İNSANIN İMTİHANI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İNSANIN İMTİHANI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2026 Pazartesi

İNSANIN İMTİHANI

 Hak Teala'nın sünnetullahıdır. Ankebut suresi 2 ve 3. ayettir:" İnsanlar , imtihandan geçirilmeden , sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar. Andolsun ki , biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir.Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak , yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır"

İmtihan, insanın seyrü süluku için gerekli bir süzgeçtir. Bu nedenle bir kimseye sorulacak suallerden biri de "Senin imtihanın nedir?" olmalıdır.Her insanın,vücudu ile ,ailesi ile, malı ile imtiihanı mevcuttur. 

İmtihan tüm zamanlar için caridir.Allah Teala insanı meşakkatli sorumluluk ve mükellefiyetlerle imtihan edecek: hicret,cihad, şehvetleri terk, ibadet, nefis ve malda musibetlerle sınayacaktır.Bööylece muhlis olan münafık olandan, dinde rasih olan, mütereddit olandan ayrılsın ve müminler sabrederek yüksek derecelere ulaşsınlar.

Altın için ateş alevi ne anlam ifade ediyorsa , veelayet için bela o anlama gelir.

Efendimiz SAV buyurmuştur: Kişi dini ölçüsünde müpteal olur" 

Afiyet değerini bilmeyene hastalık gibidir.Bela, değerini bilene ilaç gibidir.Nefislere bela tembellikten onu kurtarmak  ve en iyi amele sevketmek içindir.Kalblere bela, gayb nakışlarını kabul edebilmesi için kir ve pasta kalbi tasfiye iç indirRuhlara bela , gönüldeki sıdk ve muhabbeti , boş şeylerden tecrit etmek ve arındırmak içindirSırların belası ise tecelli eserlerine sabretmek suretiyle O' nda fani olup , O'nunla baka sırrına erinceye kadar mükaşefe halinde bulunmasındadır.

Bu ayet şu şekildede tefsir olunmuştur: Halk, muhabbetin hakikatları talep olunmadan sadece muhabbet davasında bulunmakla terk olunacaklarınımı sanırlar? Muhabbetin hakikatları; belanın seğvenin(muhibbin) üzerine dökülmesi, onunda bundan lezzet duymasıdır.Bela vardır cesedine isabet eder;bela vardır, kalbine tesir eder; bela vardır sırrına dokunur, bela vardır ruhuna işler.Zahirde nefsin belası , hastalıklar ve meşakkatlardır. Hakikatta ise , " Ben insanları  ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım"(Zariyat 56) iilahi hitabıyla muhatap olunduktan sonra , bu hastalık  ve meşakkatların , onu Aziz ve Kavi olan Allah'a kulluk etmesine engel olmasıdır.Kalbin belası; aşk ve şevkın birikmesi , zaman zaman Rabbi' nden gelen variudata ihtimam gösterip hüremt ve heybetle ahvalini muhafazaetmesidir..Sırrın belası  halk (yaratılanlar) için kendisi ile beraber makamı olmayan (Allah) ile kaim olmak; halk için kendisine ulaşılamayana (Allah'a) rücu etmek, dönmektir. Ruhun belası; Allah'ın kabzasında olmak , müşahede ile müptela olmaktır.Bu hiç kimsenin güç ve takat getiremeyeceği bir şeydir.

14 Kasım 2021 Pazar

BUGÜNÜN İNSANININ "ADEM" LE İMTİHANI

 kur'an da zikredilen hadiseler, kıyamete kadar mutlaka her devirde ve zamanda yaşanacaklardır.Hz.Adem peygamber'in yaratılışı ve Şeytanın ona secde etmeyerek kovulması hadisesi kur'an da anlatılır.Bu hadisenin bugünkü karşılığı nedir? Yahut da insan olarak yaratılanların  tümü bu hadise bugün nasıl imtihan edilmektedir? sorusuna verilecek cevaplar içinde birisi de şu olsa gerektir;

Bugün "Adem" konumunda olan kimdir? sorusundan başlar isek "Adem" liğin konumunu bilmemiz gerekir.Hz.Adem, yeryüzünde Allah'ın halifesi olarak yaratılan bir şahsiyettir.Tevhid mertebelerinde Hz.Adem'e bakış; Hak Teala'nın insan suretinden tecellisidir.Bu nedenle Hak Teala yarattıklarından "Kendi" ne secdeyi emretmiştir.Tasavvuf literatüründe bu makam İnsan-ı Kamil makamıdır."Mürşit" makamıdır da denilse yanlış olmaz.Bu nedenle bugün Mürşit'lik makamına secde etmek(Kabullenmek,tabi olmak,emrinde olmak,İTAAT ETMEK,HİZMET ETMEK) gereklidir.Müslümanların avamı ikilik aleminde olduğu için bunu kabul etmez,"Benden ne farkı var?" diye karşı çıkar.Kitap ortada iken, Hadis-i şerifler ortada iken başka birşeye ihtiyaç olur mu?Haşa bir insana kutsiyet atfedilir mi? derler.Halbuki Mürşit, Hakk'ın gölgesidir.Yarasalar değil güneşe,ışığın yansıdığı yere dahi düşmandırlar.Bugünün insanının manevi imtihanı bu husustur.