9 Ağustos 2026 Pazar

SELAMETİN KADRİNİ BİLMEK

 Şeyh Sadi GÜLİSTAN isimli kitabında der ki: "Padişahlardan biri dil bilmez bir köle ile gemiye binmişti.Köle hiç deniz görmemiş , gemi yolculuğunun zahmetini tatmamıştı.Bağırıp çağırmaya başladı, korkusundan titriyordu.Ağıdını dindirmek için ne kadar uğraştılarsa olmadı.Kölenin bu hali padişahın da keyfini kaçırdı.Gemide bulunanlardan biri onu teskine çare bulamadı.

Yolcular arasında bir hakim(görmüş geçirmiş,tecrübeli) bir adam vardı.Padişah'a dedi ki : " Eğer müsade ederseni zben onu çabuk sustururum. Padişah : "Lütfedersiniz" deyince o zatın emriyle köleyi denize attılar.Köle, dalgalar arasında yuvarlanarak bir kaç defa batıp çıktıktan sonra saçından tutup gemiye doğru çektiler , gemiye yanaşır yanaşmaz iki eliyle dümene sarıldı, yukarı çıkarıldıktan sonra bir köşeye oturup sesi kesildi.

Hakimin bu tedbsiri padişahın hoşuna gitti ve buradaki hikmeti sordu.Hakim dedi ki: " Evvel boğulmak acısını tatmamıştı da gemideki selametin kadrini bilmiyordu.

İşte sıhhatin kadrini de hastalığa tutulanlar bilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder