6 Kasım 2015 Cuma

KIYLU KAL EHLİNE

"Ben badesiz ve kadehsiz cam-ı aşkın sorhoşuyum.Maşukuma dedim ki benden ne istersin?Dedi ki,hararet ve münacat.EY HAVAİ OLAN NAHVİ,nice bir "cae zeydun"ile uğraşacaksın ?.Ey KURRA HAFIZ,ne vakte kadar kelime-i kurraiyyenin imaleleri gamı ile meşgul olursun?EY DİNSİZ MANTIKÇI,ömrün boşuna geçti,fikrin daima kavli şarih ile ,yani efradını cami,ağyarına mani tarifat ile ve hatırın da makale taraf ile meşguldürbDiğer kafir olan hakim dahi onun itikadna lanet olsun.Sana hadisattan bahs eder.sen onu dehre havale et ki hakkından gelsin.ETIBBANIN meşguliyeti dahi tıbbın kanunlarının dedikodusu içindedir.CAHİL FAKİHİN bahside şirket ve kefalet meseleleri içindedir.Zavallı MÜFTÜ,orada zıman olmaz diye elinde kalem tutmuştur.Biçer KADI EFENDİde"Bu bey ikale olmuş ve bozulmuştur"diye fikir içinde kalmıştır.Ben onu bunu bilmem.aşkı ilahi kadehinin sarhoşuyum.Ey mutrip bir nağme çal.Ey sak-i manevi ,sende şarabı maneviyi ver.Eğer iyi nasihat istersen Şemsi Tebrizi hazretlerini dinle.Meyin safını kadehe koy,bir lal rengindeki lebide meze yap"(Hz.Mevlana) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder