7 Ocak 2021 Perşembe

İCADLAR,BULUŞLAR,

İpek böceği, kendisini koza içine hapseder, onun içinde büyür; insan da kendi kendini, (nefsin arzularından ördüğü bir koza) içine hapseder. Nefis kozasını delmeden kurtuluş yok. İpek kozası ile nefis kozasının birbirine benzeyişlerinin hikmetini anlatmak için “Her ne var ki âlemde, örneği var âdemde!” demişler; fakat “Her ne var ki âdemde, örneği var âlemde” deselerdi daha doğru olurdu; çünkü asıl ve esas olan şey, “âlem” değil, “âdem”dir. Her şey âdemden, yani insandan çıkıyor. Bütün icatları, bilerek bilmeyerek, insan meydana çıkarıyor. Radyo, bütün teferruatiyle onu icad eden adamın havsalasında gizli idi. Radyoyu doğuran dünyaya getiren insandır. İnsan, rüyada bilmediği âlemleri geziyor; o âlemler kendinde olmasaydı, oraları nasıl gezecekti… İlim birgün bunu anlayıp görecek. Her kudretin, her şeyin anası insandır ama iş, insanoğlunun “insan”lığını bilmesinde. İnsanlar ahlâken saflaşmazlarsa, bütün icatları, bütün ilimleri kendi zararlarına olur. Atomu, radarı, televizyonu insanlar buldular ama şimdilik ahlâkları sâf olmadığı için bunları insanlığın zararına kullanacaklar. Bâzan “bilmemek”, bilmekten daha iyi oluyor… Bilgiyi şer’re kullanmak fena. Ama bir devre gelir, gerek bilerek, gerek bilmeyerek “Herşeyi Bilen” ile bir olursun, o vakit, bilgimizin kimseye zararı olmaz; çünkü bilen biz değiliz. O zaman bilgiye de, bilmeye de sen kumanda edersin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder