Keşfül Esrarda buyurulmuştur ki:Ebubekir Şibli tarikat yoluna girmeden önce Bağdat’a giderdi.Burada gizlice Cüneyd’in sohbetine katılmayı adet edinmişti.Bir gün Cüneyd’in ağzından:”Eğer bütün putperestler, dünyanın bütün kötü insanları Firdevs-i Alaya girmiş olsalar ,yine de Hak Sübhanehu ve Teala keremini henüz göstermiş değildir” sözleri çıktı.Şibli yerinden kalkarak nara atıp elbisesini yırttı ve ona şöyle dedi:”Alemin kötü insanlarından birisi de benim, ne dersin beni bu halde kabul eder mi?”.Cüneyd ona şöyle dedi:
Ey delikanlı,Musa ve Harun peygamberliğini kabul etmesi için kaç sene Firavun’a gittiler , konuştular.Eğer yanmış bir muvahhit kendi ayağıyla gelirse nasıl kabul edilmez?”
Şibli kendine geldi,gafletten uyandı sahip olduğu her şeyi , malı mülkü ve elbiselerini elden çıkarıp mücerred kaldı.Sonra:”Ey şeyh , ne yapmam lazım?”diye sordu.Cüneyd ,pazarda dilencilik yapman gerekir, dedi.O da öyle yaptı.hatta öyle bir hal aldı ki kimse ona bir şey vermez oldu.
Sonra Cüneyd ona:Burada bir mahzen yap,kalbinle dinin gam ve sıkıntısını çek , gözlerinden hasret ve nedamet suyunu akıt.Hakk’dan başka bir şey aklından geçtiğinde şu kamçıyla kendini kırbaçla” dedi.Şibli üç yıl bu mahzende gözleri yaşlı kaldı,hasret ve pişmanlık duydu.
Üç yıldan sonra kendisinde sekr halibelirdi.Kendinden geçmiş mest ve derbeder bir şekilde bu mahzenden dışarı çıktı, eline bir bıçak alıp Bağdat’a vardı ve “Hakk’ın celalinin kudretine yemin olsun ki kim dostun adını ağzına alırsa bu bıçakla onun başını gövdesinden ayırırım”dedi.Bu haber Cüneyd’e ulaştığında :”Ona şerbet içirdiler de kendinden geçti, sarhoşluğundan ve kendinde olmadığından böyle söylüyor, kendine geldiğinde sakinleşir” dedi.
Şibli bir sene bu makamda kaldı, bu makamı geçtiğinde bu sefer eteğini şekerle doldurup etrafta dolaşarak şöyle diyordu:”Kim Allah derse ağzına şeker koyacağım.”Sonra aşkı onu bir harebeye çevirdi, devamlı “Allah” deyip duruyordu.
Bir gün Cüneyd ona :”Ey Ebubekir,eğer dostun kayıpsa bu kendini kaybetme hali niye, eğer hazırsa bu küstahlık ve edepsizlik neden?” dedi.
Cüneyd’in bu sözü onu sakinleştirdi.Sonra Cüneyd onu hamama götürmelerini istedi.Bir kaç yıldır kesilmeyen saçları başından aşağı sarkıyordu.Sonra Cüneyd onun elinden tutup Şinuziye mescidine götürdü.Orada Tarikat ve hakikat büyüklerinden seksen kişi vardı.Hüseyin Nuri,Ebu Ali Ruzbihari,Semnun el-Muhib,Rüveyk Bağdadi,Cafer Huldi ve bunun gibi seksen kişi vardı.Cüneyd şöyle dedi:
Ey meşayih arkadaşlarım,Pirimiz Seri Sakati bizden riyazet ve mücahede adına ne gördüyse , biz de bu çocuktan gördük.Eğer müsaade buyurursanız bu elbiseyi ona verelim de bu elbisenin bereketiyle din konsunda istikamet sahibi olsun.”Eğer Şibli, bu elbisenin hakkını vermezse , bu elbise ondan kendi hakkını alır.Cüneyd ayağa kalktı elbisesini çıkartarak Şibliye giydirdi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder