Kur’an’da Ali İmran suresinin 35 nci ayetinde geçen “Hani
İmran’ın karısı…demişti”ayetinde geçen kadın İmran bin Masan’ın
karısı,Hz.Meryem’in annesi,Hz.İsanın anne annesi Hınne binti
Fakuza’dır.Zekeriya Peygamber,İmranın diğer kızı İşa’yı nikahladığı için Yahya
ve Hz.İsa teyze çocuklarıdır.Rivayet olunduğuna göre Meryem’in annesi kısır
idi.ihtiyarlamıştı.Bir ağacın gölgesinde otururken yavrusuna yiyecek yediren
bir kuşu gördü.İçinde çocuk sevgisi uyandı ve Rabbine adak adadı:Eğer bana bir
oğul verirsen Beytül Makdis’e hizmetkar olarak adayacağım.Cenabı Hakk onun
duasını ve adağını kabul etti.Hınne,erkek çocuk istemişti çünkü Beyti Makdis’e
sadece erkek çocuklar hizmet ediyordu.Kadınların özrü nedeniyle bu hizmet kabul
edilmemekte idi.Rivayete göre Beyti Makdis’e bu amaçla hizmet eden dörtbin kişi
vardı.Doğacak çocuğunu beytil makdis’e adarken,bu kural nedeniyle erkek çocuk
istediği anlaşılmaktadır.Çocuk doğunca kız olduğunu anladı,ancak adağından
dönmedi ve ismini “Meryem”koydu.”Meryem”kelimesinin anlamı “ibadet eden kadın
ve Rabb7ın hizmetkarı”demektir.Cenab-ı Hakk,hz.Meryem’i Beyti Makdis hizmetine
kabul etti,onu güzel bir nebat gibi yetiştirdi ve bu görevi kefil olarak kabul
ettiği Hz.Zekeriya’ya vazife olarak tevdi etti.Hınne,Meryem’i doğurduğu vakit
bir beze sararak Beyti Makdise,Harunun evlatlarından olan yahudi alimlerinin
yanına bıraktı.Çünkü Meryem,o Yahudi alimlerinin imanının ve kurbanlarının
sahibinin kızı idi.Masanoğulları,İsrailoğullarının başları ve kralları
idiler.Bunun üzerine Hz.Zekeriya :Onu almaya ben layıkım.çünkü onun teyzesi ile
evliyim”deyince diğer alimler hayır kura çekelim dediler.ve Ürdün nehrinin
yanına giderek vahiy yazmakta oldukları kalemlerini nehrin suyuna atarak kimin
kalemi üste çıkarsa o kazansın dediler.Bu işlemi üç kez tekrar ettiler ama her
seferinde Zekeriya’nın kalemi su üstüne çıktı.Bunun üzerine Meryem’i
,Hz.Zekeriya aldı.ve Beyti Makdis içinde Meryem için yüksek bir yere hücre
yaparak orada muhafaza ettiler.Üst üst kapalı yedi kapı arkasında muhafaza
ettiler ve sadece yanına Zekeriya peygamber girebiliyordu.Ve
Hz.Zekeriya,Meryem’in hücresinde her girişinde cennet meyvelerini buluyordu.
Kıtlık zamanında acıkan Peygamberimize Hz.Fatıma annemiz iki
parça çörekle biraz et göndermişti.Kendi yememişti.Efendimiz bu tabağı alarak
Hz.Fatıma’nın yanına gelerek beraber yiyelim dedi.Tabağın üstü açıldığında
içinin ekmek ve et dolu olduğu görüldü.Efendimiz ev halkı olan Hasan,Hüseyin ve
Hz.Ali’de çağırarak bu yemeği yediler ve komşularına da dağıttılar.Bu hadise
üzerine Efendimiz,Fatıma annemiz için:”Seni,Beni İsrail’in seyyidesine benzer
kılan Allah’a hamdolsun”demiştir.
Mevlana Vakfı İSKENDERUN
Mevlana Vakfı İSKENDERUN
Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder