2 Mayıs 2026 Cumartesi

AŞK ATEŞİ

 Hz.Davud'a şöyle vahy geldi: " Benim için gönül evini temiz tut.Çünkü benim azamet nazarım kalbe iner". Bunu nüzerien Hz. Davud:" Hangi ev seni alır/sen hangi eve sığarsın ki?Seni nazamet ve celaline layık olan ev hangisidir? diye sordu.Şöyle buyuruldu: " Mümi nkulun gönlüdür". Davud a.s " Orayı ne şekilde temiz tutarım? diye sordu."Oraya aşk ateşini at da bizden gayrı ne varsa hepsini yaksın" cevabı geldi.

Gönülde parlayan ateş ne güzeldir.Hak'dan gayrı önüne ne gelirse yakar kül eder"

Sehl  der ki:Beytullah putlardan temizlendiği gibi , kalbde şirkten, şüphe,kin,hile,kasvetve hasedden temizlenir"

ANKARA 'de METLİ SULTANLA ALAKALI ŞAHSİYETLER

 Ankarada Metli Sultan'a devam edenler Çankırılı Şaban amca denilen zat Hacı bayramda Kitabevi vardı.Yiğit kitabevi Fatva kitapları basar idi.Bir diğer "Çaycı baba" diye bilinen Mustafa tunçyürek'in dedesi.Birde Hidayet amca ve Enver Alpaslan vardı.Enver Alpaslan, Mustafa Tunçyürek'in dayısı idi.Madenoğlu tarafında(ankara topraklık cebeci) berberlik yapan Berber Yusuf amca var idi.Berber Yusuf amca daha sonra Samsun yolu üzerinde köstence denilen yere taşınmışlardı.Bir oğlu var idi o da dünyasını değiştirdi.Aşık Ayşe denilen şahsiyet Yenimahallede yaşamış olup bundan kırk sene önce ileri yaşlarda birisi idi.

Çaycı Baba denilen zat Hidayet Amcaya sormuş: Hangi tarikattasın? O da Mevlevi olduğunu söyleyince Bana vazife ver deyince Hidayet Amca ders olarak altı esma çekmesini söylemiş bir müddet sonra Çaycı baba "Bu esmalar bana yetmiyor" deyince Çaycı babayı alıp Fikri Baba'ya götürmüş.Hidayet TUZCU Amca bu gün 98 yaşına girme arafesindedir.Hak teala sağlık vere.

KABE'NİN ŞEKLİ

 Rivayete göre Kabe beş defa inşa edilmiştir.

Birincisi Hz.Adem'den önce meleklerin binası

İkincisi Hz.İbrahim'in yaptığı bena

Üçüncüsü Cahiliyye döneminde Kureyş'in binası 

Dördüncüsü Abdullah b.Zübeyir'in binası

Beşincisi Haccac'ın binası Bugünkü mevcut olan bina odur.

Kabe eski planında üçgen şeklinde idi.Bunda peygamberlerin kalblerine işaret vardır.Çünkü bir peygamber için iiilahi, meleki ve nefsi hatırdan başkası yoktur. Kabe yeni planında ise dört köşelidir.Bunda da müminlerin kalblerine işaret vardır.Çünkü müminlerden fazaladan bir de şeytani hatır vardır.

"SANA GELSİNLER"

 Hac suresinin 27,28 aletinde Hak Teala Haccı iletmesi için Hz.İbrahim'e emir buyurmuş ve "Sana gelsinler.. ...." hitabında bulunmuştur.

Şekilde Kabe'ziiyareti ifade edilmiş ise de Hak Teala Peeygamberini merket yaparak SANA GELSİNLER htabında bulunmuştur.Beyazid-i Bestami hazretlerinin bir hac yolculuğundaki bir hadisesi mevcuttur.Hazret, Hacca giderken per uğradığı yerdeki Allah adamlarını ziyaret etmek alışkanlığı taşırmış.Çoluk çocuğu ziyade fakir bir Allah adamının yanına gidince Adam:Ey Beyazid yolculuğun ne taraf?2 deyince Beyazid:"Hac" tarafına deyince Adam hazırlık olarak üstünde neyin var?" deyince Hazret,cübbesinin yakasına dikilmiş paralarına işaret etmiş.adama "O parayı bana ver.Gel benim etrafımı yedi defa dön.İşte sana makbul bir hac" deyince hazret yolculuk için hazırladığı parayı o fakir Allah adamına vermiş ve adamın etrafını yedi defa dönerek memleketine geri dönmüştür.

Adamın sözü enterasandır:"Allah o evi inşa etmesi  için Hz.İbrahim'e emir verdi ancak hiç oraya girmedi.Ancak benim gönül evimden Hak teala hiç çıkmadı.Ev sahibini ziyaret etmek istiyorsan beni ziyaret et"

Zahire ters gelsede bir Allah adamını ziyaret ve onun gönlünü hoş etmenin Hac ibadetine denk olduğunu sufiler kabul ederler.  

MEKANLARIN HÜRMETİ(SAYGINLIĞI)

 hAC SURESİ 24 AYETİNDE hAK TEİALA"İnkar edenler, Allah'ın yolundan ve -yerli,taşralı- bütün insanlara eşit(kıble veya mabed) kıldığımız Mescid-i Haramdan (insanları) alıkoymaya kalkanlar(şunu bilmeliler ki) kim orada (böyle) zulüm ile haktan sapmak isterse ona acı azaptan tattırırız"

"Haram" her yönden muhterem/saygıya layık demektir.Haram sayılan yerlerin kendi içinde özellikleri vardır.Örneğin Mekke'nin bitkisi kopartılmaz, hayvanı öldürülmez.Mekke'de iyilikler katlandığı gibi, kötülükler de katlanır.Orada kılınan namaz, başka yerlerde kılınan nice namaza denktir.o halde orada işlenen günahların cezası da başka yerlerde işlenenlere görekatlanır.

Mescid-i Haram,Mescid-i rasul ve Mescid-i Aksa'nın hürmeti /saygınlığı sebebiyle fakihler şöyle demişlerdir: Bir kimse bu üç mescidden birinde namaz kılmaya nezredecek olsa, mutlaka orada kılması gerekir.Diğer mescidler ise bunun aksinedir.Diğer mescidlerden birindenamaz kılmaya nezreden kimse bu nezrini bir başka mescidde de yerine getirebilir.

Hz.Şeyh-i Ekber İbni arabi hazretleri der ki: "Bilesin ki, Allah Teala, Mekke'de olanlar hariç, gönlümüzde yer etmeyen tüm havatırı affeder.Çünkü Allah, kitabında orada zulüm ile hakdan meyledeni hesaba çekeceğin haber vremiştir.Kendisini korumak için Abdullah b.Abbas 'ın Taif de oturma nedeni budur. Çünkü kalbindeki havatırı uzaklaştırmak iinsanın gücü dahlinde değildir.

Bu ayetin işari manalarına gelince 

1- Azgın nefislerin, irtidad edenr ruhların hallerinden birisi de kendi inkarları  ve hakdan yüz çevirmelerinin yanı sıra talibleri, meşayıhı inkar ve onlara karşı fasid itirazlara sevk ederek Allah7ın yolundan alıkoyarlar.Hakk7ı talebden geri çevirmek ve kalb haremi mescidine girmekten alıkoymak için taleb ehlinin yolunu keserler.Çankü Kalb, Allah Teala'nın haremidir.

2- Kalb Allah sevgisinin ocağıdır.Kim  oraya O'nun sevgisinden gayrisini koyarsa zulmetmiş olur.

DÖRT DİRHEMİN KARŞILIĞI

 Medine'de bir adam kölesine dört dirhem vererek gelecek misafirleri için çarşıdan meyve almasını istedi.Köle çarşıya giderken Mansur b.Ammar'ın mescidine uğradı.Gördü ki Mansur, bir fakir için bir şeyler istiyor ve " Kim bu yoksula dört dirhem verirse , ona dört duada bulunacağım" diyordu.Köle de elindeki dirhemleri fakire verdi.

Mansur, "Senin için dua etmemi istediğin şeyler nedir? Köle şu hususta dua istedi:

1- Benim bir efendim var.Beni azad etmesini istiyorum"

2- Allah'ın diirhemlerimi bana geri vermesini istiyorum"

3- Allah'ın efendimin tevbesini kabul etmesini istiyorum,

4- Allah'ın , beni, efendimi, seni ve o topluluğu bağışlamasını istiyorum" dedi.

Mansur bu dört hususta dua etti.

Bundan sonra köle efendisine geridöndü.Efendisi: "Niçin geciktin?" diye sorunca Köle durumu anlattı.Efendisi;

-Seni azad ettim.Git artık hürsün" dedi

-"Al sana dörtbin dirhem"

- "O halde bende Allah'a tevbe ettim" dedi.

Dördüncü dua için ise: "İşte o benim elimde değil"dedi

Gece olup istirahata çekilince gördü ki sanki birisi ona şöyle sesleniyordu: " Sen kendine ait olanı yaptın. Beinim bana aid olanı yapmayacağımı mı düşünüyorsun? Seni, köleyi , Mansur'u ve o mecliste hazır olanları bağışladım." 

HAZRET-İ MUSA'NIN SORULARINA CEVAPLAR

 Hz.Musa 8as) bir defasında : " Ya Rabbi! Kullarının en acizi kimdir?".dedi.Allah Teala :"Amelsiz cennet, duasız rızk isteyen kimsedir" buyurdu."Kullarının en cimrisi kimdir?" dedi. Allah teala ; "Bir ihtiyaç sahibi kendisinden bir şey isteyipte onu doyurmaya gücü yettiği halde doyurmayan kimsedir" buyurdu

1 Mayıs 2026 Cuma

VARLIKLARIN SECDESİ

 Hac suresi 18 nci ayet:"Görmez misin ki , göklerde olanlar ve yerde olanlar ,güneş,ay,yıldızlar,dağlar,ağaçlarhayvanlar ve insanların bir çoğu Allah'a secde ediyor..." ayeti ile alakalı olarak iirfan ehli, kendi iradeleri ile ibadet secdesi ederler.Cansız,akli ve dini sorumluluğu olmayan varlıklar, ihtkiyaç sebebiyle boyun eğme secdesi yaparlar.

Bu ayet Kur'an secde ayetlerinin altıncısıdır.Bu secdelye Fütuhatta "müşahede ve ibret alma secdesi" denilmiştir.

HASAN ERTEKİN

 Semazenbaşı Mustafa Holat hoca nakletti.Bizim semazenlerden Hasan Ertekin  diye birisi var idi.şimdi dünyasını değiştirdi.çocukken evleriFikri baba'nın şimdiyıkılan eskigarajlar mevkiindeki evine bitişik komşu imiş.Hasan çocukken Metlidede'nin evine ara ara gider, orada sema dönmeye başlarmış.Çocuk olduğu için kendisine ara sıra harçlıkta verilirmiş.

SITKI DEDE ' den KİM DEVAM ETTİ

 Mevlevi Mürşitlerinden Filibeli Hüseyin Sıtkı dede'den kimler devam etti diye Semazenbaşı Mustafa Holat hocaya sordum.Holat Hoca'nın babası Sıtkı Dede'nin müritlerinden idi.Mustafa Holat hocanın naklettiğinegöre Sıtkı dede kimseye el vermemiş ancak "Biz evlatlığa aldığımızı çoluk çocuğuyla alırız.Ders alanlar, dersi çocuklarına öğretip devam etsinler" buyurmuş.

BERBER TAT ALİ

Semazenbaşı Mustafa Holat  hocaya sordum:Efendim,MetliDede'nin çağdaşı Berber Yusuf diye birisini bilirmisin? Hazret "Yok "dedi Ancak Sıtkı dede'nin berberi olan birisinden bahsetti: 

Sıtkı Dede hazretlerinin berberi idi.Dilinde biraz pelteklik olduğundan "Tat Ali" diye bilinirdi.Hazret ona traş olurdu.Sıtkı dede traş olurken, berber'ededi ki "Ali ! sırtımda ben şeklinde mühür var.Ona bak.Ancak ben sağ iken kimseye söyleme" demiştir.Berber, hazretin gömleğini kaldırarak sırtındakimührü görmüştür.Hazretin vefatından sonra bunu ifşa etmiştir.

Sıtkı Dede berber tat Ali detraş olurken ,ense traşının şekliniberberayna ile kendisine gösterince hazret olmamış deyince,berberelindeki makası kılları kesmeyerek eliylekesiyormuşçasın oynatmış ve tekrar aynada göster miş "Oldu mu?" diye.Hazret "Olmadı" demiş.Bu durum üç kez tekrarlanınca Sıtkı dede demiş ki:"Ali Efendi gece dersine kalkmış olsa idin , olacaktı".