16 Ekim 2016 Pazar

HAZRETİ MERYEM ANNE SÜTÜ EMMEDİ

Kur’an’da Ali İmran suresinin 35 nci ayetinde geçen “Hani İmran’ın karısı…demişti”ayetinde geçen kadın İmran bin Masan’ın karısı,Hz.Meryem’in annesi,Hz.İsanın anne annesi Hınne binti Fakuza’dır.Zekeriya Peygamber,İmranın diğer kızı İşa’yı nikahladığı için Yahya ve Hz.İsa teyze çocuklarıdır.Rivayet olunduğuna göre Meryem’in annesi kısır idi.ihtiyarlamıştı.Bir ağacın gölgesinde otururken yavrusuna yiyecek yediren bir kuşu gördü.İçinde çocuk sevgisi uyandı ve Rabbine adak adadı:Eğer bana bir oğul verirsen Beytül Makdis’e hizmetkar olarak adayacağım.Cenabı Hakk onun duasını ve adağını kabul etti.Hınne,erkek çocuk istemişti çünkü Beyti Makdis’e sadece erkek çocuklar hizmet ediyordu.Kadınların özrü nedeniyle bu hizmet kabul edilmemekte idi.Rivayete göre Beyti Makdis’e bu amaçla hizmet eden dörtbin kişi vardı.Doğacak çocuğunu beytil makdis’e adarken,bu kural nedeniyle erkek çocuk istediği anlaşılmaktadır.Çocuk doğunca kız olduğunu anladı,ancak adağından dönmedi ve ismini “Meryem”koydu.”Meryem”kelimesinin anlamı “ibadet eden kadın ve Rabb7ın hizmetkarı”demektir.Cenab-ı Hakk,hz.Meryem’i Beyti Makdis hizmetine kabul etti,onu güzel bir nebat gibi yetiştirdi ve bu görevi kefil olarak kabul ettiği Hz.Zekeriya’ya vazife olarak tevdi etti.Hınne,Meryem’i doğurduğu vakit bir beze sararak Beyti Makdise,Harunun evlatlarından olan yahudi alimlerinin yanına bıraktı.Çünkü Meryem,o Yahudi alimlerinin imanının ve kurbanlarının sahibinin kızı idi.Masanoğulları,İsrailoğullarının başları ve kralları idiler.Bunun üzerine Hz.Zekeriya :Onu almaya ben layıkım.çünkü onun teyzesi ile evliyim”deyince diğer alimler hayır kura çekelim dediler.ve Ürdün nehrinin yanına giderek vahiy yazmakta oldukları kalemlerini nehrin suyuna atarak kimin kalemi üste çıkarsa o kazansın dediler.Bu işlemi üç kez tekrar ettiler ama her seferinde Zekeriya’nın kalemi su üstüne çıktı.Bunun üzerine Meryem’i ,Hz.Zekeriya aldı.ve Beyti Makdis içinde Meryem için yüksek bir yere hücre yaparak orada muhafaza ettiler.Üst üst kapalı yedi kapı arkasında muhafaza ettiler ve sadece yanına Zekeriya peygamber girebiliyordu.Ve Hz.Zekeriya,Meryem’in hücresinde her girişinde cennet meyvelerini buluyordu.
Kıtlık zamanında acıkan Peygamberimize Hz.Fatıma annemiz iki parça çörekle biraz et göndermişti.Kendi yememişti.Efendimiz bu tabağı alarak Hz.Fatıma’nın yanına gelerek beraber yiyelim dedi.Tabağın üstü açıldığında içinin ekmek ve et dolu olduğu görüldü.Efendimiz ev halkı olan Hasan,Hüseyin ve Hz.Ali’de çağırarak bu yemeği yediler ve komşularına da dağıttılar.Bu hadise üzerine Efendimiz,Fatıma annemiz için:”Seni,Beni İsrail’in seyyidesine benzer kılan Allah’a hamdolsun”demiştir.


Mevlana Vakfı  İSKENDERUN
Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.com


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder