METLİ SULTAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
METLİ SULTAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2025 Pazartesi

YAŞANMIŞ HADİSELER

 Muhacirlerden ,Dörtyol'da fırıncılık yapan 1979 da dünyayı değişmiş Fırıncı Mehmet Ağa derler kibar-ı evliullah'tan bir zat var idi.Adı-soyadı:Mehmet TANRIÖVER.Rahmetli Erbakan hocanında zaman zaman gizli gizli akşam vaktinden sonra  ziyaret ettiği bir şahıstı.her sene,muhacirlere ördürdüğü kışlık alt üst içlik elbiseyi Ladikli Hacı Ahmet Efendiye götürürmüş.Asabi ,sert mizaçlı bu şahsın da tek bir dervişi vardı.60 yı yılların sonunda siyaset sahnesine çıkan Erbakan için bu zat kendisine gelen ziyaretçilerine söylediği sözler içinde şu sözleri kayınpederimden de duydum:"-oğlum Erbakan denilen birisi çıkmış.Bu zat İslamiyete merdiven görevini görecek .Bayrağı bir kaç kez elinden düşürselerde sonradan gelenler İslam Bayrağını burca yerleştirecekler.Bunlara yardımcı olun".. Böyle bir zat-ı nihayetinde küstürdü.o da ayrı bir dava.Ama ne dedi:"-Ben de desteğimi çektim"..

Nazik hususlar.Hiç erenler meclisinde görüş ayrılıklarının varlığının sohbetini duymuşmuydunuz.Tıpkı zahirin aynısı.Dervişini birinci sırada Sivas'tan Senatör adayı göstermeyip ikinci sıradan göstermesine kızıp manevi desteğini çeken Fırıncı mehmet Ağa şüphesiz haklı idi.Buna karşın,Baba efendinin önerdiği ismi ikinci sıraya koyarsam birinci sıradaki de seçilir yorumunu yapan Erbakan'da ,nefsinin bu yorumunda haklı olabilirdi.Ama tam inanamadı.Özlemim şudur ki:Mana sultanının gölgesinde icraat yapan bir idare.Diyeceksiniz:1958 yılında Menderes rahmetli,"İstifa et"diyen Eyüp sultan Cami imamının sözünü tutabildi mi?tutamadı.sonrasında İmam Efendi bir daha kendisini kabul etmedi.ama dua da etti.Nihayetinde Şehid oldu.50 küsür yıl bu şehadet te unutulmadı.Maddenin içinde Maneviyat.Maneviyatın içinde madde.Denge denge.Ama bizim sorumluluğumuz İlayı Kelimetullahı Hakim kılmak.Önce içimizde,sonra dışımızda.Uzun oldu.kusura bakma.sağlıcakla kalın   

METLİ SULTAN,

 Hayırlı akşamlar

Zaman Mevleviliğin zamanı olup seçimler akabinde bu işlerin hızlanacağının sohbetini duymuştum.Muhabbetin kişileri nereye sıçrattığı hususunda yaşanmış iki hadiseyi(sizce hikaye yahut masalı)aktarmakta fayda gördüm.Bildiğiniz gibi,bazı mürşitler seyri süluk yoluna girmek isteyen birisine sorarmış:"-Hiç aşık oldun mu?"Eğer cevap olumsuzsa ona:"-sevde gel"denip yol verilirmiş.İşte böyle bir zamanda vaktin Konya'sında saf bir köylü Medli Baba hazretlerine evlat olma yolunda başvurmuş.Hazret sormuş:"Ülen neyi seversin".Saf köylü cevaben :"-Efendim,benim beyaz bir danam var onu çok severim"cevabı üzerine "Eferim Ülen.Sev ha"der dergaha her geldiğinde Sorar:"-Ülen beyaz dana nasıl oldu?"Saf köylü dananın güzelliklerini anlatır kendince.Gel zaman,git zaman bu diyaloğ devam etmiş bir zaman sonra huzura gelen köylü saf bir şekilde Fikri Babanın huzuruna sürünerek girer ve secdesini yapar.Tıpkı Tosun haline gelen küçük danasının çıkarttığı bir sesle"Moooo."diye 

ikinci bir hikaye ise Bir komserin hikayesidir.
Hikayenin başlangıcını son ziyarette tamamlayarak anlatır."........"kazasında Polislik yapan Yusuf isimli gencin hikayesi.Bir dükkanda terzilik yapan bir zatı sürekli ziyarete gider.Dükkan sahibi adını,sanını,memleketini sormaz.Yusuf efendi oturur,çay ikram edildiğinde içip çıkar.Ama Yusuf Efendi 5 vakit camidedir.Kazanın Baş meczubu ile de arası iyidir.Sonra başka yerlere tayin olur.5 yıl sonra tekrar sivil kıyafet içinde aynı dükkanın önüne gelir ve bu sefer müsade isteyerek dükkana girir,müsade isteyerek oturur.Hikayesini anlatmaya başlar:Ben Niğde'nin merkez köylerinde fakir bir ailenin çocuğu idim.Bir ineğimiz,üç beş tavuğumuz vardı.Anam babam fakirdi rençberlik işlerini yapardım.Zaten karnımızı zor doyuruyoruz .Evlenmek hayaldi.Köy muhtarının traktörüne  Niğde'nin pazarının olduğu bir gün,köyün insanları olarak bineriz.Elimizde pazarda satacak nelerimiz varsa(Yoğurt-süt-yumurta-yağ v.s)pazarda satarız,giyecek v.s ihtiyacımız varsa alır öğleden sonra da aynı traktörle köye dönerdik.Köy ile şehir arası uzun bir mesafe olduğu için traktör yarı yolda mola verir ihtiyaç gidermek için inerdik.Böyle bir dönüş esnasında dere kenarında ihtiyaç giderirken toprak üzerinde bir kafatası buldum.Aldım,temizledim.Hoşuma gitti.Paytomun içine sakladım.Traktördekiler nasılsa görmüşler.benden  uzak durdular.Eve vardım .Anne babam karşı çıktı .ben onları dinlemedim.akşamları bu kurukafa ile beraber yatmakta bir müddet devam ettim.Ana babama 'da eğer bu kafatasını dışarı atarsanız ben de pazar için Niğdeye gitmem tehdidini yaptım.Çünkü bu kafayı sevmeye başladım.Bir zaman sonra Niğde'de olduğum gün,köye dönüş hazırlıkları yaparken ihtiyar birisi yanıma yaklaştı.Oğlum Polis olsana dedi.Bende nasıl olunur bilmem ki dedim.Bana işaret ederek bak orda Niğde Emniyet binası,bir arzuhalciye dilekçe yazdır ver dedi.Bende emniyet binasının yanında olan arzuhalciye ücret vererek Dilekçe yazdırdımSaat 16.45 emniyetten içeri girdim.Masa başındaki beylere dilekçemi uzattım.Bana şöyle bir baktılar.İçlerinden birisi Tam zarfı kapatıyorduk.Bunun dilekçesinide dosyaya koyun dediler.ve ben köye döndüm.Bir ay sonra muhtar köyde beni buldu:"-Seni Emniyetten istiyorlar!şaşırdım.Aklıma bir şey gelmedi.Emniyetle benim ne işim olabilir?Ana babam telaşlandı.Bir suçmu işledim birisi iftiramı attı.Neyse pazar için gittiğimizde Emniyete uğradım.Komiser bana dedi ki:Hemen bir hafta içinde yol paranı v.s hazırla seni polis okuluna göndereceğiz.


Ana babada para yok zor bela ödünç yol parasını bulduk ve polis okuluna gittik.Polis olduk.....yere tayin oldum çalışıyorum.İhtiyar bir zat aşina bir şekilde beni buldu.Gel bizim hanede sana bir çay ikram edeyim.Evine gittik.hoş beş,çay kahve v.s sonra Hadi seninle bir namaz kılalım deyince Ben hiç namaz kılmamışım.Ana babamdan da görmedim.Namaz bilmem sadece Besmeleyi bilirim m deyince Bana tarif ederek namazı öğretti.o kazada bulunduğum süre içinde sohbetimiz devam etti.Tayin vesilesiyle değişik yerler dolaştıysam da bu zatla irtibatımı kaybetmedim.Bu kazadan gittikten sonra komser oldum.Şimdi emekli oldum.Bu kazaya da gelme nedenim şu:Burada memurluk yaparken biriktirdiğim para ile bir arsa almıştım.Bu arsayı satmaya niyet ettim.Zatı muhteremime danıştım.Oraya git ancak önce o dükkandaki Terzi Efendi'den  satmak için müsade iste dedi.Terzi olan bu zat :"-Sat ülen o halde"deyince Yusuf Efendi iki saat sonra tekrar dükkana gelir ve masanın üzerine bir tomar para bırakır.Efendim Arsayı sattım.Bana göre iyi bir para.buyrun içinden alın"deyince Terzi Efendi:"-oğlum sen bu parayı o efendiye götüreceksin"deyince Polis duraklar ve sözü şöyle bitirir:Efendim de paranın içinden hiçbir şey almadan geri bana iade edeceğini söylemişti ama ben yinede teklifimi yaptım..
Hikaye burda biter.Ala danayı sevmenin bir mantığı varda Kuru kafayı sevmenin mantığını anlamak zor.Ancak her ikisinin özünde de Muhabbet yazılı bir kapıdan ancak o binaya girilebildiğini anlatmışlardı.Uzun oldu özür dilerim .Kalın sağlıcakla 

14 Mayıs 2023 Pazar

RÜYA

 Gönlü güzel birisi bir rüyasını nakletti:"Bugün sabah bir rüya gördüm.Metli dedemi gördüm ilk defa.Bir evin kapısının önünde evliyalar vardı.Kalabalığı gördüm ama kim olduklarını bilmiyorum.Sadece Necib Sultanımın ismi geçiyordu.Metli Sultan ve diğer evliyalar yerde ayaklarının üzerinde oturuyorlardı.Bir ev vardı.Metli Sultan o evin kapısının açılmasını bekliyordu.Metli Sultanın bir çok tapusu var imiş o tapuları Necib Efendiye verecekmiş.Bir tek Necib Sultanım istedi..Metli Dedem kapının açılmasını bekliyordu.Açılınca sorulacak diye bir bekleyiş vardı.Hepsi kapıya çok yakındı.Etrafı tel örgülü idi.İki elimde o evin dışında Metli Dedem bana şefaat eder mi diye dilimde bir söz vardı"

16 Mayıs 2021 Pazar

MEZAR ETRAFINDA DÖNMEK

Dikkat ederim,Necib Sultan'ımla yaptığımız seyahatlerde bir zatın mezarını ziyaret etmiş isek Necib Sultanım mezarın etrafında üç kez döner.Bu neden böyle olduğunu sormadım.Zira tabakat kitaplarında anlatılır Hz.Beyazid-i Bestami'nin kabe yolculuğunda ziyaret ettiği fakir bir şahsın kendi etrafında yedi kez döndürmesi hadisesini. Hasan Efendi'nin kız çocuklarından torunu Ş..'e anlatmıştı:Ablamla birlikte Metli Sultanın mezarını ziyaret etmekte idik.Mezarın başında birisi vardı.Karaman'dan gelmiş 75 yaşlarında birisi idi.Bize hitaben :" siz kimden aldınız dersi? diye sordu.Biz:"Bizim dedemiz dersliydi" deyince sizde eskilerden imişsiniz.Haydi o zaman 7 defa kabeyi tavaf eder gibi tavaf edelim gelen olursa olduğumuz yerde kalalım riyaya kaçmasın diye dedi".Yanımda ablam vardı.Ona ne yapacağız diye sordum o da Tamam Döneceğiz dedi.Mezarın etrafında 7 kez döndük.Meğer o şahıs Metli Sultanın vefatından sonra Şeyhim diye ortaya çıkanları kabul etmeyip Metli Sultan'ın ruhaniyetine devam edenlerden imiş bu nedenle Hasan Dedemden dolayı bizler için "Eskilerden imişsiniz" ifadesini kullanmış.Biz Metli Sultanı biliriz diye ilave etmişti.

9 Kasım 2020 Pazartesi

EVLYANIN KENDİNE İNANDIRMASI

Metli Sultan'a İstanbul'dan bir misafir gelir ama Metli sultanı beğenmez, kalbini bozar"bu nasıl hoca" der içinden.Tekrar İstanbul'a dönmek için otobüse biner. Otobüs bir ırmak kenarında devrilecekken Metli Dede'nin otobüse omuz verdiğini görür.Adam şaşkınlık içinde tekrar Konya'ya hazretin huzuruna varır. Hazret :"Sen buradan giderken iyi bir niyetle gitmedin ama biz seni kurtardık gel omzuma bak" der. Adam hazretin omuzuna bakar ki omuzu yara bere içinde. Adam hazretin müridi olur(Nakleden Hasan Hüda hazretlerinin kızı Havva Hanım)

21 Ocak 2018 Pazar

METLİ SULTAN

Karı koca iki ihvan Metli Sultanı ziyarete gelirler.O gece dergahta kalmak niyetleri vardır.Baba Sultan:"Hadi siz evinize gidin benim İstanbul'dan bir otobüs dolusu ziyaretçim gelecek demiş ve o iki kişi evlerine gitmişler,.Bayan olanı kendi kendine "Baba bizi kovdu" diye içinden geçirmiş ertesi sabah olunca erkenden dergaha acaba misafir geldimi gelmedi mi diye kontrole gittiğinde görmüşkü bir otobüs dolusu misafir dergahtalar.Kadın hatasını anlamış

METLİ SULTAN'DAN

(NAKLEDEN HASAN hÜDA HAZRETLERİNİN KERİMELERİ)
Metli Sultanın başından şikayet eksik olmaz.Seydişehir'in çalmanda köyünde ikamet ederken herkesi başına toplayıp zikir çektiriyor diye jandarmaya şikayet ederler.Seydi şehir mahkemesi Konya Ağır ceza mahkemesine işi havale eder.Ağır Ceza üyesi bayan bir hakime imiş:Bayan Hakime Metli Sultan'a:Sen neden komşularını rahatsız ediyorsun diye sorunca Baba Sultan celallenmiş ve ağzından "Defol" kelimesi çıkmış.Bayan hakimeye ne olmuşsa bilinmiyor,yerine erkek olan bir hakim gelmiş .Hakim "Ne için geldiniz?" diye şikayetçilere sormuş.Onlarda Bu şahsbın "Allah Allah demesinden rahatsız olduk"demesi üzerine Hakim celallenmiş :Siz Allah demiyormusunuz diyerek huzurlarındakini kovmuşlar.
Metli Sultan7ın bu yahut bir başka adliyelik hadisesi Milliyet gazetesinin arşivinde (1952) bulunmaktadır.Arama motorlarından sorgulanırsa bu habere rastlanır.

15 Aralık 2016 Perşembe

MEVLEVİ YOLUNUN BUGÜNKÜ İRŞATÇISI(MÜRŞİDİ)KİMDİR?

Bu gün için bu konuda işaret edilmiş bir ittifak yoktur.Niçin böyle olmuştur?Sorulacak olursa şu söylenebilir.Filibeli Sıtkı dede,Konya'da mürşit kalmayınca Hz.Mevlana Efendimiz tarafından manevi olarak görevlendirilip Konya'ya gelmiş ancak konumunu kimseye ifade edememiş ve dergah mutfağında iki yıl ahçılık yapmıştır.1932 yılında vefat ettiğinde Mehmet Fikri Metli Sultan yetişmiş.Metli Sultan'da 1969 yılında dünyayı değiştirdiğinde kendisi 12 erkek 3 bayan yetiştirmiştir.Yetişen erkekler içinde Hasan Gürler hazretlerine bir gün dergahta otururken yolu devam ettirmesini söylemişse Hasan Efendi o esnada çay doldurmakta imiş.Yapılan teklifin ağırlığı altında Efendimiz Yapamam dediğinde ellerinden suların damlayarak çay bardağına aktığını Hasan Efendinin kızları bizzat ifade etmişlerdi.Bu nedenle Derviş ,ihvan yetiştiren birisi bugün için kalmamıştır.Bu demek değildir ki bu yol kapanmıştır.Çünkü Metli Sultan buyurmuştur ki "Vefatımdan sonra yüzyıl daha ihvan yetiştireceğim "dediğini naklettiler.Ancak bugün için Hz.Pirin yolunu zahiren devam ettiren ve "HAL AKTARAN"bir isim yoktur.Ancak KAL AKTARAN çoktur.HAL AKTARANLAR mahfi(gizli)dir.Bu nedenle bu hususta Hz.Pir'den istekte bulunmak gereklidir.Son 50 yıla baktığımızda ülkemizde tarikatı aliyenin durumu şudur.Dünyayı değiştiren mürşitlerin yerine yetişen birisi gelmemektedir.Bu bir devir değişikliğidir.Tüm Tarikatı Aliyeler Hz.Mevlana Efendimizden istifade etmektedirler.Ancak mürşitler dünyayı değiştikten sonra Yolu devam ettirme hususunda evlatları yahut halifeleri ortaya çıkmakta ise de Neşe devam etmemektedir.Bu husus,Tüm tarikatı aliyenin Tek'e ineceği şeklindeki büyüklerin sözlerini teyit etmektedir.Çünkü vakti zaman geldiğinde bu hususta bire inecektir.Hayırlısı inşaallah


Mevlana Vakfı  İSKENDERUN

Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.com

MÜRŞİTLERİN AİLE FERTLERİNİN KONUMLARI

Mürşitlerin çilesi büyüktür.Aile bireylerinden en fazla onlar çile görürler.Anlatan Mustafa Holat efendi:Metli Sultan'ın bir oğlu iki kızı vardı.Ben Konya Şeker fabrikasında çalışırken,Metli Dede'nin kızından torunu genç bir bayan Kimya fakültesinde okurken staj için Şeker fabrikasına geldi.ancak hatırladığım kadarı ile bu talebe hanım kız aşırı şekilde uç solcu ve başörtüsüne düşmandı".Babam ,Metli Sultan'la arkadaş idi."Kardeşim"diye hitap ederdi.Ancak bu hanım kız,baş örtüsü takan kadınlar için trafikteki araçlar bunlara çarpacak,Başörtüsü görüşlerine engeldi"diye sivri ve uç laflar etmekte idi"

Mevlana Vakfı  İSKENDERUN

Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.com

ÇÖZÜLEN ZİNCİRLER

Anlatan Hasan Hüda Hazretlerinin kızının Beyi.Metli Dede,"insanları başına toplayıp zikir yaptırıyor,üfürükçülük yapıyor,muska yapıyor"suçlaması ile Konya/Seydişehir ilçesinde tutuklanır,ancak dosyası Ağır cezalık olması nedeni ile Konya ya gönderilir ve kendisi Konya Cezaevine nakledilir.Tevafukan Babam'da aynı tarihte bir suçtan Dolayı cezaevinde bulunmakta imiş.Gece olunca Metli Sultanın önündeki kapılar kendiliğinden açılır Metli Sultan dışarı gider.Sabah sayımda yok.Tekrar Şehirde bulunur,cezaevine getirilir,Bu hadise bir iki devam edince bu kez gitmesin diye Cezaevi yönetimi ayaklarına zincir geçirir.Ancak geceleyin zincirleri ayaklarıyla silkelediğinde zincir çözülmüş Bunu  babam gözleri ile gördüğü için daha sonra Metli Sultan'a ihvan oldu"diye nakletti.

Mevlana Vakfı  İSKENDERUN
Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.com

2 Ekim 2016 Pazar

KENDİ KADERİNİ YAŞAMAK

Bloğun önceki yazılarında Metdi Dede'nin  vefatına yakın bir zamanda birisinin dergaha geleceğini ve altı ay hizmet edeceğini ve onun Hak rızasını kazanacağını belirten bir hadisesi nakledilmişti.Gerçekten böyle birisi geldi altı ay hizmet etti ve Metli Baba'nın vefatı akabinde Bursaya gittiğini ve oraya yerleştiğini,Konya'ya dönmediğini belirtilmişti.Dergahta Kırk yıl babaya hizmet eden Dalaymanlı Ahmet efendi,babanın bu manevi mirası kendisine bırakacağı umudunda idi.İş öyle tecelli etmedi.Ancak,Ahmet Efendinin içindeki bu aşırı isteği gören Metli Sultan "Sen de ol ülen"dediği de nakledilmiştir.Dalaymanlı Ahmet Efendi,Metli Sultan'dan sonra yol hizmetini devam ettirmek istemişse de ailesi ve çocukları bbalarına inanmamışlar,hatta oturdukları eve babalarını kabul etmemeleri üzerine bir müddet barksız kalan Ahmet Efendi ,Metli sultan'da yetişen Hasan Gürler Efendimizin evinde barınmıştır.Seyri süluk yolunda böyle acaiplikler vardır.Karısı,hane halkı,akrabaları karşı çıkar,aleyhinde olur ve maddi manevi eziyette bulunulrlar.Bu cenab-ı Hakk'ın verdiği bir çiledir.Bloğun önceki yazılarında geçmişti:On veliyullahdan ancak birisinin hanımı ile arası iyidir.Diğerleri hep problemlidir.

12 Haziran 2016 Pazar

İKİ DERVİŞİN ORTAKLIĞI

Metli  Baba,meslek ve sanatları olmayan iki dervişe "Buğday alın,buğday satın"demişti.Bu iki kişi Konya Buğday pazarında birlikte iş yapmaya başladılar önceleri küçük bir sermaye sonra tüccarlak seviyesine kadar yükseldi.Birgün her ikiside Metli Sultanın huzurunda buğdaylarının azaldığından şikayet ettiler.Hazret onlara "İşlerinizi tefekkür edin ülen"dedi.Dükkanı birlikte açıp kapattıkları için habersiz bir şey olması mümkün değildi.Şahsi harcamaları da kayıt altında yazıyorlardı.Yine azalma devam ettiği için ikisi bir halini Babaefendiye arzettiler.Metli Sultan :"Tefekkür ettiniz mi nasıl oldu?"deyince iki ortak bir şey bulamadık dediler.Metli Sultan"Peki yumurtaları düşündünüz mü?"diye sorunca ortaklardan birisi bozuldu.Durumu daha sonra bunlara soran Azizim'e o iki ortaktan birisi şu yorumu yaptı:"Sultan haklı idi.Ben şahsi ihtiyaçlarımız için pazardan yumurta almakta idim.Yumurtaların yarısı benim evime.diğer yarısı ortağımın evine gitmekte idi.Ben yumurtaları ayırırken nefsimin galebesi ile içindeki büyük olanlarını kendi evime ayırmakta idim.Baba Sultan "Yumurta"dan bahsedince durumu anladım ve bu halime tövbe ederek vazgeçtim.ortağımın evine yumurtaların büyüğünü göndermeye çalıştım.Şükür durumumuz düzeldi".

Mevlana Vakfı  İSKENDERUN
Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.com

METLİ SULTAN'DAN

Azizim anlatmıştı:Dergaha 60 yaşını aşmış birisi gelmişti.Mübarek sordu:Kimi seversin?adamda ses yok.Sultan tekrar etti:Karını?çocuklarını,ananı,babanı?Adam hiçbirine he demedi.Ülen neyi seversin deyince :"Efendim bir ineğim var doğum yaptı.onun alacalı bir buzağısı oldu onu severim"cevabı üzerine sev ülen dedi.Bu  adam dergaha devam etti.Bir müddet sonra Metli Sultan'ın huzuruna geldiğinde Baba Efendinin önünde diz çöküp"Möö "deyince Metli Sultan "şunun kıçına bir tekme vurun deyince huzurdaki birisi yerde secde vaziyetindeki adamın kıçına kuvvetli olmayan bir tekme vurunca adam yere yuvarlandı ve Metli sultan adamı huzurundan koğdu.Bu hadiseden sonra o adam dergaha gelmedi.Bir gün çarşıda karşılaştığımda bu hadiseyi sordum:Adam sadece şunu söyledi:Ben o tekme akabinde yerden başımı kaldırdığımda Metli Sultan'a baktım.Gördüğüm bir sır idi".Bu hadiseden sonra şunu tefekkür ettim ki o adamın alacalı danada başlayan sevme işlemi,Metli Sultan'ın huzurunda nihayete erişmiş ve göreceğini gördükten sonra artık dergaha gelmeye ihtiyacı kalmamıştı.Çünkü miracı tamamlanmıştı

Mevlana Vakfı  İSKENDERUN
Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.com