Bünyamin Ayaşi hazretlerinden sonra Melami usulle irşad görevi Aksaray'da Pir Ali Etval hazretlerine gçmişti.Himmeti çok nazarları çok yüksekti.Demişlerdir ki:"Eğer İbrahim Ethem bu fakirin zamanında olaydı ,bana geleydi devleti terketmesine rıza vermezdim.Kemaline eriştirirdim.Hem dünya hem de ahiret sultanlarından olurdu.Sadık müridin dünya saltanatını terketmesi gerekmez".
Hazriti Pir Alaiddin Ali Aksarayi hazretlerini çekemeyen bazı inkarcılar padişaha şikayet mektupları gönderdiler:
"Aksaray'da bir kimse Mehdilik davası eder, cennetin dört ırmağı benim evimde vardır diye halkı davet eder"dediler.
Kanuni Süleyman Acem seferinde idi.Teftiş ettirildi.Şeriat meclisine çağrılıp sorgulanırken :"Bizim aleyhimize şahitlik eden sizmisiniz?"diye birisine celal suretiyle işaret edince , o kimse derhal ruh teslim etti.Diğer birisine işaret edince o kişide kusup ağzından pislik aktı,
Bunu gören meclistekilen korku ve dehşet içinde kalıp sual cevaptan acız kaldılar,vazgeçip padişaha durumu bildirdiler.Kanuni otağı ile Üsküdar'a çıkmış idi"O tarafa biz kendimiz gideriz"dedi.Padişah Aksaray'a varınca tebdili kıyafetle dergahına gitti.Bir çok keramet ve keşiflerini görünce muhabbete düşüp:"Azizim, sizi bize yanlış bildirmişler,hamdolsun ki sohbetinizle şereflendim" dedi.Hazreti Pir ise:
-"Devletli padişahım, bu fakire isnat edilen kabahat nedir?"diye sordu.
-"Mehdiyim demişsiniz,cennetin dört ırmağı bendedir gibi bazı sözlerinizi arz ettiler"
-"Şevketli padişahım zamanın mehdisi zatınızdır.Cennet ırmağından muradım evimiz önünden akan tatlı su, bir kaç baş inek,koyun ve birkaç kovan arıvar "deyip padişaha tatlı su ve bal getirdi.Padişah yedi ve :
-"Şarap ırmağının örneği de bağınız olmalı"diye şaka ettiler
-"Şarap ırmağının nümunesi aşk-ı Yeazdan ve cezbe-i Rahman dır.taliplerden esirgenmez" buyurdular
Padişahın çuhadar hizmetini gören Pertev paşa padişahın yanında idi.Alaaddin hazretleri Pertev paşaya hakkani bir bakışyla bakınca kendinden geçip Allah diye haykırıp yere düştü.Uz unca bir zaman cevd halinde kaldı.Kanuni kendini tutamayarak ağladı ve çeşitli miskinlikler etti.
Acem seferine dair konuştular.Aziz hazretlerinin işareti gerçekleşince sefer dönüşü tekrar uğrayıp her yüzden sohbet ettilerdua etti öğüt verdi.Kendisine padişah bir çok mülk ve tarla verdi.Ama hazret-i Pir kabul etmediler,Suultan:
-"Bari oğlunuzu İstanbul'a gönderiniz" diye buyurunca
-"Şevketli sultanım ,oğlumun ismi İsmail'dir.Hak yolunda kurban olmaktan dönmez.Onu size göndereyim"dediler.
Padişah İstanbul'a varınca oğlu ismail'i dört-beş derviş ile beraber İstanbul'a gönderdi .Altı ay geçince hazret-i Pir vefat ettiİrşad seccadesine ve kutupluğa çelebi hazreti İsmail Maşuki oturdu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder