LOKMAN HEKİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
LOKMAN HEKİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2021 Çarşamba

LOKMAN HEKİMİN HİKMETİ

 lokman Hekim'e senin hikmetin nedir diye sorulunca "Ben yapmam gerekmeyen şeyi sormam, beni ilgilendirmeyen şeyin de peşine düşmem" dermiş.

Lokman Hekim'in türbesi Amasya iline bağlı Vermiş köyüne üç km yakınlıkta bir tepe üzerinde imiş.

16 Ekim 2021 Cumartesi

LOKMAN HEKİMLİK

 Hak Teala'nın tıp ilmini verdiği şahsiyettir ancak bu bilgi onu ölümden kurtaramamıştır.Lokman hekim tüm hastalıkların devasını ve eczaların özelliklerini bildiği halde kendisi dizanteri'den ölmüştür.Bu hastalığa yakalandığında öğrencileri , her ilacın özelliğini bildiği halde kendisini niçin tedavi etmediğini sorduklarında Lokman Hekim , ilacı suya atıp onun, suyu katı bir madde haline getirdiğini gösterdikten sonra " Siz ilacın etkilediğini zannediyorsunuz amma o ilacın etkisi , ona o emri verendir..Esmasını alıverdiği anda o ilacın etkisi kalmaz" diyerek işin aslını anlatmıştır.Sonra kendisi bu ilacı almış ama ilaç etkilememiş, neticede vefgat etmiştir.

İlaçların etkisi kişiden kişiye değişir.Bir insana iyi gelen bir ilaç bir başka kişide , velevki hastalıkları aynı bile olsa aynı etkiyi göstermeyebilir.Birini iyileştiren , diğerini iyileştirmeyebilir hatta zararlı olabilir.

12 Temmuz 2017 Çarşamba

LOKMAN HEKİM

Şeyh Sadi- Şirazı (k.s) der ki:
İşittim ki Lokman karayağızmış
Cana can katan, endam sahibi bir insan değilmiş
Bir gün kölesi kaçmış birisi Lokman'ı kendi adamı sanmış
Aciz olduğunu görerek toprak işlerinde kullanmaya başlamış
Lokman eziyet çekmiş , o adamın cefasına boyun eğmiş
Bir yıl içinde onun için bir ev yapmış
Lakin evvelce kaçmış olan köle o sırada geri dönüverince
Adam Lokman'dan fena halde korkmuş
Ayağına kapanıp özür dilemiş
Lokman gülerek :Af dileminin ne faydası var,demiş.
Bir yıldır zulmünle ciğerime kan otursun da
Bunu ben bir anda nasıl içimden atayım.
Ama yine de seni affediyorum, ey güzel adam.
Çünkü senin faydan bana bir zarar vermedi.
Sen evini mamur ettin
Benim de bilgim irfanım arttı.
Nitekim adamlarım arasında zaman zaman
Zor işlere koştuğum bir kölem vardı.
Ben de toprakta çalışmanın güçlüğünü hatırladıkça
Onun gönlünü incitmemeye karar verdim.
Büyüklerin kahrını çekmeyen insanın
Kalbi,zavallı küçüklere yanmaz
Eğer hakimlerin sözü sana katı geliyorsa
Sen de elinin altında olanlara sertlik gösterme
Ey Ulu kişi !Küçüklere sıkıntı verme .
Çünkü cihan aynı mihval üzere kalmaz.

8 Temmuz 2017 Cumartesi

HAZRETİ LOKMAN'A HİKMET VERİLMESİ

Rivayet edilir ki Lokman (a.s)bir öğlen vakti uyurken kendisine "Ey Lokman !Allah teala'nın seni yeryüzünde halife yapmasını  ve insanlar arasında hak ve adalet ile hüküm vermeyi istermisin?" denildi.Gelen sese şöyle cevap verdi:"Eğer Rabbim beni muhayyer bıraktıysa ben afiyeti tercih ederim, belayı tercih etmem.Eğer benden bunu kesinlikle istiyorsa "işittim ve itaat ettim"derim.Çünkü biliyorum ki bunu bana verirse bana yardım eder ve beni korur."Melekler , kendilerini göremediği bir yerden:"Niçin , ey Lokman ?"diye sorunca onlara şöyle dedi:"Hakimlik en zor ve karışık makamdır.Hakimi her taraftan zulüm kaplar.Eğer verdiği kararda isabet ederse kurtulması umulur.Eğer hata ederse ,cennet yolunda hata etmiş olur.Kişinin yerine göre dünyada zelil olması , zahiren şerefli olmasından daha hayırlıdır.Kim ahirete karşı dünyayı tercih ederse ,dünyayı da kaybeder,ahirette de bir şey elde edemez." Onun bu güzel konuşmasına melekler hayret ettiler.Sonra kısa bir müddet uyudu ve kendisine hikmet verildi.Uyandığında artık o hikmet ile konuşuyordu.
DAVUD (A.S) ŞÖYLE DEDİ:MÜJDELER OLSUN SANA EY LOKMAN.SANA HİKMET VERİLDİ VE BÜTÜN BELALAR SENDEN UZAKLAŞTIRILDI.DAVUD'A HİLAFET VERİLDİ VE NİCE BELA VE FİTNELERLE İMTİHAN EDİLDİ."

20 Mart 2017 Pazartesi

LOKMAN HEKİMİN VASİYETİ

Lokman Hekîm oğluna vasiyet edip:
“Dünyâyı ver, âhiretini satın al. Sakın kim âhiretini dünyâya verenlerden olma”

Bir kere Râbiâ-i Adeviyye (r.a.) (ö. 185/801 [?]) meclisinde ubbâd (abideler) ve
zühhâdden (zâhidlerden) birkaç kimse cem’ olup dünyâyı mezemmete başladılar. Râbiâ
sukût edip dinlerdi. Fâriğ olduklarından sonra (konuşmayı bitirdikleri zaman):
“Kim bir şeyi çok severse çok zikreder” dedi.