10 Aralık 2020 Perşembe

SUAL VE CEVAPLAR

Sual – Âdem, peygamber olduğu halde Şeytan’a nasıl aldanıyor? Cevap – Şeytan olmasaydı sâdık ile kâzip tefrik edilemezdi. Şeytan, Allah’ın imtihan memurudur. Allah, Şeytan’ın bu vazifesini bize gördürmesin. Şeytan, birçoklarımızın bildiği gibi, kuyruklu külâhlı bir mahlûk değildir. Şeytan nefsimizdir ve bizi delâlete sevk eder. Allah’ın bir sıfatı da (Mudil), yani (delâlete sevk edici)dir. O halde Şeytan, Allah’ın bir sıfatıdır ve muhîttir. Dolayısıyla bizi de muhîttir. Demin de dediğimiz gibi, Şeytan, nefsimizdir. Onun için Allah, Kur’an’da (Nefsinizi öldürün!) diyor. Nefis, ölmeye ölmez de, (nefsinizi kendinize tâbi ve mahkûm edin, ona işinizi çözdürün) demek istiyor. Şeytan deyince, aklımıza kuyruklu, külâhlı bir mahlûk geliyor. Söz doğru da, anlayışımız yanlış. Kuyruk ve kulak nefsin hayvanlık sıfatına işarettir. Bu türlü sözler meyveye benzer. Meyve, ilk önceleri hamdır; gittikçe olgunlaşır. Kelâm da böyledir. (Şeytan kuyruklu, kulaklı bir mahlûktur) sözü ham bir meyveye benzer. Bu sözü, yukarıdaki izah tarzına göre tahlil edersek onu olgunlaştırmış oluruz. Sözün mânâ meyvesini ancak bundan sonra yiyebiliriz. Mısrî Niyâzî, sözün zâhiri mânâsını cevizin yeşil kabuğuna, asıl hakikî mânâsını da içindeki tatlı kısma benzeterek şöyle der: (Cevizin yeşil kabuğun yemekle tad bulunmaz: Zahir ile ey fakı, Kur’an’ı arzularsın)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder