Öncelikle dünya hayatının manası nedir? sorusundan başlar ."KULLU NEFSİN ZAİKATÜL MEVT VE NEBLUKÜMBİŞ ŞERRİ VEY HAYRİ FİTNEH VE İLEYNA TURCEUN)"(enbiya suresi 35.ayet)."Her nefis ölümü tadacaktır.Sizi bir imtihan olarak hayır ile de , şer ile de deniyoruz.Ancak bize döndürüleceksiniz"buyurulmuştur.Bu durumda dünya hayatımızın merkezine Allah'ı koymaz isek,hayatımızın merkezine koyduğumuz tüm şeyler Allah ile bizim aramıza perde teşkil etmekle bu imtihanı kazanamamış olacağız.Bu imtihanda sevgi ve muhabbet bizi maksada doğru götürecektir.ancak sahte güzellikler,nefsin ilgi duyduğu altın,gümüş,kadın,çocuk,nakil vasıtaları ,meskenler ve gelir getiren mülkler bizim muhabbet ve aşkımızın merkezi olurlarsa biz imtihanı kaybetmiş oluruz.Bu ndenle Allah aşkıyla yananlarla birlikte olmak,dünyaya haris olmamak,yaşamamız için gerekli ihtiyaçlardan fazlasını talep etmemek gereklidir.Yani dünya ile aramıza mesafe koymak durumundayız.
Allahın dostluğuna ulaşanlar hep böyle yapmıştır.Dünyada yaşamalarına yetecek kadar meşgul olmuşlar ve bu meşguliyetleri de Allah ile olmuştur.
Yaşamın merkezine neyi koyarsak ona hizmet ederiz.onunla öömrümüzü tamamlarız.Yaşamın merkezine yaratıcımız Rabbimizi koyarsak ebedi dostluğa ereriz.KIBLENDE NE VARSA SECDEN ONA OLUR.
Hakikatın sahibi olan Allah Teala Mürşid-i kamilinden yüz gösterir.Ona teslimiyet gerekir.Elbiselerinden soyunup denize dlanlar derinlere indikçe görünmez olurlar.sadece görünen deniz kalır.Aşka tutulan da böyledir.Aşk onu sarar ve kendisinden gayrısını bırakmaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder