KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
Ahmet Yüksel Özemre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ahmet Yüksel Özemre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Aralık 2020 Cumartesi
AHMET YÜKSEL ÖZEMRE
Hatay Dörtyol'da Yüksek mimar Ömer Özel abimiz anlatmıştı:"Beş altı yıl önce Trabzon öğretmen okulundan mezun, emekli öğrencilerimiz bizi davet ettiler.Rize’nin meşhur yaylasına gittik.Herkes bir gurup olmuş , hem geziyor hem de sohbet ediyorduk.Bir bayan öğrencimiz “ Hocam siz hangi tarikattansınız “ diye soru sordu.Ben de “ Peygamberimiz döneminde tarikat diye bir kurum yoktu.Her sahabi bütün varlığıyla Kur’ana ve Peygamberimizin uygulamasına bakıyordu.Biz de öyle olmaya çalışıyoruz” dedim.O vakit sordum:Sizin tarikat hangisi:Melamilik dedi.Şeyhiniz kim.Ahmet Yüksel Özemre dedi.Hayret ettim.Bizim İstanbul Fen Fakültesinden Atom fiziği hocamızdı.Melamiler Peygamberimizin merhamet duygusunu öne alanlar.Osmanlı döneminde Balkanlarda islamın yayılmasında büyük rolleri olmuştur."
17 Nisan 2020 Cuma
AHMET YÜKSEL ÖZEMRE
Hatay Dörtyol'da bulunan mimar Ömer Özel anlattı. İstanbul Fen fakültesinde okuyorum. Memlekete döneceğim, bir valiz lazım oldu. Valiz almak için Kapalı çarşının mercan bölgesine gittim. Valiz satan dükkanların önünde delallar bağırarak müşteri celb etmeye çalışıyorlardı. Bir dükkanın önünde taburesinde oturan elinde teşbih çeken ancak müşteri çağırmayan birisi dikkatimi çekti. Dükkanına girdim alışveriş yaptım. Adamın dış görünüşünden inançlı birisi olduğunu anladım ve kendisine:Kusura kalmazsanız bir soru soracağım dedim. Adam:Buyur evlad dedi."Ben bir gazetede tasavvufla alakalı bir haber okudum. Bana tasavvuftan bahseder misiniz?"deyince adam sevinç içinde bana: Ben bilmiyorum ama bilen birisini hemen çağırayım dedi. Birazdan dükkana üç kişi geldi. Okuduğum okulu sordular:Ben İstanbul Fen Fakültesi deyince dediler orada Ahmet isimli bir hoca var. Bir de bir asistan ismi söylediler. Ben:Ahmet hoca bizim atom fiziğine gelir, tanıyorum dedim. Adamlar benim tasavvufu sormamdan neşe duydular.
Ahmet Yüksel Özemre, bir gün nötronların difüzyonu dersinde :"Bu gün size nötronları göstereceğim" dedi. Laboratuvara indik, deney aletleri hazırlanmıştı.Hoca:Şu levhada nötronların sesini duyacaksınız dedi. Gerçekten de söz konuş levhada sesler duyulmaya başlandı.Gözün gördüğünü kulak duymuyordu.
Ömer Özel, kırk yıl sonra Ahmet Yüksel Özemrenin ne olduğunu, Trabzonda,liseden talebeleri olan öğrencilerin kendisini Trabzon'a davetlerinde Melami şeyhi olduğunu öğrenmiş...
Ahmet Yüksel Özemre, bir gün nötronların difüzyonu dersinde :"Bu gün size nötronları göstereceğim" dedi. Laboratuvara indik, deney aletleri hazırlanmıştı.Hoca:Şu levhada nötronların sesini duyacaksınız dedi. Gerçekten de söz konuş levhada sesler duyulmaya başlandı.Gözün gördüğünü kulak duymuyordu.
Ömer Özel, kırk yıl sonra Ahmet Yüksel Özemrenin ne olduğunu, Trabzonda,liseden talebeleri olan öğrencilerin kendisini Trabzon'a davetlerinde Melami şeyhi olduğunu öğrenmiş...
21 Ağustos 2016 Pazar
TURGUT ÇULPAN EFENDİ'YE(Ahmet Yüksel ÖZEMRE)
Usküdar'da Turgut Çulpan,halvetiyyül melami
Ömrü geçti hiç kimseyle olmaksızın avami
Müntesipti aileden Sandıkçı Dergahına
Müstesnaydı muhabbeti dostuna agahına
Ekserisi dostlarının zahirine aldandı
Suretiyle haza Celal,siretiyle baldandı
"Ümmi Sinan irşadı"na manada oldu mazhar
Esrarını izhardan da sürekli etti hazer
Kolay mıdır bir dervişe,Üveysi meşrep olmak?
Esrarını ketmederken,ifşaya kalsa ramak?
Cezbesi de bahşederdi ona bir başka revnak
Bankacılık,bundan naşi,oldu ona sığınak
Tasavvufi meclislerin kuşkusuz goncasıydı
Teşrifatı tarikatın mahzeni,hocasıydı.
Arif,latif bir zat idi;nafiz ve hem de fehman
Anlayana,eş'arıyla sırrını eder ilham
Nur'un Nur'a gark olması ona zaten aşina
Bundan naşi olamazdı mevt dahi bir istisna
Rıhlet etti bu alemden,bu nurani sırlı zat
Olmuş idi,ba'del Mirac,zaten kayıttan azat.
Prof.Ahmet Yüksel Özemre)
Ömrü geçti hiç kimseyle olmaksızın avami
Müntesipti aileden Sandıkçı Dergahına
Müstesnaydı muhabbeti dostuna agahına
Ekserisi dostlarının zahirine aldandı
Suretiyle haza Celal,siretiyle baldandı
"Ümmi Sinan irşadı"na manada oldu mazhar
Esrarını izhardan da sürekli etti hazer
Kolay mıdır bir dervişe,Üveysi meşrep olmak?
Esrarını ketmederken,ifşaya kalsa ramak?
Cezbesi de bahşederdi ona bir başka revnak
Bankacılık,bundan naşi,oldu ona sığınak
Tasavvufi meclislerin kuşkusuz goncasıydı
Teşrifatı tarikatın mahzeni,hocasıydı.
Arif,latif bir zat idi;nafiz ve hem de fehman
Anlayana,eş'arıyla sırrını eder ilham
Nur'un Nur'a gark olması ona zaten aşina
Bundan naşi olamazdı mevt dahi bir istisna
Rıhlet etti bu alemden,bu nurani sırlı zat
Olmuş idi,ba'del Mirac,zaten kayıttan azat.
Prof.Ahmet Yüksel Özemre)
NAFİZ UNCU EFENDİ'ye-
Üsküdar'da Nafiz hoca.Şabaniyyül melami
Settar idi ahvaline,ve cezbesiyle nami
Şeyh Nasuhi dergahının bu pek kamil bendesi,
Bir alemdi Üsküdar'a ,avamında handesi
Hazıruna latifesi bahşederdi inşirah
Sohbetiyle gönüllerde ,olşurdu bir ferah
Meftunuydu muhibbanı onun halavetinin
Emsalini bulmak zordu Kur'an tilavetinin
Görününce sesi ona nefsinin bir hilesi
Tövbe,hem de niyaz etti:Hakk'ta kıstı bu sesi
İlman muhtac olduğundan onun gibi hamiye
Vaazları sürüklerdi ehl-i dili , camiye
Aşinaydı muhibbanı kerametine onun
Sır olmaktan çıkmış idi artık ona Kaf u Nun
Derlerdi ki:"Ona mahsus haslettir şerh-i Füsus"
Setrederdi bu mübarek fakat bunu,bahusus
Özbekler'e müdavimdi.Seyreder di alemi
İdrakinde hep zindeydi "Zülcelal'in Kalemi"
Siretini suretiyle örten aziz bir erdi
Marifet'i hazmedenin kalır mı ki hiç derdi.
Göçtü gitti ve neşeyle kavuştu Ağah(ına
Sırladılar naşını Özbekler Dergahına
Nuraniler zümresinin sırlısı bu merdi Hakk
Ölü değil,ilelebed Hayy'dır Zat'ta muhakkak
(Prof Ahmet Yüksel Özemre)
Settar idi ahvaline,ve cezbesiyle nami
Şeyh Nasuhi dergahının bu pek kamil bendesi,
Bir alemdi Üsküdar'a ,avamında handesi
Hazıruna latifesi bahşederdi inşirah
Sohbetiyle gönüllerde ,olşurdu bir ferah
Meftunuydu muhibbanı onun halavetinin
Emsalini bulmak zordu Kur'an tilavetinin
Görününce sesi ona nefsinin bir hilesi
Tövbe,hem de niyaz etti:Hakk'ta kıstı bu sesi
İlman muhtac olduğundan onun gibi hamiye
Vaazları sürüklerdi ehl-i dili , camiye
Aşinaydı muhibbanı kerametine onun
Sır olmaktan çıkmış idi artık ona Kaf u Nun
Derlerdi ki:"Ona mahsus haslettir şerh-i Füsus"
Setrederdi bu mübarek fakat bunu,bahusus
Özbekler'e müdavimdi.Seyreder di alemi
İdrakinde hep zindeydi "Zülcelal'in Kalemi"
Siretini suretiyle örten aziz bir erdi
Marifet'i hazmedenin kalır mı ki hiç derdi.
Göçtü gitti ve neşeyle kavuştu Ağah(ına
Sırladılar naşını Özbekler Dergahına
Nuraniler zümresinin sırlısı bu merdi Hakk
Ölü değil,ilelebed Hayy'dır Zat'ta muhakkak
(Prof Ahmet Yüksel Özemre)
EŞREF EDE
Prof Ahmet Yüksel ÖZEMRE hazretleri,Üsküdarın sır'lısı Melami Eşref Ede hazretleri için yazdığı nefes:
Üsküdar da Eşref Ede ,hamzaviyyül melami
Himmetiyle olmuş idi nice uşşaka hami
Üveysi bir zat mı idi,ya da Kutbü-l Melamet ?
Gerçek şu ki pey çok kimse O'nda buldu selamet
Hazmetmişti cezbesini,sırrını bila ifşa;
Bulunmazdı Üsküdar'da O'ndan ala dilgüşa
Teslim idi tevazuyla Levhi Mahfuz hükmüne
İdrak ile boyun eğdi İslam'ın her rüknüne
Melamet'in neşesiyle için için çoşardı
Cemiyetin içersinde "erimiş"çe yaşardı
Setrederdi esrarını vakar-ı sükut ile
Edebi de etvarı da sığmaz tasvire,dile
Her an Hakk'ın huzurunda,olmak (düşün)ne demek ?
Nasıl gerçek kılınır bu?Nedir bu güç,bu emek
Nazarları Hakk nuruyla olmuş idi mücella
Kendisine düstur oldu teberra ve tevalla
Ehli Beyti Resulullah aşığıydı bu veli;
Pek feyizli sırr-u hikmet etdi onda tecelli
Türbedardı Hüdayi'de, Aktarlar'da müdavim,
Kutb-u veli dostu idi;her anı Hakk'la kaim
Türbedar'dan ve Seyyid'den,hem Sabit Efendi'den
İktisab-ı feyz ederek ,yarana oldu ma'den
Bir bahçıvan gibi ekti rahmani tohumları
Sohbet,nazar ve himmetle yetiştirdi onları,
Meyva verdi bu tohumlar,zamanla açtı çiçek;
Muhibbanın esrarında tecelli etti Gerçek.
Haberdardı varlığından,yalnızca muhibbanı
Ancak ehli fark ederdi,onda vechi tabanı
Teslimiyyet abidesi !Her kula olmaz vaki
Mutasarrıf iken etti tasarruftan tevakki
Uful etti"elli dörtte"Makamı:Hakk katında
Ona göçtü denir mi ?Hayy'dır,Hakk'ın Zat'ında
(Prof.Ahmet Yüksel Özemre)
Üsküdar da Eşref Ede ,hamzaviyyül melami
Himmetiyle olmuş idi nice uşşaka hami
Üveysi bir zat mı idi,ya da Kutbü-l Melamet ?
Gerçek şu ki pey çok kimse O'nda buldu selamet
Hazmetmişti cezbesini,sırrını bila ifşa;
Bulunmazdı Üsküdar'da O'ndan ala dilgüşa
Teslim idi tevazuyla Levhi Mahfuz hükmüne
İdrak ile boyun eğdi İslam'ın her rüknüne
Melamet'in neşesiyle için için çoşardı
Cemiyetin içersinde "erimiş"çe yaşardı
Setrederdi esrarını vakar-ı sükut ile
Edebi de etvarı da sığmaz tasvire,dile
Her an Hakk'ın huzurunda,olmak (düşün)ne demek ?
Nasıl gerçek kılınır bu?Nedir bu güç,bu emek
Nazarları Hakk nuruyla olmuş idi mücella
Kendisine düstur oldu teberra ve tevalla
Ehli Beyti Resulullah aşığıydı bu veli;
Pek feyizli sırr-u hikmet etdi onda tecelli
Türbedardı Hüdayi'de, Aktarlar'da müdavim,
Kutb-u veli dostu idi;her anı Hakk'la kaim
Türbedar'dan ve Seyyid'den,hem Sabit Efendi'den
İktisab-ı feyz ederek ,yarana oldu ma'den
Bir bahçıvan gibi ekti rahmani tohumları
Sohbet,nazar ve himmetle yetiştirdi onları,
Meyva verdi bu tohumlar,zamanla açtı çiçek;
Muhibbanın esrarında tecelli etti Gerçek.
Haberdardı varlığından,yalnızca muhibbanı
Ancak ehli fark ederdi,onda vechi tabanı
Teslimiyyet abidesi !Her kula olmaz vaki
Mutasarrıf iken etti tasarruftan tevakki
Uful etti"elli dörtte"Makamı:Hakk katında
Ona göçtü denir mi ?Hayy'dır,Hakk'ın Zat'ında
(Prof.Ahmet Yüksel Özemre)
20 Ağustos 2016 Cumartesi
AHMET YÜKSEL ÖZEMRE
"Eşref,Nafiz, Turgut Çulpan Üsküdar'da vedia,
Ahval,etvar yönünden de herbiri bir bedia.
Üsküdar'da bu üç sırlı melami meşrep zevat
Ehl-i Beyti Resulullah ,aşkında etti sebat
Kimsecikler fark etmedi,kime oldular bende;
Erimişçe yaşadılar cemiyetin içinde
Kıldı hikmet bu zevatı,bizatihi azizan
Edepleri cihetiyle pür temkin ve pür izan.
Hakk'ın lütfu olmuşlardı pek az bir muhibbana
Bütün herkes aşık idi onlardaki rüçhana
Onlar için,bizatihi farksızda zahir batın
Hatırası bile lütuf ,bu mübarek zevatın.
Bu azizan Üsküdar'a vurulmuş bir mühürdü.
Vakti Mev'ud dolduğunda ,hepsi Hakk'a yürüdü.
Varmı hala Üsküdar'da onlar gibi SIR'lılar?
Bunu bilmek,heyhat, muhal !"Onlar",kendini sırlar
(Prof.Ahmet Yüksel Özemre )
Ahval,etvar yönünden de herbiri bir bedia.
Üsküdar'da bu üç sırlı melami meşrep zevat
Ehl-i Beyti Resulullah ,aşkında etti sebat
Kimsecikler fark etmedi,kime oldular bende;
Erimişçe yaşadılar cemiyetin içinde
Kıldı hikmet bu zevatı,bizatihi azizan
Edepleri cihetiyle pür temkin ve pür izan.
Hakk'ın lütfu olmuşlardı pek az bir muhibbana
Bütün herkes aşık idi onlardaki rüçhana
Onlar için,bizatihi farksızda zahir batın
Hatırası bile lütuf ,bu mübarek zevatın.
Bu azizan Üsküdar'a vurulmuş bir mühürdü.
Vakti Mev'ud dolduğunda ,hepsi Hakk'a yürüdü.
Varmı hala Üsküdar'da onlar gibi SIR'lılar?
Bunu bilmek,heyhat, muhal !"Onlar",kendini sırlar
(Prof.Ahmet Yüksel Özemre )
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

