Dîn-i İslâm’ın tekemmülü olduğunu beyân etmek üzere:
ا لْیَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِینَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَیْكُمْ نِعْمَتِي وَرَضِیتُ لَكُمُ الإِسْلاَمَ دِینًا 140
“Bugün sizin dininizi, sizin için kemâl ettim ve ni’metimi sizin üzerinize itmâm
ettim ve din yönünden İslâm dînine sizin için râzı oldum”
Bu âyetin hicret-i Nebeviyye’nin 10. senesinde Haccetü’l-Vedâ’da, Arefe Günü
Arafat’ta Rasûl-ü Ekrem sallallâhu teâla aleyhisselâm Efendimiz’e devesinin üzerinde
bulunduğu halde nâzil olduğu ve vahyin ağırlığından devenin döşü yere döşendiği ve bu
âyetin nüzülünden sonra Rasûlullâh’ın (s.a.v.) 82 gün muammer olduğu ve bu âyetten
sonra ahkâm-ı şerîatte ziyâde ve noksan sûretiyle tebeddül ve teğayyur vukû bulmadığı
ve âyetin nüzülü Rasûlullâh’ın (s.a.v.) vefât edeceği haberini mutazammın olduğu Fahr-i
Râzî’nin (ö.606/1210) cümle-i beyânâtındandır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder