5 Eylül 2017 Salı

YERYÜZÜNDE BÖBÜRLENMEME ÖRNEKLERİ

İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbürlenmeyi  ve bozgunculuğu arzulamayan kimseye veririz.(En güzel ) akıbet ,takva sahiplerinindir.”(Kasas 83)
“Uluvve”kelimesiyle ifade buyurulan büyüklük,zorbalık ve tasallut manalarını ifade eder.”Fesad” kelimesi ise insanlara zulüm ve düşmanlık yapmak manasınadır.Bu iki menfi  davranış maddi güç sahibi olmaktan doğar.İnsanları idare etme makamını elde edenlere mahsustur.İdare tarzının ister monarşi isterse demokrasi olsun bir şekilde idareyi ele geçiren kişileri bekleyen tehlikedir.Çünkü bu makamda olanlar,mutlaka güç zehirlenmesi diye tabir edilen büyüklenme,zorla yaptırma ve zulüm yapma eyleminden kendilerini kurtaramazlar.
Hz.Ali (r.a) demiştir ki:”Bir kimse ayakkabısının bağının , arkadaşlarınınkinden daha iyi olmasını ister ve bundan hoşlanırsa  o kimse de bu ayetin manasının şümulüne girer.Yani hoşlandığı elbise ve giysiler onu büyüklenmeye  ve tekebbüre sevkederse o da yeryüzünde fesad ve bozgunculuğu isteyenlerden olmuş olur.
Rivayete göre Hz.Ali (r.a) vali olduğu halde caddelerde yalnızca yürür ; yolunu şaşıranlara yol gösterir, zayıflara yardım ederdi.Satıcılara ve bakkallara uğrar, Kur’an dan “TİLKE DDARÜL AHİRETÜ “(Kasas 83) ile başlayan bu ayeti okuyarak söze başlar  ve şöyle derdi:Bu ayet adalet sahibi ve tevazü ehli valiler ile güç ve kuvvet sahibi diğer insanlar hakkında nazil olmuştur.Ömer b.Abdülaziz ‘in bu ayeti ruhunu teslim edinceye kadar sık sık tekrar ettiği rivayet edilir.
Bazı büyükler demiştir ki yeryüzünde mahviyet sahibi, kırık gönüllü , sabırlı ve tahammüllü olmaya devam et.Çünkü Allah’a yükselen “L ilahe illallah”kelimendir,sözündür.İnsanların kalbinde sana karşı bir ihtiram duygusu yaratarak seni rızıklandırır.
Bir mahluk diğer bir mahukakarşı ancak maiyetinden perdeli(hicablı)olduğunda üstünlük taslayabilir.Şayet (hicabı kalkıp)diğer mahlukun Allah’la beraber olduğunu müşahede etseydi, mahviyet sahibi olur tevazu gösterirdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder