13 Temmuz 2017 Perşembe

ZALİME ZALİMLİĞİNİ AÇIKÇA SÖYLİYEBİLME CESARETİ

Doktor Yücel Yalçın anlatmıştı.Dedi ki benim doğduğum köy Kayseri'de erciyes eteklerinde Akçakaya köyüdür.Babam emirlerin Mustafa'sıdır.Atalarım ortaasyada ngelerek Bizans kuşatmasına katılmıştır.toplam 38 aile kalınca Hunat hatun bu köyü onlara tahsis etmişve uzak bir mesafeden de su getirmiştir.
Zalim bir Vali mutasarrıf olarak Kayseri'ye tayin edilmiş .civardaki tüm köyler hoşgeldin'e gitmiş ancak Akçakaya'dan kimse gitmemiş.Vali,iadei ziyaret yaparken bakmış ki bu köyden kimse kendisine hoşgeldine gelmemiş.İçerliyerek köye gitmiş.Köyde kendisini kimse karşılamayınca köyün eşrafının kim olduğunu sormuşlar Kuruca hocayı tarif ederek evini göstermişler.Evin damında olan kuruca hocanın yanına Vali merdiven olmaksızın zar zor çıkmış.Damda dolaşmakta olan Kuruca hoca damda valinin kolundan tutarak dam üzerinde dolaşmaya başlamışlar.takribi yarım saat süren bu dolaşma esnasında kuruca hoca valiyi bir sohbet ortamına çekmiş,sonra vali bir şekilde aşağıya inip köyden ayrılmışlar.Yolda Vali'nin aklı başına gelmiş,bu köylü kendisine niçin hoşgeldin'e gelmedi de kuruca hoca yarım saat kendisini damda niçin dolaştırdı,hiçbir  şey ikram edilmedi.Tekrar köye dönmüşler kuruca hocayı bulup vali sormuş:Efendi sen beni niçin damda yarım saat dolaşarak dönderdin? deyince kuruca hoca demişki:Sayın valim.Bu damlarda biten bir ot türü var.Bu otun toprak üzerindeki bayu bir parmak ise toprak altındaki kökü bir kaç karış olur.Şayet bu ot damdan temizlenmezse kışın dam akar.Ancak atalarımız demiştir ki bir zalimin ayak bastığı toprakta ot bitmez diye.Bu nedenle seni damda dolaştırdım ki ot bitmesinde dam akmasın"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder