31 Ocak 2016 Pazar

HER İNSAN BİR HAYALİN MAHKUMUDUR

Bu "hayali" nefislerimizin hoşlandığı hususlar olarak olarak düşünürsek,kimisi definecilik illetine tutulmuştur ömrü dağda taşta define aramak ve bu tür konulara kafa yormakla geçer.Bu tipleri dinleyenler bir an sanırlarki karşılarında tüm geçmiş uygarlıkların bilgisine sahip bilge kişi mevcut.Düşünmezler,bu bilgiye rağmen bu kişi niçin aç ve biilaç.Kimisi kendini şairliğe verir ve bir gün tüm emeklilik tazminatını yayınlayacağı bir kitaba yatırır.ve o birikimler heba olup gitmiştir.Kimisi fenomen olmanın yollarını araştırarak meşhur olmayı ümit eder.Kimisi Akademik kariyerlerde üstad olma günlerinin hasretiyle yanar.Isınacak odun ve kömür bulabilmeyi mutluluk sananların yanında kayak merkezlerine çok kar yağması için dua eden zenginlerde bulunur.Sokak hayvanlarının bugün yiyeceklerini nasıl bulacaklarının endişesini taşıyanlar çok çok azdır.Bu amaçla cebinde buğday,arabasında ekmek taşıyan,evin sofra artıklarına bakıp onları tüketecek olan hayvanatın guruplarına göre ayrıştıran pek az kişi kalmıştır.Onların yüzü suyu hürmetine bu alemin devam ettiğide kimsenin aklına gelmemiştir."Geçti gün der etmeyiz yersiz keder/Var ol ey sen tertemiz insan yeter"diyen hazret-i Pir'in onyedinci beyti tesellimiz ve duamızdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder