13 Aralık 2020 Pazar

RAMAZAN BAYRAMI

Gelelim oruca: Hz. Muhammed Allah’a açlıkla vâsıl olmuştur. Ramazan da onun uzun bir müddet devam eden riyâzatının, yani aç kalışının son ayıdır. Bu uzun açlık devresinin son ayının 27 inci gecesi Allah’la bir olduğunu anlamış. Kıymetinden dolayı bu geceye “Kadîr gecesi” demiş. Arapçada “Kadr” kelimesi kıymet mânâsına geliyor. O gece, o zamana kadar görmediği tecellîler müşâhede etmiş. Ramazanın 28, 29 ve 30. günlerinde o gördüğü “Vuslat”ı ve müşâhedeyi tefekkür ediyor, anlamaya ve hazmetmeye çalışıyor. Nihayet 30. günü meseleyi hâllediyor, hakikati anlıyor. Hakikati anladığı ve bildiği bu güne “arefe” diyor. Arapçada “arefe” demek “bildi” demektir. Görülüyor ki “kadîr” ve “arefe” isimleri bile manîdardır ve bir hakikatin ifadesidir. Hz. Muhammed, hakikati arefe günü anlayınca bayram yapmıştır. Bayram demek sevinmek demektir. İnsan mâlik olduğu bir şeyin güzelliğini anlamadan ona sevinebilir mi? Muhammed de hakikati anladıktan sonra sevinmiş, bayram yapmıştır. Bu, Ramazan Bayramıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder