İbni Arabi hazretleri fütühat'ı Mekkiyye İSİMLİ ESERİNDE şu sözleri yazmıştır:"Melamiye, Ebu Bekir sıddık(r.a) kademi üzerinedir ve onlardan kevni keramet çıkmaz.Beş vakit namazdan fazla namaz kılmazlar, halktan farklı bir özellikle tanınmazlar, Sokaklarda gezer ,insanlarla onlar gibi konuşurlar. Kalbleri Allah ile bedenleri kulluk ile meşguldür. Onlarda yemek,zevk ve baş olmak yoktur . Zira kalplerini rububiyet kaplamıştır. Kulluk ile baş olmak ise bir yerde birleşmez.Bunlar velilik derecesinin en üstündedirler ki bunun üzerinde ancak peygamberlik derecesi vardır.Rahman suresinin 72 nci ayetinde işaret edilmiş,cennet kızları ve hurilerin hali ,ricalullah ve üstün velilerin hallerine benzetilmiştir. Çünkü Allah Teala huriyi inci ve cevahirden çadırlar içinde cennet ehlinin gözlerinden sakladığı gibi ricalullahı da adet ve ibadetlerin çadırları altında dünya ehlinin gözlerinden Bu manevi çadırlar ,madde aleminde dünya üzerinde kurulmuş olan ilahi kıskanmalardır.Bu yüzden onlar , halkın saygı göstermesine sebeb olan iyi hal ve zühd ile dikkat çekmezler.
Bazı evliya onlar hakkında "dünyada ve ahirette yüzleri karadır"demişlerdir.Yüz ile insanın hakikatını , siyahlık ile seyyidliği yan efendiliği kastedmiştir.
Resullerin ,velilerden farkı ,resullerin şeriat getirip tebliğ ile görevli olmalarıdır.Velilerde ise tebliğ görevi yoktur.Zira davet edici değillerdir. Resuller tebliğ için en aşağı mertebeye inerler.Veliler böyle değildir.
Bu taifeye Melami denmesinin sebebi iki yönlüdür.Bir bakıma bu taifenin talip ve bağlıları başlangıçta hak yanındaki kusurlarına bakıp kendilerini kötülerler,amelde ihlaslı olmadık diye üzülürler.Zira ferahlanmak amelin kabul edilmesinden sonra olur,amelin kabul edilip edilmediği ise bilinmez.Bu nefsini kötüleme hali levvame kademesindeki her salik için olur ama Melamilerde bu özellik fazladır.ve daimidir.Kendileri melamet yolundan gelmişlerdir ve yolun başlangıcındaki vasıflarına göre melamidirler.
Diğer taraftan onların Allah Katındaki yerleri ve dereceleri yüksektir.Eğer bu mertebeleri halk bilse onları ilah sayar ve secde ederlerdi.Bu mertebeleri; hakikatla tam olarak yüz yüze olma mertebesidir. Halkın ve perdeli olanların tanımalarından gizlenmek için adetlere uymayı ve mubah işler yapmayı örtü edindiler, avam gibi aşağı tabakada oldular.
Bir mana da şudur ki güya kendi mertebeleri ,rütbeleri ve sultanlıkları açığa çıkmadığı için kendilerini kötülerler. Zira eğer batın halleri ortaya çıksaydı, rütbelerine göre kendiler ide halk arasında muhterem muhteşem ve yüce derece olurlardı. Cahiller ve ahmaklar onlara cefa sopası ile dokunmazlar, eziyet vermezlerdi. Amma bilinmediklerinden halk onları kendileri gibi zannedip kötü davranmaktan geri kalmaz .Nitekim zamanımızda bazı kamil zatların başına böyle korkunç haller gelmiştir. Onlara saldıran ve kötü davranışta bulunanlar ise sonunda tepetakla gelmiş, Allah'ın gazabına uğrayarak Rabb'ın dergahından kovulmuşlardır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder