Necmeddin-i kübra hazretlerinin incinmesi:Necmeddin Kübra hazretlerinin talebelerinden Şeyh Mecdüddin dervişlerle otururken kendisinde sekr hali oluştu ve şöyle dedi: Deniz kenarındaki bir kaz yumurtasıydık. Şeyh Necmeddin ise bir kuş idi. Terbiye kanadını bizim üstümüze örttü, yumurtadan çıktık. Kaz yavrusu gibi denize gittik, şeyh kenarda kaldı."
Necmeddin-i Kübra hazretleri keramet nuruyla bu sözleri bilmiş oldu ve ağzından şu sözler döküldü:"Deryada ölsün".
Şeyh Mecdüddin bu sözü duydu, derin bir pişmanlıkla hazretin huzuruna aracılar koyarak geldi. Bir leğeni ateş ile başı üzerine koyarak ayakkabı çıkartılan yerde oturdu.
Şeyh ona bakarak şöyle dedi:"Perişan sözlerinden özrünü dervişane diliyorsun. Din ve imanını selamete ilettik, fakat başını vereceksin ve deryada öleceksin. Bizde senin ardından gideriz, nice serdarların başları ve Harezm meliki de senin yüzünden gider ve alem harab olur." Mecdüddin , şeyhin ayağına kapandı ama şeyhin söyledikleri zuhur etti.
Şeyh Mecdüddin Harezm de vaaz ediyordu. Sultan Muhammedin annesi gayet güzel bir kadındı. Şeyh Mecdüddin'in vaazlarına hep gelirdi. Bazen ziyaret bile ederdi. Bir takım fesatçılar fırsat kollayıp sultanın aşırı sarhoş olduğu bir gecede: Ananız İmam Ebu Hanife mezhebince Şeyh Mecdüddin'in nikahlısı olmuştur dediler. Sultan ziyadesiyle huzursuz oldu ve "Şeyhi dicleye atın" dedi
Haber şeyh Mecdüddin'e ulaşınca "İnna lillahi ve inna ileyhi raciun" dedi. Necmeddin-i Kübra hazretleri dedi :"Oğlum Mecdüddin'i suya attılar, öldü. Başını secdeye koydu. Uzun bir zaman secdede kaldı başını kaldırdı:"Hazreti İzzetten şunu istedim: Oğlum Mecdüddin'in diyetini Sultan Muhammedin mülkünden ala İcabet buyurdu
Sultana haber verdiler son derece pişman oldu, yaya olarak Hz. Şeyhe geldi. Bir leğen dolusu altın getirdi.üzerinde bir kılıç ve bir kefen koydu. Baş açık papuçlukta durdu:Diyet istiyorsanız işte altınlar. Kısas diyorsanız işte kılıç. Şeyh cevap olarak şu ayeti okudu:"KANE ZALİKE FİLKİTABİ MESTUR"(Bu kitapta( levhi mahfuzda bu şekilde) takdir edildi, yazılıdır)İsra 58.
Sultan mahmut ümitsiz şekilde döndü. Kısa bir süre sonra Cengiz orduları huruç etti.olan oldu
Necmeddin-i Kübra hazretleri keramet nuruyla bu sözleri bilmiş oldu ve ağzından şu sözler döküldü:"Deryada ölsün".
Şeyh Mecdüddin bu sözü duydu, derin bir pişmanlıkla hazretin huzuruna aracılar koyarak geldi. Bir leğeni ateş ile başı üzerine koyarak ayakkabı çıkartılan yerde oturdu.
Şeyh ona bakarak şöyle dedi:"Perişan sözlerinden özrünü dervişane diliyorsun. Din ve imanını selamete ilettik, fakat başını vereceksin ve deryada öleceksin. Bizde senin ardından gideriz, nice serdarların başları ve Harezm meliki de senin yüzünden gider ve alem harab olur." Mecdüddin , şeyhin ayağına kapandı ama şeyhin söyledikleri zuhur etti.
Şeyh Mecdüddin Harezm de vaaz ediyordu. Sultan Muhammedin annesi gayet güzel bir kadındı. Şeyh Mecdüddin'in vaazlarına hep gelirdi. Bazen ziyaret bile ederdi. Bir takım fesatçılar fırsat kollayıp sultanın aşırı sarhoş olduğu bir gecede: Ananız İmam Ebu Hanife mezhebince Şeyh Mecdüddin'in nikahlısı olmuştur dediler. Sultan ziyadesiyle huzursuz oldu ve "Şeyhi dicleye atın" dedi
Haber şeyh Mecdüddin'e ulaşınca "İnna lillahi ve inna ileyhi raciun" dedi. Necmeddin-i Kübra hazretleri dedi :"Oğlum Mecdüddin'i suya attılar, öldü. Başını secdeye koydu. Uzun bir zaman secdede kaldı başını kaldırdı:"Hazreti İzzetten şunu istedim: Oğlum Mecdüddin'in diyetini Sultan Muhammedin mülkünden ala İcabet buyurdu
Sultana haber verdiler son derece pişman oldu, yaya olarak Hz. Şeyhe geldi. Bir leğen dolusu altın getirdi.üzerinde bir kılıç ve bir kefen koydu. Baş açık papuçlukta durdu:Diyet istiyorsanız işte altınlar. Kısas diyorsanız işte kılıç. Şeyh cevap olarak şu ayeti okudu:"KANE ZALİKE FİLKİTABİ MESTUR"(Bu kitapta( levhi mahfuzda bu şekilde) takdir edildi, yazılıdır)İsra 58.
Sultan mahmut ümitsiz şekilde döndü. Kısa bir süre sonra Cengiz orduları huruç etti.olan oldu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder