3 Nisan 2026 Cuma

MÜRİD-ŞEYH İLİŞKİLERİ

 Süluk sırasında müride usanç ve bıkkınlık arız olabilir.Kalbine yorgunluk isabet edebilir.Nefsi şeyhine hizmeti bırakıp sohbeti terk etmeyi ona süslü gösterebilir.Hatta şeyhe hizmeti bırakıp Rabbine itaat ile meşgul olduğunda ve Hakk'ı talep uğrunda nefsi ile mücahede ettiğinde şeyhi vasıta olmadan ve ona uymadan belki yine amacına ulaşabileceğini zannedebilir.Heyhat! Ne mümkün! Bu bozuk bir zandan ve sürümü olmayan bir maldan ibarettir.Bu kimse, ömrünü zayi etmekte , nefsini boşuna yormakta ve kendini hedefe götüren yoldan sapmakta , doğru yoldan uzaklaşmaktadır.Ancak ebedi kifayet(yeterlilik) olan ezeli inayet ona ulaşır ve iradesindeki sıdkı ona iade ederse o başka.

Mürşid şeyhin sohbeti, müridin ruhunu yetiştirmeye götüren güzel söz ve fiilleri içerdiği için müridin gıdası mesabesindedir.Mürid ne zaman bu sohbeti terk ederse ,vüsule ermeden ve maksuduna nail olmadan nefsini boşuna yormuş olur.Onu buna sevk eden ve yardımsız bırakan da sadece şeytandır.

Allah Teala şöyle buyurur:"Ey iman edenler,Allah'tan korkun ve doğrularla beraber olun"(tevbe 119) Yani onlarla beraberlikte ve sohbette devam edin , yalancılarla beraber olmayın.

Mesnevi  der ki:

Her yanda bir gulyabani , seni çağırır."Kardeş gel,yol istiyorsan işte buracıkta.Yoldaş, sana yol göstereyim, yoldaşın olayım.Bu ince yolda sana kılavuzum" der. Fakat ne kılavuzdur o, ne de yol bilir. Yusuf, o kurt huylunun yanına az var !

  

TARTIŞMAYA EN ÇOK DÜŞKÜN VARLIK:İNSAN

 Kehf suresi 54 ncü ayette Hak Teâlâ belirtmiştir: "... Fakat tartışmaya en çok düşkün varlık insandır". Burada batıl anlamında tartışmaya düşkün olma hali ifade buyrulmuştur.Her tartışma batıl için değildir.Çünhkü Efendimize buyrulmuştur:"Ey Muhammed , sen hikmetle, güzel öğütle Rabb'inin yoluna çağır  ve onlarla en güzel şekilde mücadele et"(Nahl 125) 

İlahi kitabın muhkem ayetleri ile , bazen müteşabih ayetleri ile mücadele ederler.Bazen kuranın nasih ve mensuhu ile , bazen tefsir ve tevili ile bazen de nüzul esebebleri ile mücadele ederler.Bazen kıraatiyle cedelleşirler.Böylece mücadeleden mücahedeye, hasımlaşmaktan muameleye, nizalaşmaktan taate , münazaradan vuslata geçemediler.Bu yüzden bu hastalığın çaresini Kur7an şöyle belirtmiştir: ""Allah" de.sonra bırak onları daldıkları hastalıkta oynaya dursunlar"(Enam 91)

Mevlana buyurmuştur:" Bize ne bu kıssadan ki öküz geldi merkep gitti.Bu vakit azizdir,bu arbededen geri dön , vazgeç"

Akıllı kişiye gereken, kendri nefsiyle uğraşmak ve gösterişi ve cedelleşmeyi terk etmektir.Çünkü cedelin varacağı yer , başkasını hicvetmek ve darmadağın etmektir.Bu ise yırtıcı hayvanların özelliğidir.Bu nedenle Efendimiz SAV buyurmuştur: " Haklı da olsa tartışmayı terk etmedikçe kişi imanın hakikatına eremez".

Alla hTeala buyurmuştur: " Boş sözlerle karşılaştıklarında vakar ile (oradan) geçip giderler(Furkan 72).

"Kendini bilmez kimseler onlara laf attıklarında "Selam" derler(geçerler) (Furkan 63)



 

2 Nisan 2026 Perşembe

ÜLKELER

Kehf suresi 59 ncu ayet:"İşte şu ülkeler; zulmettikleri zaman onları helak ettik.Onları helak etmek içinde belli bir zaman tayin etmiştik.

MELEKLER,ŞEYTANLAR,CİNLER

 Meleklerde erkeklik ve dişilik yoktur.Üremezler, yemezler,içmezler.Cinlerde ise üreme vardır.Onların dişisi ,erkeği vardır ve ölümlüdürler.Şeytanlara gelince , onların da dişisi ve erkeği vardır.Çoğalırlar ancak ölmezler.Tıpkı İblis'in devamlı kaldığı gibi onlarda devamlı olarak dünyada kalırlar.

BEŞ SAF

 kIYAMETTE İNSANLAR BEŞ SAF OLARAK HUZURA GELİRLER.pEYGAMBERLER BİR SAF, VELİLER BİR SAF, MÜMİNLER BİR SAF,KAFİRLER BİR SAF VEMÜNAFIKLAR BİR SAF OLARAK

1 Nisan 2026 Çarşamba

KUURAN OKUMA ŞEKLİ

 Hz.Ali Ks hazretleri demiştir: "Kur'an tilavetinin en efdal olanı, abdestli olarak, kıbleye doğru oturarak, bağdaş kurmadan, bir yere dayanmadan, kibirli insanların oturuşu gibi oturmadan okumaktır. Lakin Kur'an okurken karşısında zayıf olduğu ve utandığı bir kimsenin karşısında oturduğu gibi oturmalıdır"

İNŞAALLAH DEMEK

 Kehf suresinin 24 ncü ayetindeki hitabdır. "Ancak Allah dilerse(yapacağım de).Unuttuğun zaman da Allah'ı an ve "Umarım Rabbim beni , doğruya daha yakın olana eriştirir." de" Herhangibi bir iş yapacağı vaad edilince "inşaallah" demek peygambere vacibdir.

Bir adama : Nereye gidiyorsun? diye sorulmuş. O da "Eşek almak için Künase'ye(Kufe'de bir yer) gidiyorum" demiş.Ona :"İnşaallah" de demişler.Adam :" Benim inşaallah demeye ihtiyacım yoktur. İşte paralar cebimde, merkepteKünase'de" dedi. Ancak pazara varamadan paraları çalındıve istediğini alamadan geri döndü. Dönüşte birisi ona : " Nereden geliyorsun?" diye sordu. Adam: "İnşaallah Künase'den.İnşaallah paralarım çalındı" diye cevap verdi.

Kurtube, bu ayeti tevil ederken şöyle demiştir: " Geleceğe dair verilen herhangibir sözü "inşaallah" if    adesiyle bağlamak , herhangibir sebeble yerine getirilmediğinde doğacak günahtan kurtulmak içindir."

ALLAH TEALANIN SIRF KENDİ NEFSİNE HAS KILDIKLARI SEÇKİNLER.

 Hz.Hızır'ın şöyle dediği rivayet olunur: "300 evliya,70 nüceba/seçkinler, 40 evtadı arz/yeryüzü direkleri mesabesindeki kimseler, 10 nukaba/reisler, 7 urafa/arifler, üç seçilmiişler/muhtarun ve bir de gavs vardır. Bunlar vasıl oldukları derecelere çok oruç tutmak , çok namaz kılmak, huşu sahibi olmak ve güzel vasıflarla ulaşmamışlardır.Onlar bu mertebeye ancak sıdk ile vera sahibi olmak, iyi niyet sahibi olmak, iç alemlerinin salim olmasıyla ve bütün müslümanlara karşı engin bir merhamet duygusuyla erişmişlerdir.Çünkü Allah onları ezeli ilmi ile seçmiş ve sırf kendi nefsine has kılmıştır.

Onlar hiç kimseye kötü söz söylemezler, hiç kimseye beddua etmezler. Kendilerinden aşağıda olanlara eziyet etmezler ve asla onları hor görmezler. Kendilerinden üstün olanlara da hased etmezler.Onlar insanlar içinde huyca en mülayim ve kelamı en doğru olandır. Cömertlikte eşsizdirler."

31 Mart 2026 Salı

MEVLANA VE SADRETTİN KONEVİ

 Osman Fazlı Xatpazari hazretleri şöyle demiştir:Şeyh Sadrettin Konevi , Mesnevi sahibi Mevlana gibi padişah evladındandır.Mevlana, mutlak manada dünyayı terk ederdi.Sadrettin Konevi ise surete n9güzel yaşar , dış görünüşüne önem verirdi.Hatta onun süslenmiş bezenmiş hizmetçileri de var idi.Onun bir de gümüş ibriği vardı.Bundan dolayı bir şapıs şeyhi yadırgamıştı. Konevi bunu  anlayınca ibriğe işaret etti , o da yanına geldi.Orada bulunanlar bu padiseyi görünce şaşırıp kaldılar, o şahısta tevbe etti.

Bir gün Sadrettin konevi, Hz.Mevlanaya şöyle dedi: Melikler gibi yaşayalım, dervişler gibi yatalım". Bu sebebledir ki Mevlana'nın türbesi büyük bir ihtişam içindedir.Şeyh Sadretti nkonevi  nin kabri ise böyle değildir.

HÜZÜN

 Büyüklerden birisi hüzün hakkında şunları söylemiştir: " Hüzün , edepli kişilerin giysisidir. Nem utlu şiarı hüzün, elbisesi hüzün,evi hüzün,yemesi hüzün, ve içmesi hüzün olan kimseye.Ancak sıddıkler ve nebiler hüzünden tad alırlar.Allah bir kulu severse onun kalbin hüzünhden bir feryad ilka eder.Kim hüznün tadına varmazsa , her türlü kulluğun lezzetien eremez.Temkin ehli bir sıddıkin : " Hüzün aşağı bir makamdır" sözü seni aldatmasın.Bunu söyleyenin maksadı , hüznün kendisi için hüzün duyulan şeye tabi oludğunu anlatmakdır. İlmin maluma tabsi olması gibi. Yani o alçalınca alçalır, yükselince yükselir"

Davud peygamber'i nşöyle dediği rivayet edilir:" Allah'ım bana kalbimi temizlememi emrettin, onu ne ile temizliyeyim?".Hak Teala şöyle buyurdu:" Ey Davud , üzüntü ve kederle"

 Hafız Şirazi der ki: "Sarı yüz ve dertli ahtır Aşıkların hastalığının devası.

HAMD ÜÇ KISIMDIR

 Davud Kayseri şöyle demiştir: " Hamd sözle, davranışla ve hal ile olmak üzere üç kısımdır.Sözlü hamd , Cenab-ı Hakk7ı dil ile övmek ve peygamberlerin lhisanıyla kendi nefsini nasıl övmüşse O'nu öylece sena etmektir.

Fiili hamd; Allah rızasını kazanmak ve O'nun yüce cenabına yönelmek için bedenle yapılan ibadet ve hayırlardır.Çünkü insana dil ile hamd etmek gerektiği gibi her bi ruzva karşılık şükür olarak  ve her halükarda hamd etmek gerekir.Efendimiz buyurmuştur: "Her halü karda Allah'a hamd ederim" . Bu ise ancak nefsin hazlarını elde etmek ve onu memnun etmek için değil , meşru şekilde yaratılış gayesine uygun olarak Ha kteala'ya ibadet ve O' nun emrine boyun eğerek bütün uzuvları kullanmakla olur.

Hal ile olan hamd, rup ve kalb ile olandır.İlmi ve ameli kemalat ile vasılanmak  ve ilahi ahlakla ahlaklanmakla olur.Çünkü insanlara nefislerinin ve zatlarının kemal sıfatlarını kazanması için peygamberlerin dili ile ilahi ahlakla ahlaklanmaları emredilmiştir.

ALLAH'IN İHLASLI KULLARI İKİ KISIMDIR

 El hikemül Ataiyye şerhinde şöyle der: " Allah'ın ihlaslı kulları iki kısımdır.Bir topluluğu Allah kendi hizmeti içinh kaim kılmıştır. Onlar abid, zahid, çok amel eden evrad ehlidir.Bir topluluğu da kendi muhabbeti ile özel kılmıştır.Onlar muhabbet, sevgi, safa ve murada ittiba ehlidir.Hepsi O'nun hizmetinde , taatinde ve hürmetindedir.Çünkü onların hepsi O'nun zatını kastedmektedir ve O'na yönelmiştir.

Yahya b.Muaz şöyle demiştir: " Zahid dünyadan Hakk'ın avıdır, arif cennetten Hakk'ın avıdır.

Beeyazid-i Bestami şöyle demiştir: "Yüce Allah velilerin kalblerine muttali oldu.Onların kimisinin kalbi marifeti yüklemek için uuygun değildi.Onun için onları ibadetle meşgul etti."

İZZET AYETİ

 İsra suresinin 111 nci ayetini Hz.Peygamber sav , Abdülmuttalip oğullarından bir çocuk düzgün konuşmaya başlayınca ona öğretirdi. Bu ayete "izzet ayeti" adını verirdi.

VE GULİL HAMDU LİLLAHİLLEZİ LEM YETTAHİZ VELEDEN VE LEM YEKUN LEHU ŞERİKUN FİL MÜLKİ VELEM YEKUN LEHU VELİYYUN MİNEZ ZÜLLİ VE KEBBİRHÜ TEKBİRA"(Çocuk edinmeyen , hakimiyette ortağı olmayan , acizlikten ötürü bir dosta da ihtiyacı olmayan Allah'a hamd ederim" de ve tekbir getirerek O'nun şanını yücelt)

30 Mart 2026 Pazartesi

HAK İLE İNDİ

 İsra suresi 105 ayetinde "VE BİL HAKKI ENZELNAHÜ VE BİL HAKKI NEZEL" hitabındaki "Hak ile kastedilenin  Hz.Muhammed sav" olduğunu Kaşifi Tıbyan tefsirinde söylemiştir. dir" 

Ayetin bu kısmı ağrıyan yer üzerine okunursa ağrıdan halas olacağı belirtilmiştir.

"Hep birlikte Allah'ın ipine sarılın"(Hac 78) ayetinde, "Allah'ın ipi" nin Cenab-ı Resulullah ve getirdikleri, sünneti olduğu şeklinde tefsirlerde mevcuttur. 

PEYGAMBERİN ELİNDEN ALMAK

 Ebu Lehep ve benzerleri gibi takva ve temiz olma sıfatlarını taşımayanlar Peygamber ehlinden değildir ve onun Allah Teala'ya ulaşan bir yolu yoktur.Usulü/asılları zayi ettikleri ve nakti faydasız şeye harcadıkları halde vusule erdiklerini zanneden kavme yazıklar olsun! Büyüklerden birine vasıtasız olarak Allah Teala'dan hediye takdim edildi.O: Bunu ancak Muhammed SAV in elinden, yani dosdoğru yoldan kabul ederim dedi.Sonra o yönden misliyle katlanmış olarak geldi.Bu, Allah'la irtibatın sıhhatinin ancak vasıta ile irtibatın sıhhatli olmasına bağlı olduğunun delilidir.O vasıta da Hz.Peygamber efendimizdir.Hz.Peygamber ve şeriatı mihenk taşıdır.Mevhıbeler ve atiyyeler ona vurulur.Onun emrine muvafık gelirse kabul edilir, yoksa rededilir.. Çünkü bunun hak kisvesine bürünmüş süslü bir şeytan ve nefis tarafında nolmuş olması da mümkündür.Bu yüzden mutlaka iyice ayrılması gerekir.Bu ise en zor işlerdendir.

Hafız Şirazi der:Aşk yolunda şeytanın vesvesesi çoktur.Aklını topla ve gönül kulağını melekden gelecek habere aç! 

Tarikatlarda, daha mürşit hayatta iken dervişler arasında baş olma isteğiyle ayrılanlar olur.Gördükleri bir kaç rüya, yahut hal onları sarhoş edip baş olma sevdası ateşlenir ve mürşidin hareketlerini eleştirir.Halbuki manevi tüm makamlar, Hz.Peygamber efendimiz eliyle dağıtılır.Böyle bir dağıtım elinden mahrum olanlardaki başolma sevdası, şeytanın o kimseye amellerini süslü göstermesi işidir.

NESEB

 Bir hadis de buyrulmuştur: " Ameli kendisini geri bırakan kimseyi nesebi ileri götüremez."Yani Kötü ameli ve salih amel konusunda ihmalkarlığı kendisini ahirette geri bırakan kişiye , dünya bakımından sahip olduğu nesep şerefi fayda etmez ve bununla kusuru telafi olmaz.Çünkü neseb burada sona erer.

Ağaçtaki kuru dal onun kuru, geri kalanının ise yaş ve yeşil olması yüzünden kesilir. Çünkü onunla yeşil ve taze dallar arasında bir alaka yoktur. Her ne kadar o ağaca bağlı , ona mensub bir dal olsa da kuru olması hasebiyle kesilmesi gerekir. Fayda sağlayan neseb ancak takva bağıdır. Bu sebeple Hz. Peygamber sav , " Her takva sahibi temiz kişi benim ehlimdir" buyurmuştur.

İLMİN PERDE OLMASI

 iLİM ancak cehaleti uzaklaştırması bakımından saadet getirir. Onun için ilmin sana perde olmasın.Çünkü Firavun Hz.Musa'nın peygamber olduğunu, İblis , Hz.Adem'in durumunu,Yahudiler de EFendimiz SAV in peygamber olduğunu  ve diğer peygamberlerden üstün olduğunu biliyorlardı.Bununla birlikte imanda muvaffakiyetten mahrum kaldılar.Zamanla bu bilgileri onları bedbaht yaptı.Hak Teala şöyle buyurmaktadır: "Kendileri ve bunlara yakinen inandıkları halde, zulüm ve kibirlerinden ötürü onları inkar ettiler"(Neml 14)

29 Mart 2026 Pazar

RUHUN BEŞ HALİ VARDIR

1- Yokluk adem hali. Allah şöyle buyurur: "İnsanın üzerinden , henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi?"(İnsan suresi 1),

2-  Ruhlar alemindeki varlık hali .Allah şöyle buyurur "Ruhları cesedlerden iki bin yıl önce yarattım"

3- Ruhun bedenle alakalanması hali . Allah şöyle buyurur:"Ona ruhumdan üflediğim zaman" Hicr 29)

4-) Ruhun bedenden ayrılma hali . Allah şöyle buyurur: "Her nefis ölümü tadacaktır"(Ankebut 57)

5- Ruhun tekrar bedene iade edilme hali. Allah şöyle buyurur: "Biz onu yine ilk durumuna sokacağız"(Taha 21) 

Yokluk halinin faydası , kendi nefsinin  ve yaratanını kadim olarak marifeti/tanıması  içindir. Ruhlar aleminde var olmasının faydası , Allah7ı kudret, hayat,ilim,vücud, sem, basar,kelamve irade sahibi olmak gizi zati sıfatları ile tanıması içindir.Bedenle alakalanmasının faydası , cüzi ve külli varlıklarla ilgili gayb veşehadet aleminde kemali marifet kazanması içindir.

Ruhun bedene üflenmesinin faydası Razzaklık, Tevvablık,Gaffarlık , Rahmanlık , Rahimlik, Mün'imlik, ve Vahhablıkt  gibi fiili 

sıfatların marifetinin hasıl olması siçindir.Bedenden ayrılmasının faydası cisimlerle beraberlik sebebiyle ruhta meydana gelen pislikleri gidermek  ve indiyyet(Hakk7ın katında olma) makamında zevk şerbetini içmesi içindir.Tekrar bedene iade edilmesinin faydası ise uhrevi nimetlerden istifade etmesi içindir

RUH RABBİMİN EMRİNDENDİR

 Rivayet olnur ki Kureyş kafirleri Hz.Peygamber'in9 sav durumunu Yesrip yahudilerinden sormak için Nadr b.Haris, Übey b.Halef ve Ukbe b.Ebi Muayt'ı Medineye gönderdiler. Onlar yahudiler ile görüşüp Peygamberimizin durumunu anlatınca yahudiler hayret ettiler.Onlara şöyle dediler: "Ey Arabın uluları! biz bir peygamberin zuhur etme zamanının yakın olduğunu biliyoruz.Sizin sözlerinizden bir peygamberin hallerinin kokusu geliyor. Siz sınamak için ona: "Doğuyu ve Batıyı kim dolaşmış, eski zamanda kaybolan gençlerin derumu ne oldu? ve ruh medir?" diye sual sorun Eğer üç soruya da cevap verir; Yahut hiçbirine cevap vermezse bilin ki o peygamber değildir.Eğer iki soruya cevap verir , ruhtan hiç bahsetmez ise peeygamberdir," dediler. Onlar Mekke'ye geri döndüler, O'nun yanına vardılar ve üç şeyi sordular. O da iki soruya cevap verdi.Ruh konusunda ise İsra suresinin 85 nci ayeti inzal oldu( Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki; Ruh, Rabbinin emrindendir. Size ancak az bir bilgi verilmiştir"

BEYZAVİ der ki" Ruh insan bedeninin organları gibi bir maddeden, bir asıldan türemek şekilnde olmaksızın "Ol" emriiyle yaratılmış varlıklardandır"

Alimler ruhun ne olduğu hususunda ihtilaf ettiler.Ancak kimse ididasını destekliyecek kesin bir delil ortaya koyamadılar.Ne varki ruh bedenden ayrılınca insan ölür.Bedenle birlikte bulunduğu müdetçe yaşar".

Bazı alimler ruh hususunda Sultani Ruh ve hayvani ruh olarak ikiye ayırırlar.Sultani ruh emir alemindendirBedenden ayrılması nedeniyle buna muarık/ayrılan da denir.Bedenle ilgisi yönlendirme ve tasarruf etme ilgisidir.Bu bedenin ölmesiyle yok olmaz.Yok olan bedendeki tasarrufudur.Bu ruhun bedendeki yeri dimağdır. Hayvani ruh halk alemindendir.Buna kalb,akıl nefis de denir.Bu bedenin tüm organlarına sirayet etmiş vaziyettedir.Ancak onun gücü kandadır, kan onun en belirgin olduğu yerdir.Taayün yer ise kalbdir.Sultani ruhun bedenle alaka kurmasından sonra meydana gelir ve sultani ruhun unsurlarının bir yansımasıdır, fiil ve hareketelrin kaynağıdır.

HERKES MEŞREBİNE VE MİZACINA GÖRE İŞ YAPAR

 iSRA SURESİ 83 AYETİNDE  Hak Teala  buyurur:"İnsana nimet verdiğimiz zaman(bizden)yüz çevirip yan çizer; ona bir de zarar ziyan dokunacak olsa iyice karamsarlığa düşer

De ki ; Herkes kendi mizaç ve meşrebine göre iş yapar. Bu durumda kimin doğru yol tuttuğunu Rabbiniz en iyi bilendir"

İnsana nimeti veren Allah Tealya'dır.Bu nimnet,sıhhat,mal,bedeni güç,evlat  v.s olmak üzer çok çeşitlidir.Nimet bir imtihan olup şükrü gerektirir.Ancak insanda  nimete ulaştığı zaman kibirlenme ve böbürlenme duyguları ortaya çıkar ve Hak teala'dan uzaklaşır.Nimet kuşunu avlamak hamd ve şükürle mümkündür.Eğer bu kuş avlanmaz ise uçup gider.

Hikaye edilir ki debdebeli bir saltanatın  ve zengin bir hazinenin sahibi olan bir padişah çeşit çeşit yiyecekve içecekler hazırlayıp idaresindeki yöneticilere ziyafat verdi.Ziyafet esnasında kapı şiddetli bir şekilde çalınmaya başladı.Hizmetçiler, ey fakir bu ne hırs.Edepsizlik yapma yemeklerimizi yiyip seninde karnını doyuruncaya kadar sabret! dediler.

Adam: "Benim sizin yiyeceklerinize ihtiyacım yok.Ben padişahı görmek istiyorum?" diye karşılık verdi.

Hizmetçiler: "Senin hükümdarla ne işin olabilir ki" dediler. Bu defa adam daha fazla kapıya vurmaya başladı.Hizmetçiler ellerinde silahla adama hücum ettiler.Adam " Yerinizde durun . Ben ölüm meleğiyim. Fena aleminin hükümdarının ruhunu kabzetmeye geldim" deyince hepsi oldukları yerde kaldılar.Hükümdar bir miktar süre istemişse de o buna razı olmadı.Bunun üzerine hükümdar:

"Allah mala lanet etsin . Zira o beni aldattı.İşte bugün eli boş bir halde bu dünyayı terk ediyorum. Mallarımın faydası düşmanlara , hesabı ve azabı bana kaldı" diyerek hayıflandı. 

Allah Teala mala konuşma kabiliyeti verdi ve o da: "Bana değil kendine lanet et.Çünkü ben senin emrine amade edildim.ve sen de istediğini yapma kabiliyetine sahiptin.Şimdi bile alışık olduğun zulmü terk etmiyorsun.Suçlu sen olmana rağmen masum olana küfredip duruyorsun." dedi. 

Bu hikayeden çıkartılacak dersler vardır.Birincisi Alla hTeala , hükümdara saltanat ve zenginlik verdiBüyüklük nimetleri vermesine rağmen adam bunlara şükretmekten yüz çevirmiştir.

Sadi Şirazi  şöyle der:Akıllı tabiatlılar minnet bilirler.Nimete hamd ü sena çivisi vurarak sağlamlaştırırlar.

İkincisi , ölüm gelip çattığında Allah'ın fazlından ümit kesip karamsarlığa düşmüştür.Tevbe edip Allah7a yönelecek yerde lanet ve küfgretmekle meşgul olmuştur.Allah Teala can boğaza gelmedikçe kullarının tsevbesini kabul eder.

Üçüncüsü bu hükümdar , kendi karakterine göre hareket etmiş ve neticede kötülükle muamele görmüştür.Çünkü onun başka bir şeye istidadı yoktu.  


28 Mart 2026 Cumartesi

KUR'AN MÜMİNLER İÇİN ŞİFA VE RAHMETTİR

 Kur'an cismani hastalıklara da şifadır.Hikaye olunduğuna göre Ebul kasım Kuşeyri isimli zatın çocuğu ağır bir hastalığa yakalandı ve iyileşmekten ümit kesilmişti.Bu üstad'a ağır geldi.Bir gün rüyasında Hak Teala'yı gördü.ve bu durumu şikayet etti.Hak teala ona şöyle buyurdu:"Şifa ayetlerini bir araya getir, onları hastaya oku.Onları bir kabın içerisine yazve içine bir içecek dök.Sonra onu hastaya içir". Üstad söylenenlri yaptı ve çocuk hastalıktan kurtuldu.

Kur'an da şifa ayetleri altı tanedir:

1-VE YEŞFİ SUDURE KAVMİN MÜMİNİN(Müminler toplumunun göğüslerine şifa versin(Tevbe 14) 

2- VE ŞİFAÜN LİMA FİSSUDUR(Göğüslerde olana şifadır'(Yunus 57)

3-FİHİ ŞİFAÜN LİNNAS (Onda insanlar için şifa vardır(Nahl 69)

4- VE NÜNEZZİLÜ MİNEL KURANİ MA HÜVE ŞİFAÜN VE RAHMETÜN LİL MÜMİNİN(İSRA 82) Biz kurandan müminler için şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz(İsra 82)

5- VE İZA MERİDTÜ FEHÜVE YEŞFİİN(Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur(Şuara 80)

6-KUL HÜVE LİLLEZİNE AMENU HÜDEN VE ŞİFAÜN(De ki : O müminler için bir hidayet ve şifadır(Fussilet 44)

Bir tabakat kitabını yazan Tacüddin Sübki Şafii der ki: "bir çok meşayihin hastalırn şifa bulmaları için bu ayetleri kaplar içerisine yazdıktan sonra suyunu hastalara içirdiklerini gördüm."

Hazret-i Peygamber'in  " Kur'an dan şifa aramayana Allah şifa ihsan etmesin" sözü hem cismani hem de ruhani hastalığa şamildir.

Fatiha suresi cam bir kaba miskle yazılıp gül suyu ile imha edilir  ve ezberleme güçlüğü çeken birisi yedi gün süreyle bunu içerse , ahmaklığı gider ve işittiği şeyleri aklında tutabilir.

Akıllı kişi hastalıklarını Kur'an la tedavi eder Şöyle rivayet edilmiştir: " Kur7an size hastalıklarınızı ve onların şifasını gösterir. Hastalıklarınız günahlarınız,şifanız ise istiğfardır." Şu halde önce hastalığın bilinmesi gerekir.Hastalığın mahiyeti bilinmedikçe kolayca tedavi edilemez.Bu hastalıkları ve tedavi şekillerini ancak ehli Kur'an bilir. Bu sebeble vesile ile süluk etmek evladır.

DUA AYETİ

 iSRA SURESİ 80 NCİ AYET:VE GUL RABBİ EDHILNİ MÜDHALE SIDGIN VE EHRICNİ MUHRECE SIDGIN VEC ALLİ MİN LEDÜNKE SULTANEN NASİRA"(Ve şöyle niyaz et: Rabbim! gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla; çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla. Bana tarafından , hakkıyla yardım edici bir kuvvet ver

UYKUDAN UYANDIĞIMIZDA

 Bir rivayette şöyle buyurulmuştur." Kul uyuduğu zaman onun başına şeytan üç düğüm atar.Uykudan uyanıp doğrulur ve Allah7ı zikrederse bir düğüm çözülür.Abdest alırsa bir düüm daha çözülür.İki rekat namaz kılarsa tüm düğümler çözülür.zinde ve huzurlu , aksi halde ise tembel ve huzursuz olarak sabahlar."

İbni Abbas'ın şöyle dediği rivayet olunur: " Yemek çoğaldığında beni uyarın Çünkü çok yemek kalbi ifsad eder.

Uyku çoğaldığında beni uyarın çünkü ömrü uyku kısaltır.

Söz çoğaldığında beni susturun çünkü dini söz yıkar.

Aklar çoğaldığında beni uyarın çünkü akların ardından ölüm gelir.

FARZ-SÜNNET

 Efendimiz SAV buyurmuştur:"Üç şey bana farz, size ise sünnettir.Vitir namazı, misvak kullanmak ve gece namazı.".

Ümmetin nafileleri günahların kefareti ve farzlardaki hataların telafisi  içindir. 

İNSANLARDAN KAÇMAK

 Büyüklerden birisi şöyle der: " İinsanların şerrinden kaçtığından daha çok hayrından kaç.Çünkü onların hayrı senin kalbine, şerleri ise bedenine isabet eder.Bedeninin yaralanması, kalbinin yaralanmasından daha hayırlıdır.Sayesinde Mevla'ya döndüğün düşman , seni mevlandan alıkoyan dosttan daha hayırlıdır.Her bela seni tevhidin hakikatına yönelten ve dünyevi alakaları ortadan kaldıran Allah'ın kamçılarından bir kamçıdır.O elem suretinde bir lezzettir.

"ADEMOĞLU ÖLÜNCE AMELİ SON BULUR"HADİSİ

 Bu hadis-i şerif meydana gelmesi amellere bağlı olan şeylerin hasıl olmayacağına delalet eder.Ancak böyle olmayıp Allah'ın bir fazlı  ve rahmetiyle meydana gelenler ise hasıl olabilir.Bu da terakkinin mertebelerindendir.

"İnsan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur"(Necm 39) ayetinin manası insanın kazandıklarının sadece kendi çalışmasıyla meydana gelenlerden ibaret olduğu değildir.Bilakis bunun manası insan için ancak çalışmasıyla olması mümkün olan vardır.şeklindedir. Buna göre çalışmasıyla mümkün olan çalışmasıyla olandır, geri kalanlar ise mülk bertebesinde ki çalışma gibi Allah7ın fazlındandır.Melekut ise ancak sırf Allah'ın fazlıyla mümkün olur.Bunda çalışmanın hiçbir etkisi yoktur. 

Aziz Mahmut Hüdai hazretleri böyle açıklamıştır.

FİZİKİ ÖLÜMDEN SONRA TERAKKİ VAR MIDIR?

 Ispara,Eğirdir öklü kıyısında Devran baba isimli bir türbe vardır.2B dünyaya bin kere geldim, bin kerre gittim" sözü o zata isnat edilir.Bu nasıl olur, mahiyeti nedir ehli bilir ki Hak teala7ya ait bir sırdır."İsra suresi 72 ayeti "Bu dünyada kör olan kimse ahirette de kördür...." buyrulmuştur.Bazı kişiler için şekli ölümden sonra terakki(yükselme) ve teyakkuz(uyanıklık) mümkün olur mu? diye sorusuna İsmail Hakkı Bursevi şöyle cevap vermiştir: Talebinde sadık olan salik kendi tabiat ve nefsi makamında nsefere çıksa ve ihtiyari ölümle muradına ulaşmadan önce zorunlu ölümle yolda ölse , ona vuslata erenlerin ecrinden bir pay verilir."Kim Allah ve Resulü uğrunda hicret ederek evinden çıkar da sonra kendisine ölüm ypetişirse artık onun mükafatı Allah'a düşer (Nisa 100).ayeti de buna işaret etmektedir.Büyüklerden bir şöyle demiştir: " Kabe yolunda ölen kişiye iki hac sevabı yazıldığı gibi kemale ermeden ölen kişinin muradı da kendisine ulaşır." O bu sözüyle Allah Teala'nın bu kişiyi berzah aleminde ruhlardan bir ruh vasıtasıyla veya bizzat kemale ulaştırıp mevhum noksanlıktan malum kemale erdireceğine işaret etmiştir.Şer'i şerifde Allah Teala'nın kabirde öğrenim esnasında ölen bazı kullar için onlara Kur'an okutan ve öğreten melekler tayin ettiği sabittir.Ancak salik olmayan ölümden sonra Hakk7ı bilme konusunda terakki edemez.Çünkü şer'an aklen ve keşfen üzerinde ittifak edilen gerçeklerden biri de şudur: Bu yaratılış ve dünyada insan sahip olamadığı kemale ölümden sonra ahirette de sahip olamaz.

HER TOPLULUK ÖNDERLERİ İLE BİRLİKTE ÇAĞRILACAK

 iSRA suresi 71 ayetinde geçer.Hak tela buyurmuştur: "Her insan topluluğunu önedrelri ile birlikte çağıracağımız o günde kimlerin amel defteri sağından verilirse, onlar, en küçük bir haksızlığa uğramamış olarak amel defterlerini okuyacaklardır.

72 nci ayet: " Bu dünyada kör olan kimse ahirette de kördür; üstelik iyice yolunu şaşırmıştır"

Buradaki tabi olduğu önderler Peygamber olabilir: Ey musa Ümmeti, Ey İsa ümmeti'diye seslenilir.Yahut kitaplarına göre çağrılır: " Ey müslüman, Ey Yahudi,Ey hırıstiyan, ey Mecusi" diye seslenilir.

Bazıları dünyaya , onun güzelliklerine ve zevklerine tabi olurlar.Onlara "Ey ehli dünya" diey nida edilir.Bazıları ahirete , onun nimetlerine ve derecelerine tabi olurlar.Onlara "Ey ahiret ehli" diye nida edilir. Bir topluluk isbe Allah sevgisi, ona yaklaşmak ve marifetullaha ulaşmak gayesiyle Rasulullah7a sav  tabi olur. İşte onlara da "Ey ehlullah" diye nida edilir.

27 Mart 2026 Cuma

BİR YAHUDİNİN HİKAYESİ

 Hikaye edilmiştir ki , buir yahudi Hz.Peygamber  SAV in yanına geldi ve : " Ey Muhammed, biz Allah'a şeytanın vesvesesinden uzak bir şekilde kalb huzuruyla ibadet ederiz.Oysa senin ashabının vesveseyle kıldıklarınızı duyuyoruz" dedi.Hz.Peygamber sav , Hz.Ebubekir'e işaret ederek " Sen cevap ver" byurdu. O da şöyle dedi: " Ey Yahudi! İki ev düşün ; biri altın, gümüş.inci mercan ,yakut değerli taşlarla dolu, diğeri ise harabe , içinde bu zikredilenlerde hiçbiri yok.Hırsız değerli kumaşlarla dolu mamur olan eve mi yoksa harabe olana mı girmek ister? Yahudi: " Bu şeylerle dolu mamur eve"diye cevap verdi.Bunun üzerin Ebubekir Sıddık r.a  : "Bizim kalblerimiz tevhid, marifet,takva, ihsan ve diğer faziletlerle dolu. Sizin kalblerinizde ise bunlar yok.Bu sebeble de hannas/sinsi şeytan oraya girmez"dedi.Bunun üzerine o yahudi müslüman olmuştur.Böylece ortaya çıktı ki şeytan kasteder, niyetlenir ancak muradına ulaşamaz.Çünkü Allah dostlarını korur.

26 Mart 2026 Perşembe

ŞEYTANIN HAK TEALA'DAN İSTEKLERİ

 iBLİS YERYÜZÜNE İNDİRİLİNCE ŞÖYLE DEDİ:"

Ey Rabbim! Beni yeryüzüne indirdin  ve rahmetinden kovulmuş eyledin. Bana bir Ev ver"

Hak Teala :"Hamamlardır" buyurdu.

İblis: "Bana oturacak bir meclis ver" dedi.

Hak Teala : "Çarşılar ve yol kavşaklarıdır" buyurdu.

İblis: "Bana bir yiyecek ver" dedi.

Hak Teala :" Üzerine Allah'ın ismi anılmayan yiyeceklerdir" buyurdu.

İblis: " Bana içecekler ver" dedi.

Hak Teala : " Sarhoşluk veren her şey " byurdu.

İblis : "Bana bir davetçi ver" dedi.

Hak Teala :" Çalgı aletleri "buyurdu.

İblis : "Bana bir Kur'an ver" dedi.

Hak Teala :"Şiir" buyurdu.

İblis: " Bana bir kitap ver" dedi.

Hak Teala : "Dövme" buyurdu.

İblis: "Bana bir hadis/söz ver" dedi.

Hak Teala "Yalan" buyurdu.

İblis: "Bana elçiler ver" dedi.

Hak Teâlâ "Kahinler" buyurdu.

İblis :" Bana avlanmak için bir tuzak ver" dedi.

Hak Teala : "Kadınlar" buyurdu

ŞEYTANIN SESİ

 iSRA SURESİ 64 AYETİNDE Hak Teala'nın İblis'e verdiği cevap vardır.İblis'in Adem peygamber zürriyetini kendine bağlayacağı tehdidi üzerine ona denilmiştir ki: "Onlardan gücünün yettiği kimseleri davetinle şaşırt; süvarilerinle ve yayalarınla  onları yaygaraya boğ; mallarına ve evlatlarına ortak ol , kendilerine vaadlerde bulun" Şeytan , insanlara, aldatmadan başka bir şey vaad etmez.

Müfessirler ayette geçen süvari,yaya,yaygaraya boğmak  kavramlarını çeşitli şekilde tefsir etmişlerdir.İbni Abbasın şöyle dediği nhakledilir: "Hak Teala'nın rızası olmayarak ağzından çıkan her söz, şeytanın sesidir" ."Davet" kavramı için şarkı ve çalgı aletleri olarak tefsir edilmiştir.Süvari ve yaya kavramı için vesvese ve iğva vermek denmiştir "Yaygaraya boğ" kavramı için fiileleri teşvik ve bağırma anlamı verilmiştir.Ayetteki atlılar ve yayalar için cin ve insanlardır denilmiştir.Allah'a isyan için savaşan binekliler iblisin süvarisi, yine Allah'a isyan için koşuşturan yayalar da İblis'in piyadeleridir.

25 Mart 2026 Çarşamba

"ŞU BENDEN ÜSTÜN KILDIĞINA DA BAK"

 Bu iblisin sözüdür.Bu sözleri cennetten kovulduktan  sonra kıyamete kadar kendisine süre verilmesini istemesinden ve müddet verilmesinden sonra söylemiştir.Onu bana niçin üstün kıldın,hidayet ve secdeyle faziletli eyledin?Halbuki ben ondan daha hayırlıyım. Çünkü o çamurdan yaratıldı. Ben ise ateşten yaratıldım.

MUHAMMED ÇİTO


 

DÜNYEVİ HELAK VE BELA'NIN GEREKÇESİ

 Hak teala geçmiş kavimleri, onların hallerini ve bela vehelaka uğrama nedenlerini Kur7an da belirtmiştir.Peygamberlerini inkar, onlara eza ve cefa etmeleri.Ümmeti Muhammed, merhamet edilmiş ümmet olmakla toptan helak şeklinde dünyevi bir azap üzerlerinden kaldırılmıştır.Ancak ,öldürülme, deprem ve veba gibi bulaşıcı hastalıkla ölme gibi dünyevi imtihanları mevcuttur.

Resulullah efendimiz sağ iken , insanların içinde bulunurken  o insanlara hak ettikleri ceza gönderilmeyeceği Hak Teala'nın sözüdür.Dünyevi kurtuluş vesaadet ile ahiretteki kurtuluş,^Hak Teala'nın ayetleri olan" Cenab-ı Peygambere iman ve onun sünnetlerine tabi olmaktan geçer.Bugün Peygamber sav günlük hayatın içinde yoktur, ancak sünnetleri ihya edilmek suretiyle ona tabi olmak vardır.Peygamber varisleri,kıyamete kadar toplumun içinde mevcuttur.Böyle birisi bulunup ona tabiolmak ,Peygamber sünnetini ihya etmek ,yaşarken tabi olmakla eş değerlidir.Çünkü iinsani kamiller,Hak Teala'nın ayetidir.

Hadis-i şerif: "Kim sünnetimi ihya ederse , beni ihya etmiş olur. Kim beni ihya ederse , beni sevmiş olur.Kim beni severse, cennette benimleberaber olur"

Başka bir hadis-i şerifde: "  Kim sünnetimi muhafaza ederse , Allah ona dört haslet ikram eder. İyilerin kalplerinde muhabbet,     facirlerin kalplerinde korku, rızıkda bolluk, din de güven

24 Mart 2026 Salı

TÜM KÜFÜR ÜLKELERİ HELAK OLACAKTIR.

 Bu cenab-ı Hakk'ın levhi mahfuzdaki kararıdır.İsra suresi 58 ayetinde geçer.Kıyamet gününden öncesidir.Ebussuut efendi ayetteki "karye/ülke" kelimesiyle kafir ülkelerin kastedildiğini söylemiştir.

Ayet: "Hiçbir ülke yoktur ki biz, kıyamet gününden önce onu helak edecek, yahut ona şiddetli bir şekilde azap edecek olmayalım...."

ÖLÜMÜ ANMAK

 Hikmet ehlinden birisi şöyle demiştir:"Hüzün yemekten alıkoyar. Korku günahlara mani olur.Reca /ümit ise insanı ibadetlere dayanıklı kılar Ölümü anmak boş işlerden el çektirir"

PEYGAMBERLERİN ÜSTÜNLÜĞÜ HANGİ CİHETTENDİR

 İsra suresi 55 ayetinde Hak teala buyurur: "... Gerçekten biz, peygamberlerin kimini kimine üstün kıldık.."  buyurmuştur.

bu üstünlük hussunda Ebussud efendinin görüşü şudur: "Yani, biz onları nefsani faziletlerle  ve cismani alakalardan uzak olmakla birbirinden üstün kıldık, yoksa mallarının çokluğu yahut takipçilerinin çokluğu ile değil.

Kitap verilme, riisalet, dostluk, konuşma, mirac, rüyet, şefeaat gibi hususlardadır.

Bir kısım sahabeler Hz.Peygamberi bekler iken kendi aralarında konuştular: Birisi, Hz.İbrahim'in Hak Teala tarafından dost edinmesi hayret-i şayandır dedi.Bir diğeri :Allah7ın musa ile konuşmasından daha acayip ne olabilir? dedi.bir diğeri Hz.İsa'nın Allah7ın kelimesi ve ruhu kılınmasından daha ilginci ne olabilir? dediler.Bunları dinleyen Efendimiz SAV şöyle buyurdu:

Sözlerinizi ve şaşırmanızı işittim.İbrahim Allah ın dostudur dediniz ki o öyledir. Musa , Allah'ın sırdaşıdır dediniz ki o öyledir. İsa Allah7ın ruhu ve kelimesidir dediniz  ki o da öyledir.

Dikkat edin! Ben Allah'ın habibi/sevgilisiyim, fakat övünmek yok. Ben kıyamet günü hamd sancağını (livaül hamd) taşıyanım fakat övünmek yok. Ben Allah nezdinde öncekilerin ve sonrakilerin en değerlisiyim, fakat övünmek yok. Ben cennet kapısının halkasını ilk çalanım.Allah kapıyı açar, ben muhacirnlerin fakirleriyle birlikte cennete girerim fakat övünme yok.

İNSAN-I KAMİLİN YAŞANTISI

 İnsanı kamilin yaşayışı ile alakalı olarak şöyle denmiştir: " Cenab-ı Hakk'a sıdk, halka insaf, nefse kahır, elinin altında olanlara şefkat, büyüklere hürmet, dostlara nasihat, düşmanları idare, ulemaya tevazu, fakirlere cömertlik, cahillere sükut ile muamele etmek"

Hafız şİRAZİ ŞÖYLE DEMİŞTİR:

"Dünya ve ahiretin emniyet ve sefası şu iki cümlededir:/ Dostlara lütuf ve ihsanda bulun, düşmanları da idare et! "

DEVLET ÜÇTÜR

 Ebu Bekir Vasııti der ki: " Devlet üçtür.hayatta iken olan devlet, kişinin Allah7a itaat üzere yaşamasıdır. Ölüm sırasında olan devlet , kişinin "La ilahe illallah"diyerek ruhunu teslim etmesidir.. Kıyamet gününde olan devlet ise kabirden kalkarken kendisine bir müjdecinin gelip onu cennetle müjdelemesidir. Hiuç şüphe yoktur ki Allah'a isyan eden  ve dirilmeyi inkar eden kimse ye bir korkutucu gelir ve onu cehennem azabsıyla korkutur.

bu nedenle Allah7a itaat ve ikrar lazımdır.

23 Mart 2026 Pazartesi

HAKTEALA'NIN SİTEMİ

 Tevrat'ta varid olduğuna göre Allah Teala şöyle demiştir: "Ey kulum, benden utanmazmısın? Yolda yürürken sana kardeşinden bir mektup geldiğnde mektubu okumak için yolun keniranı çekilir , onun için oturursun. Mektubu okur , hiçbir şeyi kaçırmamak için harf harf üzerinde düşünürsün. İşte bu da benim kitabım, Onu sana indirdim. O kitaba bak! O kitapta senin için nice sözleri açıkladım enine boyuna düşünesin diye ne kadar tekrar ettim. Sen ise ondan yüz çeviriyorsun. Yoksa ben senin bazı arkadaşlarından daha mı değersizim? Ey kulum! bazı arkadaşların sana oturmaya geliyor da sen onlara bütün her şeyinle şöneliyor, sözlerine bütün kalbinle kulak veriyorsun. Eğer bir kimse konuşsa veya seni onun sözünü dinlemekten alıkoysa ona sus diye imada bulunuyorsun.İşte ben sana yöneliyor  ve sana konuşuyorum. Sen ise kalbinle benden yüz çeviriyor, uzaklaşıyorsun. Yoksa sen beni bazı arkadaşlarından daha değersiz mi sayıyorsun?

(İhya da böyle geçer)

22 Mart 2026 Pazar

MAHMUT SAMİ KİRAZOĞLU 9


 

BİR KİMSENİN ÖLDÜRÜLMESİ İÇİN ÜÇ MEŞRU NEDEN

Bir  kimsenin öldürülmesini meşru kılan üç sebeb vardır.: İman ettikten sonra küfre dönmek,  evlendikten sonra zina yapmak ve kasıtlı olarak suçsuz bir kimseyi öldürmek. 

" Haklı bir sebeb olmadıkça Allah'ın muhterem kıldığı cana kıymayın"(İsra 33)

21 Mart 2026 Cumartesi

DEĞİŞTİRİLMESİ GEREKEN ON KÖTÜ HASLET

 İcra suresinin 31 ila 39 ayetin sonuna kadar  olan on ayette kınanmış on kötü huyun on iyi huyla değiştirilmesine işaret buyrulmuştur.Kınanan on kötü hasletin:

BİRİNCİSİ, cimrilik

İKİNCİSİ  uzun emeldir.

"Geçim endişesi ile çocuklarınızın canına kıymayın" ayetinde bu iki hasletkınınmıştır.Çünkü cimrilik ve uzun emel cahiliye araplarını çocuklarını öldürmeye sevk etmişti.Allah "biz onların da sizin de rızkınızı veririz" buyurarak onlara bu kötü  hesletlerin cömertlik ve tevekküle dönüştürmeleri gerektiğini gösterdi.

ÜÇÜNCÜSÜ şehvet olup "zinaya yaklaşmayın" emri ile şehveti nikah altında iffete dönüştürülmesini emretmiştir. 

Dördüncüsü, haklı bir sebeb olmaksızın bir insanı öldürmeyin

Beşincisi : Yetim malına rüşdüne erişinceye kadar ,ancak en güzel bir niyetle yaklaşın

Altıncısı : verdiğiniz söze riayet edin

Yedincisi : Ölçtüğünüz vakit tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın

Sekizincisi : Bilmediğiniz şeyin arkasına düşmeyin 

Dokuzuncusu Yeryüzünde böbürlenerek yürümeyin

ZENGİNLİK,FAKİRLİK,SIHHAT VE HASTALIK

 Enes ra dan rivayet edilen bir kutsi hadiste buyurulmuştur:

"Benim mümin kullarımdan öyle kimseler vardır ki onun imanına ancak zenginlik uuygundur.Şayet onu fakirleştirsem fakirlik onun imanını bozar.Benim öyle mümin kullarım vardır ki imanına ancak fakirlik uygundur.Şayet onu zenginleştirsem zenginlik onun imanını bozar.Benim öyle mümin kullarım vardır ki imanını ancak sıhhat düzgün tutar.Ona hastalık verdiğimde bu durum onun imanını bozar.Yine benim öyle mümin kullarım vardır ki imanını ancak hastalık düzgün tutar.Onu iyileştirsem imanını bozar.Ben kullarımın işlerini onların kalblerindekini bilerek düzenlerim.Şüphesiz ki Ben en iyi bilenim ve herşeyden haberdar olanım" 

Allah zenginde kılar f    akir de.Bazen bolca verir, bazen de kısar.Şayet Allah insanların tamamını zengin yapsa idi azgınlaşır, yoldan çıkarlardı.Bütün insanları fakir ve muhtaç kılsa idi o zaman da Allah7ı unutur ve helak olurlardı.

Bir hadis-i şerifde buyrulmuştur:"Beş şeyden önce amellerde acele ediniz.Azdıran zenginlikten , unutturan fakirlikten, aklı götüren yaşlılıktan, ifsad eden hastalıktan  ve ani ölümden"

Üveys Karani  hazretleri her sabah ve akşam evinde olan fazla yiyecek  ve giyecekleri sadaka olarak verir ve şeyle dua ederdi:" Allah"ım! Açlıktan bir kimse ölürse beni onun yüzünden muaheze etme, kınama.Çıplak olarak bir kimse ölürse ondan dolayı beni kınama!"  

20 Mart 2026 Cuma

BABAYI PEYGAMBERE ŞİKAYET

 Bir kimse Resulullah7a gelip babasını  ve kendi malını aldığını şiikayet etti.Hz.Peygamber sav o kimseyi çağırdı.Bir de gördü ki asasına dayanarak yürüyen yaşlı bir ihtiyar.Hz.Peygamber yaşlı adama niçin oğlunun malını aldığını sordu. O da: "O zayıfken ben güçlü,kuvvetliydim.O fakirken ben zengindim.Ben o zaman malımdan hiçbir şeyi ondan esirgemiyordum.Bu gün ise ben güüçsüzüm o güçlü,ben fakirim o zengin,malını benden esirgiyor cimrilik yapıyor. dedi.Bunun üzerine Hz.Peygamber ağladıve "Bunu taş toprak duysa ağlardı" dedi. Sonra çocuğa dönüp Sen ve malın babana aidsiniz" BUYURDU.

BİR ÜLKENİN HELAKININ SEBEBİ

 Ayet gayet açıktır.Bir ülkeyi helak etmek istediğimizde , o ülkenin zenginlik sebebiyle şımarmış elabaşlarına (iyilikleri) emrederiz; buna rağmen onlar kötülük işlerler.Böylece o ülke , helaka müstahak olur; bizde orayı darmadağınık ederiz"(İSRA 16)

KİTABINI OKU

 iSRA SURESİ 14 AYET: "Kitabını oku! , bugün nefsin sana hesapçı olarak yeter(denilir)"

bir baba oğluna : " Bugün insanlara ne söylersen , onlardan ne işitirsen ve ne iş yaparsan bana söyle.Yapıp ettiklerini  ve bana yapamadıklarını arz et" Oğlu akşam namazına kadar bir günde bütün ettiklerini  babasına arz etti.Ertesi gün baba oğluna yine o gün ettiklerini sordu. Oğlu: " Babacığım , başka zahmetli ve meşakkatli işleri emret, razıyım.Yeter ki her gün bana ne yapıp ettiğimi sormaktan vazgeç.Ben buna güç yetiremiyorum" dedi, Babası : " Ben seni bu işe mecbur ettim ki uyanasın, akıllı olasın ve hesap yerinden gafil olmayasın. Mademki bir günlük hesabı bile babana vermeye gücün yok. ömrünün tamamının hesabını HakTeala'ya nasıl vereceksin?"

ACELECİLİK

 Araplar aceleye "bütün nedametlerin" anasıdır derler. İisra suresi 11 ayet: " İinsan hayrı istediği kadar şerri de ister. İnsan pek acelecidir" buyrulmuştur. İnsan öfkelendiği vaki tşer ve lanetle kendisinin, ailesinin ,hizmetçilerinin ve malının helak olması için Allah7a dua eder.

Şayet hayırla edilen duanın kabul edildiği gibi , lanetle edilen dua kabul edilse idi helak olurdu.,İnsan aklına gelenin peşine düşer sonucu düşünmez.

Hz.Adem , çocuklarına demiştir ki: " Yapmak istediğiniz her iş içi nbir zaman durun.Şüphesiz ben bir an durup düşünse idim , başıma gelenler gelmez idi".

Köpek önüne atılan şeyi burnu ile koklar.İnsan aklı ile koklamalıdır. 

19 Mart 2026 Perşembe

BORÇ VERMEK/SADAKA VERMEK

 Efendimiz SAV buyurmuştur:"Semaya çıkarıldığım gece cennetin kapısında şöyle yazılmış gördüm:"Sadaka on katı ile mükafatlandırılır.Karz(borç vermek) onsekiz katı ile mukabele görür." Cebrail'e " Borç vermek , neden sadakadan efdaldir? " dedim."Çünkü dilenen kimse, yanında bir şey olduğu halde de ister.Borç isteyen sadece ihtiyacından dolayı ister" dedi. 

18 Mart 2026 Çarşamba

VAV LARDAN SAKININ

"Vavlardan sakının" denilmiştir.Yani ilk harfi vav olan velayet(velilik), vezaret (vezirlik) vasıyyet,vekalet ve vedia(emanet) kelimelerinin delalet ettiği yükümlülüklerden sakının