Fahr-i Râzî (ö.606/1210) şöyle tasvîr eder: Mevcûd üçtür:
1- Allâhu Teâlâ’dır ki her şeyde müessirdir (her şeye tesîr eder).
2- Âlem-i ecsâmdir ki dâima müteesirdir (etkilenir).
3- Âlem-i ervâhdır ki zikrullahın kalb-i mü’minde tesiri iksir gibidir. Nasıl ki
iksirin bir zerresi bakıra dokunsa, o bakır hâlis altın olur, altın olduğu halde bâkî kalır.
Asla teğayyûr etmediği (değişmediği) gibi azamet-i Îlâhiyye ekserî kalb-i mü’mine tesîr
edince ahlâk-ı fâsideyi tasfiye ederek kalbi bir cevâhir-i nûrânî şekline kalbeder. Asla
tebeddül (değişme) kabûl etmez. Zikrullahın kalb-i mü’minde tesîri, iksirin
mâdenîlerinde tesîri gibi olduğundan kalbi tasfiye zikrullah ile olur.
الَّذِینَ آمَنُوا وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُھُم بِذِكْرِ أَلاَ بِذِكْرِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوب 7
“Onlar, îmân etmiş ve kalbleri Allah (c.c.) zikriyle yatışmış olanlardır. Evet, iyi bilin ki, kalbler Allah’ın
Allah’a (c.c.) ihlâsla rucû edenler (Allah’a -c.c.- samimiyetle dönenler) şol
kimseler ki onlar îmân ettiler ve Allah’ı (c.c.) zikir ile kalpleri sükûnet buldu (rahatladı).
Âgâh olun (bilin) ve uyanık bulunun ki ancak Allah’ı (c.c.) zikirle mü’minlerin kalpleri
ızdıraptan kurtulur ve sükûnetle istirahat bulur.
İbn-i Abbas (ö. 68/687-88) Hazretlerinden naklen… Zikrullah ile murâd
Kur’ân’dır. Bu âyette zikrullah ile murâd mutlaka Kur’ân ve Kur’ân’a îmân edenlerin
kalplerinin mutmain olmasıdır (huzur bulmasıdır, rahatlamasıdır)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder