesilesi) kıldık.(bakalım) sabredecek misiniz?. Rabbim hakkıyla görendir"

Fakirleri zenginlerle, peygamberleri kendilerine gönderildikleri kimselerin düşmanlıkları ve eziyetleri ile, hastaları sıhhatli kimselerle, güçsüzleri yüksek mevki sahipleri ile, halkı sultanlarla, toplumun alt tabakasını soylularla, körleri görenlerle, güçsüzleri güçlülerle denedik.

Ele geçen şey sınanmak, elden çıkan şey de denenmek içindir.

EFENDİMİZ SAV'İN TERCİHİ

 Bir Hadis-i şerif de buyrulmuştur: "Rabbim bana Mekke vadisini altın yapmayı teklif buyurdu da ben:" Hayır , ya Rabbi! Fakat ben bir gün aç, bir gün tok olayım. Aç olduğum gün sana yalvarıp dua edeyim. Tok olduğum gün ise sana hamd ve senada bulunayım."(tirmizi Zühd 35)

16 Mayıs 2026 Cumartesi

MUUKADDERAT

 


İZİN İSTEMEK

 Müminler, peygamberin yanında mühim bir hususta istişarede bulunmakta iken Peygamberden izin istemeden ayrılmayı Hak Teala yasaklamıştır.Nur suresi 62 ayet: "Onlar, o Peygamber ile ortak bir iş üzerindeyken ondan izin istemedikçe bırakıp gitmezler..(Rasulüm) Şu senden izin isteyenler , hakikaten Allah'a ve Rasulü'ne iman etmiş kimselerdir.Öyle ise , bazı işler için senden izin istediklerinde , sen de onlardan dilediğine izin ver; onlar için Allah'tan bağış dile; Allah mağfiret edicidir, merhametlidir"

Geçerli özür ve ihtiyaç olmakla birlikte Rasulullah'ın meclisinden ayrılıp gitmenin büyük bir hata olduğu ifade buyrulmuşutr.

Bu sebeble tarikat büyükleri demişlerdir ki Zaruri bir ihtiyaç içi nçıkmak isteyip te şeyhini yerinde bulumayan mürit , kapıda durur. Kalbiiyle teveccüh ederek şeyhinin ruhaniyetinden izin ister ki kendiliğinden çıkmış olmasın. Bilakis bu tavrı  şeyhine ittiba yoluyla gerçekleşmiş olsun.Çünkü ittibada büyük tesir vardır.

Sadık mürit , şeyhinin bütün tasarruflarına tabi olan  ve onu nizni olmadan nefes bile almayan kişidir.Gizlide ve açıkta şeyhine muhalefet eden kişi, asla doğruluk kokusu duyamaz ve seyri süratli olmaz.Bu tür bir kusur işleyen mürit , yaptığı muhalefet ve hıyanetten derhal vazgeçmeli özür dilemelidir.Müridler şeyhlerin ıyali(aile fertleri) dirHallerini düzeltmek üzere şeyhlerin, mallarından onlara infakta bulunmaları farzdır. 

ENES r.a 'a nasihat

 Enes (r.a) dan rivayete göre  o , şyöle demiştir.: Rasulullah sa.'e on sene hizmlet ettim.Yaptığım bir iş için asla " Niçin böyle yaptın?" , kırdığım bir şey için " Bunu niçin kırdın?" demedi.(Bir defasında) ayakta durmuş mübarek ellerine su dökerken başını kaldırıp : " Sana faydalanacağın üç haslet öğreteyim mi?" buyurdu. Ben de "Evet, anam-babam sana feda olsun ya Rasuallah"dedim.Şöyle buyurdu: "Ümmetimden biri ile karşılaştığın zaman selam ver ki ömrün uzasın. Evine girdiğin zaman oradakilere selam ver ki hayrın çoğalsın. Kuşluk namazı kıl ki o, iyilerin ve Allah'a dönenlerin namazıdır."

YEMEĞE DAVET

 Efendimiz SAV buyurmuştur:İki gözü olan birisi kendisine baktığı halde yemek yiyen ve onu yemeğine ortak etmeyen kişi, devası olmayan bir hastalığa tutulur"

RABİA'YA YÖNELTİLEN SORULAR

 Meşhur Sufi Rabiatül Adeviyye'nin kocası vefat edince Hasan Basri ve arkadaşları onun yanına girmek için izin istediler.izin verdi.Kendisi bir perde arkasına çekilerek oturdu.Hasan ve arkadaşları:"Kocan öldü, dolayısıyla bir kocaya ihtiyacın var.İçimizden birisi ile seni evlendirelim dediler.

Rabia: " Ancak içinizde en alim olan birisiyle evlenebilirim?" deyince "En alimimiz Hasan Basri" dediler.Bunu nüzerine Rabiat,ona "Sana dört şey soracağım bilebiliirsen olur" cevabını verdi ve sorularını sormaya başladı.Bu sorular şunlar idi:

1- Ne dersin ölsem ve dünyadan çıksam , imanlı mı ölürüm yoksa imansız mı?

2- Ne dersin kabre konsam ,münker ve nekir bana sual etseler, onlara cevap vermeye gücüm yeter mi? yetmez mi?"

3- Kıyamet günü inisanlar toplanıp amel defterleri uçuşmaya başladığında kitabım sağımdan mı? yoksa solumdan mı? verilecek"

4- "İnsanlar bir gurup cehhete gidecek diğerleri cehenneme girecek denildiğinde ben hangi gurupta olacağım?"

Hasan Basri bu soruların tümüne Bu sorular gayba ait sorulardır bilmiyorum" diye cevap verince Hazret-i Rabia: " Bu dört şeyin gamını taşıyan bir kimse evlenmekle nasıl meşgul olabilir? demiştir. sonra sözüne şöyle devam etmiştir:

"Ey Hasan bana haber ver Allah, aklı kaç parça yarattı?" Hasan Basri On parça.Bunun dokuzu erkeklherde, birisi kadınlardadır" dedi.Rabia: "Allah şehveti kaç parça yarattı? diye sorunca Hasan Basri:"On parça.Bunun dokuzu kadınlarda biri erkeklerdedir" dedi.Bunun üzerine Rabia:

"Ey Hasan , ben dokuz parça şehveti bir parça aklımla koruyabiliyorum. Ama sen bir parça şehveti dokuz parça aklınla koruyamıyorsun" dedi.

Hasan ağladı ve oradan ayrıldı.

İBRAHİM ETHEM

 İbrahim Ethem hazretleri derki :Bir gün birinin ekininde yürürken  sahibi bana "Ey Öküz" diye bağırdı. Bunun üzerine kendi kendime : " Ufak bir hata yüzünden ismim değişti. Bu hatalar çoğaldığı takdirde Allah Teala marifetini de değiştirir" dedim.

ÜÇ AYET

 Denilir ki ; şu üç ayette üç husus üç şeyle bağlantılı olarak İnmiştir. Onlardan hiçbiri  birlikte zikredildiği olmadan kabul olunmaz.

1- Namazı dosdoğru kılın ve zekatı verin"(Bakara 110) Kim namaz kılar da zekatı vermez ise namazı da kabul olunmaz.

2- Allah'a itaat edin , Rasulüne de itaat edin"(Nur 64) Kim Allah'a itaat eder de Peygamber'e itaat etmez ise , Allah'a itaati kabul olunmaz.

3- "Bana ve anne-babana şükret "(Lokman 14) Kim, Allah7ın nimetlerine şükreder ve fakat ana-babasına teşekkür etmez ise bu da kabul olunmaz.

Dolayısıyla Hz.Peeygamber'e itaat , kabul kapısınhın anahtarıdır.Ashabı Kehfin köpeğinin durumu , sana itaatin şerefini bildirmeye yeter.O, Allah'a itaat yolunda Ashabı Kehfe tabi olduğu için cennete girmeye hak kazandı.

Nur suresi 56 ayetinde buyrulmuştur.:Namazı kılın, Zekatı verin ; Peygambere itaat edin ki  ki merhamet göresiniz"

HASTALIK TEMELİNDE İKİ ÇEŞİTTİR

 Bunlar , birincisi bedene ait hastalıklar ki "hastalık" dendiğinde en çok bu anlaşılır.İnsanın kendine özgü itidalden çıkmasıdır. Diğeri ise " Onların kalblerinde hastalık vardır.Allah'da onların bu hastalığını çoğaltmıştır"(Bakara 10) ayetinde zikredilen cehalet, korkaklık, cimrilik, nifak  ve diğer ahlaki düşxüklüklerden ibaret olan kalbe ait hastalıklardır.

Hasta beden zararlı şeylere meylettiği gibi ,kalbi hastalıklar nedeniyle nefis de batıl itikadlara meyleder.

Hadis-i şerifde buyrulmuştur: "Sizden hiç biriniz hevasını benim getirdiklerime tabi kılmadığı sürece iman etmiş olamaz" Nefsimizin meyillerini Peygamber'in getirdiği hüküm ve kaidelere boyun eğdirmediğimiz sürece kamil bir imana erişemeyiz ve imanın derecelerini tamamlıyamayız.

14 Mayıs 2026 Perşembe

ALLAH GÖĞÜN VE YERİN NURUDUR AYETİ

 Nur suresinin 35 ayetinde ifade buyrulur: " Allah, göklerin ve yerin nurudur......Allah dilediği kimseyi nuruna ulaştırır.."  ayeti "Allah gökleri güneş, ay ve yıldızlarla; yeri de peygamberler, alimler ve abidlerle nurlandırır" şeklinde tefsir edilmiştir.

ÜÇ KİMSEYE YARDIM ALLAH ÜZERİNE HAKTIR

 Hadis-i şerifde buyurulmuştur:"Üç kimseye yardım etmek Allah üzerine bir haktır.Borcunu ödemek isteyen mükateb, iffetli olmak isteyerek evlenen kimse  ve Allah yolunda cihad eden kimse"

DİP

Diasporasında gibiyiz melekûti âlemin
Esfeli safilin denilen aşağıların aşağısı
Bedenlere hapsolmuş 
Âdemî insanın serüveni bu

Günahlarla boyanmış nefislerin uydurduğu
Sözde tanrısal içtihatlar
Çıkarlara göre konumlanmaları bu yüzden
Asla varmak olsaydı amaç, böyle olur muydu
Hiç…..

12.02.2026
İsk…


HAKİKİ TEZKİYE

Hakiki tezkiye, kalbi önce günah ve masiyetlere meyilden temizledikten sonra ağyara bağlılıktan da temizler. Nefisleri tezkiye edip temizleme işi tamamen Allah'a aittir.  Allah fazlı ve rahletiyle kulu taatlara ve nefsin temizleyecek sebebleri yerine getirmeye muvaffak kılar.Fakat kulun, kendisinden Allah'ın muradına uygun olarak tezkiyenin nasıl yapılacağını öğreneceği bir üstada ihtiyacı vardır. Bu bakımdan en büyük vesile Resulullah efendimiz sav,sonra onun Allah'a irşad edip ulaştırdığı kimselerdir. 
Şeyhülislam Abdullah Ensari  der ki: " Bana hadis ve şeriat ilimlerini öğreten hocalarım pek çoktur.Fakat tarikat şeyhim sadece Ebul Hasan Harakani dir. Onu görmeseydim hakikatı öğrenemezdimİrşad eh0illeri, din yolunun hidayet rehberleri ve yakin kapılarının anahtarlarıdır.İnsan-ı kamilin varlığı bir ganimet , onun sohbetinde bulunmak büyük bir nimettir.

ALLAH'A GİDEN İKİ YOL

 Denilmiştir ki Allah'a giden iki yol vardır. Birisi selamet ehlinin yolu diğeri melamet ehlinin yoludur. Selamet ehlinin yolu cennete ve derecelerine varır. Çünkü onlar varlıklarının zindanında mahpus kalmışlardır. Melamet ehlinin yolu ise Allah7a ulaşır. Çünkü melamet , varlık hapishanesinin kapısının anahtarıdır. Varlık onunla kar güneşte eridiği gibi erir.Varlık eridiği oranda Allah Teala'ya vuslat gerçekleşir. 

SEÇKİNLERİN İMTİHANI

 Allah seçkin kullarını edeplendirmek, terbiye etmek, derecelerini yükseltmek  ve yakınlıklarını artırmak için onlara her ne kadar kahır suretinde bile olsa lütfun hakikatına ermeye sebeb olacak musibetler verir.Hz.Aişe validemize atılan iftira(ifk hadisesi)  kahır suretinde olsa  da Hz.Peygamber a.s, Hz.Aişe r.a, onu nanne babası ve bütün sahabe için bir deneme, imtihan, terbiye ve tehzip olmuştur.Çünkü altını saflaştırmak için ateş neyse ilahi dostluk için bela ve imtihan odur.

Bir hadis de "Kişi, dinine bağlılığı ölçüsünde belaya uğratılır" buyrulmuştur.

BİZE GÖRE ÖNEMSİZ ANCAK HAKTEALA'YA GÖRE ÖNEMLİ

 Yahut tersi.Bize göre önemli Hakk'a göre önemsiz.

Nur suresi 15 nci ayette Hakk Teala söz eder: "...Bunun önemsiz olduğunu sanıyorsunuz. Halbuki bu Allah katında çok büyük(suç) tur." 

Ayet Hz.Aişe validemize iftira atılan ifk hadisesinin sahabe arasında dilden dile aktarılması nedeniyle inzal olunmuşsa da denilmiştir ki: " Günahlarından hiçbirini huruma çekirdeğindeki oyuk kadar küçük görme.Çünkü sana göre o kadar küçük olan günah belki Allah katında hurma ağacı kadardır".

Bir iftirayı atanın mesuliyeti kadar o iftirayı nakleden , yayan kimsede aynı derecede mesuliyet altındadır.

13 Mayıs 2026 Çarşamba

ZİİNANIN ALTI HUSUSİYETİ

 Huzayfe r.a dan Peygamber Efendimigz a.s ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: " Ey inisanlar, zinadan sakının! Çünkü onda altı hususiyet vardır. Bunların üçü dünyada diğer üçü ahirettedir.Dünyada olanlar zenginliğin, şeref ve haysiyetin gitmesi fakirliğin gelmesi ve ömrün kısalmasıdır. Ahirette olanlar ise Allah7ın gazabı, hesabın kötü olması ve cehennem azabıdır.

ZİNA EDENE CEEZASINDA MERHAMET OLMAZ

 Bir hadiste şöyle buyurulmuştur: Kıyamet günü had uygularken bir celdeyi(sopayı) eksik bırakmış bir vali getirilip niçin böyle yaptığı sorulur.O da: " Kullarına acıdığım için " der.Bunun üzerine " Sen benden daha mı merhametlisin? Götürün bunu cehenneme" denilir. Sonra ceza uygularken bir celde(sopa) f    azladan vurmuş biri getirilir niçin böyle yaptığı sorulur. O da:B "Kullarını sana masiyetten men etmek için" der Ona da: " Hüküam koyma bakımından sen benden dahamı üstünsün?" denir. Sonra da onun cehenneme atılması emrolunur"

Allah Teala (hadleri uygularken) merhamet etmeyi ve acımayı yasaklamıştır.

Bir hadiset buyrulmuştur: " Bir haddi infaz etmek , o yerin halkı için kırk gece yağmur yağmasından daha hayırlıdır.

11 Mayıs 2026 Pazartesi

ŞİFA AYETİ

 Müminun suresinin ,116,117,118 ayetleri için İbni Mesud'dan nakledildiğine göre, bir derde ve belaya uğrayan kimse ile karşılaşdı.Onun kulağına Müminun suresi son üç ayetini  surenin sonuna kadar okudu.O adam da Allah'ın izni ile iyileşti.Bunun üzerine Efendimiz sav: "Onun kulağına ne okudun?" diye sordu.İbni Mesud durumu haber verimce Efendimiz sav şöyle buyurdu: "Nefsim kudreti elinde olan AllahA YEMİN EDERİM Kİ , BİR ADAM İNANARAK O AYETELRİ BİR DAĞA OKUSA , DAĞ YERİNDEN OYNAR" Ayeti şerifler:

FETAALELLAHÜL MELİKÜL HAGGU.

VE MEN YED'U MAALLAHİ  İLAHEN A'HARA.LA BURHANE LEHU BİHİ.FE İNNEMA HISABUHUINDE RABBİHİ.İNNEHU LA YÜFLİHULKAFİRUN.

VE GUL RABBİĞFİR VERHAM VE ENTE HAYRUR RAHİMİN   


İNSAN NASIL OLUR KENDİNİ UZUCA SATAR?

 Mesnevi'de denir ki:

"Ey zuhuru tamamen nur olan Rasul / Gizli olan hazine seninle zuhura çıktı.

O gizli bir hazine idi, doluluğundan yarıldı/ Toprağı, göklerden daha parlak hale getirdi.

O gizli bir hazine idi, taşkınlığından çoştu / Toprağı atlaslar giyen bir sultana döndürdü

Sefil insan kendini tanımadı, Artıdan gelip eksiye indi/ İinsan kendini ucuza sattı

Bir atlastı, kendini bir hırkaya yama yaptı.A akıllar, tedbirler, düşünceler kulu kölesi olan

Kendini nasıl oluyor da böyle ucuza satıyorsun?

ZEYNEL ABİDİN HAZRETLERİNİN DUASI

 Hz.Hüseyin Efendimizçin oğlu Zeynelabidin hazretleri Kabe'nin örtüsüne tutunmuş şöyle yalvarmakta idi: "İilahım, Efendim ve Mevlam, sana itaat ettimse bu senin bana bir lütfundur. Sana isyanım olduysa , bilgisizliğimin eseridir.ve senin için benim üzerimde bir hüccettir.Allah'ım benim üzerimdeki minnetini/lütfunu ızhar ve benim yanımdaki hüccetini isbat ile bana merhamet et, günahlarımı bağışla.Dedem, gözümün nuru, Habibin, Safiyyin ve Nebin  Muhammed sav i görmekten mahrum etme"

ŞEYTANIN DÜRTMELERİ/DUA/UYKUSUZLUK DURUMUNDA

 Müminun suresi 

97 ayetinde:(VE GUL RABBİ EUZÜBİKE MİN HEMEZATİŞ ŞEYATİN)

Ve de ki: Rabbim ! şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım"

98 ayetinde : (VE EUZÜ BİKE RABBİ EN YAHDURUN)

" Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım, Rabbim " 

Hasan Basri şöyle demiştir: Rasulullah  a.s  namaza başlarken üç defa LA İLAHE İLLALLAH  üç defa ALLAHÜEKBER ve ardından ALLAHÜMME İNNİ EUZÜBİKE MİN HEMAZATİŞ ŞEYATİN MİN HEMZİHE VE NEFHIHE VE EUZÜBİKE RABBİ EN YAHDURUN ( Allahım şeytanların vesvese ve kışkırtmalar8ından ; şeytanın hemzinden(dürtmesinden) nefsinden(peltek se ile tükürmesinden) ve nefhinden(üfürmesinden) sana sığınırım.Onlyarın yanımda bulunmalarından da sana sığınırım" Şeytanın hemzi ile delilik, nefsi(peltek se) ile şiir ve nefhi ile kibir kastedilmektedir.

Rivayet edilir ki bir kimse uyku tutmamaktan şikayet etti.Bunun üzerine H=z.Peygamber sav ona "Uyumak istediğin zaman şöyle de

EUZÜ Bİ KELİMATİLLA HİTTAAMMETİ MİN GADABİHİ VE IGABİHİ VE MİN ŞERRİ IBADİHİ VE MİN HEMEZATİŞ ŞEYATINİ VE ENYAHDURUN

Allah'ın gazabından, cezalandırmasından , kullarının şerrinden ve şeytanların dürtmelerinden ve yanımda bulunmalarından Allah'ın tam kelimelerine sığınırım.

Allah'ın kelimeleri , peygamberlerine indirdiği kitaplarıdır veya izzit ve kudret gibi Allah7ın sıfatlarıdır.

10 Mayıs 2026 Pazar

ALLAH'I ALDATMAMAK

 Rivayet edilr ki adamın bir Efendimiz sav e gelmiş ,Efendimiz'e : " Yarın kıyamet günü kurtuluş hangi şeyle olur?" Efendimiz sAV : " Allah'ı aldatmamanla" buyurdu.

Adam: "Biz Allah'ı nasıl aldatabiliriz ki?" dedi.

Efendimiz SAV : Allah'ın sana emrettiğini yapman  ve onunla Allah'ın rızasından başkasını murad etmendir" buyurdu.

Ey oğul , Amr'dan ücret umma

Çünkü sen Zeyd'in evinde çalışmaktasın

İNSANIN DİNİNDEKİ ŞİRK

 Denmiştir ki "İnsanın dinindeki şirk iki türlüdür:

1- Büyük şirk. Bu , Allahın şeriki/ortağı olduğunu ileri sürmektir ki en büyük küfürdür. 

2- Küçük şirk. Bu ise riya ve nifak gibi bazı işlerde Allah ile beraber başkasını da gözetmektir.Nitekim bir hadiste şöyle buyurulmuştur: "! Bu ümmette şirk , karıncanın kaya üzerindeki kıpırdanışından daha gizlidir.

Yahya b.Muaz şöyle der: "Tevhidin bir nuru, şirkin de bir narı vardır.Şirkin narı /ateşi müşriklerin iyiliiklerini yaktığı gibi  tevhidin nuru da muvahhidlerin günahlarını yakar.

METLİ DEDENİNİN YOLUNDAN GİDENLER: MUSA ÇİFTÇİ


 

İBNİ ATA/ EBUBEKİR B.TAHİR/VASITİ

 İbni Ata ter ki: " Allah'ın ruhlara olan rahmeti müşahede, sırlara olan rahmeti ise murakabe, kalblere olan marifeti ma'rifet, bedenlere olan rahmeti sünnet yolu üzre onlarda görülen cezbenin izleridir."

Ebu Bekir b.Tahir der ki: "Sıkıntının kalkması, nefsin arzularından, tul-i emelden, baş olma ve yükseklik tutkusundan, dünya sevgisinden kurtulmaktır.Bunların hepsi mümine zarar veren şeylerdendir.

Vasıti der ki: " İlmin tuğyanı/azgınlığı , onunla övünmektir.Malın tuğyanı cimriliktir. Amel ve ibadeti ntuğyanı , riya ve süm'a dır.(görsünler ve duysunlar diye yapmaktır). Nefsin tuğyanı şehvetlerine uymaktır. 

HOŞLANMADAN YAPILAN TAAT

 "İnsanın dünyada hoşlanmadan/kerhen yaptığı taat ahirette kabul olunacak mı?" diye sir sual sorulsa şöyle cevap verilir: Hayır, çünkü Allah insanın iç dünyasına nazar eder.Ancak, iihlasla yapılan işlerden razı olur.Bunun için Efendimiz SAV " Ameller niyetlere göredir.", "Samimi/ihlas sahibi ol, az amel sana yeter" buyurmuştur.

Molla Cami'in latifelerinden birisi şöyledir:

Zahidin tesbihi ihlas cevherinden yoksundur/ Ben binlerce kez onun tesbihini saydım, bir şey yoktu.

Sadi der ki: "Tefsir bilen bir adam zararlı çıkar/ ilmi ve edebi  ekmek karşılığı satarsa.


SOHBET MECLİSİNDEN KALKARKEN

 Peygamber a.s bir meclisten kalkmak istediği zaman şöyle buyururdu:

SÜBHANE KELLAHÜMME VE Bİ HAMDİKE EŞHEDÜ ENLA İLAHE İLLA ENTE ESTAĞFİRUKE VE ETUBÜ İLEYH

ALLAH'IM SANA HAMD EDEREK TESBİH EDERİM.SEN BÜTÜN NOKSANLARDAN MÜNEZZEHSİN.BEN SENDEN BAŞKA İLAH OLMADIĞINA ŞAHİDLİK EDERİM.SENDEN BENİ BAĞIŞLAMANI DİLER, SANA TEVBE EDERİM"

bu sözleri bana Cibril öğretti" derdi.Kim bu sözleri bir meclisten kalkmadan önce söylerse , Allah o mecliste işlediği hataları bağışlar.

Hafız Şirazi:Dostun zikrinden başka ne yaptımsa boşunadır./ Şevk ve muhabbet sırrından gayrı ne söyledimse hepsi saçmadır.


AKIL

Molla Cami der ki:

Akıl, kemali ilahi künhünü görebilmek için ne kadar dikkat etti.                                                            Ancak sonunda "ilah" kelimesinin ilk harfi olan elif,O aklın iki gözüne de mil çekti; akıl kör oldu. 

BİRİKTİRDİKLERİMİZ

 Hasan Basri hazretlerinin şöyle dediği nakledilir: " Mü'min ihsan ve haşyet biriktirir(iyiliği arttıkça haşyeti de artar).Kafir ise kötülük ve emniyet biriktirir( kötülüğü arttıkça güven hissi de artar)

NİMETLERLE İMTİHAN

 Büyüklerden biri der ki: Allah Teala denediği kimseleri dünyanın ziyneti, lezzeti,makamı,malı ve iyilikleriyle imtihan etti.. Onlar bunları lezzetli buldu.Onlar sebebiyle Rahman'ı müşahededen perdelenip mahrum kaldılar. Böyleyken kendilerinin bütün derecelere erdiklerini , bu fani şeyler kendilerine verildikleri zaman makbul kimseler olduklarını zannettiler. Onlar kendileri için minhac(yol/vasıta) değil, istidrac olduğunu bilmediler.

Şüphesiz nefisler fani, mallar emanet  ve çocuklar fitnedir.Kim onları toplamaya ve onlardan pay almayşa koşarsa , gönlünü onlara bağlarsa bütün iyiliklerden kesilir.Nefse muhalef    et , dünyalığı azaltmak ve kalbi ondan koparmaktan daha üstün bir taatla Allah'a ibadet edilmemiştir.Çünkü iyiliiklere koşmak , kötülüklerden sakınmak demektir. Şerlerin ilki ise dünya sevgisidir.Çünkü dünya şeytanın tarlasıdır.Kim onu talep eder ve mamur kılarsa o , şeytanın taraftarı ve kuludur.Şeytanın evini imar etmek için ona yardım eden kimse şeytandan daha fenadır. 

MÜBAHLAR

 İbnül Cezi ver ki: "Kalbin mübahları düşünüp durması onda zulmet meydana getirir. Haramı düşünüp planlamanın nasıl olacağını sen düşün. Misk, suyu değiştirip onunla abdest almaya engel olursa, köpeğin yaladığı suyun halini sen düşün! İşte bu yüzdendir ki büyüklerden biri şöyle der: "Mübah işlemeyi adet haline getiren münacaatın lezzetinden mahrum olur."

9 Mayıs 2026 Cumartesi

HELAL LOKMA

 Müminun suresinin 51 ayetinde buyrulur:: "Ey Peygamber ! Temiz olan şeylerden yiyin; güzel işler yapın. Ben sizin yaptıklarınızı hakkıyla bilmekteyim." 

Mesnevi de denir ki :

Bilgi ve hikmet, helal lokma'dan doğar/ Aşk ve incelik helal lokmadan meydana çıkar.

Bir lokmadan kıskançlık ve tuzak görürsen /ondan bilgisizlik  vegaflet doğarsa, haram bil sen onu.

Buğday ekince arpa biter mi hiç?/ Eşek sıpası veren at gördünmü hiç ?

Lokma tohumdur, düşünceler onun ürünü.Lokma denizdir, düşünceler onun incisi 

Hizmet isteği ve öte dünyaya gitme azmi/ Unutma ki ağızdaki helal lokmadan doğar

Tayyib'in aslı,duyu organlarının ve nefsin lezzet aldığı , yenilen şeylerdir. Şeriatta tayyib yiyecek , caiz olan yerden, caiz olduğu kadar, yenilen şeydir.Ne zaman böyle olursa dünyada da ahirette de tayyib güzel hoş olur.ve hazmı zor olmaz.Aksi halde dünyada hoş olsa da ahirette hoş olmaz. Bir hadiste "Allah tayyibdir, ancak tayyib/temiz olanı kabul eder" buyrulmuştur.

NASARA NE DEMEK

 Hz. Meeryem,İisa çocukken onunla Dımışka bağlı Rasıra adlı köye sığındı. Hırıstiyanlara "Nazara" denilmesi bundandır.Yine denilmiştir ki Hz.Meryem, oğlu ve amcasının oğlu Yusuf b.Matan on iki yıl orada yaşadılar.İsa'nın geçimi , annesinin eğirip sattığı ipliktendi.