Değilidir.Kasar suresinin
50 nci ayetinde:”..bil ki onlar , sırf heveslerine uymaktadırlar.Allah’dan bir
yol gösterici olmaksızın kendi hevesine uyandan daha sapık kim olabilir!
Elbette Allah zalim kavmi doğru yola iletmez”.Bndan anlamaktayız ki;hesap ve
tedbir ehli izzeti nefs sahibi kimseler , Allah’dan bir hidayet olmaksızın peygamberlere ittiba etmeksizin mücerret
aklın delaletine göre nefisleri ile
mücahede etseler , Allah’a yol bulabileceklerini ve hidayete erebileceklerini
zannederler.Onlar bilmiyorlar ki Allah’a ubudiyette peygamberlerine uymaksızın
sadece akılla hareket ederek nefsiyle mücahede
eden kendi hevasına tabi olur.Hiç
kimse mücerret aklıyla hevasının esiri olmaktan kendisini kurtaramaz.Dolayısıyla
onun bu ibadeti makbul olmaz.Çünkü heva ile karışmıştır.Allah’ın yol göstermesi
olmaksızın hiç kimse hidayete eremez.Nitekim Peygamber (sav)nübüvvet ve
risaletteki en mükemmel bir kudrete sahip olmasına rağmen,ihtida konusunda
peygamberlere müteabata(hal ve davranışlarda onların yollarına uymağa)ihtiyaç
duymuştur.Allah Teala buyurmuştur ki:”İşte o peygamberler, Allah’ın hidayet
ettiği kimselerdir.Sen de onların yoluna uy”(Enam 6/90)İşte bu sırdan dolayıdır
ki peygamberler gönderilmiştir.Mürid de Allah’dan bir hidayetle – ki o da
müteabattır,kendisini O’na ulaştıran şeyhe ihtiyaç duymuştur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder