7 Ocak 2023 Cumartesi

EVLİYAYI ÖRSELEMEK

 Evliyaullah'ı örselemeden muhafaza etmek gerekir.Örselememek  de büyük bir edep ve inanma kabiliyetidir.Değişik bir kadere ve kimseye nasip olmayan meziyetlere sahip olanların etrafında görülen hayranlıklardan , kinden, hasedden ve itiraf edilmemiş arzulardan örülmüş bir boşluk, bir çember husule gelir.Bu gibiler hakkında söylenmiş sözler, kimseye benzemeyen kaderleri , zamana hikaye halinde gelir, efsaneleşir. 

Allah dostu aleyhinde konuşmak Hakk Teala'ya savaş açmaktır.Çünkü,Veliler Hakk'ın iyali,ailesidir. Baba  kendi iyalinin çocuklarının hukukunu korur.

EREN NASİHATI

 Dünyada herkes gaflette değildir.Gönlü, kalbi feyzi ilahi ve Nuru Resul ile dolmuş insanlar dünya yüzünde mevcuttur.Onların bir tanesinin yüzü suyu hürmetine binlerce kişi her türlü bela  ve afetten korunmuş olur.

Altın dirhem, miskal ile ; elmas kırat, öküz kilo ile,İslamın ölçüsü gözle görülemeyecek kadar hassas ölçü ile ölçülür.Vesveseyi defet, ne kadar işin varsakaza, kadere teslim et.Sıkıntıda olanı Allah7ın lütfu felaha ulaştırır.Allah7ın kahrı fezayı bile daraltır.Ne dilerse öyle iş gören Allah'a kendini teslim et, o anda rıza yoluna girersin

Cahilin kalbi diline tabidir, dili kalbine müracaat etemden rast gele konuşur.Arifin dili kalbini takip eder.Bir şey söylemek istediği zaman kalbine dalar, söyleyeceği şey lehine ise konuşur, yoksa susar.Dünya binek taşıdır.Binebilirsen seni taşır, o sana yüklenecek olursa öldürür.Allah'a itaat eden kimseyi sevmek zorundasın.İyi kimseyi seven Allah'ıı sevmiş olur.

BESMELE

 Besmele, her işin Allah adıyla fethedilmesi için elimize verilmiş bir anahtardır.O anahtarı kullanabilmek için evvela Allah adını kalbinde tut.Allah kuluna tam bir hürriyet vermiştir, ama izni olmaksızın bir toz zerresinin yerinden kalkmasını imkansız kılmıştır.Her türlü fenalıkların kökü nefsinden razı olmaktır.Kendi varlığını görmesi ve nefsin isteklerine uymuş olması insanı vücud zindanına sokar. 

Allah ile baki olacak bir izzeti ihtiyar edersen , hiç kimse seni zelil edemez.Anlatılır ki bir zat Harun reşit'e adaletle davranmasını istemiş.Adil hükümdar fena halde hiddetlenip , gazaba gelerek o salih zatı azgın bir katıra bağlatmış.Fakat katır hiç azgınlık göstermemiş.Bnun üzerine kilitli bir odaya hapsettirmiş.Adam hariçte bahçede gezerken görülüyor ve padişaha haber veriliyor.Harun Reşit o zatı huzuruna tekrar çağırtarak soruyor:
- Seni odadan kim çıkarttı?

-Beni bahçeye koyan çıkardı.

-Bahçeye kim koydu?

-Odadan çıkaran koydu.

Bunun üzerine Harun Reşit bu zatı bir ata bindiriyor, bütün memleketi gezdiriyor.Yanındaki tellallara da şeyle bağırıp ilan etmelerini istiyor:"Allah'ın aziz eylediği bir kulunu Harun Reşit zelil etmek istedi fakat gücü yetmedi"

ALLAH KULUNDAN İKİ ŞEY İSTER

 Allah kulundan iki şey ister.Zahirde hakkın emrini yerine getirmek, batında kalbini Allah'a bağlamaktır.Allah bu iki şeyi ihsan ederse zahir ve batın nimetlerini o kulun üzerine yaymış demektir.O halde Allah7ın istediği ubudiyet yolunda istikamet üzere ol.Göreceğin bir iş olursa , bu işten nefsin hoşlanacağı bir hal olmamak şartıyla işini doğrudan doğruya Allah7a bırak.; şeytan ortadan kaybolur.Amelsiz cennet istemek günahtır.Sebebsiz şefeat dileği gururun bir nevidir.


İNCE MESELELER

 Hayatta iken verdiğin bir hurma, senden sonra ruhun için verilecek 100 miskal altından daha makbuldür.Mihnet ve gama alış.Merd ol.Günlerini yemek ve uyku ile geçirme.Sabah akşam Allah'ı an.Sabah aydınlığında katiyyen uyuma ,sebebini de sorma .Nefsini oburluğa alıştırma .Gün batarken uyuma , akşam olmadan yatma haramdır.Elini yüzüne koyma uğursuzluktur..Elini çenenin altına koyma.Gece aynaya bakma lüzum olursa bak..Bunlar çok ince meselelerdir.İtiraz etme, saçmalığa saparsın.Gizli gizli iyilik yap.Rızık yalancılık yüzünden eksilir.Çok uyku yoksulluk getirir.Geceleri çıplak yatanların kısmetleri kesilir.Ayakta su dökmek fakirlik,keder ve ihtiyarlık getirir.Gusletmeden bir şey yemek çirkin düşer.Ekmek kırıntılarını ayak altına dökme, gece evini süpürme, süprüntüleri kapı önüne koyma.Babanı ananı adları ile çağırma.Allah nimeti sana haram olur.Elini daima temiz su ile yıka 

Tuvalette yıkanma.Elbisen üzerinde iken dikiş dikme.Yüzünü eteğinle temizleme rızkın kesilir.Başkasına ait tarafla saçını tarama.Evdeki örümcek ağını temizle.Bu ağlar evdeki bereketi kaçırır.

Misafir rızkını beraber getirir, sonra ev sahibinin günahını da götürür.Misafir kafir bile olsa kapısını aç, kapama.Allahtan korkmayanda din yoktur.İnanmayanlarda insaf, ihsan olmaz.

Dört şey Allah vergisidir.Doğru sözlülük, Cömertlik, Güler yüzlülük,Emaneti korumak.Böylelikle takva ehli olur insan.Bunlar para ile , tahsil ile alınmaz.Kendini beğendirmek lazımdır allah'a.

BİR İKİ SUAL

 İinsanh yaşlandıkça niçin saçları sakalları beyazlaşır)

Deliden niçin şeriat hükümleri sakıt olur?

Sayısız hikmetler denizinde kulaç atmak, ağlayan gözlerden damlayan sularla abdest almak lazımdır.İnsanın önünde tevfiki rabbani lambası yanarsa Allah korkusu başlar.Bu lamba yanmazsa önüne ciltler dolusu kitaplar ve hadiseler koysalar faydasızdır.Haktan uzaklığı artar ve doğrulara nefreti çoğalır.Onun önüne yığılan kitaplarla binek hayvanına yüklenen kitaplar arasında hiç fark yoktur.

Cahil ilimsiz demek değildir.Doğru histen mahrum demektirÖyle olan alimde cahildir.Yalan gürültü eder.Hakikat daima sakindir.Yıldırım gök gürültüsünden önce düşmüştür.Kudret alemine cahalet ayağı ile vurmak edep dışı bir şeydir.

Allah korkusu , iman sahibinin ilim derecesine göredir.Hangi iş Allah için yapılmazsa o yoktur.At yükünü hafifletirse daha çok menzil alır.Nimet zamanında şükür, bela vaktinde sabır,daima günaha tevbe eden mümini Allah cehennem azabından korur.

DEĞİŞMEYEN KANUNLAR

 Hakteala'nın sünnetullah" denilen Güneşe, arza, kamere,yıldızlara dünya üzerinde vukubulan hadiselere hakim olan kurallar nasıl değişmezse , azap, sıhhat,risalet.nübüvvetgibi hadisat da muayyen kanunlara tabidir.Bu kanunlar değişmezler.

KAYNAKTAN HADİS-İ ŞERİF

  Yemen tarafında bulunan bir bölgede Seyyidler yoğundur.Bu seyyidlerden birisi Rüyasında Efendimiz (SAV) 'den bir isteği olur."Dedeciğim, sizin sözlerinizi hadis-i şerif kitaplarından öğreniyoruz.Sizin ağzınızdanda bir hadis duymak istiyorum?" deyince ,Efendimiz SAV o torununa şunu ifade etmiştir:

1-)Dünya hayatında iken bir Salih kulu gerek hayatta iken yahut türbesini ziyaret edildiğinde,Hak teala o kulunu,yeryüzünün her karışında iki rekat namaz kılmış kabul ederek ecirlendirir.

2)Bir müminin elinde tesbih bulunursa,ister zikir çeksin ister çekmesin tesbih edilde olduğu müddetçe o tesbihle zikir çekmiş kabul eder.

3-)Melekler kahve kokusunu severler.bu nedenle evlerinizde kahve bulundurun.

(Not:Bir rivayette, kahve ağacının fidanının Hz.Hızır tarafından ,bu ağacın yetiştiği memleketden(örneğin Brezilya'dan)Yemen'e getirildiği rivayet olunur)

MUCİZE İSTEMEDEN İNANANLAR

 Efendimiz (SAV) 'e ilk inanan insan Hz.Hatice; bir mucize istemeden inanmıştı.Fukaraya yardım, zavallılara, borçlulara muavenet , yurtsuzları,yolda kalanları himaye ettiği için iman etti.

Sahabe mucize istemeden iman etti.Hz.Ebubekir (ra):"Peeygamberlik geldiğini söylüyorsun, şahidin nedir?" diye sordu efendimiz :("Senin , 18 yaşında iken gördüğün rüya kafi gelmez mi?" demişti.

RUHANİ ALEM

  İnsan zeka ve aklının durakladığı , adım atamaz hale geldiği nokta vardır.Bu nokta ruhani alemdir.Bu alemin usul ve kanunları vardır.Bu usuller ancak insan aklına en doğru mebdei bu malzeme verir.

İnsan Hakk7ın kudretiyle topraktan yaratıldı ve hamurun içine ruh nefholundu deyip düşünmeden kabul etmek ve  ceset aleminde görülmüş insan neslini bundan sonra tetkik ve mütalaya almak zorunludur.İnsan, iki taraflı madde ve ruhtan teşekkül ettiğine göre , maddesini devam ettirebilmek için gıda su alması, harici tesirlerden korunması , hava ile esaslı unsurları alması  hayat denilen canlılığını temin eder.Hayatı tehdit eden bir çok mikroplardan ,hastalıklardan korunması lazımdır..Ruhi tarafı için de devamlı ahlak, doğruluk,adalet,temzlik gibi manevi ve içtimai hayatın idamesi için lüzumlu unsarla riayet etmesi lazımdır.Vücudunu harici tesirlerden koruduğu gibi ruhunu da koruması lazımdır.

Maddeye lazım olan unsurları almadan canlılığın devamı mümkün değil ise dinsiz yaşamanın olabileceğini tahmin ve münakaşa da saçmadır.

DELFES TAPINAĞI,

 5.000 sene evvel Yunanistan da yaşamış Aristo, Sokrat,Eflatun Allah7ın vahdaniyetine ininmış kişilerdi.Eski Delfes tapınağının kapısında altın yazılarla şu sözler yazılı idi:"Adet kainatın, tekamül hayatın,birlik Allah'ın kanunudur"

3 Ocak 2023 Salı

"SEN BİZİM DERSİMİZİ KALDIRAMAZSIN"

 Hatay Hassa'da yaşamış Hasan Bulut Hoca, hacca giderken, Mehmet Ali hoca'ya sitem etmiş."Hocam , yirmisenedir senin sohbetine devam ediyorum.Bana hiç ders vermedin.Bana bir ders verirmisin?".Hoca emmi düşünmüş ve şöyle demiş:"Hasan Hoca!Sen bizim dersimizi kaldıramazsın.Sen Cizre'ye Seyda hazretlerine git onun dersini çek"

Hasan Bulut hoca, Cizreye gitmiş ve Seyda hazretlerinden ders almış.

2 Ocak 2023 Pazartesi

HAKİKAT İNCİLERİ

* Hakiki bilgi,Hak erlerinin ağzından alınır..defter köşelerinden değil.Her çeşit bilginin esası , bilgi sahibinin halinden alınır, sözünden değil.Tam bilgi halktan geçen , Hak varlığı ile var olandan alınır.

*İnsanın bilmediği şey önünde , ses çıkarmaması ilimdir.Ve ilmin yetmediği şeyde  o bilgin kişiye teslim olmak İslamiyet sayılır

*İnsanlar yalnız ekmekle değil, iyi söz venasihatlarle de beslenir.
*Serseri, cahil bırakılmış dinsiz çocuğun büyümüşüdür.

*Yalan gürültü eder .Hakikat sakindir.

*Yıldırım , gök gürültüsü olmadan çoktan düşmüştür.

*Güneşe arkasını dönen, gölgesinin peşinden yürür.

*Gayb görülmeyen değil..görülemeyendir.

*Günün adamı değil , hakikatın adamı ol.Günün adamı isimsizdir.Gün geçtikce değişir.Hakikatın adamı ne ise öyle durur.

*Anlaşılmayan sözü söyleyen de anlamamıştır.Çocuğun anlayamadığı dersi hocası da anlamamış ve anlatamamıştır.Anlaşılan anlatılandır.Anlatılamayan anlaşılmamıştır.


SARHOŞ HİKMET'İN HİKMETİ

 İskenderun Karahüseyinli köyünde yaşayan bir sarhoş hikmet vardı.O kadar sarhoş gezerdi ki,motorsikleti arkasında olan karısı motordan aşağı düştüğünü evine vardığında fark etmişti.Kadir gecesi olan bir günde sarhoş bir vaziyette camiye gelir.Cami hoacsı .... Hoca bağırın hemde ismini telaffuz ederek:"Sarhoş Hikmet..çık camiden!".Sarhoş Hikmet Celallenir:Burası Allah'ın evi, Cami senin malın değil .Çıkmıyorum"..O geceden sonra Sarhoş Hikmet içkiyi ağzına almadı

SÖĞÜTLÜ MEHMET ALİ HOCAYA AİT HÜVİYET BELGESİ





 

BAHA İLE DEĞİL BAHANE İLE

 Hak Teala , bahane aramaktadır.Kullarını affetmek için, onlara ihsanlar lütuflar vermek için.çünkü, "Ben insanın sırrıyım,insan Benim sırrımdır" buyurmuştur.Bu bahane büyük,masraflı işleri yapmakta değil basit işlerdedir.Sadakat, merhamet, şefkat işlerindedir.Bir köpek vücudundaki yaralardan bitap vaziyette bir su kenarına gelir ve çeşme yalağından su içmek isterler.insanlar vücudundaki yaralardan dolayı onu oradan uzaklaştırır.Çocukların ellerinde bulunan ekmekten "verirler" diye onlara yönelir.Ancak çocuklarda onu taşlayarak kovarlar.Köpek uzaklaşırken o yörenin bir Allah adamına rastlar.Eren, yaralı köpeği kucağına alır.yaralarından akan irinlerle elleri kirlenmesine aldırış etmez onu bir gölge yere getirir ve yaralarına ilaç sürerek onu orada beslemeye başlar.kırk gün içinde köpek iyileşmiş, yaraları geçmiş, tüyleri yeniden parlak olarak çıkmıştır.Köpek ereni terk etmez ve onun peşinde gezer.Halktan birisi o erene sorar:"Efendim bu köpeğe niçin bu kadar itina ettiniz?" diye sorunca hazret şu cevabı verdi:"Evet itina ettim.Zira Cenab-ı Hakk'ın yarın yevmi kıyamette huzurunda  köpeğe niçin merhamet etmedin..Onu giriftar ettiğim belaya senide uğratmaklığım ihtimalini düşünmedin mi?İtabı ilahisinden korktum da ondan böyle yaptım" dedi.ve ağzında şu mealdeki ayet çıktı:"İyi işler işleyip kendilerini Allah'a teslim edenler Allah indinde mükafata kavuşur, onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar"

-

KÜLLER ALTINDA SAKLANANLAR

 Zindana atılmış bir mahpusun sessiz ve sabırlı bir çivi parçası ile koskocaman zindan duvarını senelerce uğraşıp delmesi, onu hürriyete kavuşturur.Acele edip şamata eden mahpus ise daha kuvvetli hücrelere, zincirlere bağlanır.Böyşlelikle küçük kurtulma imkanları da elinden gider.Zamanla artık ümit ve hürriyete kavuşma hisleri bir hayal olur.Gayb'a sudan inanan şüpheli inanan zahirde saplanır kalır. Hırs, para, dünya ve madde peşinden koşar durur.Huzur bunlarda yoktur , olamaz da..Bu gibiler daima küfre zuulme giderler.En keskin ateş bile sonunda küle inkılap eder.Kül toprak değildir.Dikkat et.Ateşte, toprakta, suda,havada yaşayan mahluk vardır.Külde mikrop bile yaşamaz.Kül olma bir şey ifade etmez, bir şey değildir.Bir hikmet olmasa, bir şey gizli olmasa bu olmazdı.Külü biraz eşeleyelim.Tavuğun bitlerini dökmek için eşelediği gibi deil.Kül birçok ateşleri gizler.Birçok şeylerin çürümesine mani olur.O halde külde bir temizlik gizlidir.Mikrop yoktur.Yangın yerinde , kül arayan, eşeleyen bir çok kimselern vardır.Orada bir çok şeyler bulurlar.Yangın yerlerinde , küllerde, bir çok hazineler gizlidir..Bu hazineleri arayanlar her zaman, her diyarda bulunur.

ALLAH'TAN KORKULUR MU?

 Bu sual'e herkes "Evet" cevabını verir.Bu suali soranlar acaba korku vermek maksadımı gütmedeler ki nefis korkudan çekindiği için..Hakteala bir şeyi men buyurmuştur.Bu menhiyatı yapanlara azap vereceğini, cehenneme atacağını ,bela vereceğini tehditle belirtiyor.Bu tehditle bir korku vermek muradı vardır.Korku vermek muradı niçindir?Bunu düşünmek lazımdır.Bir doktor hastayı muayene ediyor,ilaç yazıyor.Bir avukat suçluyu mlüdafaa etmek için vekaletini alıyor,Doktor hastayı iyi etmek için mi ilaç veriyor yoksa para almak için mi? Avukat suçluyu kurtarmak içinmi müdafaa ediyor yoksa para almak için mi? Biz ibadet ediyoruz.Cennete girmek için mi? yoksa cehennem azabından korktuğumuz için mi? Bu suallere hemen cevap vermeyiniz.Uzun saatler,günler ve yıllar düşünmek lazım.Her iki taraftan da evet veya hayır cevabını verirseniz doğrudur, hilaf yoktur.Fakat bir mertebede bunların evet'i de Hayır'ı da hepsi külliyen doğru değildir.

Her şeyi şefkat, merhamet, mağfiret ve kudretiyle muhit olan Allah'dan korkulmaz.Bu muazzam, müteal kudret ve varlık karşısında da duyulan sevgi ve şükürden büyük bir edep duyulur.Korku bu edebin dışına çıkmak endişesinin insan lügatindeki ismidir.Bu edep duygusu ince bir noktadır.Bunu anlamak çok güçtür.Manevi olgunluk noktasına ulaştığınızda hemen bunu anlarsınız.Bu nokta Veli ile nası yekdiğerinden ayırteden huduttur.Bu işte acele yok.Tasavvur edin bir genç moda diye saçlarının beyazlamasını arzu ediyor.Kemal yaşını beklemesi lazımdır.Yok acele ederse boyaması icab eder.Boya ile tabi renk arasındaki fark nedir?Bunu idrak etmek lazımdır.

1 Ocak 2023 Pazar

KUR'AN'A ANCAK TEMİZ OLANLAR DOKUNABİLİR

 Ayet mealidir.Kur'an lisan olarak ,lügat olarak Arapça inmiştir ama dili Allah'ca dır.İnanmayanlara kur7an'ın ayetleri ile cevap vermek abestir."Şu karşıkı dağı bana getir, onu tetkik edip anlayacağım diyenlere,"sen dağın yanına gitve tetkik te, dağı gör" deriz. HAKİKATLARIN İZAHLARI OLAN İSLAMİYET, "Bu olur mu olmaz mı?, "Ahiret varmıdır yokmudur?,Bir üç,üç bir olurmu?" Kader şu mudur,bumudur?" sorularının ceavbını ancak delaletten kurtulmuş akıl ve düşüncelere fısıldar.Dinimizde icbar ve ikna a çalışma yokturHerşey ortada; değişmeyen Kur'an azimüşşan içinde izah edilmiştir.Yalnız ona temiz olanlar yanaşır ve suallerine cevap bulabilirler.Bizde her şey peşin alınır peşin satılır.

KUTSAL KİTAPLAR

 TEVRAT:Şeriat kitabıdır.Ahlak ve mevazin dediğimiz eski ümmetelrin mevazinleri bulunmaz.Lisanı İbranicedir.

İNCİL:Ahlak ve mevaizle doludur.İçinde şeriattan eser yoktur.Hangi lisanla vahyolunduğu , ilk evvel hangi lisanla yazıldığı kat'i olarak bilinmemektedir.Hz.İsa (as)İbrani lisanı ile konuşuyordu.Fakat İncil'in Süryani lisanı üzerine nazil olduğu rivayet edilmektedir.

ZEBUR:Kalbi münacaatlardan, ilahilerden, dualardan müteşekkildir.Hz.Mesih'in İncili güzel hutbeler muhtevi olmakla beraber, insanları derin düşündürecek , fikir ve nazarını açacakufuklardan mahrumdur.

2023 yılı

Necib Sultanım, Dinde Yenileyici'nin (Teceddüd-i din) 2023 yılında geleceğini 8 yıl önce söylemişti.Bloğun geçmiş yazılarında bu konuda anekdot olacaktı.Nihayet o sürece girdik.Acaba gelecek olan şahıs kim? etki çevresi türkiye'mi, İslam alemi mi? yoksa tüm dünya mı?."Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlıyacaktır" ayeti, İslamın dünyaya hakim olmasını içerir.Ancak bu hakimiyet fiziksel olmasa gerek.. Çaresi bilinmeyen bir hastalığın ilacını keşfeden kimsenin dünyaya hükmetmesi gibi..Amerikan Dolarının dünyadaki dolaşımda temel para olması gibi..Maddi ve manevi etkinlik bir arada.."Dünya iki kutba ayrılacak.Türkiye iki kutup arasında hakem rolu üstlenecek" sözünü Necib Sultanım kendinden önceki hocalarından nakletmişti. Şeriat devri-Tarikat Devri ve şimdi hakikat devri..Şüphesiz siyasi çalkantı, askeri çalkantı dünyayı saracak.Karanlıkların bitip aydınlığın zamanı başlayacak.

Adalet-doğruluk-şefkat ve merhamet..Bu vasıflarla mücehhez olanların devri başlayacak.Hak Teala herşeye kadirdir.Bir suç örgütü liderinin ifşaatlarının videosunun 30 milyon kişi tarafından izlenmesini cezbeden  şey nedir? Doğruluk..Dinleyenlerin % 90 'ı anlatılanların doğruluğuna inanıyor."Doğruluğun" getirdiği cazibe..  Peker, konuşurken bir his dinleyenlerin dimağını okşuyor.Bu okşama ile insanlar inşirah duymaktadır.

31 Aralık 2022 Cumartesi

AZİZ OLMAK İÇİN

 Toprak altında bir kış sabırla tahammül eden buğday tanesi insanın en aziz bir nimeti olmak için nerelerden geçer biliyor musun?

Harman...Çıplak olmak için..

Kalbur.. İçine karışandan kurtulmak için

Değirmen... Beyazlanmak için

Hamur... Yumuşamak için 

Ateş...Aziz nimet olmak için

Aziz olmak için bu kadar çileden ve ateşten geçen buğday, tane olmak içinde Sa'y, mevsim, toprak, su güneş,sabır, Harman ,kalbur ,değirmen, hamur,ateş..Bu kadar çileden sonra aziz oluyor.Bu sessiz, sözsüz intizamlı çile , onun nasibi , fakat bu çileden aziz olarak çıkıyor.Yani buğday velayet mertebesine erişiyor, demektir.Velayet mertebesine uluşan bir kimsenin sırrını, halik bir perde ile örter.Bu perdeler bir takım geri beşeri vasıflardır.Halık bu vasıflarla, o velisinin ya bir ayıbını meydana vurur,yahut bir hünerini ayıp şeklinde gösterir.

Batını üstün anlayışla nurlandırılmış olanlardan başka hiç kimse , bu gizli velilerini teşhis edemez.Buğdayı bu halinden , bu çilesinden hiç kimse döndürmeğe kadir değildir. Halikin kendisiyle meşgul ettiği insanları, hallerinden döndürmeğe kimse kadir değildir.

EREN TAVSİYELERİ

 Ey insanoğlu ,doğruluktan ayrılma, unutma ki suyun bir karış altında  veya denizin binlerce metre derinliğinde boğulmak arasında fark yoktur.

Fazilet hastalık ta olsa , ona daima razı olunuz.Zira faziletli insanın fazileti, ölümünden sonra bile devam eder.

Bilerek kimseye, hiçbir hayvana , hatta hiçbir nebata fenalık etmeyen insan, gerçekten büyük insandır.

Terbiye ve iyi ahlak sahibi olan adam, ne halde bulunursa bulunsun, gene insandır.Fakat bu iki nimetten mahrum adam,dünyada her şey olabilir, yalnız insan olamaz.Manevi ve ahlaki bilgi, dış alem hakkındaki cehaleti daima teselli edecektir.Ve bu daima böyle kalacaktır.İman ise beş duyumuzun duyuşuna aykırı olarak bir şey göstermez. Onların sezemediği şeyleri öğretir. İman aklınıza, duuygunuza zıd bir şey değildir.Onların üstünde bir inanıştır.

Aklın kontrolüne her şeyi vurmak istersek o zaman iman saçma ,gülünç gelir bize.Allah7ı hisseden akıl değil, Kalb ' dir.İmanın insana öğrettiği şey budur.Akıl olmasaydı insanlar his ile hayatlarını sürdürürlerdi.Fakat başlarını bir türlü secdeden kaldıramayacaklardı.

İbadet insanı kamilleştiren ve yükselten en kuvvetli amildir.

İbadetle güzel huylar kazanılır, insan kıymetlenir.Allah7ın sevdiği kulları arasına katılmak elbet kolay değildir.Kuvvetli irade geniş tahammül gereklidir.Hakiki ibadet eden merhamet ve şefkat hislerine daima mağlup olmuştur.Kendini bu esaretten kurtaramaz.İhsan ve keremi ibadete arkadaş  etmek lazımdır. Kur'an okumak insanın dilinin ucundan çıkar .İhsan ve kerem için düşmüşe yardım, canın ortasından gelir.İhsan ve kereme ulaşan insan ise , bir ayet olur.İhsan ve kereme ulaşmayan kimse ,Allah7ın güzel kulları arasına giremez.

TÖVBE VE İSTİĞFAR

 İstiğfar, günahı olmayanların temiz bir elbise üzerine konan tozları silkmesi gibi salihlerin fırçasıdır.Tövbe ise günah işleyenlerin lekeleri yıkaması içi bir rahmet yoludur.İnsanların işledikleri blazı günahlar vardır ki görünmez, adeta koku çıkartır, onlar o muhitte bulunanlara siner, istiğfar bu günah kokusunu günah işlemeyenlerden giderir.İstiğfar bir mertebede bulunanlara aittir.Tövbe ve istiğfar ise birlikte avam içindir.İnsanın yaptığını bilmesi lazımdır.Kuru tevbe ve istiğfar bir şey ifade etmez.

SEVAP NEDİR?

 Sokakta elbise ile gezmek bir edeptir.Bu cemiyet kaidesidir.Ceketi düğmeli olarak gezmek ise iyi bir hassadır.Bu hal sevaptır.Daima bu hal içinde bulunmak ecre kavuşmak demektir.Sevap , Allah'ı her yerde görür gibi   hareket eden bir adamın ahlak ve karakteridir.

GÜNAH NEDİR?

 Kulun Allah7a karşı olan şükrünü ifa etmemesi ve bunda devam etmesi edep dışı bir iş olur.ki buna günah derler.Hakikat ortaya çıktığı gün , kul kendi cezasını kendi verecektir.Büyük bir utanma içinde yoğrulacaktır.Günahın cezasını Cenab-ı Hakk kulun kendine bırakmıştır. Günahı inkar ve ret hududuna girerse neuzübillah küfürdedir.Günahı tevbe ile temizlemek, yok etmek lazımdır.Küfrü ise ancak tecdidi iman temizleyebilir.Allah7a şükür ifasında lüzumlu işler yaparken bazı gafletten dolayı şükrün zamanını, icrasını sekteye uğratırsa  o günah değildir.Gaflettir.Bul hal istiğfar ile yok edilir.Günah ve küfür ise , istiğfar ile giderilemez.

HUZUR

 Her perde Rahim ve Şefik esması ile açılır.Her makama bu haslet ile çıkılr.Huzurdan maksat Cemal'de erimektir.Huzur rahatlhık değildir.Bu yanlış anlayıştır; bir büyüğün önü de değlidri.Huzurun rahani manası erimek, o şeyle karışıp ortadan kaybolmaktır.Mesela; Sütte şeker erirse huzur teessüs eder.Fakat huzur sütün müdür? Şeker inmidir? Kim kimin içinde erirse eriyen huzura kavuşmuştur..Eridiğin muhit huzurun kendisidir.Çabuk erimek için Rahim ve Şefik isimli şeker olmalıdır.

Zahiri ameller daima gönüllerin batıni hallerine bağlıdır.Şek ve şüpheye düşmek kalbin basiretine sataşmak  ve içindeki sırrın nurunu söndürmektir.İnsan tatmin mertebesine gelinceye kadar akıl ile itilaf ve kavga halindedir.İnsanı mlutmainne mertebesine çıkartan temiz ahlaktır.Bu mertebeye çıkmak için insan yıpranır.Vücudun yıpranmasından tasa etme , ağaçta çiçek dökülünce meyve başgösterir bilirmisin?

RIZA VE HUZUR NEDİR?ŞEFEAT NEDENDİR?

 Rıza ve huzur nedir? cevabına cevabı rıza ve huzur deryası içinde olanlardan sormak gerekir. Denizdeki balığın anatomisini , her türlü hususatını, biz insanlar , dışarıdan tetkik edip anlıyoruz.Bu tetkik ve analama , çok geniş ve vasidir.Bu anlamanın bir de balık tarafından tarif ve izahı vardır.Bu izah şu şekilde olabilir:

Cenab-ı Allah , Celal sıfatının tecellisini arzu etmez.Bundan dolayı (Zülintikam) sıfatını Kur'an da kanuni umdeler halinde kullarına hediye etmiştir.Cemiyet içindeki ahlak, adalet ve doğruluk hasletlerinden ayrılan kulların cezalarını tayin ederek yine kulları vasıtasıyla ve bir cemiyet nizamı içinde suçlulara tatbik ettirir.Bu kanunları harfiyyen tatbik eden kullar, her türlü beladan masun olarak imarı hayat ederler.O zaman Cemal sıfatının mazharı olarak , iyi insan, kamil kul mertebesinde  güzel, helal rızıklarla merzuk olurlar."Âhlak, adalet, doğruluk ve şefkat prensipleri haricindeki hareketler benim gayretime dokunur.O zaman celal sıfatımla tecelli etmek isterim..." Der.

İşte "RIZA" demek , Celal bıfatını harekete getirmeden , Cemal sıfatına şükürle bağlanıp , sabır kanatlarıyla Resul'ün Ravzasını süsleyen temiz semalarda salatü selam cıvıltıları getirerek illiyyine doğru uçup gitmektir.İşte Rıza ve huzur buna derler.

Emri ilahiyi bihakkın yerine getirmeden Allah'dan bir şey istememek hayadır.Haya makamında kul ancak sarayı ilahiye girebilir.Sarayın adabini bilmeden , burda yürünemez.Siret-i Resul , Ahlakı Resul buranın adabıdır.Bundan dolayı Raheti süphaniyye kalb-i Pak -i Resul7e inmeden , onun parçaları olan kullara yetişemez.Onun için her münacaatın başında Resul'e salavat getirmek icabeder.

Bu tecellinin altında acımak gizlidir..Fakat esmai ilahiyyenin(Rahim) 'in altında acımak gizli değildir.Gizli olsa o sıfatlıktan çıkar.Boğuk su ateşi giderir.Bu gidermek, ağzı kuruyan  veya içi yanan adama suyun acıdığından değildir.Suyun ferahlık verici hassası olmasındandır.İşte Alemlere rahmet olarak gönderilen Resul, Allah7ın rahim esmasının pınarının hazinesinin musluğu gibidir.Bu sıfatın Resul'de tecellisi muradı ilahidir.Bu tecelliye çarpmak(Şefeat) denilen, Resul'ün (Kulun hatasına karşı duyduğu kalbi mübarekelerindeki üzüntüyü kaldırmak için Hakk tarafından hediye edilen destur)u ortaya çıkarır.

Şefeat dilemek, istemek aslında Rahim esmasının Resul'de tecelli eden acımak lifinden yardım talep etmektir.Onun için Allah'ın izni olmadan Resul şefeaat edemez sözünün manası böyle fehm edilir.

(Tevessül) ise dilemek, istemek lifinden çıkan rahmeti istemektir.Tevessülde kulun tahammülünün üstünde Rahim esması tecelli eder.kul kurtulur ancak an-ı vahitte erir.Tevessülün altında acımak yoktur.İnsan evvelden hazırlıksız ise yuvarlanır.Tevessülde bir hususiyet,  ,şefeatta umumiyet gizlidir.Tevessül tehlikelidir.Hak etmeyene tevessül etmek edep harici iştir.

Esmalar kuldaki tecellilere göre tezahür eder.Hangi esma daha ziyade tecelli ederse o kul o şekilde insan olur.Azrail, Mümit esmasının tecellilerini yerine getirir.Esma doğrudan doğruya suduur edecek olsa canlı hiçbir mahluk kalmaz.Kelam-ı ilahi Efendimize, Cebrail vasıtasıyla nazil olmuştur.doğrudan doğruya nazıl olsa kainat buna tahammül edemez.

Cenab-ı Allah'ın her şeye vasıtalı murad etmesi , canlı cansız bütün kainat ve mevcudatın tahammülsüzlüğündendir."Biz insana tahammülünün fevkinde yük yüklemeyiz" ayeti budur.Bu tahammülsüzlüğü tahammül edilir hale getirmek için şefeat efendimize verilmiştir.


 

DEĞİŞMEYEN KANUNLAR

 Sünnetullah denilen değişmeyen kurallar vardır.Yağmur ve soğuk havada çıplak gezmek zatürreyi meydana getiren mikrobu vücuda sokar.Ateş yakar.Sudan çıkan balık ölür.İçki sıhhati bozar.Arzın güneşten uzaklaşması kış mevsimi getirir.Gece olunca yıldızlar görünür.Sünnetullah'da cari olan kanunlara  muhalif olan ahlaksızlık, edepsizlik kitlelerin tabiatla olan bu gizli  adeta görünmez ruhi, biyolojik  ve jeolojik bağlarına bir isyan bayrağı çekmek mesabesindedir.O halde kader ve kazanın çizdiği bu tabi hadiseler insan uzviyetinin ve yaşamasının nazımıdır.Nasıl hırsızlık etmek, adam öldürmek kitlelerin kanunları ile cezalandırılıyorsa maneviyat kanunlarının adalet, ahlak, doğruluk, insanlık kemal prensiplerine sadık kalın demeleri, kitlelerin icadı olan kanunların emirleri gibidir.Bu kanunda, bir ahlak ve prensip hakimdir.Bu kanuna aykırı hareket eden:Lut Kavmi, Firavun,Sodom Gomere,Neron, Bizanslılar, bu değişmeyen adil kanunun cezasını görmüşlerdir.Tabi kanunlara insanlar gizli bir bağ ile bağlı ise manevi kanunları değiştirmek de bu gizli bağların insanlar tarafından rengini değiştirmekle olur.Kitlevi, felaket ve dert kelimesi ile ifade edilen her şeyi insanlar kendilerine çekerler.Hallac'ın Enel hakk demesi kafasının vurulmasına sebeb olmuştur

Kaza ve Kadere inanmak ; adil olmak, ahlaklı olmak, doğru olmak insan olmak demektir 

"YEKDİĞERİNİZE ÖMRÜ İÇİN DUA EDİNİZ"

 Efendimizin emridir.Yani ömür için dua kaderin takdir ettiği müddet içinde kazaya çarpılmadan cesetle ruhun birlikte devamı içindir

DİNDEKİ DİKKAT

 Dindeki dikkat; fazilet, adalet, doğruluk,ahlak prensiplerine uymak demektir.Mesela balık suda yaşar, çıkamaz.Çıkarsa bunlara uymamıştır..Ölür.Ruhun cesede girişi ve dünyaya geyişi ile -yani Ruhun sünnetullah'ın kanunları  ile sıkı sıkıya rabıtası olan uzviyete girmesiyle- ömür başlar.Ömür cesedin değil ruhun ömrüdür.Ruh cebedden çıkar , fakat ölmez.Ta ki, bütün kainat yok olduktan sonra Cenab-ı Allah "Elmütekebbir " esmasıyla tecelli edecek "Enellah"(Ben Allah'ım diyecek.İşte bu an ruuhların ölümüdür.Kurandaki teehhür etmeyecek ömür kelamı burada biter.Bu indi ilahide evvelce tayin edilmiş ömrün değişmeyen sonudur.Bu katiyyen değişmez.

30 Aralık 2022 Cuma

KAZA VE KADER

 Kaza ve Kader imanın en esaslı temellerindendir.her ikisine de iman farzdır.akılla kavranması zor,anlaşılması güç mevzularının başında gelir.Önceki ümmetler bu yüzden delalete düşmüş mahvolmuşlardır.

Kaza ve Kadere iman, Allah'ın ilim, irade ve tekvin sıfatına iman demektir.

Kaza ve kaderin tarifi itikat mezhebimiz olan İmam Maturidi ve İmam Eşari'nin izahı içinde anlaşılabilir haldedir.Biri; Ezelden bütün eşyanın vücuduna taalluk eden ilmi ilahi..Diğeri ilmi ilahiye mutabık bir surette Kainata ezelden taalluk eden ilahi irade ..Bunlar izah değil tariftir.

Bu hususların izahı için kişinin bazı mevzuları bilmesi gerekir.

1-Allah insanları arzuları üzerine hareket etmek kabiliyetinde halketmiştir.

2-Bundan dolayı Allah ihtiyara bağlı olan bu işleri , insanların dilemelerine, arzularına ve ihtiyarlarına uygun olarak irade ve icad buyurur ki bu irade ve icad evvelden mevcut olup , kanun şeklinde kainatta Sünnetullah ismi altında caridir.

3-İnsanların irade ve ihtiyar sahibi bir mahluk olması da Allah7ın dilemesi ve takdir buyurmasıyla olmuştur.

4-Allah insanın istediğini yapabilir bir surette olmasını dilemiş ve öylece halketmiştir.Bunun için insan kendi istek ve ihtiyarı ile bir şey yapmak, veyahut yapmamak iktidarına maliktirler.İki cihetten birini tercih ve ihtiyar edebilir(İsteyen iman eder, isteyen iman etmez)

KADER:Kalemi ala ile Allah7ın dünyalar, alemler yaratılmadan evvel yazılmış arzusudur.

KAZA    :bu muradın oluşudur.Kaza ve kader insanlar içindir.Bundan dolayı insanlar ebedidir.Ezeli değildirler.Kader ve kaza hürmetine Cenab-ı Allah her esmasının altına Rahim esması ile gizlenmiştir.Her şey Allah'dan olduğuna göre ; bizi muhafaza et demek lüzumu ortaya çıkar(Ya Hafız) bize acı, afat verme demek suretiyle Cenab-ı Hakk daima kendini tesbih ettirmektedir.Ezeldeki yazılış kaderdir.Mesela hava, su , ateş,toprak yaratacağım, bunlara bir çok hassalar verip değişmez kanunlar ile yekdiğerine bağlayacağım.Bunlarda fiziki kimyevi bir çok kanunlar veperensipler vardır.Su sıcağa maruz kalacak , buhar olacak, buhar soğuğa çarpacak su olacak.kar olacak, arz çekimi ile düşecek.değişmeyen hadiseler muradın tezahürü, oluşudur.İşte bu kazadır.Suyun yaratılışı muraddır.Muradın tecellisi kaderdir.Suda bir çok hassa vardır; buhar olma, kar olam, buz olma, gıda olma, bunlar kaderin muhtelif tecelli şekilleridir, değişmez.Bütün bu oluşular bir kanun altında ceryan eder.

Kaza ve kader, Hayır ve şer Allah'dandır.Allah dünyaları yaratmadan evvel , ben şöyle bir dünya yaratacağım.Bunun işlemesi değişmeyen cazibe kanununa kimyevi, fiziki,astronomik kanunlara, hayat kanununa, tekamül kanununa tabiolacak.Bunların hepsine Allah7ın lügatinde Sünnetullah denir.Bunlar inanan, inanmayan , canlı, cansız,veli ,kafirmümin, dinsiz herkes için aynıdır.Bu kanununda adalet prensibi ve ahlak prensibi gizlidir.Kader Allah7ın Cemal esmasına bağlı,Rahman ,Rahim sıfatıyla süslenmiş  kudreti ilahiyenin azamet ve haşmetinin tezahürleridir.Bu dekoru hazırlamasındaki muradı ilahi , hay ile tecelli edip , gizli hazinesini görmek arzusunda bulunmasının, görülür ifadesidir.

Muhatabım olacak bir şey yaratacağım.Buna adalyet ve ahlak prensiplerinin değişmeyen bir zemini, bir mekanı hazırlayacağım.

29 Aralık 2022 Perşembe

ŞEFEAT-TEVESSÜL

 Efendimiz (SAV) Hakk'ın Rahim esmasının çeşmesidir.Bu sıfatın Resul'de tecellisi muradı ilahidir.Bu tecelliye çarpmak şefeattır. (Resulün kulun hatasına karşı duyduğu kalbi mübarekelerindeki üzüntüyü kaldırmak için ,Cenab-ı Hak tarafından kendisine hediye edilen destur)'u ortaya çıkarır.Şefeatta ,Rahim esmasının Res

Tevessül ise dilemek istemek lifinden çıkan rahmeti istemek demektir.Tevessülde kulun tahammülünün fevkinde Rahim esması tecelli eder, kul kurtulur.Fakat anı vahitte de erir.Tevessülün altında acımak yoktur..İnsan evvelden hazırlıksız ise yuvarlanır.Tevessülde bir hususiyet; Şefeatte ise umumiyet gizlidir.Tevessül tehlikelidir.Hak etmeyene tevessül etmek edep harici bir iştir.

PERHİZ

 Tıp doktorları bedeni hastalıkların tedavisi için nasıl ki perhizi emrederse maneviyat aleminde de aynı perhizler vardır."Şarap içmeyiniz,Hınzır eti yemeyiniz, Yalan söylemeyiniz,Kimsenin hukukuna tecavüz etmeyiniz,Ululemre itaat ediniz, İsmi ilahiyi anmadan bir şey kesmeyiniz,Adaletten ayrılmayınız.Tüm emirler ve nehiler ruhun temizlenmesi içindir.

ŞÜKÜR VE HAMD

 Şükür daima nimet ve ikramı Rabbaniyye karşı duyulan minnet ve mahcubiyetin ifadesidir.Şükrün ifadesinde , tekrarının , devamının ve fazlalaşmasının arzu edildiği gizlidir.(Hamd( de "Bu kadar kafi,"Fazlasını arzulamam", "Beni bu halime bırakın" istekleri mevcuttur.Mesaib ve belaya karşı en büyük silahtır hamd.Hamd edilecek yerde şükür yapmak, şükür edilecek yerde hamd etmek caiz değildir.Hem de tehlikelidir.Hamd bütün belaların önüne sed çekmektir.Hamd ve şükrün hangisini yapmak hususunda insan hataya girebilir.Bundan dolayı bu hataları gidermek için (İstiğfar) yapmak lazımdır.

Hamd :Cesedin haykırışı

Şükür: Ruhun haykırışıdır.Hamd ile azap ve cehennemden  kurtulunur.Şükrile Cennete girilir.

Hakteala (Hamd)'ı öğretmek için , Resullerini göndermiştir.HamD'ı yaratılan her mahluka öğreten Efendiniz (SAV) dir.Onun için şükrü, ruh ezelden bilir.Hamd sonradan öğretilmiştir.Şükür doğrudan doğruya , Zatullah'a racidir.Hamd onu tanıtan ,yalvarma edebini öğreten Resulden, Allah'ı Zülcelale çevrilir.Allah'ın mağfiret deryasında yegane eriyen şey şükürdür.Diğerleri erimez.Mağfiret deryası tarafından kabul edilmez.Şeker suda erir.Zeytinyağında erimez.Hamd insanı mağfiret deryasında eriyecek hale hazırlar.Hamd'in ifadesi meyus olmadan rıza, tahammül ve sabırdır.Ruhların arza indirilmesindeki muradı ilahi hamdı öğrenmeleri içindir.

Ateşe el sokmayan nasıl yanmazsa ,hamd edene şer gelmez.Bu ilahi kanundur.Kanaat  ve sabır zırhına bürüneneşeytan yanaşamaz.O zaman kul hamd edici sıfatını giyer.

şÜKÜR EZELDEN VARDIR.hAMD SONRADAN ÖĞRENİLİR.Şükür Cehennemin kapısını kapatırken, Hamd cennetin kapısını açan maymuncuk anahtarıdır.Şükr/Hamd hususunda tereddüdün olursa Estağfirullah de.Şükrü ve hamdi yerinde yapmak, karıştırmamak gerekir.

Ruhlar arza inmeden evvel şükür talimi yaptırılmıştır.

"BEN DAHA ÖLMEDİM Kİ?"

 Allah7ın Velilerinden mübarek bir zat şeyhinin beka alemine göçmesi üzerine teessüründen kabrini ziyaret eder, dönerken "Bu dünyada artık ne var şeyhim göçtü, yaşamak manasız" diye düşünmekte idi.Tam bu sırada önünde bir nur belirdi.Nur gittikçe büyüdü , kesif bir hal aldı; şeyhinin hayattaki şeklini aldı.Müridine elini uzatarak:

"Acele etme oğlum daha ben bile ölmedim.Sen ölmeğe ne diye hazırlanıyorsun?"

DÜNYA HAYATI GAYE DEĞİLDİR.

 Vicdanları gayet müsterih ve sakin  bazı salih insanlar vardır ki, kalplerinde ve sözlerinde tecelli eden huzur ve sükuna iştirak edilmedikçe , yanlarına yaklaşılmaz.Bu çeşit insanlara yanaşamayanlar, Resulün tebliğ ettiği ayetleri kendi kafalarına göre tefsir ederek , haramı helal yaparlar..Fetvalar verirler.Temiz kalpli müminlerin  ruhlarını bulandırmaya çalışırlar.

Dünya hayatı bir gaye değildir.O, ruhun maddi teşekkülat içinde vukubulan tekamül merhalelerinden birini ikmal etmek için, bir vasıtadır.Varlıkların tekamülleri için dünyaya gelmeleri için dünyaya gelmeleri lazımdır.

İnsanoğlu ölümü akıl ve ilmiyle izaha kalktığı günden beri vardığı netice ızdırap ve gözyaşıdır.Ölümü binlerce tür hastalıkla izaha ve teselli bulmaya savaşmıştır.Ancak vardığı yer karanlıktır.Karanlıkların aydınlanmasını isteyen insan ancak bunu iman kürsüsünden dinleyip öğrenebilir.İman insanı yaratıcıya bağlayan manevi bir bağdır ki tüm yaratılmışların Yaratıcıyı tesbih ettikleri ayette beyan edilir ancak bizler bu tesbihi duymayız.Bu nedenle ölen insan şekil değiştirdiğinden tesbihe devam etmektedir.Bütün kainat bu hamd ,sena,niyaz ve tesbih mabedi olarak yaratılmış ancak insan umumi taat ve tesbih çemberine girmemiştir.

MANEVİYATIN EL ÇEKMESİ

 İdare bölümünü teşkil eden Evliyaullah erenler meclisinde bir meseleyi tartışırlar imiş.Farklı fikirler olur imiş.Ancak, Efendimiz (SAV) tarafından karar alındıktan sonra kimsenin itirazı kalmaz imiş.Şüphesiz her iktidarın yanında olan İdare bölümünde olan bir Allah adamı mevcuttur.O iktidarı destekleyen bu Allah adamı dünyayı terk ettiğinden yahut "Desteğini çektiğinde" o iktidar hemen dağılır imiş.İstanbul'un fethi sırasında Cibali hazretlerinin hadisesi meşhurdur.Gayrimüslimler içinde yaşayan be Eren,atılan top mermilerini eliyle yakalayıp "gavurcuklarıma zarar gelmesin dediğini" Akşemsettin Hazretleri ifade etmiştir.Ancak ,ne zamanki Cibali hazretlerinin ruhu kabzedilmiş akabinde Bizans fethedilebilmiştir.Bu nedenle Erenler , bir iktidardan ellerini çekerlerse o iktidar biter.

LAİKLİK

 Ülkemizdeki  laikçilere göre Laiklik dine karşı bir dindir. Batıda laiklik, egemenliğin paylaşımı, çatışmama ve yardımlaşmayı ifade eder. Bu ruhla bedenin uyumunu ifade eder. Bizim Laikçilere bunu anlatamazsınız. Protestanlarda Tanrıyı temsil eden bir Papa olmadığı için onlar, Laiklik kelimesini kullanmazlar Sekülerizm şeklinde bir tanımla ifade ederler kendilerini. Ortodkslar ise bu konuda Bizantinist bir bakış açısına sahiptir. Ruhbanı olmayan bir dini toplulukta Laiklikten söz edemezsiniz.

Laiklik sadece Katolikleri ilgilendirir. Ben niye Laikliğe karşı olayım ki. Yeter ki bana, topluma dayatmasınlar. Onun dini ona, benim dinim bana. Kimse kendi din, mezhep, tarikat ve ideolojisini topluma dayatmasın. Bu İlahlık ve Rablik iddiasıdır. Adalet olsun, barış olsun, özgürlük olsun. Mahalleler arasındaki düşmanlıkları bitirmek için çözüm çok açık, aynı ülkede yaşayan herkesin, malı, canı, namusu, aklı, inancı, nesli korunsun. İnsanlar dinde kardeş olabilirler, İttihad ederler, erdemli bir şekilde ittifak ettikleri konularda Müttefik olurlar, nimet ve külfet dengesine dayalı İtilaflar gerçekleştirebilirler. Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun mazlumdan yana zalime karşı dururlar, işi ehline verirler. Bilirler ki adalet yoksa barış da yok. Adalet yoksa ve barış var gibi gözüküyorsa bu bir teslimiyettir... Adalet ve barış yoksa hiçbir özgürlük güvende değildir.

Her sistemin inkarcıları, münafıkları, meddahları vardır. Aslında onları kıbleleri, para, makam ve işret üçlemesine yöneliktir. Her yerde bunlar kraldan fazla kralcıdırlar. Gerçekte hepsi birbirine çok benzer ama hep maskeli gördüğümüz için onları, 1001 surattırlar.

Her mahallenin adamları önce kendi mahallesindekilere çeki düzen verse. Yoksa bu “karşı mahalle” hikayesi bir soğuk savaş bahanesi olarak, aynı ülkenin çocuklarının kanları ve gözyaşları üzerine birilerinin iktidar ve servet pazarlığının yapıldığı masada meze olacak. İdeolojik, politik, felsefi ve vicdani kanaat farklılıkları ve sağ-sol, alevi-sünni, Türk-Kürt tartışmalarının temelinde bu gerçek vardı.(Abdurrahman Dilipak)

28 Aralık 2022 Çarşamba

EHLİ TASAVVUFUN ESASLARI

 Sehl b. Abdillah Tusterî (ö. 283/896) şöyle der: “Bizim esaslarımız yedi şeye dayanmaktadır: Allah’ın kitabına sarılmak, Resûlüllah’ın sünnetine uymak, helâl yemek, insanlara eziyet etmemek, günahlardan kaçınmak, tevbe etmek, üzerine düşen hakları yerine getirmek

İNSANI KAMİL KİMDİR?

 Tasavvuf bir din bilimi olarak kendini kabul ederken tanrı ve peygamber telakkîsini başa döndürerek yorumu yeniledi. Gazzâlî’nin ifadesiyle dinî düşünceyi “ihya etti” diyebiliriz. Bu süreçte tasavvuf insanı keşfederek ona insanlığın sınırlarını gösterdi. Neticede insan-ı kâmil, hakîkî insan ve velî gibi dinî hayatta ideal insanı anlatan kavramlar ortaya çıktı. Bu kavramlarla bir sûfi ortalama insandan ayrıştı (avam-havas): Fıkıh ve kelâm geleneğinin ideal insanı ibadetlerini yerine getirmiş, haram ve helâllere dikkat eden, mükâfatı ise ahirette bekleyen biridir. Bunun dışında insanla ilgili kabuller fantazi ve abartıdan öte anlam taşımaz. Bu itibarla Gılgamış Destanı’ndaki gibi ölümsüz insan anlayışı, rabbanî insan vs. aşmamız gereken birtakım kuruntular ve abartılardan ibarettir. Tasavvuf, Doğu Akdeniz’de insan hakkında dile getirilen bütün iddiaları olumlu bir şekilde ele alarak onları insan-ı kâmil teorisi meyanında bir yere bağladı. Buradan hareketle İslâm toplumuna şunu dedi: Biz insan hakkındaki arayışlardan hareket eder ve insan ideali ortaya koyarsak, Zerdüştlüğün arayıp bulamadığını veya Grek felsefesinin arayıp bulamadığını insanlığa anlatmış oluruz. Son olarak: İnsan-ı kâmil kimdir? İnsan-ı kâmil Mehmet Akif Ersoy’un ifadesiyle “kalmasın ferdâya dîdârın” diyerek Allah’ı görmeyi bu dünyada talep eden insandır

TASAVVUF

 

Vakıa tasavvufun mahiyeti üzerindeki tartışmalar geçmişte olduğu gibi günümüzde de ehemmiyetini yitirmemiş, müslümanlar başından beri tasavvufu nereye koyacakları ve nasıl tanımlayacakları hususunda açık bir fikre sahip olamamışlardır. Tasavvuf taraftarlarının abartılı ve yüceltici yorumları mukabilinde tasavvufu bid’at  ve dalâlet sayanların görüşleri arasında daha sünnî ve mutedil yorumlar ortaya çıkınca tasavvuf hakkındaki kanaatler belirginlik kazanabildi. Serrâc’ın ünlü eseri Lüma’da söylediğinden uzak bir yerde değiliz: “İnsanlar tasavvuf hakkındaki tutumlarını ele alırken abartılı övme ile aşırı tahkir arasında tutarsız hükümler serdederler


 

26 Aralık 2022 Pazartesi

TAKLİT EHLİNİ SİLKELEMEK

 Bazı Allah adamları davranış ve sözleri ile taklit ehli olan ehli şeriatı silkeler.Bu silkelenmede kişiyi o zata olan muhabbeti kurtarır.Aksi durumda "ret" butonuna basmış olur ki bu büyük tehlikedir.Fakir Mustafa isimli bir zat ile alakalı olarak Necib Sultanım yahut Hasan Hüda hazretleri şöyle demişti:Fakir mustafa,Yozgat şefaatlı'da kavak alım satımı yapar.mal aldığı adamların parasını vremezdi.o insanlar nazarında ehlişeriata uymayan bu davranışından dolayı insanlar aeleştirir idi.Halbuki Fakir Mustafa evliyaullah'dan bir zat idi. ve maneviyat onun Akdeniz bölgesine ginmesini yasaklamıştı.

24 Aralık 2022 Cumartesi

AKIL İLE HERŞEYİ HALLETMEYE KALKMAYIN

 Akıl ile herşeyi halletmeye kalkmayınız.Akıl hilekardır.tuzak kurar insana..Akıl korkaktır..Hak korkusu , imanın ism-i hasıdır.Hak'dan başka bir varlıktan korkmak , gizli bir şirkten başka bir şey değildir.


HAKTEALA'NIN SEVMEDİKLERİ ŞEYLERİ SÖYLEMESİ

Kur'an-ı Kerim'de Hakteala,sevmedikleri şeyleri de söyler.Örneğin ;"Ey iman edenler!Niçin yapmayacağınız şeyi söylersiniz? Yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah katında çok iğrençtir."(Saf suresi 2,3 ayetleri) HakTeala'nın önceden sevmediği şeyleri haber vermesi insanlar için büyük bir lütuftur.İman mektebine girecek olanlara bir alfabe kitabıdır.

Bu kitapta şunlar vardır:Allah'ın birliğine , Meleklere, Kitaplara, Resullere, Ahiret gününe, hayır veşerrin Allah'dan geldiğine , ba'sü ba'delmevte, kuruntusuz bir çocuk safiyeti içinde inanmak yazılıdır.

Bu alfabeyi okuduktan sonra imanı kuvvetlendirmek için namaz, oruç, zekat, hac, kelimeyi şehadet ...Bunlarla vücut disiplin altına girer.Ve hakiki imana namzet olur insan

bunlardan sonra Temiz olanlar, sabırlı olanlar, mütevekkil olanlar, kanaat edenler, infak edenler hakiki imana girmeye başlar.  

İMAN

 İman, lekesiz bir kalp huzuru ile kanmak, doymak demektir.İman edilecek, inanılacak şey, iman ediciye muhtaç değildir.Fakat iman edecek , iman etmek istediği şeye muhtaçtır.Okuma yazma insanın zahiri talimidir.Hakiki talim ve terbiyenin miyarı okuma yazmaktan çok yüksektir.

Göz herşeyi görür , fakat kendini göremez.Göz kendini göremediği halde , bir perde ile gizlenmiş olanı , nasıl görebilir.Bunu iman gösterir insana..


23 Aralık 2022 Cuma

TIBBİ NEBEVİ

 Efendimiz (SAV) 'in tıpla alakalı yönüne Tıbbi Nebevi ismi verilir.Kültürel öğüt ve tavsiyeler , umumi bakımdan beş kısım arz eder.

Bugünün insanının birinci planda ehemmiyet verdiği sağlık esaslarını en doğru , en ilahi ve değişmez şekilde tavsiye buyuran büyük hekim Efendimiz SAV dir.Koyduğu kaideler kıyamete dek geçerlidir.Bu kaideler ve düsturlar , şu suretle özetlenebilir:

1- Sağlam bedenin daima sağlam kalabilmesi için kaideler

2-Ruhum sağlam ve kemale ermesini sağlayan kaideler

3-Hasta bedenin ve hasta ruhun tedavisi için usul ve kaideler

4-Beşerin hayatı müddetince ferdi ve kitleyi olgun hale getirecek hem maddi ve hem ruhi muvazeneyi temin için kaideler

5- İslam cemiyetinin ruhi ve maddi disiplinini temin yolundaki kaideler

NECİB SULTAN'DAN

  Necib sultanımın  Kızı Nurcan hanım dün babası ile olan bir hatırasını paylaştı.anlattı.Yıl 1989 Okul kaydı yaptırmak üzere babamla birlikte İskenderunda idik.şu anda vakıf binası olarak kullanılan binanın önünden geçerken bana orayı işaretle orada bir vakıf kurulacak"dedi.bende içimden 'mali imkanımız ne ki bu binayı alacağız' demiştim.

İskenderun'a bulunan Mevlana Vakfının bulunduğu binada ilk tapu alımı 1995 yahut 1996 yılında alınmıştı.Çünkü Vakıf Kuruluş tarihi 1994.Necib Sultanım tam 8 sene öncesinden bu işareti vermiş)

Özkan Yıldırım isimli kardeşimizin aktardığına göre, Mevlana Vakfı ile alakalı olarak Necib Sultanım kendisine şunu söylemiş:"Bana bu vakfın kurulacağı 25 yıl önce söylenmişti.

SAYIN/MUHTEREM

 

Muhteremler! Sayınlar demedim, muhteremler dedim. Sayın kelimesi de muhteremin mukabilidir. Muhterem, kerem sahibi demektir. Sayın insan kendi say’ı ile rütbesi ile kazanabilir. Zengin olur, büyük bir meslek sahibi olur sayın ismini alabilir. Fakat muhterem kelimesi Allah tarafından verilir. Kerem sahibi demek. Kerem, İlimle, fenle, parayla ele geçmez. Allah’ın keremine sahip olmak demektir. (Dr.Münir DERMAN)

AİLE VE ARKADAŞLIK ÜZERİNE

Kuş yaşarken karıncaları yer ama kuş ölünce onu yiyen karıncalardır. 

Zaman ve koşullar her an değişebilir.. 

Bu nedenle, etrafınızdaki hiçbir şeyi değersizleştirmeyin. 

Bugün gücünüz olabilir ama unutmayın:

Zaman hepimizden çok daha güçlü!

Bilin ki bir ağaç bir milyon kibrit yapar ama bir kibrit milyonlarca ağacı yakmaya yeter. 

Öyleyse 

İyi ol ! 

Daima iyilik yap! 

*

Zaman bir nehir gibidir.

Aynı suya asla iki kez dokunamazsınız, *Çünkü geçen su bir daha asla geçmeyecektir. 

*

Hayatınızın her dakikasının tadını çıkarın ve şunu unutmayın:

Asla güzel görünüm aramayın  Çünkü zamanla değişirler.

Mükemmel insanları aramayın Çünkü onlar yok.

Ama her şeyden önce gerçek değerinizi bilen birini arayın." 

*

Üç şey önemlidir: 

*Hayat;

*Aile; 

*Arkadaşlar.

*

 Hayat kısa ;

Aile benzersiz;

Arkadaşlar nadir oldukları için önem ve özen göstermek gerekir!