8 Nisan 2020 Çarşamba

HİÇ OLMAZSA DERDİNLE OLAYIM !

Şeyh Ebu Ali Dekkak hazretleri Nişabur şehrinin büyük bir velisi ve hatibi idi. Bir dua ve niyazında şöyle demiştir:
"Ey Allah'ım ! Kürsüde seninle ilgili söylediğim sözlerden dolayı beni perişan etme. Eğer rüsvay edersen hiç değilse meclisteki kişilerin önünde rüsvay etme. Beni hırka giyen sufilerin içine sal, bir elimde kırba, diğer elime de bir asa ver. Ben sufilerin hayat tarzını severim,
Ondan sonra asa, kırba ve hırka ile cehennem vadilerinden bir vadiye sal, ve ben orada sonsuza dek ayrılığın kanlı gözyaşını içeyim. O vadi içinde inleyeyim ve bedbahtlığım için ağlayayım, geri kalışımın matemini tutayım. Yakınında olmazsam, hiç değilse derdinle olayım"
Yine buyurmuştur:
"Ey Allah'ım ! Biz; amel defterimizi günahla kirlettik (simsiyah ettik). Sen ise saç ile sakalımızı zamanla ak ettin. (beyazlattın)
Ey siyah ve beyazın yaratıcısı, fazlından bizim siyah ettiğimiz, kirlettiğimizi senin aklaştırıcılığın hürmetine sil (temizle affet, mağfiret et bağışla).
Rüyasında bir müridi onu hüzünlü vaziyette gördü. Sordu:Ey Üstad ne oldu?Dünyaya geri dönmek ister misiniz?"
O da şöyle cevap verdi:Evet, ama bunu dünya menfeaatı ve insanları toplayıp konuşmak için istemiyorum. Kemer kuşanıp asamı elime alıp sabahtan akşama kadar kapı kapı gezip ,kapı  tokmaklarına asam ile vurup:"Etmeyiniz, kimden uzak kaldığınızı bilmiyorsunuz" diyebilmek için istiyorum....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder