Hatay Dörtyol'da bulunan mimar Ömer Özel anlattı. İstanbul Fen fakültesinde okuyorum. Memlekete döneceğim, bir valiz lazım oldu. Valiz almak için Kapalı çarşının mercan bölgesine gittim. Valiz satan dükkanların önünde delallar bağırarak müşteri celb etmeye çalışıyorlardı. Bir dükkanın önünde taburesinde oturan elinde teşbih çeken ancak müşteri çağırmayan birisi dikkatimi çekti. Dükkanına girdim alışveriş yaptım. Adamın dış görünüşünden inançlı birisi olduğunu anladım ve kendisine:Kusura kalmazsanız bir soru soracağım dedim. Adam:Buyur evlad dedi."Ben bir gazetede tasavvufla alakalı bir haber okudum. Bana tasavvuftan bahseder misiniz?"deyince adam sevinç içinde bana: Ben bilmiyorum ama bilen birisini hemen çağırayım dedi. Birazdan dükkana üç kişi geldi. Okuduğum okulu sordular:Ben İstanbul Fen Fakültesi deyince dediler orada Ahmet isimli bir hoca var. Bir de bir asistan ismi söylediler. Ben:Ahmet hoca bizim atom fiziğine gelir, tanıyorum dedim. Adamlar benim tasavvufu sormamdan neşe duydular.
Ahmet Yüksel Özemre, bir gün nötronların difüzyonu dersinde :"Bu gün size nötronları göstereceğim" dedi. Laboratuvara indik, deney aletleri hazırlanmıştı.Hoca:Şu levhada nötronların sesini duyacaksınız dedi. Gerçekten de söz konuş levhada sesler duyulmaya başlandı.Gözün gördüğünü kulak duymuyordu.
Ömer Özel, kırk yıl sonra Ahmet Yüksel Özemrenin ne olduğunu, Trabzonda,liseden talebeleri olan öğrencilerin kendisini Trabzon'a davetlerinde Melami şeyhi olduğunu öğrenmiş...
Ahmet Yüksel Özemre, bir gün nötronların difüzyonu dersinde :"Bu gün size nötronları göstereceğim" dedi. Laboratuvara indik, deney aletleri hazırlanmıştı.Hoca:Şu levhada nötronların sesini duyacaksınız dedi. Gerçekten de söz konuş levhada sesler duyulmaya başlandı.Gözün gördüğünü kulak duymuyordu.
Ömer Özel, kırk yıl sonra Ahmet Yüksel Özemrenin ne olduğunu, Trabzonda,liseden talebeleri olan öğrencilerin kendisini Trabzon'a davetlerinde Melami şeyhi olduğunu öğrenmiş...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder