8 Nisan 2020 Çarşamba

NEFSİNE TABİ OLMAMAK İÇİN ŞEYH'İN YAPTIĞI

Sufilerin büyüklerinden melamet ehli Mire Nişaburi hazretleri bir iş için başka şehre gitti. Oranın halkı şeyh efendiye çok hürmet gösterdiler. Etrafına çok mürit toplandı. Şeyh bu husustan incindi. O şehirden dönmeye karar verdi. Etrafındaki yeni müritler onunla beraber gitmeyi ve onun hizmetinde bulunmayı istediler. Şeyh efendi etrafında toplanan bu kişilerin arasında olduğu halde yüksekçe bir yere çıkıp şalvarının uçkurunu çözerek işemeye başladı. Kendi elbisesi ve etraftakilerin elbisesi idrar oldu.
Bunun üzerine o topluluk:"Bu ne biçim bir şeyhlik, ne acaip muamele" dediler ve onun şeyhliğini inkar ederek hepsi geri döndüler. Kendisine hizmet eden kişi ile yalnız kalıp yola devam ettiler. Hizmetçi içinden geçirmekte idi ki bu hareket o insanlara reva görülür mü? Önlerine bir akarsu çıktı. Şeyh efendi akarsuya girerek elbisesini ve bedenini yıkadı. Tekrar yola koyulduklarında hizmetçiye:"İnkar etmemen gerekir. Zira bir afet ve fitne derdini bu kadar idrarla def etmek mümkün iken, niçin onların meşakkat ve belasını çekmeyi seçelim? Onlar ne işe yarar? Onlar kişiyi hemen nefis atına bindirir ve şaşırtırlar. Sermayeni çürütürler. Kalbini meşgul ederler. Halbuki onların sana itibar etmeleri  sende bir ayıp görmemelerinden ileri gelmektedir. Sende bir ayıp görünce ve arzularına aykırı bir şey yapınca hepsi seni inkar ederler" dedi.
Toplanan insanların o zatı şeyh kabul etmeleri nefsine ve yaratılışın hoş gelmişti. Nefsine tabi olmamak için bu şekilde hareket etmek ona vacipti. Çaresiz kalıp böyle hareket etti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder