12 Aralık 2020 Cumartesi

HAYVAN KESMEK

İsmail Emre hazretlerinin huzurunda birisi hayvanların, etleri yenmek üzere insanlar tarafından kesilmesinin çok feci bir şey olduğunu söyleyince hazret şu mütâlaada bulundu: Allah’ın birçok sıfatları insanlardan tecellî eder. Allah’ın “Rahîm” sıfatına mazhar olanlar, hayvanları kesemezler. Şeriat, kurban kesmeyi erkeğe tahsis etmiştir. Bunun da sebebi erkeğin bu hususta daha cesaretli oluşudur. Bu cesaret ve bilhassa erkek kuvveti hayvanın fazla ıstırâb çekmeden kesilmesini mümkün kılar. Herkes bu işi yapamaz. Bazı insanlar hayvan kesemezler, bazı kimseler acımadan kesebilirler. Herşey yerli yerincedir. Onlar hayvanları kesmese, bizler etten mahrum kalırdık. Hâlbuki kâinattaki herşey insanların istifadesi içindir. İnsan mecmû-u kâinattır ve bu âlemin merkezidir. Bütün varlıklar insana doğru geliyor; yani insanı tesbih ediyor. Buradaki “tesbih” sözü, 33 veya doksandokuz taneli tesbihi çekmek değildir. Tesbih, bütün mahlûkatın, kendi imkânlarına göre insana hizmetidir. Tavuk yumurtasıyla; yıldızlar, aylar zıyâlarıyla; arı balıyla insanı tesbih etmektedir. Bunlar hep insana âşıktırlar. Kuşların birçoğu, meselâ kırlangıçlar yuvalarını insanın çok yakınına; gözü önüne yaparlar. Vahşi hayvanları insanlardan kaçıran şey, kendi fena huyları, kötü sıfatlarıdır. Onların bile yönleri insana doğrudur. Etlerin de tesbihi, yani hizmeti bize doğrudur. Yediğimiz tavuk, hayvanken insan oluyor. Hiçbir şeye ölüm yoktur. Gıdalar ölse, vücudumuza dağılamaz. Yediğimiz gıdaların sadece şekilleri değişiyor, mânevîyyetleri, yani ahlâkları ve sıfatları bâki kalıyor. Bunun içindir ki Muhammed, ahlâkı düzgün olan hayvanların etini yemekliğimizi emretmiş. Etini yememizi emrettiği hayvanlar, geviş getiren hayvanlardır. Bunlar, aldıkları gıdayı ezer, yutar, bir daha çıkarır, yine ezerler. Bu suretle gıda vücuda ham geçmemiş olur. Mânevîyyette de aklımıza ham fikir, ham ahlâk geçirmemeliyiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder