HASAN HÜDA HAZRETLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HASAN HÜDA HAZRETLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2025 Pazartesi

2015 YAZILARI

 AZİZLERİMDEN  Hasan Efendi hazretlerinden duymuştum:(Turgut Özal'ı kastederek):MÜRŞİT kuvvetli olursa,müridi Cumhurbaşkanı dahi olsa o makamı terketmeksizin sülukunu tamamlatır(yahut irşad eder).  

"Allah (c.c) ,Adem'in hamurunu 40 gün yuğurdu","Alemi altı günde yarattı"kelamlarında  bir anda olmak usulü yok ki "teenni"yavaş yavaş gerçekleşme var.Ancak,Esmai Hüsna'nın ahirindeki isim "ES SABUR"olduğundan Hz.google okulunun müdavimleri  bu noktada sabırsızlar.Kemalatın en zirvesi Efendimiz'de tecelli ederken 571 senesinin öncesinde dünyaya gelenler bu lütuftan niçin mahrum kaldılar"sualini soracaklara da bir cevap bulmak gerek. 
Aklın fazla oluşu(Zeka fazlalığı),güncel ilimlerde(teknikte)ileri olmak ,doğuştan mevcut özel yetenekler(psişik yetenek)seyrü sülukta bir mana ifade etmezmiş.Niçin Teknik dedik:Çünkü ilerleyen zamanla şimdiki teknik demode oluyor.Niçin aşırı zeka dedik:Ebül Hikem'in ebu Cehil olması gerçeği.Niçin doğuşta mevcut özel yetenekler dedik:sanatkarların Allah'ı bulamaması gibi.
Hz.Beyazıt'ın sözü:Ya doğuştan olamalı(üveysi),ya gören gözü işiten kulağı olmalı,yahut söz tutmalı.Bu üçünden biri değilse Allah'ın mülkünde yaşamasın daha iyi.Bu üç kriter içinde en hafifi "söz tutabilmek"olmalı ancak bunun bile zorluğunu anlatmada kelimeler kifayetsiz kalabilir. 
Gelelim Efendimizden önce yaşayanlara.Onlar Tamamlanan kemalattan mahrum kalanlar mıdır?

HASAN HÜDA HAZRETLERİ

 Nisan ayınız ,nisan yağmurlarından bir damla alıp inciye dönüşsün dileğiyleMETLİ BABA hazretlerinden tefeyyüz eden Hasan Hüda hazretlerinin sözlerinden bir cümle nakledip "acaba bu manada mı?"şeklinde acizce izahına girelim.İstikbale ait konuları tüm insanlar merak ederler.Ancak,avam için rahatlığın "Bilmemekte"olduğunu idrak edemezler.25 yıl önce Hasan Hüda hazretleri şu sözü kullanmıştı:"YETKİLİ OLAN ZAT GELDİĞİNDE BELKİ ŞERİATTA DA DEĞİŞİKLİK YAPACAK.İNSANLAR,ŞERİATI-TARİKATI YAŞAMADAN DİREK HAKİKATTEN BAŞLAYACAKLAR".Bu sözün açılımından önce şu hususu hatırlıyalım:"LA TU'TU'L -HİKMETE GAYRA EHLİHA fetazlimuuhaa ve laa temneuuhaa an ehlihaa.Hikmeti ehlinden gayriya verme ki ona(hikmete)zulum etmiş olursunuz.(yazık olar).Ehli olanlardan da men etmeyin ki onlara(ehli olanlara)zulumü edersiniz.Keza "EL HİKMETÜ DALLETÜN KÜLLÜ HİKEM"Hikmet sahibi olmayanı yoldan çıkarır.(Bakara 26)YUDİLLİ BİHİ KESİİRAN VE YEHDİ BİHİ KESİİRAN.Doğan kuşunun lokması serçeye zarar verir.Hikmet,ehline bolluk getirir,ona fayda ve gıda olur,Aynı hikmet ehli olmayana zaaf ve sıkıntı olur.Ondan daha başka yüzbinlerce noksan ortaya çıkmasına neden olur.Okuyup üfürmek,Cenab-ı İsa'nın dudaklarından çıkarsa etkili olur,ölüleri diriltir.O duayı başkası okursa tesirsiz kalır.Bu sözleri Sultan Veled efendimiz söylemiştir.Eğirdir' de ki Devran baba türbesinde dua etmeye çalışırken ,hadim türbedar bir kadın,"inin o basamaklardan.Ben (sizin yerinize)dua edeyim"sözünün hakikati bu olabilir.Büyüklerin sözlerini ancak nakledebiliyoruz.Olaki arayan bir müşterisi okusun ve faydalansın.Gelelim Şeriatteki değişiklik yapacak zata ve hakikatten başlayacaklara.Devir ve Davran değişiyor.Bu değişmeyi takvim yaprakları olarak ifade etmiyorum.Anlayış ve algı olarak ifade ediyorum.Kuran'ın ayetlerinin  iç içe 7 manası olduğunu Mevlana Efendimiz,babası Sultanül  Ulema ifade etmişlerdi.Emir Sultan Efendimizin ricası ile Bursa Ulu Camiinin ilk cumasını kıldıran Somuncu baba'nın minberde Fatiha'nın tefsirini üçüncü anlama kadar yaptıktan sonra (ki üçüncü manasını o camide sadece kendisi bilmekte)minberden inip Bursa'yı terketmesi gibi.Gelecek olan Yetkili zat ,Kur'an ayetlerinin üçüncü  ve sonrası anlamına göre hareket ederse ve bunları ifade ederse,mübareğin söylediği "Şeriatte Değişiklik"in bu olduğu anlaşılmaz mı?.Bunu kabullenecek kaç kişi var.İlk karşı çıkacak olan da Diyanet ve şekil tarikatları.Haşa bu sözümle birilerini tezyif ettiğim anlamı çıkmasın.Öz'ün dış kısımları diyorum.Bunun için ,zamanımızdaki mürşitlerin yerlerine birilerini bırakmaksızın dünya hayatından çekilmelirinin hikmetini  o zata karşı bir direnç olmasın şeklinde söylemiştik..Gelelim Şeriat,tarikat yaşanmaksızın insanların Hakikatten Başlamalarına.Erdemli,faziletli insanlar badece toplumun bir kesiminde değil,her kesiminde mevcut.az yahut çok. Ahde vefa eden,sözünde duran ,harama el uzatmayan birisi solcu dediklerimizin,bektaşi dediklerimizin ,gavur dediklerimizin v.siçinde yokmu?çook.Hiç kimse Allah'ın(C.C)yeryüzündeki bekçisi,zaptiyesi,vekil harcı değildir.Allah C.C,insana muhtaç değildir.Bu nedenle cehennemi hınca hınç doldurup Cennete sadece kendileri girecek  şekilde anlatımda olan taassup ehli tabiki YETKİLİ ZAT geldiğinde karşı olacaklar.Din de,Kitap ta yok diye inkar edip katline fetva verecekler.Zamanımız insanının bedensel ve zihinsel tahammülü az.Bu nedenle Muhabbet esaslı gönüller devreye girecek.Söz insanın bir parçası imiş.Eger söz söyleyen yapıcı ise onun parçası olan söz dinleyenlerde yapıcı etki gösterir.Gönül ehli olmayan böyle değil.Cismani olanların sözü su ile toprakta hapsedilmiştir.o söz kime telkin edilirse onu da su ile toprağa hapseder.Bir adamın ağzında misk olsa o kimse sarımsak dese onun ağzından misk kokusu çıkar.aksine ağzında sarımsak bulunsa(misk)dese de ağzından çıkacak koku sarımsak kokusudur.YETKİLİ ZAT'ın sözü mutlak olarak ölü kalpleri dirilteceği için "insanlar nasıl inanabilir?"sorusunu sormuyorum.Bahar mevsimi geldiğinde her cins kendi hayat çizgisindeki baharın işaretlerini verecektir.Çok söz,uzun boylu açıklama baş ağrıtır derler.İnşallah ağırlık vermemişizdir.Selamlar 

HASAN GÜRLER EFEENDİMİZ,

 METLİ BABA hazretlerinden tefeyyüz eden Hasan GÜRLER efendinin 25 yıl önceki bir sözünü daha önce aktarmıştık:Bir zattan bahsederken "-O,solcuların evliyası idi"demişti.Bu sözden çok irkilmiştim.Solcular kim? Evliya kim?Mübarek sonra izahını yapmıştı.Yine Rahmetli Turgut Özal'la alakalı bir mevzu açıldığında şöyle söylemişti:"-Mürşit kuvvetli olduğu takdirde,müridi isterse Cumhurbaşkanlığı makamını işgal etsin,o makamdan indirmeden o'nu o makamda irşad eder"

Aslında Takdiri İlahinin tasarrufu, hükmünü icra ediyor.Şems-i Tebriz hazretleri bir gün yolda atları ve hizmetçileriyle giden bir Bey'e rastlar.Bakışlar karşılaşınca,bey atını durdurup uzun süre öylece bekledi sonra ağlayarak yoluna devam etti.Şems hazretlerinin bunun üzerine şöyle dediği duyuldu."SÜBHANE MEN YÜAZZİBÜ İBADEHU Bİ'N Nİ'AM)Kullarına nimetleriyle azap eden Hak Teala'yı tenzih ederim:Bu sözün sebebini sordular:-Bu bey,gizli evliyadandır;bu kılıkla halktan örtülü kalıyor.Beni görünce;"bu kılıkla tarikat gereklerini yapmakta zorlanıyorum"dedi.ve fakir kıyafetinde kulluk etmek için dua etmemi istedi.Ben de dua ettim ama kabul edilmedi ve denildi ki:"onun,velayet nurunu beylik vazifesi ile birlikte sürdürmesi lazımdır".bunu görünce ağlayarak gitti.
İslamın  özü,dünyaya meyl etmemek ve ondan kaçmak. Tüm sufilerde ortak yön.Mevlana Efendimiz,geminin içindeki suyun gemiye zarar,geminin altındaki suyun gemiye yarar verdiğini ifade ederek dünya malının eğer ayaklar altına alınabilirse insanı yücelteceğini ifade ederken bunun hiçte kolay olmadığını ifade etmiştir muhakkak.SARAYLAR inşa eden Osmanlı Padişahları mutlaka fetvasını almıştır ki bugünün temsilcileri aynı yoldalar.Ama o saray sahiplerinden bugün hiç eser yok.Açlarımız azalsa,fakirlerimiz azalsa da ondan sonra bu işlere sıra gelse olmaz mı?söylenecek çok şeyler var var amma hz.Pir efendimizin Çelebi Hüsamettin için mesnevi-i Şerifte yazdıklarını tekrar etmekten başka bir şey elimden gelmiyor:"EĞER HALK PERDELİ VE CİSİM KESAFETİNDE OLMASAYDI VE EĞER AKIL VE İDRAKLERİNİN BOĞAZI DAR VE ZAYIF OLMASAYDI,SENİ ÖVMEK İÇİN MANANIN TADINI ÇIKARIRDIM.BİLİNEN  ŞU MANTIKTAN BAŞKA BİR İFADE İLE ÖZÜ AÇAR,VASIFLARININ SIR HAZİNELERİNDEN NE İNCİLER SAÇARDIM.DÜŞÜNCELERİ TABİATTAN ÇIKMAYAN,BEŞERİYETİN NEFS VE HEVA ZİNDANINDA KALANLARA SENİN MEDHİNİ YAPMAK YAZIKTIR.BEN SENİN GÜZEL VASIFLARINI RUHANİLERİN KUTSAL MECLİSİNDE SÖYLERİM".
Herkes vekil olabilmek için hücum ediyor.Nimetlerle azap eden Hakk'tan habersiz.Seyir ve sabır.

22 Haziran 2025 Pazar

HARAMI FARK EDEN VÜCUDLAR

 Bazı vücudlar vardır ki o kimsenin midesine haramdan kazanılmış bir lokma girse vücud hemen tepki verir ve o taamı dışarı çıkartmazsa rahatsızlığı devam eder .Metli Sultanın izinden gidenlerden Hasan Hüda hazretlerinin bir torunu anlatmıştı .Çok yıllar önce akrabam olan birisi ile misafirliğe gittik.Yemekli bir davet idi.Ev sahibinin maddi durumu gayet iyi ancak huyu iyi değildi.Yemeğe oturduk bir kase çorba içtim bir tanede kıymalı dolma yedim başka yiyesim gelmedi.midemde rahatsızlık başladı eve geldim halen devam ediyor.Mide buluntısına kalp çarpıntısı eklendi.Çaresiz bir vaziyette parmağımı boğazıma attım ve kusarak yemekleri def ettim.Yoksa ölecektim.Midem, haram kazançtan temin edilmiş bu taamı tanımıştı.Durumu dedeme anlattım.Dedem "İyi yapmışsın, üstüne beşyüz tevhid çekse idin geri kalanını yakar idin" dedi.

14 Ocak 2024 Pazar

MANEVİYAT EHLİNİN TELEFONLAŞMASI

 Maneviyat ehlinin telefonlaşması kavramının içinde maddi iletişim araçları yoktur.Onların özel bir iletişim kanalı vardır.Metli Dede hazretlerinde yetişen Konya'da Üçler mezarlığında medfun Hasan Hüda haz retlerinin kızı Hatice Sultan'ın kızı Şerife anlatmıştı.Babam,yüksek tahsilini yapmadan evvel evlenmişti.Evlilik esnasında Yüksek okulda okuması icab edindce Dedim, Damadı'nı kızımı bize bırak sen okumaya git dediği için çocukluğum dedemin yanında geçti.Bir gün Dedem sabah sonrasında asabi idi.Telefon ediyorum ediyorum,telefona bakmıyor" diye söylenince ,Kim o? diye sorunca Necib Sultan'dan bahsetti ve ilave etti "Biz sabahlara kadar biriktiyoruz, o geliyor bizim kazandıklarımı alıp gidiyor(çalıyor) dedi.Ben 17 yaşında idim.Bu sefer Necib Efendi'nin avukatlığına soyundum ve dedeme dedim ki:"Sen de hazinenin kapısını kapalı tut o zaman" deyince Dedem biraz yumuşamış vaziyette bana "Nasıl kapalı tutacağım /" diye bana sordu.Ben de "Mürşidine sorup öğrenseydin ya ! Deyince dedemin neşesi yerine geldi ve akşama kadar mutlu oldu.

Maneviyat ehlinin birbirlerinden kazanç aşırdıkları, birbirlerinin dervişlerinden gözünün tuttuklarını kendi mülküne katmak istedikleri hep vaki olmuştur.Bu nedenle bu tür durumlarda birbirlerine kızarlar ve karşıyı "maneviyat hırsızlığı" ile suçlarlar.

24 Ekim 2021 Pazar

EVLİYA GİBİ

 Necib sultanım,Hasan Hüda hazretlerinin kızlarından Hatice için "Evliya gibi" lafzını kullanmıştı.Hatice annemiz babası Hasan Efendi'den ilahi defteri almak için para ister.Hüda hazretleri "kuzum param yok" buyurur.Bu cevap üzerine misafir olarak onlarda kalan "Fakir" lakaplı musafa amca hışımla cebindeki parayı çıkartır "Al Hatice sana para git defterini al" der.Ancak Fakir musafa hazretlerinin cebindeki tüm para da ancak o miktar idi.

Yine Hasan Hüda hazretlerinin kızı Hatice sultan'ın şöyle bir anektod aktardığını kızı iletti:"Necib Efendi babamı ziyarete gelirdi.Yanında iki kişi vardı.Onların anlattıklarını duydum.Bugün harbe gittik,yanımızda hatice de var idi.Necib Sultan ile gelen iki kişiden birisinin adı Sadık efendi idi.Diğerinin ismini hatırlamıyorum

8 Ekim 2021 Cuma

HASAN HÜDA HAZRETLERİ

 Anlatan Hazret'in kızından torunu Şerife hanım."Hasan dedem bize yatılı geldiği vakit onunla saat onikiye kadar otururdum.Sürekli yemesi için birşeyler getirirdim.maksadım sohbetini dinlemek ve uzatmaktı.Bir akşam TRT kanalında Türk Sanat Müziği çıktı.Dedeme dinleyelim dedim.O da peki dinleyelim dedi.Birlikte dinlemeye başladık.Şarkıyı bir hanım sanatçı okuyordu.Baktım şarkıyı dinlerken dedem ağlıyordu.Ben, bunun altında bir şey var diye düşündüm.Niye ağladın? dedim.Bana:Çok aşkla söylüyordu dediMevlüt okusa da dinlesek dedim.Daha sonra bir şarkıcı daha çıktı,şarkının sözü "Telgrafın tellerini arşınlamalı, yar üstüne yar seveni kurşunlamalı" idi.dedem tekrar başladı ağlamaya .Şimdi neden ağladın dedim.Bana "Yar üstüne yar sevilmezBir şeyhin varsa onda kal anlamında ağlamış.Çok gezdim,çok gördüm dedi ama aşkı Mevleviler de Muhammet Fikri Efendimizde buldum dedi."

HASAN HÜDA HAZRETLERİ

 Hasan Hüda hazretleri ile alakalı kızından torunu Şerife nakletti:"Dedem köylerde müezzinlik yaparken sabah ezanı yola koyuldum Camiye gideceğim yolda ortalık kış günü idi.Kafamı kaldırdım bir baktım bir köpek sürüsü bana doğru koşuyor.Süleyman hilmi Tunahan hazretlerinden hemen "himmet" istedim.Köpek sürüsü bana ulaşmadan dağıldı" demişti

6 Nisan 2021 Salı

İLAHİ

  ERENLERİN SOHBETI GÜLÜM ELE GİRESİ DEGİL

İKRAR ILE GİRENLER GÜLÜM MAHRUM KALASİ DEGİL

🌹

İKRAR GEREK BİR ERE GÜLÜM GÖZ AÇİP DİDAR GÖRE

SARRAF GEREK CEVHERE  GÜLÜM NADAN BİLESİ DEĞIL

🌹

BİR PINARIN BAŞINA GÜLÜM BOŞ TESTİYİ KOYSALAR

KİRK YIL ORDA DURSADA GÜLÜM KENDİ DOLASI DEĞİL

DOLU TESTİ YOKLANMAZ GÜLÜM KALPDE ZIKİR SAKLANMAZ

AŞK ILE ALLAH DİMEYİNCE GÜLÜM KALBIN PASI PAKLANMAZ

ÜMMÜ SİNAN YOL AYAN GÜLÜM OLMUŞTUR BELLÜ BEYAN

DERVİŞLIK YOLU HEMAN GÜLÜM TACI Ü HIRKASI DEĞIL

🌹

ALLAH DEMEK AROLMAZ GÜLÜM MÜMİN KALBİ DAROLMAZ

SEVERSEN ALLAHI SEV GÜLÜM ALLAH GİBI YAROLMAZ🌹

TENFANİDİR CAN ÖLMEZ GÜLÜM ÖLENLER GERU GELMEZ

ÖLÜRSE TENLER ÖLÜR GÜLÜM RUHLAR ÖLESİ DEGIL 

Bu ilahiyi Hasan Hüda hazretleri bu şekilde okur imiş.

Aynı ilahinin divanındaki karşılığı:

DEĞİL

 Erenlerin sohbeti  Ele giresi değil İkrar ile gelenler  Mahrum kalası değil. 

ikrar gerek bir ere  Göz açıp Dîdar göre. Sarraf gerek gevhere, Nadan bilesi değil.

 Bir pınarın başına, Bir testiyi koysalar. Kırk yıl anda durursa, Kendi dolası değil.

 Ümmî Sinan yol ayan, Oluptur belli beyan. Dervişlik yolu heman, Tâc ü hırkası değiL.

 

Ümmi Sinan ( Elmalılı – 17. yy


5 Nisan 2021 Pazartesi

EVLİYANIN SÖZÜNÜ TUTAMAMANIN BEDELİ:BİR KÜP ALTIN

Hasan Hüda hazretlerinin torunu Şerife Hanımın anlatımıdır:Size Hasan dedemle olan bir muhabbetimizi paylaşayım istedim. Hasan dedemin yatıp uyuduğu ibadet ettiği odasının temizliğine ben giderdim.o odayı temizlemek o kadar güzeldi ki anneannem beni çağırırdı bende havalara uçardım gitmek için gittiğim vakitte üç beş gün kalırdım sırf dedemin gözlerinden akan o güzelliği seyredebilmek için. Gözlerinden akan neydi bilmiyordum ama göz çukurlarına bir bardak koyup akanı kana kana içmek isterdim.Hasan dedem dedi ki bir gün bana büyüklerin sözünü tut nederlerse yap dedi tamam dedim.Sonra bana dedi ki ben metli sultanımın sözünü tutmadım dedi ve anlattı
 Eskiden fakirlik vardı. İşimde yok çoluk çocuk kaldık. İzmir'den bir teklif geldi imam lazım imiş bende metli sultanımıza gittim ben İzmir'e gidiyorum dedim oda izin vermedi giderdin gitmezdin derken kızdı gitme dedim sana Hasan dedi bende çoluk çocuk ekmek ister gidecem dedim sultanım bana hadi git ulen dedi çıktım gittim İzmir'e. üç dört ay görevi tamamladım geldim birde ne göruyüm bizim Memet efendi zengin olmuş
Sordum baba bu ne iş hangi ara zengin oldu Memet efendi dedim oda bana sözümü tutsaydın falanca yerdeki bir küp altın seninde dedi
 Çok ısrar etti benim olması için o küp dolusu altının ama olmadı tutmadım sözünü dedi güldü.
(Yorum:Belki dünya zengini olacaktı amma manevi mertebesi duraksayacaktı. Hadiseye sırrı kader gözünden bakalım)

9 Kasım 2020 Pazartesi

EVLYANIN KENDİNE İNANDIRMASI

Metli Sultan'a İstanbul'dan bir misafir gelir ama Metli sultanı beğenmez, kalbini bozar"bu nasıl hoca" der içinden.Tekrar İstanbul'a dönmek için otobüse biner. Otobüs bir ırmak kenarında devrilecekken Metli Dede'nin otobüse omuz verdiğini görür.Adam şaşkınlık içinde tekrar Konya'ya hazretin huzuruna varır. Hazret :"Sen buradan giderken iyi bir niyetle gitmedin ama biz seni kurtardık gel omzuma bak" der. Adam hazretin omuzuna bakar ki omuzu yara bere içinde. Adam hazretin müridi olur(Nakleden Hasan Hüda hazretlerinin kızı Havva Hanım)

31 Ekim 2020 Cumartesi

KALDIRMAK MÜMKÜN MÜ?

Necib Sultanım anlatmıştı. Hasan Hüda hazretlerinin huzurunda otururken Hacı Bekir amcanın kalbinden ne geçmiş ki Hasan Efendi onun yüzüne bakarak "Kaldırabilecek misin?" dedi.Biz bir şey anlamadık. Bir müddet sonra hazret "Düşün de cevap ver" dedi. Bu hadiseden sonra hacı Bekir Uzun'a sordum: Hayırdır ne oldu. Hacı Bekir amca anlattı: Mübareğin huzurunda iken içimden geçti ki "Bunlar Allah'ın mübarek kulları.Bana bir yetki verseler de ben hastalara okusam da şifa bulsalar" Bu duygular geçince mübarek "kaldırabilecek misin" dedi, anlayamadım. Necib Sultanım buyurdu ki:Hacı Bekir! Ben izah edeyim. Hak Teala sana böyle bir hal bahşetti. Okuduğun kimselerden para almamaya niyet ettin. Ancak şu kadar sayıda kişiye okuduğun vakit bir kurban kesmen lazım" deyince Hacı Bekin amca:Efendim.benim o kadar kurban kesecek imkanım yok" der. Necib Sultanım buyurmuştur ki: insanların hastalığına şifa niyetiyle bu tür okuma yapan kimseler eğer belirli sayıda kurban kesip muhtaçlara dağıtmaz ise bir çok hastalığa duçar olurlar amma hastalığın kaynağını bilmezler.Bu nedenle Hasan Efendi hazretleri "Kaldırabilir misin?" buyurdu. NECİB SULTANIM YİNE SÖZÜNE DEVAM etti: Gaziantepli Bilal Baba hazretlerine bağlı olan Ahmet Can, hastalara okumaya başlayınca,hanımın akrabası olmakla dedim ki:Her okumada bari bir horoz kes(kan akıt)demiştim. Pek aldırış etmemiş.bir gün düz yolda giderken yüz üstü yere kapaklanıp eli yüzü yırtılınca aklına bu nasihatim gelmiş ve hemen bir kan akıtmıştı.

28 Ağustos 2020 Cuma

HÜDA HAZRETLERİNDEN NASİHATLAR

Hasan Hüda Efendi hazretleri bir can kardeşimize şu nasihatları yapmış:
"Evlat bir aferim için bir avuç altın saçma!"
Evli misin? bekar mısın? sorusuna bekarım cevabını verince:"Başı açık kadınlar içinde Hakk'ın o kadar çok evliyası var ki".

7 Nisan 2020 Salı

HASAN HÜDA HAZRETLERİ

Blogta ismi geçen kibarı Ehlullahtan Hasan Hüda Hazretleri. Kendisine ait bir kısım anektodlar bloğun evvelki yazılarında mevcuttur.Muhammed Fikri Metli hazretlerinden süluk eden on iki kişiden birisidir. Hafız olup zülcenahayndir. Soy ismi GÜRLER. Mezarı şerifi Konya üçler mezarlığında Metli sultanın kabrinin beş metre güneyindedir.

11 Aralık 2019 Çarşamba

KALDIRAMAYACAĞI YÜKÜ TALEP ETMEK

Metli Baba'dan yetişen 12 zattan birisi olan Hasan Hüda hazretleri huzuruna gelen ... isimli şahsın içinden geçmişti ki, Cenab-ı Hakk bana öyle bir kuvvet versin ki üzerine okuduğum hasta iyileşsin. Hatta, Amerika başkanı hastalansın, benim yanıma getirsinler ben onun üzerine okuyarak iyileştireyim, böylelikle tüm dünyayı Müslüman yapayım". Huzurdaki şahsın kalbinde olanları bilen hazret der ki:"Salağın birinin içinde böyle bir istek var. Sen o halin yükünü kaldırabilir misin?
Necib Sultanım buyurmuştu, hastalara okumak izinle olur. Ancak okuyan şahıs, okuduğu hastaların yükünü almak istemiyorsa okuduğu on kişiden sonra bir kurban kesmesi gerekir. Aksi halde bedenine yük geçer ve kendisi hastalıklara muhatap olur".
Üzerine okunan on kişiye bir kurban. Ekonomik imkan gerektirir. Müntesiplerine okuyan şeyh efendiler bu tertibe riayet etmezlerse, ahir ömürlerini bir çok hastalıkla tamamlarlar.  

23 Ocak 2017 Pazartesi

PAKİSTANDAN HOCA İTHALİ

Hasan Hüda hazretlerinden nakildir ki."Bir gün öyle bir idareci gelecek PEK çok insanları görevden atacak.Hoca kalmayacak.Pakistan'dan hoca ithal edecek"(Hasan Hüda hazretleri)

15 Aralık 2016 Perşembe

ÇÖZÜLEN ZİNCİRLER

Anlatan Hasan Hüda Hazretlerinin kızının Beyi.Metli Dede,"insanları başına toplayıp zikir yaptırıyor,üfürükçülük yapıyor,muska yapıyor"suçlaması ile Konya/Seydişehir ilçesinde tutuklanır,ancak dosyası Ağır cezalık olması nedeni ile Konya ya gönderilir ve kendisi Konya Cezaevine nakledilir.Tevafukan Babam'da aynı tarihte bir suçtan Dolayı cezaevinde bulunmakta imiş.Gece olunca Metli Sultanın önündeki kapılar kendiliğinden açılır Metli Sultan dışarı gider.Sabah sayımda yok.Tekrar Şehirde bulunur,cezaevine getirilir,Bu hadise bir iki devam edince bu kez gitmesin diye Cezaevi yönetimi ayaklarına zincir geçirir.Ancak geceleyin zincirleri ayaklarıyla silkelediğinde zincir çözülmüş Bunu  babam gözleri ile gördüğü için daha sonra Metli Sultan'a ihvan oldu"diye nakletti.

Mevlana Vakfı  İSKENDERUN
Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.com

HÜSEYİN FİKRİ EFENDİ

Metli Sultan sağlığında bu zatı çok kısa süre içinde yetiştirmiş ancak bu zat İzmir'e gidip,tekrar Konyaya dönmemiş.İzmir Tarafında dergah açıp ihvan yetiştirdiği söylenir.Hasan Hüda hazretleri ise,Baba Sultan'a geri dönmediği,bu nedenle Mürşidinin kalbini kırdığı için Metli Sultan'dan sonra Bu zatı hiç arayıp sormamış

Mevlana Vakfı  İSKENDERUN

Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.com

17 Mayıs 2016 Salı

BEKLENEN ZAT

Nisan ayınız ,nisan yağmurlarından bir damla alıp inciye dönüşsün dileğiyleMETLİ BABA hazretlerinden tefeyyüz eden Hasan Hüda hazretlerinin sözlerinden bir cümle nakledip "acaba bu manada mı?"şeklinde acizce izahına girelim.İstikbale ait konuları tüm insanlar merak ederler.Ancak,avam için rahatlığın "Bilmemekte"olduğunu idrak edemezler.25 yıl önce Hasan Hüda hazretleri şu sözü kullanmıştı:"YETKİLİ OLAN ZAT GELDİĞİNDE BELKİ ŞERİATTA DA DEĞİŞİKLİK YAPACAK.İNSANLAR,ŞERİATI-TARİKATI YAŞAMADAN DİREK HAKİKATTEN BAŞLAYACAKLAR".Bu sözün açılımından önce şu hususu hatırlıyalım:"LA TU'TU'L -HİKMETE GAYRA EHLİHA fetazlimuuhaa ve laa temneuuhaa an ehlihaa.Hikmeti ehlinden gayriya verme ki ona(hikmete)zulum etmiş olursunuz.(yazık olar).Ehli olanlardan da men etmeyin ki onlara(ehli olanlara)zulumü edersiniz.Keza "EL HİKMETÜ DALLETÜN KÜLLÜ HİKEM"Hikmet sahibi olmayanı yoldan çıkarır.(Bakara 26)YUDİLLİ BİHİ KESİİRAN VE YEHDİ BİHİ KESİİRAN.Doğan kuşunun lokması serçeye zarar verir.Hikmet,ehline bolluk getirir,ona fayda ve gıda olur,Aynı hikmet ehli olmayana zaaf ve sıkıntı olur.Ondan daha başka yüzbinlerce noksan ortaya çıkmasına neden olur.Okuyup üfürmek,Cenab-ı İsa'nın dudaklarından çıkarsa etkili olur,ölüleri diriltir.O duayı başkası okursa tesirsiz kalır.Bu sözleri Sultan Veled efendimiz söylemiştir.Eğirdir' de ki Devran baba türbesinde dua etmeye çalışırken ,hadim türbedar bir kadın,"inin o basamaklardan.Ben (sizin yerinize)dua edeyim"sözünün hakikati bu olabilir.Büyüklerin sözlerini ancak nakledebiliyoruz.Olaki arayan bir müşterisi okusun ve faydalansın.Gelelim Şeriatteki değişiklik yapacak zata ve hakikatten başlayacaklara.Devir ve Davran değişiyor.Bu değişmeyi takvim yaprakları olarak ifade etmiyorum.Anlayış ve algı olarak ifade ediyorum.Kuran'ın ayetlerinin  iç içe 7 manası olduğunu Mevlana Efendimiz,babası Sultanül  Ulema ifade etmişlerdi.Emir Sultan Efendimizin ricası ile Bursa Ulu Camiinin ilk cumasını kıldıran Somuncu baba'nın minberde Fatiha'nın tefsirini üçüncü anlama kadar yaptıktan sonra (ki üçüncü manasını o camide sadece kendisi bilmekte)minberden inip Bursa'yı terketmesi gibi.Gelecek olan Yetkili zat ,Kur'an ayetlerinin üçüncü  ve sonrası anlamına göre hareket ederse ve bunları ifade ederse,mübareğin söylediği "Şeriatte Değişiklik"in bu olduğu anlaşılmaz mı?.Bunu kabullenecek kaç kişi var.İlk karşı çıkacak olan da Diyanet ve şekil tarikatları.Haşa bu sözümle birilerini tezyif ettiğim anlamı çıkmasın.Öz'ün dış kısımları diyorum.Bunun için ,zamanımızdaki mürşitlerin yerlerine birilerini bırakmaksızın dünya hayatından çekilmelirinin hikmetini  o zata karşı bir direnç olmasın şeklinde söylemiştik..Gelelim Şeriat,tarikat yaşanmaksızın insanların Hakikatten Başlamalarına.Erdemli,faziletli insanlar badece toplumun bir kesiminde değil,her kesiminde mevcut.az yahut çok. Ahde vefa eden,sözünde duran ,harama el uzatmayan birisi solcu dediklerimizin,bektaşi dediklerimizin ,gavur dediklerimizin v.siçinde yokmu?çook.Hiç kimse Allah'ın(C.C)yeryüzündeki bekçisi,zaptiyesi,vekil harcı değildir.Allah C.C,insana muhtaç değildir.Bu nedenle cehennemi hınca hınç doldurup Cennete sadece kendileri girecek  şekilde anlatımda olan taassup ehli tabiki YETKİLİ ZAT geldiğinde karşı olacaklar.Din de,Kitap ta yok diye inkar edip katline fetva verecekler.Zamanımız insanının bedensel ve zihinsel tahammülü az.Bu nedenle Muhabbet esaslı gönüller devreye girecek.Söz insanın bir parçası imiş.Eger söz söyleyen yapıcı ise onun parçası olan söz dinleyenlerde yapıcı etki gösterir.Gönül ehli olmayan böyle değil.Cismani olanların sözü su ile toprakta hapsedilmiştir.o söz kime telkin edilirse onu da su ile toprağa hapseder.Bir adamın ağzında misk olsa o kimse sarımsak dese onun ağzından misk kokusu çıkar.aksine ağzında sarımsak bulunsa(misk)dese de ağzından çıkacak koku sarımsak kokusudur.YETKİLİ ZAT'ın sözü mutlak olarak ölü kalpleri dirilteceği için "insanlar nasıl inanabilir?"sorusunu sormuyorum.Bahar mevsimi geldiğinde her cins kendi hayat çizgisindeki baharın işaretlerini verecektir.Çok söz,uzun boylu açıklama baş ağrıtır derler.İnşallah ağırlık vermemişizdir.Selamlar 

Mevlana Vakfı  İSKENDERUN
Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.com

HASAN GÜRLER EFENDİ

METLİ BABA hazretlerinden tefeyyüz eden Hasan GÜRLER efendinin 25 yıl önceki bir sözünü daha önce aktarmıştık:Bir zattan bahsederken "-O,solcuların evliyası idi"demişti.Bu sözden çok irkilmiştim.Solcular kim? Evliya kim?Mübarek sonra izahını yapmıştı.Yine Rahmetli Turgut Özal'la alakalı bir mevzu açıldığında şöyle söylemişti:"-Mürşit kuvvetli olduğu takdirde,müridi isterse Cumhurbaşkanlığı makamını işgal etsin,o makamdan indirmeden o'nu o makamda irşad eder"
Aslında Takdiri İlahinin tasarrufu, hükmünü icra ediyor.Şems-i Tebriz hazretleri bir gün yolda atları ve hizmetçileriyle giden bir Bey'e rastlar.Bakışlar karşılaşınca,bey atını durdurup uzun süre öylece bekledi sonra ağlayarak yoluna devam etti.Şems hazretlerinin bunun üzerine şöyle dediği duyuldu."SÜBHANE MEN YÜAZZİBÜ İBADEHU Bİ'N Nİ'AM)Kullarına nimetleriyle azap eden Hak Teala'yı tenzih ederim:Bu sözün sebebini sordular:-Bu bey,gizli evliyadandır;bu kılıkla halktan örtülü kalıyor.Beni görünce;"bu kılıkla tarikat gereklerini yapmakta zorlanıyorum"dedi.ve fakir kıyafetinde kulluk etmek için dua etmemi istedi.Ben de dua ettim ama kabul edilmedi ve denildi ki:"onun,velayet nurunu beylik vazifesi ile birlikte sürdürmesi lazımdır".bunu görünce ağlayarak gitti.
İslamın  özü,dünyaya meyl etmemek ve ondan kaçmak. Tüm sufilerde ortak yön.Mevlana Efendimiz,geminin içindeki suyun gemiye zarar,geminin altındaki suyun gemiye yarar verdiğini ifade ederek dünya malının eğer ayaklar altına alınabilirse insanı yücelteceğini ifade ederken bunun hiçte kolay olmadığını ifade etmiştir muhakkak.SARAYLAR inşa eden Osmanlı Padişahları mutlaka fetvasını almıştır ki bugünün temsilcileri aynı yoldalar.Ama o saray sahiplerinden bugün hiç eser yok.Açlarımız azalsa,fakirlerimiz azalsa da ondan sonra bu işlere sıra gelse olmaz mı?söylenecek çok şeyler var var amma hz.Pir efendimizin Çelebi Hüsamettin için mesnevi-i Şerifte yazdıklarını tekrar etmekten başka bir şey elimden gelmiyor:"EĞER HALK PERDELİ VE CİSİM KESAFETİNDE OLMASAYDI VE EĞER AKIL VE İDRAKLERİNİN BOĞAZI DAR VE ZAYIF OLMASAYDI,SENİ ÖVMEK İÇİN MANANIN TADINI ÇIKARIRDIM.BİLİNEN  ŞU MANTIKTAN BAŞKA BİR İFADE İLE ÖZÜ AÇAR,VASIFLARININ SIR HAZİNELERİNDEN NE İNCİLER SAÇARDIM.DÜŞÜNCELERİ TABİATTAN ÇIKMAYAN,BEŞERİYETİN NEFS VE HEVA ZİNDANINDA KALANLARA SENİN MEDHİNİ YAPMAK YAZIKTIR.BEN SENİN GÜZEL VASIFLARINI RUHANİLERİN KUTSAL MECLİSİNDE SÖYLERİM".
Herkes vekil olabilmek için hücum ediyor.Nimetlerle azap eden Hakk'tan habersiz.Seyir ve sabır.
***