8 Nisan 2020 Çarşamba

BATINİ BEŞ DUYU

İnsan fikir sularını, zahiri olan beş duyu vasıtasıyla muhitinden alıp, havuz mesabesinde olan batıni beş duyusuna verir. Batıni olan beş duyu birbirlerine bağlı sarnıçlar şeklindedir."Hissi müşterek" batını beş duyunun ilk havuzudur. Zahiri duyulardan elde edilen her şey evvela bu "hissi müşterek'e" gelir.ondan sonra batına yol bulur. İkinci batıni havuz "hayal" dir. Zahiri duyularla anlaşılan bir şeyin hayalini bu kuvvet zabt eder. Mesela göz bir adamı veya bir şehri görürse  evela hissi müşterek havuzuna gelir sonra bu havuzdan onun hayalini hayal kuvveti sarnıcına doldurur. Ondan sonra adam yahut şehir kaybolsa dahi  hayal onun suretini görmekte bir daha göze muhtaç olmaz. Her ne zaman isterse görür. Hayal den sonra "kuvve-i vahime" havuzu gelir. Bu da hayal havuzundan aldığı şeyleri insana türlü türlü gösterir. Daha sonra "kuvve-i fikriye" yahut "mutasarrıfa" havuzu gelir. Bu kuvvet dahi ya aklın ya vehmin tesiri altında bulunur. Eğer akla tabi olursa "zakirei mütefekkire" derler. Eğer vehme tabi olursa "mütehayyile" derler. Birincisinden doğruluk, diğerinden eğrilik husule gelir. Bundan sonra son havuz olan "hafıza" gelir. Bu sarnıca zahiri olan duygular ile batıni olan duygulardan gelen her şey dolar.
Cehabı Peygamber bu nedenle  dua edip :Eşyayı asli sureti üzerinde görmekliği dua ederek istedi.Ya Rab bize iyiyi ve fenayı göster ki fenadan kaçalım, iyiye yakın olalım. Bu alemde zahir yaprağını çevirip iç yüzünü gördüğümüz vakit pişmanlıık gelmesin. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder