Azizim Necib Sultan anlatmıştı."Süluk esnasında idare bölümünde olanlar tıpkı Üniversitedeki öğrencinin değişik profesörlerden ders alması gibi değişik Allah dostlarına uğrayıp onlardan feyz alırlar.
Konya'da riyazatta olduğum 2,5 sene içinde mahallede oturan bir Allah dostu evin önünden geçerken küçük oğluma demişki Akşamleyin baban bize gelsin.Çocuk evde bulunan üveybabaannesine söyleyince oda hayrat etmiş.Çünkü davet eden adam o mhallede yirmibeş yıldan beri oturmakta ancak mahalleli kendisini sevmediği gibi ne kendisi başkasına misafirliğe gider ne de kendisi eve başka birini kabul eder.Bu davranışını bildikleri için bu davete hayret ettiler.Akaşmeyin davet üzerine evine vardım.Ancak kapının çalmaya yarar ne halkası nede tokmağı vardı.Evin kapısına ulaştığımda sanki içeride bekleyen var gibi kapı açıldı ve evin hanımı içeri davet etti.Evde oturan zat kısa boylu tıknaz,karısı ise ondan çok uzun ve tıknaz idi.evin bulunduğu yerle pazar kurulan muhacir pazarı denilen yer arası iki km mesafe olup at arabaları evden pazara yirmibeş kuruşa götürürken bu zat hanımı ile yayan yürür,iki heybeye doldurdukları haftalık ihtiyaç malzemelerini iyi yarı olan karısı tek başına taşır.Önden bey yürür arkadan ise omuzlarında heybe yükü ile karısı yürürdü.Evde sohbete başladı.Sohbetin konusu cenazeye yardım idi.Zekaret halinde olan birinin evine gidip cenazenin kaldırılması,yıkanması,kefenlenmesi namazının kılınmasıkabre defni ve cenaze evinin ihtiyaçları ile alakalı olarak mevzuları anlatıp bitirdiğinde iinancım şu idi.Bir insan bu dediği işleri yapsa direkt cennete giriyordu.
Sohbetten ayrıldık iki gün sonra mahallemizin sokağında 50 metre ilerden sabah ezanı okunmadan önce bir kadın feryadı geldi.Hemen kalkıp o eve doğru gittiğimde evin beyinin zekarette olduğunu gördüm sohbetini dinlediğim için cennetikazanmak amacıyla hemen ilgilendim.vefat edenin yıkanması,kefenlenmesi,mezarlıkta gömülmesi cenaze yemeği v.s gibi hususlarla ilgilendim.Bir önceki mübarek biz cenazeyi taşırken bizimle karşılaştı ama selam dahi vermeden,tabutu omuzlamadan çekip gitmesi bendeki inancını sarstı.Daha sonraki görüşmemizde,bendeki bu inanç sarsılmasını hissedince şöyle dedi:Evlat.Allah'ın öyle kulları var ki eğer bir cenazenin tabutuna parmak ucu ile dokunsa o cenazeye ait tüm sevapları mıknatıs gibi ç ekerler.Bu nedenle cenaze gördüklerinde bir şey olmamış gibi çekip giderler"dedi.
Daha sonraki zamanda dünyayı değiştiğini duydum.Hususi olarak evine gittim.Karısı evde idi.Nasıl dünyasını değiştirdi diye sordum:Anlattı Kendisi hep ben hiç sizlere eziyet etmeksizin öleceğim derdi.Vefat edeceği gün turp gibi sağlamdı.Bana dedi ki hadi kalk hastahaneye gidelim dedi.Beraberce hastahaneye gittik.Doktor tahlil yaptı o gün yatış yapsın dedi.öğle yemeğini hastahane odasında yedik.üç doktor geldi hastayı muayene ederken hemşireyi çağırdılar.Bu hasta vefat etmiş hemen morga alın yıkayın ve defnedilsin.Meğer yatağında dünyasını değiştirdiğinin farkına dahi varmamışım.ertesi sabah hastahanede yıkandı,kefenlendi,birkaç doktor,hastabakıcı omuzunda mezarlığa gelindi defnedildi ve ben eve yalnız olarak döndüm."
Gerçekten de vefatı ve sonrası hiç kimseye eziyet vermemişti
Necib Sultan'dan
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder