12 Aralık 2020 Cumartesi

TEVBE MESELESİ

Bir meseleyi daha öğrenmek istiyorum. Mağfiret, hocaların anladığı gibi midir? Yani ben bütün ömrümce her fenalığı yapayım; ömrümün son günlerinde iki rikât namaz kılarak püf! doğru cennete gideyim.Bir de bunun aksi var: Ölünceye kadar vaktimi ibâdetle geçireyim de, Şeytan son nefeste îmânımı çalsın, böyle şey olur mu? BU SUALİ iSMAİL EMRE HAZRETLERİ ŞÖYLE CEVAPLAMIŞTIR: Böyle şeylerin aslı yok. Allah lûtfu da azâbı da vicdânımıza koymuş. Biz kendimizi affedersek Allah da eder. Yeter ki biz günâhkâr olduğumuzu bilerek bir daha günâh işlememeğe karar verelim. Allah’ın affı bundan sonradır. Hocalar, şeyhler “tövbe et!” diyorlar ama sözle kurukuruya tövbe olur mu? “Tövbe!” der demez günâhlar gider mi? Günâhlarımız aklımıza yazılı, vicdânımıza kazılıdır. Ben yaptığım fenalığı unutabilir miyim? Bize fenalık yaparlarsa, biz unutabiliyor muyuz? Amma bazı vicdânlar var ki simsiyahtır. Günâh, fenalık mürekkebinin lekesi o vicdânların siyah kâğıdı üzerinde görülmez; yani onlar yaptıkları fenalığın vicdân azâbını duymazlar. Beyaz giyinmiş bir insanın üstünde ise en ufak bir leke bile görülür. Vicdânı olmayan insanlar, idam mahkûmlarını asan cellâtlara benziyorlar. Hâkim verdiği idam hükmünü cellâda infaz ettirir. Biz böyle olmayalım, Allah’ın “Kahhâr” sıfatına mazhar olmayalım. Hocaların, şeyhlerin yanlış anlayışları ve yanlış tefsîrleri birçok insanları mânen ve fikren asmıştır. “Günâh işleyince tövbe et!” diyorlar. Bu türlü tövbe, günâh işlemek için mükemmel bir vesîledir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder