10 Ağustos 2017 Perşembe

HARUN REŞİD'İN ONALTI YAŞINDAKİ OĞLU

Hikaye olunur ki Abbasi Halifesi Harun Reşid'in onaltı yaşlarında bir oğlu vardıBu genç zühd,takva ve sufiliği seçerek dünyadan uzaklaştı.Bir gün vezirlerin bulunduğu bir ortamda babası Harun Reşid'in yanına uğradı.Orada bulunanlar:"Bu genç bu haliyle sultanlar arasında müminlerin emiri Halife Harun Reşid'i rezil etti, utandırdı" dediler.Harun Reşid oğlunu yanına çağırıp :
"Evladım! Bu halin ve bu görünümünle  beni utandırdın"dedi.
Çocuk bu söze cevap vermeyip sağa sola bakındı.Duvarın üstünde bir kuş gördü ve:
"Ey kuş ! Seni yaratan Allah'ın hakkı ve hatırı için bana gel"dedi.Kuş gelip çocuğun eline kondu.Çocuk "artık dönebilirsin" deyince kuş yerine döndü.Sonra kuşu halifenin yanına gelmesi için çağırdı fakat gelmedi.Bu sefer çocuk babasına:
"Bak babacığım! Esasen sen dünyayı sevmekle Allah dostları arasında beni utandırdın.Artık senden ayrılıp uzaklaşmaya karar verdim" dedi.Yanına bir yüzük/mühür bir de Mushaf alarak o beldeyi (Bağdat'ı)terk etti.Basra'ya gitti.Cumartesi günleri çanak çömlekçide çalışıp geçimini sağlamak için bir dirhem ve bir danik alırdı.
Ebu Amir el-Vaiz el-Basri şöyle demiştir:Ben bir gün bu genci işçi olarak tuttum.Bana bir günde on günlük yahut on kişilik iş yaptı.Eline bir avuç harç alıp duvara koyar ve bu şekilde süratli bir şekilde duvar örerdi.Ben kendisine"Bu işler Allah dostlarının işleridir.Çünkü onlar yaptıkları işlerde hep manevi takviye ve yardım görürler"dedim.Bir başka gün daha gelmesini arzu ettim.Ancak kendisi harebe izbe bir yerde hasta yatar vaziyette buldum.Bana şu nasihatlarda bulundu:
Arkadaşım ! sahip olduğun nimetlere aldanma.
Ömür biter ve nimet elden gider
Bir cenazeyi kabre doğru götürmek için yüklendiğinde
Bil ki bundan sonra da seni taşıyacaklardır.
Sonra bu genç bana öldüğünde kendisini benim yıkamamı ve cübbesiyle kefenlememi vasiyet etti.Kendisine:"Dostum! Neden yeni bir kefen olmasın? dedim.O da:"Yaşıyan kimse , yeni giymeye ölüden dha muhtaç ve layıktır.Ey Ebu Amir!Elbiseler gider , ameller kalır" dedi.Sonra şöyle devam etti:"Şu mushafı ve yüzüğü babam Harun Reşid'e götür ve ona:"Senin garib evladın gaflete devam etmemeni söylüyor"de.
Ebu Amir şöyle der:Genç öldüğünde kendisini ellerimle yıkadım.Vasiyet ettiği şekilde kefenleyip defnettim.Mushaf ve yüzüğü de Harun Reşid'e verdim.Bütün olup biteni kendisine anlattım.Harun reşit ağladı.Bana:"Benim gözümün nurunu ve ciğerparemi nerede çalıştırdın?dedi.Ben de:"Çamur ve taş,çanak,çömlek,inşat ve duvar işinde"dedim."Demek sen onu inşaatta çalıştırdın.O soy bakımından Peygamber(sav)'e bağlı seyyiddir" dedi.Ben bunu bilmediğimi söyledim.
Sonra bana:"Onu sen mi yıkadın?"dedi.Ben evet dedim.Harun Reşit elimi göğsüne koydu,sonra gidip evladının kabrini ziyaret etti.Sonra bu genci rüyamda, mana aleminde büyük bir kubbe içinde büyük bir tahtın üzerinde gördüm.Kendisine halini sordum.Bana Ben,benden hoşnut ve razı olan bir Rabbe,Allah'a gittim.Bana hiçbir gözün görmediği , hiçbir kulağın işitmediği , hiçbir beşerin akıl ve hayaline gelmeyen nimetler verdi" dedi.Sonra da:"Beni yaratan Allah'a yemin olsun ki dünyadan benim çıktığım gibi çıkan herkese Allah, bana ikram ettiği gibi ikram edecektir" müjdesini verdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder