KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
4 Ocak 2019 Cuma
ARNAVUTLUK ŞANS OYUNLARINI YASAKLAMIŞ
"Bağımlılık yaptığı " gerekçesi ile Arnavutluk şans oyunlarını yasaklamış.Haber doğru ise ne güzel.Devlet eliyle bireyin ruh-beden-aile sağlığına zarar veren bir kötü hal yasaklanmış.Bizde özendirilmekte.Büyük ikramiye çıkan vatandaşın günlük kazancını herkes hesap etmekte,hayal dünyasına gidip gelmekte.Ancak ilk büyük ikramiye'nin çıktığı Osmaniye'deki vatandaşın akıbeti hiç dikkatini çekmemekte.Üç beş sene,nefsinin hazlarını tatmin ettikten sonra mikrobun içeriden bedeni yemesi gibi mahvolacağını hiç hesap etmemekte.İnsanı için hayırlı bir iş yapan Arnavutluk yöneticilerini tebrik etmeli.
ALLAH ADAMLARI İKTİDAR OLAMAZ!
nİÇİN? çÜNKÜ ONLARIN LÜĞATLARINDA DÜNYA YOKTUR.ZİNDAN OLAN BU DÜNYAYI TERK ETMEK VARDIR.ALTIN KASENİN İÇİNDE ZEHİR OLDUĞUNU BİLEN HİÇ ONDAN İÇMEK İSTER Mİ?
Bu nedenle Allah adamlarını siyasi iktidar içinde görmek mümkün olmaz.Varsada mestur(örtülü) bir şekildedir.İlmi Ledün sahibi Hz.Hızır'ın yaptığı gibi bir vazife icra etmektedir.
Bu nedenle Allah adamlarını siyasi iktidar içinde görmek mümkün olmaz.Varsada mestur(örtülü) bir şekildedir.İlmi Ledün sahibi Hz.Hızır'ın yaptığı gibi bir vazife icra etmektedir.
KENDİ SARHOŞLUĞUNDA MÜSTAĞRAK OLANLAR
"LE AMRÜKE İNNEHÜM LEFİ SEKRATİHİM YA'MEHUN"(Senin ömrüne kasem ederim ki , muhakkak onlar kendi sarhoşlukları içinde müstağraktırlar"(Hicr 15/72)
Bu ayet bugün kime hitap etmektedir;Bizi yönetenlerin bu ayetten payları yokmudur.Ziyadesiyle.Benim yaptıklarım doğrudur,Başkan ululemirdir, ululemre itaat farzdır güzellemeleri insanı sarhoş etmez mi?Ve bu sarhoş edici medhler muhatabını mest ettiğinde bu ayet onları anlatır.
Kur'an'ın her ayeti hergün tecelli etmektedir.Çünkü,Nefsi emmareden başlayan insan hep aynı davranışı gösterir.Din bu davranışları kemale erdirmek içindir.
Bu ayet bugün kime hitap etmektedir;Bizi yönetenlerin bu ayetten payları yokmudur.Ziyadesiyle.Benim yaptıklarım doğrudur,Başkan ululemirdir, ululemre itaat farzdır güzellemeleri insanı sarhoş etmez mi?Ve bu sarhoş edici medhler muhatabını mest ettiğinde bu ayet onları anlatır.
Kur'an'ın her ayeti hergün tecelli etmektedir.Çünkü,Nefsi emmareden başlayan insan hep aynı davranışı gösterir.Din bu davranışları kemale erdirmek içindir.
3 Ocak 2019 Perşembe
EKONOMİ İYİ Mİ?
İktidara göre her şey iyi.Ancak yurt dışına çıkartılan varlıkların durumuna baktığmızda durumun hiçte öyle olmadığı gözlemlenecektir.Ülker,Türkiyeyi terk ederek Londrayı tercih etmiştir.Bu şekilde davranan kişileri ihanetle suçlamak kolaydır.Muhatap da dinlenmelidir.Acaba neden bu davranışı tercih etmiştir.Bu insanlar bugüne kadar ülkeye üretim getiren kişiler iken 2016/2017 de mi hain oldular.? "Hain" kelimesini söylemek kolay.Ama içeriğini doldurmak için kişinin savunmasının alınması gerekmez mi?
RUHDAN NİÇİN AZ BAHSEDİLMİŞTİR
EGER RUHUN HAKİKATI İZAH VE TEFSİR EDİLSE İDİ DİNLEYENLER BU BEDENİ TERK EDİP ARŞI RAHMAN TARAFINA URUC EDERLERDİ.
CEBRİN İNCE BAHİSLERİ
Birisi çıkıp diyebilir ki mütereddidin bir tarafı tercihi dahi Hak tarafından vaki olur.Mütereddit Hakk'ın sevki lütfuyla hidayet ve sevki kahrıyla da delalet canibine giderse , bu cebir olmaz mı? diye sual sorabilir.Hz.Pir bu suale cevap verir:Sen cebir dedin, ben de cebir lafzından maşukumun cebbariyetine intikal ettim.izharı aşkda sabırsızlığım arttı ve beni cebir ve ihtiyar hayalinden geçirdi.Mademki her halü karımda benim nasiyem maşukumun elindedir, şu halde ben daima maşukumla beraberim demek olur.Aşıka bundan büyük zevk ve devlet olur mu?Hem kim aşık değilse , aklında ve fikrinde cebrin manasını hapsedip onunla meşgul olur.Hakk'ın kendisiyle beraber olduğundan gafildir.Bu hak ile beraberliktir cebir değildir.VEHÜVE MAAKÜM EYNE MA KÜNTÜM"nEREDE OLURSANIZ OLUN ,o SİZİNLE BERABERDİR"(hADİD 57/4).
Ortada bir cebir meselesi vardır;fakat bu cebrin mahiyyetini ve hakikatını ,ancak Hak tealahazretlerinin basiret gözünü açtığı kimseler bilir ve tanır.Gayb gözü açılıp cebri gören ve tanıyan kimselere cebir,cebbariyet-i Hak'dır.onların ihtiyarı,ihtiyar-ı Hak'dır
Evliyanın nazarında cebir,sadef içine düşen damla gibi inci olur.Nefsi Emmareye zebun olanlara ise yıılanın ağzına düşen damla gibi zehir olur.
Ekmek sofrada iken cansızdır.Ademin teninegirerse o şad olan ruh olur
Ortada bir cebir meselesi vardır;fakat bu cebrin mahiyyetini ve hakikatını ,ancak Hak tealahazretlerinin basiret gözünü açtığı kimseler bilir ve tanır.Gayb gözü açılıp cebri gören ve tanıyan kimselere cebir,cebbariyet-i Hak'dır.onların ihtiyarı,ihtiyar-ı Hak'dır
Evliyanın nazarında cebir,sadef içine düşen damla gibi inci olur.Nefsi Emmareye zebun olanlara ise yıılanın ağzına düşen damla gibi zehir olur.
Ekmek sofrada iken cansızdır.Ademin teninegirerse o şad olan ruh olur
VAHY NEDİR?
"vAHY" LÜGATTA İŞARET VE GİZLİ KELAMA DERLER.vAHY ASLINDA Peygambere mahsus özeyyik olup iki nevidir:Birisi kelamı ilahi diğeri hadisi nebevidir.Zira akvali embiya(Peygamber sözleri)VE YANTIGU ANİL HEVA İN HÜVE İLLA VAHYÜN YUHA"O hevasından söylemez.(Sözü) ancak vahyolunan vahyden başka değildir"(Necm 53/3) ayeti kerimesi mucibince vahy dir.Peygamber varisleri olan Allah alimlerinin kalblerine Hak tarafından nüzul eden manalara dahi "vahy" tabir olunur; ve fakat "ilham" murad olunur.İsmiMudill hazretinden vaki olan ilkaata dahi Kuran da "vahy " tabir olunur.Nitekim (İNNEŞŞAYATİNE LE YUHUNE İLA EVLİYAİHİM)"GFerçekten şeytanlar dostlarına vahy ederler"(Enam 6/121) buyrulmuştur.
Can kulağından, nefsin sıfatlarından olan kibir ve enaniyet pamuklarını çıkartırsan , artık o can kulağı vahyi ilahiyi kabule müstaid olur.Tarikat pirleri vahy'in manasını umumileştirip evliyaya vaki olan ilhama da şamil kılmışlardır
Can kulağından, nefsin sıfatlarından olan kibir ve enaniyet pamuklarını çıkartırsan , artık o can kulağı vahyi ilahiyi kabule müstaid olur.Tarikat pirleri vahy'in manasını umumileştirip evliyaya vaki olan ilhama da şamil kılmışlardır
MUAMMA NEDİR?
"MUAMMA" ıstılahta delalet ettiği,tasteddiği mana gizli olan kelamdır.İsmi Mudill hazretinden vaki olur.Mesela "Abd(kul) hem mecburdur ve hem muhtardır" sözü bir muammadır.Vekeza "Rab Hak'dır ve abd dahi Hak'tır" sözü dahi muammadır.ve daha bunun gibi Kuran-ı Kerim'de ve hadisi şeriflerden bir çok muammalar vardır.Zahir alimleri bu kelamları 'müteşabihat' diyerek ilmini Allah Teala'ya havale ederler ve "muhtemat" denilen zahir manalar ile meşgul olurlar.
Salik can kulağı üzerindeki pamuğu kaldırıp çıkartırsa, hem bu gibi muammaları ve rümuzu ve hemde açık olan hükümleri anlar,müteşabihat ve muhkematdaki sırlara vakıf olur
Salik can kulağı üzerindeki pamuğu kaldırıp çıkartırsa, hem bu gibi muammaları ve rümuzu ve hemde açık olan hükümleri anlar,müteşabihat ve muhkematdaki sırlara vakıf olur
SIRATI MÜSTAKİMİN İKİ YOL
Fatiha suresinde her namaz rekatında okuruz."İHDİNAS SIRATAL MÜSTAKİM"bİZİ DOĞRU YOLAİLET MANASINDA BİR DUAVE NİYAZDIR.
Umumi olarak Hakk'ın iki sırat-ı müstakimivardır.Biri, Hadiismi şerifinin yolu ve diğeri Mudill ismi şerifinin yoludur.Bu isimler birer Rabbi hasdır ki , kendilerine mensup olanları , kendi yolları üzerinde terbiye ederler.Veher birisi kendi yolcularını sonuna kadar çeker götürür.Her birisi kendi yolcularından razıdır.Ancak Allah Tealaismi Hadi'nin yolcularından razıdır.İsmi Mudill yolcularından razı değildir.onlara gazap eder.
Cismaniyetalemindeinsan, buiki yoldan hangisine süluk edeceğinde tereddüt eder.Çünkü ismi Mudill'in sıratı müstakimi üzerinde lezzat ve peşin hazlar teşhir olunmuştur.İnsan bunlara imrenir.İsmi Hadi'nin sıratı müstakimi üzerindeki lezzetler ise nefsin hazlarının arkasındadır ki önünde nefsin hazlarının barikatları vardır.Cennet,nefsin kerih gördüğü şeylerle çevrilmiştir.Cehennem nefsin hoşlandığı şeylerle çevrilidir.hadisi bu manadadır.Kul, tercihini ne tarafa yaparsa o yol kişiyi cennete yahut cehenneme götürür.
Bu iki yol içinde tereddütten kurtarmak istersen lezzet ve peşin zevkler peşinde koşma,cesedin hazzı ile az meşgul ol,enbiya ve evliyanın hidayet yoluna davetini işitesin ve neticede teredütten kurtulasın
Umumi olarak Hakk'ın iki sırat-ı müstakimivardır.Biri, Hadiismi şerifinin yolu ve diğeri Mudill ismi şerifinin yoludur.Bu isimler birer Rabbi hasdır ki , kendilerine mensup olanları , kendi yolları üzerinde terbiye ederler.Veher birisi kendi yolcularını sonuna kadar çeker götürür.Her birisi kendi yolcularından razıdır.Ancak Allah Tealaismi Hadi'nin yolcularından razıdır.İsmi Mudill yolcularından razı değildir.onlara gazap eder.
Cismaniyetalemindeinsan, buiki yoldan hangisine süluk edeceğinde tereddüt eder.Çünkü ismi Mudill'in sıratı müstakimi üzerinde lezzat ve peşin hazlar teşhir olunmuştur.İnsan bunlara imrenir.İsmi Hadi'nin sıratı müstakimi üzerindeki lezzetler ise nefsin hazlarının arkasındadır ki önünde nefsin hazlarının barikatları vardır.Cennet,nefsin kerih gördüğü şeylerle çevrilmiştir.Cehennem nefsin hoşlandığı şeylerle çevrilidir.hadisi bu manadadır.Kul, tercihini ne tarafa yaparsa o yol kişiyi cennete yahut cehenneme götürür.
Bu iki yol içinde tereddütten kurtarmak istersen lezzet ve peşin zevkler peşinde koşma,cesedin hazzı ile az meşgul ol,enbiya ve evliyanın hidayet yoluna davetini işitesin ve neticede teredütten kurtulasın
ŞÜKREDİLMESİ GEREKEN O KADAR ÇOK ŞEY VAR Kİ
Namaz akabindeki tespihatta 33 defa "Elhamdülillah" deriz.Hamd Allah'a mahsustur anlamındaki bu ifade aslında verilen bir nimete karşı teşekkür etmektir.Tespita esnasındaki bu tespihlerin herbirisi için sahip olduğumuz bir nimeti sayarsak;
"Beni insan olarak yarattın,hayvan olarak yaratmadığına teşekkür ederim"
Bana akıl verdiğine teşekkür ederim"
"Benim vücudumun azalarını tam ve noksansız olarak yaratıp bana verdiğine teşekkür ederim"
"Bana Ev verdiğine teşekkür ederim.Bana eş verdiğine teşekkür ederim.Bana çocuk verdiğine teşekkür ederim.Bana araç verdiğine teşekkür ederim.Bana elbise verdiğine teşekkür ederim.Banaçeşitli yiyecekler verdiğine teşekkürederim.Bana yiyecek yetiştirmek için yeryüzünü halkettiğine teşekkür ederim.Bana meyve veren ağacına teşekkür ederim.BMana et,süt,yumurta veren hayvanatına teşekkür ederim.Vücuduma aldığım oksijeni ihtiva eden havaya teşekkür ederim.Isındığım,ateşe,doalgaza,oduna,kömüre teşekkürederim.Isındığım güneşe,elektriğe teşekkür ederim.Bana yardımcı olan tüm el aletlerine teşekkür ederim.Yatağıma,yorganıma,çorabıma,tırnağımı kestiğim tırnak makasına,ayağıma batan dikeni çıkartan iğneye,söküğümü diktiğim ipliğe teşekkür ederim.Bu nimetler sayılmaya kalkılsa nihayetsiz Elhamdülillah dememiz gerekir.Ancak Resulullah efendimiz (sav) 33 kez söylemiştir.Her bir nimeti hedef alarak otuz üç kez teşekkür etmek nefse zor gelse de onu mecbur etmek gerekir ki başlangıçta zor gelen bu husus zamanla kolaylaştığını görürüz.
"Beni insan olarak yarattın,hayvan olarak yaratmadığına teşekkür ederim"
Bana akıl verdiğine teşekkür ederim"
"Benim vücudumun azalarını tam ve noksansız olarak yaratıp bana verdiğine teşekkür ederim"
"Bana Ev verdiğine teşekkür ederim.Bana eş verdiğine teşekkür ederim.Bana çocuk verdiğine teşekkür ederim.Bana araç verdiğine teşekkür ederim.Bana elbise verdiğine teşekkür ederim.Banaçeşitli yiyecekler verdiğine teşekkürederim.Bana yiyecek yetiştirmek için yeryüzünü halkettiğine teşekkür ederim.Bana meyve veren ağacına teşekkür ederim.BMana et,süt,yumurta veren hayvanatına teşekkür ederim.Vücuduma aldığım oksijeni ihtiva eden havaya teşekkür ederim.Isındığım,ateşe,doalgaza,oduna,kömüre teşekkürederim.Isındığım güneşe,elektriğe teşekkür ederim.Bana yardımcı olan tüm el aletlerine teşekkür ederim.Yatağıma,yorganıma,çorabıma,tırnağımı kestiğim tırnak makasına,ayağıma batan dikeni çıkartan iğneye,söküğümü diktiğim ipliğe teşekkür ederim.Bu nimetler sayılmaya kalkılsa nihayetsiz Elhamdülillah dememiz gerekir.Ancak Resulullah efendimiz (sav) 33 kez söylemiştir.Her bir nimeti hedef alarak otuz üç kez teşekkür etmek nefse zor gelse de onu mecbur etmek gerekir ki başlangıçta zor gelen bu husus zamanla kolaylaştığını görürüz.
RUH CESEDE NASIL GELDİ
Hakk'ın nihayetsiz denizinde ucan ruh, nasıl oldu da yukarıdan zemine geldi ,dar olan beden kafesine girdi? sualini Rum elçisi Hz.Ömer efendimize sormuştu.Yeryüzündeki adaletin şahı elçinin bu sorusunu şöyle cevapladı:Hak Teala bir efsun gibi olan aşk duygusunu ve ilahi isimlerininin asar ve ahkamının mertebei efal olan alemi kesafette olan(cisimler aleminde olan) tahakkukuna dair kıssalar okudu.Bundan çoşan ruh süratle "Ol" emri şerifi gereği ademe at sürdü.o yokluk aleminden varlık alemine doğru koşarak emre uydu.
2 Ocak 2019 Çarşamba
BEDEN HASTALIKLARININ BACKRAUNDU
Bedeni hastalıklarının sebebi hususu şu olabilir:
Şüphesiz hastalık bir imtihandır.Ancak,Cenabı Hakk7a karşı olan borcunu ödemezsen,alacaklı bir şekilde bu alacağı dünyevi olarak bir bedele dönüştürebilir.Zira bize infak'ı,Zekatı emretmiştir.Sadakayı tavsiye buyurmuştur.Zira akılların dereceleri farklı olduğu için ,kabiliyetlerde farklıdır.Zengin kıldığı bir kimsedeki zenginlik Hakk'ın bahşişi olup kulundan,fakirlerin hakkını vermesini ister.Fakirlerin hakkı olan bu meblağlar verilmeyipte kişi "Benim emeğim,benim çalışmamın karşılığı "diyerek zimmetinde tutarsan,önce ihtiyaçlarımı gidereyim sonra veririm der isen,HakTeala bunu önce tehir eder ama bunu mutlaka ber bedele tahvil eder.Bu nedenle insanlar hastalığın nedenini hep suri sebeblerde ararlar.Zekatını,infakını,verilmemesinde aramazlar.Seyyid Ali Baba rahmetullah hastalıkla alakalı buyurmuşturki hastalandıktan sonra doktor ücretini ve ilaç ücretini fakire ver,hastalıktan kurtulursun.Ancak,Allah'a olan borcun çok daha fazla olursa bu vermeyi artırmak ve affı talep etmek gerekir.Yani infakla birlikte gözyaşı da gereklidir.
Şüphesiz hastalık bir imtihandır.Ancak,Cenabı Hakk7a karşı olan borcunu ödemezsen,alacaklı bir şekilde bu alacağı dünyevi olarak bir bedele dönüştürebilir.Zira bize infak'ı,Zekatı emretmiştir.Sadakayı tavsiye buyurmuştur.Zira akılların dereceleri farklı olduğu için ,kabiliyetlerde farklıdır.Zengin kıldığı bir kimsedeki zenginlik Hakk'ın bahşişi olup kulundan,fakirlerin hakkını vermesini ister.Fakirlerin hakkı olan bu meblağlar verilmeyipte kişi "Benim emeğim,benim çalışmamın karşılığı "diyerek zimmetinde tutarsan,önce ihtiyaçlarımı gidereyim sonra veririm der isen,HakTeala bunu önce tehir eder ama bunu mutlaka ber bedele tahvil eder.Bu nedenle insanlar hastalığın nedenini hep suri sebeblerde ararlar.Zekatını,infakını,verilmemesinde aramazlar.Seyyid Ali Baba rahmetullah hastalıkla alakalı buyurmuşturki hastalandıktan sonra doktor ücretini ve ilaç ücretini fakire ver,hastalıktan kurtulursun.Ancak,Allah'a olan borcun çok daha fazla olursa bu vermeyi artırmak ve affı talep etmek gerekir.Yani infakla birlikte gözyaşı da gereklidir.
RUHLAR BU ALEME GELMEZDEN ÖNCE
BU SONSUZ OLAN ALEM İÇİNDE RUHLAR,ALEMİ UNSURİ OLAN BU CİSİMLER ALEMİ YARATILMAZDAN EVVEL,İLAHİ ALEMDE UÇMAKTA İDİ.BU ALEMDE ZAMAN VE MEKAN YOK İDİ.NİHAYETSİZ OLAN ALEM hAKK7IN ZAT'I idi.Nur ile muttasıf bir vaziyette idi.Hak Teala'nın ilahi nefesi olan "Kün" emri ile bu alem meydana geldi.İşte bu unsurlar alame dediğimiz bu alemdeki cisimler Ruh'ların tuzağı oldu.Bu unsurlardan hangisine tutulacağını ilahi kaza takdir etti.Muradı ilahini olarak bir müddet bu cisimlerle birlikte oldular.Bu unsuriyete bağlanma,ilahi isimleri ve sıfatların şehadet aleminde tahakkuku içindir.Fezada seyreden ruhlar,unsuriyette taallukundan sonra, eğer nefsin ahkamında bil külliye müstağrak olmuş ise , mevt halinde bedenden ayrıldıktan sonra evvelki vatanına uruc edemez;unsuriyeti kesife içinde mahbus kalır;eğer nuru iman ile beraber sıfatı nefsaniyetten kurtulamamış ise , unsuriyetin latifi olan havayı nesimi içinde mahbus kalırDaha üst dereceleri elde etmiş yüksek ruhlar ise sonsuz aleme uruc ederek ilk konumlarına ulaşırlar
Niyazi Mısri hazretleri bu konu ile alakalı olarak buyurur:
Gökte uçarken seni indirdiler
Çar-unsur bendlerine vurdular;
Hur iken adın Niyasi verdiler,
Şol ezel ki itibarın nerdedir.
Niyazi Mısri hazretleri bu konu ile alakalı olarak buyurur:
Gökte uçarken seni indirdiler
Çar-unsur bendlerine vurdular;
Hur iken adın Niyasi verdiler,
Şol ezel ki itibarın nerdedir.
REFİK İSMİ ŞERİFİ
Allah Teala'nın Refik ismi şerifi vardır.Hadisi şerifte "İNNALLAHE REFİGUN YUHİBBÜR RİFAK"Allah Tealla pek ziyade refiktir, yani yumuşak huyludur ve yumuşak huyu sever" buyurulmuştur.
SELAM
"Önceselam, sonra kelam" buyurmnuştur Peygamber (sav).Selam tüm insanlar arasında bila tefrik-ı cins ve mezheb,beşeri nezaket icabıdır ve insanlar arasında muhabbet ve ülfete vasıtadır.Keza selamı almak ve vermek farizadır buyurulmuştur.
TAKVANIN DERECELERİ
"Kim Allah Teala'dan korkarsa, her şey ondan korkar ve Allah'ın gayrinden korkarsa, Allah Teala onu her şeyden korkutur".Hadisi şerifi ile alakalı olarak Hz.Pir Mevlana Efendimiz"Her kim ki Hak'dan korktu ve takvayı ihtiyar eyledi;cin ve ins her kim görür , ondan korkar"buyurmuştur.
Takvanın üç mertebesi vardır.Birisi şirk-i hafi ve celiden perhizdir.Bu en aşağı mertebesidir.
İkincisi cümle haramlardan ve şehevatı nefsaniyyeden perhizdir.Bu da vasat(orta) bir mertebedir..
Üçüncüsü Allah Teala'nın gayrine iltifat ve nazardan kalbin perhizidir.Bu en üst bir mertebedir.Bu üç mertebeyi cem edenlerden cin ve ins yani görünen ve görünmeyen mahlukat korkar.
1 Ocak 2019 Salı
MÜLK NÖBETLEDİR
Bu gün nöbet kendisine gelmiş olanlar sevinmesin.(Lİ KEYLA TE'SEV ALAMA FATEKÜM,VELA TEFRAHU BİMA ATAKÜM"Fevt olan şeye meyuz olmayınız,ve gelen şeye de ferahlanmayınız".Mülkün gelmesinde ve gitmesinde insanın sun'u yoktur.Bu kadar kayıt altında "hürlük" iddia edenler ahmaklardır.
Bu kuraldan Peygamberler ve Veliler istisnadır.onların mülkü nevbetle gelip gitme kaidesinin haricindedir.Onların manevi saltanatı bu alemlerin üstündedir.
Nevbetten ari olanlar , baki padişahlardır;daima ruhların sakileridir.Eğer bir iki gün nefsini bu yeme içme gibi nefsin hazlarını terki başarırsan ruhunun ağzını ebedi şarapla ıslatırlar.(VE SEGAHÜM ŞARABAN TAHURA)"Onların Rabbı onlara şarabı tahur içirir"(İnsan 76/21
Ehli aşkın ve hakikatın gazellerinde bahis buyurdukları şarab, işte bu şaraptır,ehli inkarın düşündükleri gibi sarhoşların içtikleri kokmuş üzüm suyu değildir ve onların sekirleri sekr-i manevidir.
Bu kuraldan Peygamberler ve Veliler istisnadır.onların mülkü nevbetle gelip gitme kaidesinin haricindedir.Onların manevi saltanatı bu alemlerin üstündedir.
Nevbetten ari olanlar , baki padişahlardır;daima ruhların sakileridir.Eğer bir iki gün nefsini bu yeme içme gibi nefsin hazlarını terki başarırsan ruhunun ağzını ebedi şarapla ıslatırlar.(VE SEGAHÜM ŞARABAN TAHURA)"Onların Rabbı onlara şarabı tahur içirir"(İnsan 76/21
Ehli aşkın ve hakikatın gazellerinde bahis buyurdukları şarab, işte bu şaraptır,ehli inkarın düşündükleri gibi sarhoşların içtikleri kokmuş üzüm suyu değildir ve onların sekirleri sekr-i manevidir.
BAŞARI ANCAK ALLAH'TAN DIR
Başari nedir?Ölçüsü nedir?
Zengin olmak mı? Siyasi iktidar sahibi olmak mlı?Yahut muktedirlerle birlikte mevkı sahibi olmak mı? Yahut kişinin evlatlarının dünyevi bir makam, meslek sahibi olması mı? Bu kriterler çoğaltılabilir.ancak, tamamının ortak yanı Dünyevidir.Hakikatı bulamayan küçük oyun çocuklarının,kucaklarındaki kiremit parçalarından evler saraşylar inşaasıdır.O kiremit parçalarını elinden alsan üzülüp ağlarlar.
Hak Tealabir kimsenin kalbine Alim ismi şerifi ile tecelli ederse, efal ve harekatı ilim dairesinde olur; ve aza ve cevarihi ilim ile müteharrik olduğu cihetle , cahilenae hareketler eden kavilleri(güçlüleri) mağlub eder.Hakk'ın verdiği firaset ve hikmet bir ihsandır.Keza zahirde güçlü olanın gücünü tesirsiz kılmanın tedbiri de yine Hakk'dan gelir.Alemde gerçekleşen tüm faziletler ve bu faziletin rezalete tedbidili hep bir hikmete müstenit olarak Hakk canibinden vaki olur.
Hakk Teala devir ve nöbet ile bunu zan ehline ,müşahede ehline gösterir.
İnsanlar bu galibiyet ve mağlubiyeti sebeblerden ve tesadüften bilir.Çünkü onlar Hakk'ın kudretinde şüphe ve zan içindedirler ve fevkalade bir hale "tesadüf" derler.Velakin müşahede ehli ve hakikat gözü,batın gözü açık olanlar bu husustaki müessiratı Hak'dan görüp , alemde zevk ederler..
Allah Teala (VE TİLKEL EYYAMÜ NÜDAVİLÜHE BEYNEN NAS)"Bu eyyamı dünyeviyyede olan ferah ve gamı devretiririz"(Ali imran 3/140). buyurmuştur.Bugün zengin olan yarın fakirleşir,bu gün yoksul olan yarın zenginleşir.Saat kadranının 12 rakamında bulunanların akibeti aşağıya doğru inmek olurken ,kadranın altı rakamında olanlar ise yükselme trendine girerler.Bu nedenle denir ki bir servetin zekat ve sadakasını versen bile azami ömrü 100 ila 120 sene arasındadır.
Zengin olmak mı? Siyasi iktidar sahibi olmak mlı?Yahut muktedirlerle birlikte mevkı sahibi olmak mı? Yahut kişinin evlatlarının dünyevi bir makam, meslek sahibi olması mı? Bu kriterler çoğaltılabilir.ancak, tamamının ortak yanı Dünyevidir.Hakikatı bulamayan küçük oyun çocuklarının,kucaklarındaki kiremit parçalarından evler saraşylar inşaasıdır.O kiremit parçalarını elinden alsan üzülüp ağlarlar.
Hak Tealabir kimsenin kalbine Alim ismi şerifi ile tecelli ederse, efal ve harekatı ilim dairesinde olur; ve aza ve cevarihi ilim ile müteharrik olduğu cihetle , cahilenae hareketler eden kavilleri(güçlüleri) mağlub eder.Hakk'ın verdiği firaset ve hikmet bir ihsandır.Keza zahirde güçlü olanın gücünü tesirsiz kılmanın tedbiri de yine Hakk'dan gelir.Alemde gerçekleşen tüm faziletler ve bu faziletin rezalete tedbidili hep bir hikmete müstenit olarak Hakk canibinden vaki olur.
Hakk Teala devir ve nöbet ile bunu zan ehline ,müşahede ehline gösterir.
İnsanlar bu galibiyet ve mağlubiyeti sebeblerden ve tesadüften bilir.Çünkü onlar Hakk'ın kudretinde şüphe ve zan içindedirler ve fevkalade bir hale "tesadüf" derler.Velakin müşahede ehli ve hakikat gözü,batın gözü açık olanlar bu husustaki müessiratı Hak'dan görüp , alemde zevk ederler..
Allah Teala (VE TİLKEL EYYAMÜ NÜDAVİLÜHE BEYNEN NAS)"Bu eyyamı dünyeviyyede olan ferah ve gamı devretiririz"(Ali imran 3/140). buyurmuştur.Bugün zengin olan yarın fakirleşir,bu gün yoksul olan yarın zenginleşir.Saat kadranının 12 rakamında bulunanların akibeti aşağıya doğru inmek olurken ,kadranın altı rakamında olanlar ise yükselme trendine girerler.Bu nedenle denir ki bir servetin zekat ve sadakasını versen bile azami ömrü 100 ila 120 sene arasındadır.
31 Aralık 2018 Pazartesi
FAHREDDİN-İ RAZİ
Fahreddin-i Razi hazretleri tefsir sahibi bir alim olup bahis ve cidalin imamıdır.Gazne sultanı Muhammed Harzemşah'ın hocasıdır.Mevlana Efendimizin babası Sultanül Ulema hazretlerini çekemediği için ,Sultanül Ulema Belh'i terk etmiştir.
Fahreddin-i Razi,Necmeddin-i Kübra hazretlerinin bulunduğu şehre gelmişti.Herkes ziyaret ettiği halde Hazreti Necmeddin ziyarete gitmedi.Necmeddin-i Kübra hazretlerine, Fapri Razi'yi ziyaretin münasip olduğunu söylerler.Hz.Necmeddin,Fahri Razi'nin kim olduğunu sorar.Bu öyle bir zattır ki Cenabı Hakk'ın vahdaniyyetini bir bir delil ile ispat etmiştir derler.Hz.Necmeddin ;demekki vahdaniyyeti Hak'da bin bir şüphesi varmış der.
Fahri Razi bunu işitince ,kendisi Hz.Necmeddin'in ziyaretine gider.Hz.Necmeddin'in ilim ve irfanı karşısında kendi bilgilerini küçük gören Fahri Razi,hazretin tarikatına intisap etmek ister.Hz.Necmeddin uygun görür ve onu halvete sokar.Halvete giren Fahri RNazi, sinesinde şiddetli bir sıkıntı duyar ve hazrete anlatır.Evet o sıkıntı sadrındaki resmi ilimlerin verdiği bir sıkıntıdır onların hapsini kusmak gerekir buyururlar.Bu söz Fahri rAZİYE AĞIR GELİR VE HALVETİ TERK EDER.
Fahreddin-i Razi,Necmeddin-i Kübra hazretlerinin bulunduğu şehre gelmişti.Herkes ziyaret ettiği halde Hazreti Necmeddin ziyarete gitmedi.Necmeddin-i Kübra hazretlerine, Fapri Razi'yi ziyaretin münasip olduğunu söylerler.Hz.Necmeddin,Fahri Razi'nin kim olduğunu sorar.Bu öyle bir zattır ki Cenabı Hakk'ın vahdaniyyetini bir bir delil ile ispat etmiştir derler.Hz.Necmeddin ;demekki vahdaniyyeti Hak'da bin bir şüphesi varmış der.
Fahri Razi bunu işitince ,kendisi Hz.Necmeddin'in ziyaretine gider.Hz.Necmeddin'in ilim ve irfanı karşısında kendi bilgilerini küçük gören Fahri Razi,hazretin tarikatına intisap etmek ister.Hz.Necmeddin uygun görür ve onu halvete sokar.Halvete giren Fahri RNazi, sinesinde şiddetli bir sıkıntı duyar ve hazrete anlatır.Evet o sıkıntı sadrındaki resmi ilimlerin verdiği bir sıkıntıdır onların hapsini kusmak gerekir buyururlar.Bu söz Fahri rAZİYE AĞIR GELİR VE HALVETİ TERK EDER.
SIFATI CİSMANİYETTEN KURTULABİLMEK
Sıfatı cismaniyyenin hayvaniyyetinden kurtulabilmek ancak Hakk'ın yardımı ile mümkündür."SEBAGAT RAHMETİ ALA ĞADABİ"(Benim rahmetim , gazabımı geçmiştir" gereği Hakk'ın Cemali ,Celalini kaplamıştır.Müminlik alemine lütfen ve inayeten Cemali ile tecelli buyurmuştur.Ruhumuzun ilahi rahmetle nefsin sıfatlarının zulüm ve tahakkümünden kurtulabileceği, bunun içinde tazarru ve niyazla Hakk'dan bunu talep etmemiz gerekmektedir.Hakk'ın yardımı olmaksızın nefse galebe hayaldir.Harut,Marut kıssası,Hz.Yusuf kıssası boşa anlatılmamıştır.
30 Aralık 2018 Pazar
İKTİDARIN ZENGİN ETTİKLERİ
Şüphesiz haksız şekilde elde edilen kazanç mutlaka bir güce dayanmaktadır.Bu şekilde biriktirilmiş mal güneş görmüş buz gibi erir.Hele bu mal Kamu ihalesinden elde edilmiş ise ,Hak teala,sonunda o ihaleyi verenleri o müteahide musallat eder ve kazandıklarını bitirir.Tarih hep bu şekilde tecelli etmiştir.Kazandığını düşünen gerçekte boçağı kendi canına vurmuştur.Ama bu akibeti yaşamak için bir devir geçmesi gerekir.O da Hakteala'nın HİLM,MÜTEAHHİR isimlerinin gereklerinden dir.Ama mutlaka ADL ismi şerifi tecelli eder.
ADL İSMİNİN DERECELERİ VARDIR
Hak Teala'nın adl ismi şerifinin muktezası, çok fenaya çok fena mukabele buyurmaktır.Nitekim ayeti kerime (VE CEZA ÜN SEYYİETİN MİSLÜHE)"ve fenalığın cezası, onun misli fenalıktır(Şura 42/40)
Pek zalim olanların cezası da şiddetlidir.Mansıptan dolayı(verilmiş bir makam ve iktidar),sana verdiği kuvvet sebebiyle halka zulm ettiğin vakit , kendin için kuyu kazmış olursun.İpek böceği kendi etrafuına ağlarını örerek kendisini içine hapsetmiş olur.KÜLL NEFSİN BİMA KESEBET REHİNETÜN"hER BİR NEFİS , KAZANDIĞI ŞEY SEBEBİYLE REHİNEDİR(Müddessir 74/38)
Sen zayıf olanları hısımsız bilme.Kur'an da İZACA E NASRULLAHİ suresini oku derim.Zahiren kudret sahibi olan Kureyş ekabiri zahirde yetim olan efendimizi hısımsız ve yardımcısız bildiler ve her türlü zulmü reva gördüler Cenabı Allah onun yardımcısı olduğu giilen zahir oldu ve Hakk7ın yardımı ile Kureyşe galip geldi ve insanlar fevc fevc dini Hakk'a koştular.
Eğer sen Fil gibi cüsseli olup hasımların senden korktu ise işte sana TAYRAN EBABİL ayeti.Necaşi'nin Yemen valisi EBREHE nin filleri,orduları ebabil kuşlarının attığı küçük taşlardan helak oldular.Eğer bir zayıf yeryüzünde eman isterse , gökyüzünün askerine gulgule düşer.Dişin ile birisini ısırırsan Hak Teala sana diş ağrısı verir.
Ey insan .Sana bir diğerinden zulum geldiğini görürsen o zulüm senin başkalarına yaptığın zulmün aksidir.Başkalarındaki zalimlik huyu senin huyundur.
Pek zalim olanların cezası da şiddetlidir.Mansıptan dolayı(verilmiş bir makam ve iktidar),sana verdiği kuvvet sebebiyle halka zulm ettiğin vakit , kendin için kuyu kazmış olursun.İpek böceği kendi etrafuına ağlarını örerek kendisini içine hapsetmiş olur.KÜLL NEFSİN BİMA KESEBET REHİNETÜN"hER BİR NEFİS , KAZANDIĞI ŞEY SEBEBİYLE REHİNEDİR(Müddessir 74/38)
Sen zayıf olanları hısımsız bilme.Kur'an da İZACA E NASRULLAHİ suresini oku derim.Zahiren kudret sahibi olan Kureyş ekabiri zahirde yetim olan efendimizi hısımsız ve yardımcısız bildiler ve her türlü zulmü reva gördüler Cenabı Allah onun yardımcısı olduğu giilen zahir oldu ve Hakk7ın yardımı ile Kureyşe galip geldi ve insanlar fevc fevc dini Hakk'a koştular.
Eğer sen Fil gibi cüsseli olup hasımların senden korktu ise işte sana TAYRAN EBABİL ayeti.Necaşi'nin Yemen valisi EBREHE nin filleri,orduları ebabil kuşlarının attığı küçük taşlardan helak oldular.Eğer bir zayıf yeryüzünde eman isterse , gökyüzünün askerine gulgule düşer.Dişin ile birisini ısırırsan Hak Teala sana diş ağrısı verir.
Ey insan .Sana bir diğerinden zulum geldiğini görürsen o zulüm senin başkalarına yaptığın zulmün aksidir.Başkalarındaki zalimlik huyu senin huyundur.
İNSANI KAMİL Bİ-RENKTİR(RENKSİZDİR)
Malum olsun ki insan-ı kamil, bi-renktir.ashab-ı nefisten birisi onun huzuruna gittiği vakit , o kamili kendi renginde görür.Bu görüşü ancak su gibi saf ve berrak olan insanı kamildeki kendiaksidir.Binanaleyh bir kimse insanı kamilde bir kusur görürse , bilsin ki o kendi ahlak ve kusurunun aksidir.Bu nedenleinsanı kamil'e olan itiraz, ancak kendisine itiraz olur; ve onunla münazaa ve husumet , kendi aksi ile münazaa ve husumettir.
Hz.Mısri bu manaya binaen buyurur:
Halk içre bir ayineyim her kim bakar bir an görür
Her ne görür kendi yüzün, ger yahşi ger yaman görür
Hz.Mısri bu manaya binaen buyurur:
Halk içre bir ayineyim her kim bakar bir an görür
Her ne görür kendi yüzün, ger yahşi ger yaman görür
ODA TV NİN RAHATSIZLIKLARI
Günlük haber portalını izlerseniz mutlaka üç haberinden birisi İmam,Müftü,Tarikat,Şeyh,Mehdi unsurlarıya İslam ve tasavvuf düşüncesini yaralamaktır.Ancak bilmezler ki "Allah nurunu tamamlıyacaktır".Bu memlekete ve dünyaya hakikatlar hakim olacaktır.O zaman Hak,Hukuk,Adalet ve Eşitlik yaşanacaktır.
NEFSİ EMMARE İNSANI KAMİLİN ZIDDIDIR
İnsanı kamilin halvetgahı(dergahları) halkın kesafatı tabiiyye ve hayvaniyyesinin tesiratı zulmaniyyesinden emin va mahfuzdur.bu nedenle dergaha gelen insanlar ruhan ve bedenen rahatladıklarını müşahede ederler.İnsanı Kamil ile olan sohbetten sonra vücudlarının hafiflediklerini söylerler."Kuş gibi oldum" derler.Nefsi emmare zevklerini tatmin düşüncesinin getirdiği "yük" mahiyetindeki düşünceler ve bunlarla beraber gelen endişeler gittikten sonra vücud hafiflemiştir.Dışarya çıkıldığında ve o merkezlerden uzaklaşıldığında nefsi emmare güçleri tekrar çöker.Bu nerenle Hak Teala "KUNU MA ASSADIKIYN)"Salihlerle beraber olunuz!" emri hitabında bulunmuştur.Bu aslında "Farz"dır.
ARAMAK,BULMAK VE BIKMAK HALİ
İnsanlar hayata ayak bastıklarından itibaren , kendilerini avutacak bir zevk ararlar ve o zevkleri elde ettikleri vakit , ondan bıkarlar ve yenisini ararlar; ve buldukları halde , ondan da bıkarlar.Bu aramak bulmak ve bıkmak hali hep, kendi aslını aramaktan münbaistir, fakat kemali gafletten, aradıkları şeyin ne olduğunu ve ızdırabının ne ile sakin olacağını bilemezler.Ne zaman ki aslına ulaşırlar o zaman Eskimeyen Yeni'nin zevkinden bıkmak olmaz imiş.Çünkü bıkmak tekrardan husule gelir."O, her an ayrı bir şen(iş'te) de olanda tekrar bulunmadığından bıkmak da olmaz.
AY'IN TAKDİR EDİLEN MENZİLLERİ
Yasin suresi 36/39 ayeti:"VEL GAMERE GADDERNAHÜ MENAZİLE HATTA A'DEKEL URCUNİL GADİM"Ve kamerin seyrine de menziller takdir ve tayin ettik ki, nihayet eskimiş yay şeklindeki hurma dalı gibi olarak avdet eder".
"Dıkk" vücudu pek ziyade zayıflatan bir hastalığın adıdır.Yıldızlardan daha parlak ve cemale malik olan gökyüzündeki ay, arz tarafından menzillerden devr etmek suretiyle dıkk hastalığına tutulmuş gibi incele incele kaybolur.İnsan ömrü yahut eşyaya arız olan ömürde böyledir.Parlak cemal sahibi bir hale ulaşır ve sonra zaman geçtikçe bu letafet ve teravet koybolur .50 yıl öncesinin ihtişamlı binasına bu gün hiç kimse dönüp bakmaz.Çünmü o eskimiştir.Yeni malzemeden inşaatlar yapılmıştır.Hakk'dan başka her şeyin sureti yok olacağı için güzellik,ihtişam o eşyaya verilen geçici emanettir.zaman ve devir onu götürür.Yahut kahrı ilahi olan zelzele bir anda yok eder.
"Dıkk" vücudu pek ziyade zayıflatan bir hastalığın adıdır.Yıldızlardan daha parlak ve cemale malik olan gökyüzündeki ay, arz tarafından menzillerden devr etmek suretiyle dıkk hastalığına tutulmuş gibi incele incele kaybolur.İnsan ömrü yahut eşyaya arız olan ömürde böyledir.Parlak cemal sahibi bir hale ulaşır ve sonra zaman geçtikçe bu letafet ve teravet koybolur .50 yıl öncesinin ihtişamlı binasına bu gün hiç kimse dönüp bakmaz.Çünmü o eskimiştir.Yeni malzemeden inşaatlar yapılmıştır.Hakk'dan başka her şeyin sureti yok olacağı için güzellik,ihtişam o eşyaya verilen geçici emanettir.zaman ve devir onu götürür.Yahut kahrı ilahi olan zelzele bir anda yok eder.
İNSANIN İÇ HALİNİ,SİMASINDAN TANIMAK
Rahlan suresi 55/41 ayeti:"YU'REFUL MÜCRÜMUNE Bİ SİMAHÜM "(mücrimler simalarından tanınır) buyurulur.İnsanın ahvali batınesini simasından tanımak usulüne "firaseti hikemiyye denir.Firaseti hikemiyyenin tafsilini İbni Arabi hazretleri Ed tedbiratül ilahiyye ve islahi Memleketil insaniyye isimli eserinde beyan etmiştir.
Cenabı Hak tüm yarattıklarına ses bahşetmiş olup bu sesten o varlığı mevcudiyetini anlarız.Eşeğin sesi ile eşiğin(kapının) sesi aynı değildir.
Keza kişinin konuşmasından aklının ölçüsünü tespit mümkündür.Konuşmasından tekamülü hususunda da pay çıkartmak mümkün olur.Kırmızı yüzün hali nimet içinde olup gönlünün şükürle dolu olduğunu gösterir, sarı yüzün hali ızdırap ve üzüntü içinde olup ızdırap ve üzüntü olan yerde sabır yahut küfür bulunduğu anlaşılır.
Ölüm hali , korkusu elin ve ayağın harekatını keser, yüzün rengini ve vücudun kuvvetini ve simanın hüsn ü anını izale eder(yok eder).
Cenabı Hak tüm yarattıklarına ses bahşetmiş olup bu sesten o varlığı mevcudiyetini anlarız.Eşeğin sesi ile eşiğin(kapının) sesi aynı değildir.
Keza kişinin konuşmasından aklının ölçüsünü tespit mümkündür.Konuşmasından tekamülü hususunda da pay çıkartmak mümkün olur.Kırmızı yüzün hali nimet içinde olup gönlünün şükürle dolu olduğunu gösterir, sarı yüzün hali ızdırap ve üzüntü içinde olup ızdırap ve üzüntü olan yerde sabır yahut küfür bulunduğu anlaşılır.
Ölüm hali , korkusu elin ve ayağın harekatını keser, yüzün rengini ve vücudun kuvvetini ve simanın hüsn ü anını izale eder(yok eder).
29 Aralık 2018 Cumartesi
KUTSALLARA HAKARETE DEVLET HEMEN EL KOYMALI
Halkımızı sokağa dökmek ve fitne ve anarşi çıkartmak için karanlık odaklar,kutsallarımıza (Allah,Peygamber,Dini değerler)'e hakaret etmektedirler.Bu hakaretlere karşı mevcut yasalar yetersiz.Cumhurbaşkanına hakaret etsen hemen işlem başlatıp tutuklama mevcut.Allah ve Peygamber7e hakarette aynı hassasiyet yok.Niçin?İnançlı insanımız sokağa dökülmek isteniyor.Hakaret eden şahsa karşı fiili bir saldırı yapılsın da yeni bir malzeme ile müslümanlara hakaret edilmek isteniyor ve bu da insanımız arasındaki çatlağı büyütecek.Devlet basiret gösterip Kutsal değerlere hakareti de Cumhurbaşkanına hakaret suçu içine almalı ve bu suçu kataloğ suçlardan saymalıdır.
İNSAN İLE ŞEYTAN ARASINDAKİ MÜNASEBET
Bir bağa hırsızlık için giren kişi,bahçıvan ayağına batan dikeni çıkartmak ile meşgul iken alel acele eşyasını çalar.Adem ile şeytan arasındaki münasebet de buna benzer.Şeytan insanın fikrine bir vesvese dikeni batırır;onunlaa meşgul olduğu sırada meta-ı taatını çalar veneuzü billah en kıymetli metaı olan imanını çalar.İnsan bu dalgınlıktan kurtulup kendisine geldiği vakit , hırsız olan şeytanın kendisinden kıymetli bir meta olan inkiyad ve teslimiyeti çalmış olduğunu görür."RABBENA İNNA ZALEMNA ENFÜSENA"der(Ya Rab nefislerimize zulmettik)(Araf 7/23).Bu karanlık içinde yolunu kaybetmiştir.
"İlahi biz nuraniyet aleminde mahfuz iken , kazayı ilahin, üzerimize zulmet ve karanlık getirdi ve nefsimizi şecere-i taayyüne takrib etmekle zulmettik.Ve eğer sen bizim nefsi zulmanimizi nurunla örtmezve merhametini bizden diriğ edersen, biz elbette hüsran-ı bud içinde kalanlardan oluruz".
"İlahi biz nuraniyet aleminde mahfuz iken , kazayı ilahin, üzerimize zulmet ve karanlık getirdi ve nefsimizi şecere-i taayyüne takrib etmekle zulmettik.Ve eğer sen bizim nefsi zulmanimizi nurunla örtmezve merhametini bizden diriğ edersen, biz elbette hüsran-ı bud içinde kalanlardan oluruz".
ŞEYTAN VE FİRAVUN AYNI DAVRANIŞI GÖSTERİR
HzAdem'e secde etmeyen İblis ile Hz.Musa'nın davetini kabul etmeyerek ona savaş açan Firavun aynı davranışı göstermiştir.Hz.Musa'nın zahirini gözlemleyen Firavun demiştir ki:"Bu hakir ve bi-miktar ve lisanında tutukluluk olmakla fasihul lisan olmayan kimseden ben hayırlı değilmiyim?"(Zuhruf 43/52).Zahiri zayıflık hiçbir vakitte batın kuvvetine mani olmadığı,bilakis batın kuvvetinin ,zahirdeki kuvvete hakim olduğu bilahere tüm firavun askerlerinin suda boğulmaları ile görülmüştür.Sivrisinek yarım kanadı ile Nemrud'un beynini kemirerek helakına neden olmuştur.Nemrud,saltanatının kuvvetini görüp "ben gökilahı ile muharebe edebilirim" diye askerlerini toplayarak sahaya çıktığında Hak teala onlara sivrisinek ordusunu musallat etmiştir,Sinekrlerin define güç yetiremeyen asker perişan şekilde dağılmış ve yarım kanatlı bir sivrisinek Nemrud'un burnundan beynine ilerleyerek beynini kemirdiği tarihen sabit olmuştur.
KAHIR ŞARABINDAN SARHOŞ OLMAK
Kahır şarabından sarhoş olmanın manası nedir bilir misin?Kişinin kendi acizliğini ve hiçliğini görememesidir.adi taşı mücevher olarak görür.Kendinibeğenen enaniyet sahiplerinin halidir.Sarhoşluk halinde hisler iptal olmaktadır.Bu nedenle Cenab-ı Peygamber (sav)'in duası (ALLAHÜMME ERİNEL HAKKA HAKKAN VERZUKNA İTTİBAEN,,VE ERİNEL BATILE BATILEN VERZUKNA İÇTİNABEN)"Ey benim Allahım! bize hakkı hak olarak göster ve ona tabi olmakla bizi rızıklandır.Ey benim Allah'ım! bize batılı batıl olarak göster ve ondan sakınmayı bize nasib eyle.Ey benim Allahım! bize eşyayı bulunduğu hal üzere göster!"
AVAMDA VE KAMİLDE HEVAYI NEFSANİ
Hevayı nefsani ,nefsi emmarede olanları suyun saman çöpünü sağa ,sola sürüklemesi gibi sürükler nihayet onları helak kuyusuna atar.Nefsi emmarenin hilelerine vakıf olan kamil akıllılar, dağ gibi yerlerinde sabit durur.Onlara varid olan hevayı nefsani üzerlerinden akıp gider.
28 Aralık 2018 Cuma
NÜBÜVVETİN CÜZLERİ
BİRİNCİSİ Hak Sözdür Hakkı söylemek ,doğru olmak o zatın karakter ve tabiatıdır.Dosttan,ahbabdan,çoluk-çocuk vatandan kopma pahasına da olsa doğruyu söylemektir
İKİNCİSİ Sabır'dır zatta bir nurdur elem ve musibetin hissedilmesini önler
ÜÇÜNCÜ cüz'ü,RAHMETTİR. Zatta mevcut olan bu nur,Bütün yaratıklara karşı merhametli olma kapısını açar."Andolsun ki içinizde size, sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen, size çok düşkün, müminlere çok şefkatli ve merhametli bir peygamber gelmiştir."(Tevbe 129).
Nübüvvetin BEŞİNCİ cüzü;tam bir korku üzere bulunmaktırZahir ,batından safa ve devam yardımı görür.Batın da zahirden ziyadelik ve feyezan yardımı görür.İşte tam korku budur.Korku batındadır.
Nübüvvetin ALTINCI cüzü BATILA BUĞZETMEKTİR.
Nübüvvetin YEDİNCİ cüzü ;affetmektirBu nurun karakteri ve tabiatı , kendisine zarar verene yarar sağlamaktır.Sürekli olarak zarara karşı yararla karşılık verir.Kendisinden kopana yaklaşır, zulmedeni bağışlar, kötülük edene iyilikte bulunur.
İKİNCİSİ Sabır'dır zatta bir nurdur elem ve musibetin hissedilmesini önler
ÜÇÜNCÜ cüz'ü,RAHMETTİR. Zatta mevcut olan bu nur,Bütün yaratıklara karşı merhametli olma kapısını açar."Andolsun ki içinizde size, sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen, size çok düşkün, müminlere çok şefkatli ve merhametli bir peygamber gelmiştir."(Tevbe 129).
Nübüvvetin BEŞİNCİ cüzü;tam bir korku üzere bulunmaktırZahir ,batından safa ve devam yardımı görür.Batın da zahirden ziyadelik ve feyezan yardımı görür.İşte tam korku budur.Korku batındadır.
Nübüvvetin ALTINCI cüzü BATILA BUĞZETMEKTİR.
Nübüvvetin YEDİNCİ cüzü ;affetmektirBu nurun karakteri ve tabiatı , kendisine zarar verene yarar sağlamaktır.Sürekli olarak zarara karşı yararla karşılık verir.Kendisinden kopana yaklaşır, zulmedeni bağışlar, kötülük edene iyilikte bulunur.
MADDE VE MANA PADİŞAHLARI
Madde padişahlarının kendi namlarına okuttukları hutbeler ve riyasetleri ve serverlikleri, kendi hayatları ile kaimdir.Ölünce yahut nöbeti bitince unutulur.Evliyaullahın hali böyledeğildir.Biri giderse , yerine gelen onun namını ve riyasetinide beraber getirir."La nüferrigu beyne ahadin mir resulihi"(Allah'ın peygamberlerinden hiçbirini ayırmayız)(Bakara 285)emrinde açıktır.Bir kimse giden peygamberi tanımazsa , geleni de inkar etmiş olur;vekeza geleni tanımasa, gideni de inkar etmiş olurPadişah böyle değildir, gelenin devri saltanatında artık gidenin zikri olmaz.Padişahın debdebesi nefsin hevasındandır.Gİurur veriyasetlerini tatmin için insanları öldürürlerEvliyanın haşmet veriyaseti Hak Tealadandır.onların riyaseti Hakk'ın emir ve yasaklarını tebliğ maksadıyladır.Paraların üzerindeki eski padişahın ismini silip yenisini yazarlar.Amma nam-ı Ahmed 'i kıyamete kadar günde beş vakit müezzinler minarelerden ilan eder.Nam-ı Ahmed,enbiyanın cümlesinin namıdır.
KUMARIN DEVLET ELİYLE İCRASI
Kumar olarak tarif edilen şans oyunlarının hepsi(Piyango,spor toto ve loto,iddia v.s) hadisesi devlet eliyle düzenlenir.ve bugün tüm dünyada devlet eliyle idare edilir.Kumar bir tutkudur.Nefsin,emek vermeden, üretmeden dünyalık elde etme hazzının tatmin yeridir.İnsanlığı,aileyi tahrip eden en büyük pisliktir.Kişi tarafından tertip edilmesi kanunen suç sayılırken ,devlet eliyle icrası serbesttir.İçinde bulunduğumuz bu hafta ses cılızda olsa bunun haramlığı camilerde dile getirildi.Cami cemaaatına "Piyango bileti almayın,haramdır" diyebilenler,bu haramın devlet eliyle işlenmesinin yanlış olduğunu nedense ifadeedemediler.Çünkü buyle bir şeyin umuma açık cami kürsülerinden ifadesi "cıss.."Genelev patroniçesi "kutsal fahişe" Manukyan'a vergi rekortmenliğinden dolayı plaket verilirken hiçkimsenin sesi çıkmamıştı.Milli Piyango idaresince inşa edildiği levhaları bir cami inşaatının yahut İmam Hatip okulunun inşaatının önüne koyulmakla da bu haram meşrulaştırılamaz.İktidara oy vermemiz,iktidar eliyle işlenen günahları tasvip etmemiz anlamına gelmesin.
"Kutsal Fahişe" kavramının tahrif edilmişhırıstiyanlıkta mevcut olduğu söylenir.Şöyleki hayatı fahişelikle geçmiş birisi Kiliseye tüm malvarlığını terk ederek günah çıkartıp artık hayatını bundan sonra kilisede hizmet ve ibadetle geçireceğini belirterek yeni bir hayatı tercih etmesi durumunda bu kişiye "kutsal fahişe"denir.
"Kutsal Fahişe" kavramının tahrif edilmişhırıstiyanlıkta mevcut olduğu söylenir.Şöyleki hayatı fahişelikle geçmiş birisi Kiliseye tüm malvarlığını terk ederek günah çıkartıp artık hayatını bundan sonra kilisede hizmet ve ibadetle geçireceğini belirterek yeni bir hayatı tercih etmesi durumunda bu kişiye "kutsal fahişe"denir.
ŞARAPSIZ SARHOŞ OLMAK
Kişinin kendini beğenerek,Cehab-ı Hakk7ın kendisine vermiş olduğu bir kabiliyete,bahçettiği vücud nimetindeki güzelliği seyrederken, yahut halkın nazarındaki kabulünü görerek(örneğin internet ortamındaki takipçilerinin sayısı nedeniyle) övünenler,şarapsız sarhoş olanlardır.İlmi zahir sahibi,aşkı ilahiden değil kendi varlık enaniyetinden sorhoş oymuş zerri ilmini ve vücudunu koskoca bir güneş gibi görmüştür.
Evliyaullahın ahvalini kitaplardan okuyarak , kendi varlığını ve enaniyetini onların üzerinde gören ve bu vaktin anka kuşuyum diyenlerde aynıdır.
Evliyaullahın ahvalini kitaplardan okuyarak , kendi varlığını ve enaniyetini onların üzerinde gören ve bu vaktin anka kuşuyum diyenlerde aynıdır.
27 Aralık 2018 Perşembe
KORKU NİÇİN YARATILMIŞTIR?
Hak Teala her bir mahlukun hususi varlığına karşı , bir korku sebebi vaz etmiştir.; bu da onların varlıklarındaki aczi sabit olmak içindir.İnsanın manevi kuvveti diğer tüm mahlukatın hepsinin fevkinde(üstünde) olduğundan görünen ve görünmeyen mahlukatın hepsi ondan korkar.Ve insan cismaniyeti cihetinden hepsinden korkar; fakat ruhaniyeti cihetinden gayet cesurdur.İnsi ve cinni teshir eder.
Allah Teala'nın görünmeyen mahlukatları vardır.Örneğin PERİ VE İFRİT cin taifesinin birer cinsidir.Bu taifenin suretleri latif olanlarına "peri", "habis"(kötü) olanlarına "İfrit " denir.ve Cinnin vücudu şeran,feşfen sabittir.Kur'an da anılmıştır.Latif taife içindekilerin güzelleri Melaike ve cinnin mümin taifesidir.Çirkin olan taife ise çirkin olan iblis avanesidir.Arabda "cin" maddesi setr manasındadır ve görünmeyen görünmeyen mahlukatın cümlesine "cin" ıtlakı caizdir.
Görünmeyen varlıkların kalbi beşere tesirleri pek çoktur.Melaike tarafından kalbe ilham ve şeyatin tarafından da vesvese vaki olur.Melaik tarafından kalbe ilham olunanlar ilahi kurallara ve ahlaka muvafık manalar ilham olunur.Şeyatin tarafından şer'a muhalif ve nefsin hazlarına muvafık ve ahlaka zararlı şeyler ilka olunur.
Nitekim hadisi şerifte buyurulmuştur:"Adem oğlunu muhakkak şeytanın ilkası ve meleğin ilkası vardır.İlkani şeytani şerre ve doğruyu yalanlamaya davet eder.Meleğin ilkası hayra ve doğruyu tasdike davet eder.Kim ki bunu bulursa Allah'a hamdetsin, kim ki diğerini bulursa ,şeytandan Allah'a sığınsın"
Su içerisindeki diken dışarıdan gözükmez.Su içine girdiğin vakit ayağına batmak suretiyle o diken sana zarar verir.
Görünmeyen bu ilham verici varlıklar ile vesvese verici varlıklar aşikar olarak görünürler.O zaman anlarsın ki kimin sözünü tutmuşsun,kimin sözünü reddetmişsin aşikar olur.
Allah Teala'nın görünmeyen mahlukatları vardır.Örneğin PERİ VE İFRİT cin taifesinin birer cinsidir.Bu taifenin suretleri latif olanlarına "peri", "habis"(kötü) olanlarına "İfrit " denir.ve Cinnin vücudu şeran,feşfen sabittir.Kur'an da anılmıştır.Latif taife içindekilerin güzelleri Melaike ve cinnin mümin taifesidir.Çirkin olan taife ise çirkin olan iblis avanesidir.Arabda "cin" maddesi setr manasındadır ve görünmeyen görünmeyen mahlukatın cümlesine "cin" ıtlakı caizdir.
Görünmeyen varlıkların kalbi beşere tesirleri pek çoktur.Melaike tarafından kalbe ilham ve şeyatin tarafından da vesvese vaki olur.Melaik tarafından kalbe ilham olunanlar ilahi kurallara ve ahlaka muvafık manalar ilham olunur.Şeyatin tarafından şer'a muhalif ve nefsin hazlarına muvafık ve ahlaka zararlı şeyler ilka olunur.
Nitekim hadisi şerifte buyurulmuştur:"Adem oğlunu muhakkak şeytanın ilkası ve meleğin ilkası vardır.İlkani şeytani şerre ve doğruyu yalanlamaya davet eder.Meleğin ilkası hayra ve doğruyu tasdike davet eder.Kim ki bunu bulursa Allah'a hamdetsin, kim ki diğerini bulursa ,şeytandan Allah'a sığınsın"
Su içerisindeki diken dışarıdan gözükmez.Su içine girdiğin vakit ayağına batmak suretiyle o diken sana zarar verir.
Görünmeyen bu ilham verici varlıklar ile vesvese verici varlıklar aşikar olarak görünürler.O zaman anlarsın ki kimin sözünü tutmuşsun,kimin sözünü reddetmişsin aşikar olur.
BAĞLILIK VE TESLİMİYET SÜTÜNÜ İÇMEK
Hakk'a iman ve teslimiyet'in yaşanan şekli,Peygambere iman ve teslimiyettir.Peygamber varisleri yoluyla da aynı sistem devam etmektedir.İblis "Ben" diyerek Hz.Adem'e secdeden kaçınınca ,Hz.Adem'de mevcut olan ilim sütünü içemedi.Çünkü Hak Teala ,Hz.Adem'e ilim öğretmişti.Hz.Adem'i , peygamberleri temsil eden insanı Kamil'e iman etmeyen,tabi olmayan kişi Hakk7ın ilmi ledün sütünden içemez ve mutlaka "Ben" lik kuyusuna düşer
AŞILMASI GÜÇ ENGEL:BEN DAHA İYİYİM DÜŞÜNCESİ
Cenab-ı Hakk'ın "Mudill" ismi şerifinin tecellisi olan İblis,Hz.Adem (a.s)'ın yaratılışından çok önceki zamanda yaratılmıştı.Enaniyet,benlik sıfatı aklını kıyas yapmayasevketti ve "Ben ondan daha hayırlıyım" bataklığına saplandı.
"Ben daha hayırlıyım"düşüncesinde ölçü nedir?Bir adam Hem davacı, hem davalı,hem Hakim hem şahit olabilir mi? olamaz."Hayr" hadisesi Cenab-ı Hakk'ın razılığıdır."Allah benhden razıdır"düşüncesi insanın kendi hükmü olursa baştan imtihanı kaybetmiştir.Takdir makamının hükmünü kişi kendi vermemelidir.Biz ilahi emirlerin suretlerine uymakla Hakk'ın bizden razı olduğunu iddia edemeyiz.Sözler,ameller,niyetler üçlemesinde nefis etkilidir.Harut ve Marut hikayesi,Rahip Bersisa hikayesi,Baur oğlu Bel'am hikayesi boşa anlatılmamıştır.En yakın ve en canlı haliyle Efendimiz SAV'e yapılanlar,ve Efendimiz (sav)'den sonraki siyasi hareketler ve bugünün ortadoğunun hali ,bu işlerin o kadar kolay olmadığını gösterir."Ben" in olduğu yer şeytan mülküdür.
"Ben" maneviyat sahasında da sinsidir.Nasıl ki zahirde siyasi bir mevkiide bulunan,yahut atanmışlara ait bir mevkii işgaleden kişi kendisine hürmet edilmesini bir hak olarak görürse ,maneviyat sahasındada ehliyeti kendinde gören kişilerde,diğer insanların kendisine tabi olmalarını arzu eder.Bu nedenle "zahir,batın aynıdır" denmiştir.
"Ben daha hayırlıyım"düşüncesinde ölçü nedir?Bir adam Hem davacı, hem davalı,hem Hakim hem şahit olabilir mi? olamaz."Hayr" hadisesi Cenab-ı Hakk'ın razılığıdır."Allah benhden razıdır"düşüncesi insanın kendi hükmü olursa baştan imtihanı kaybetmiştir.Takdir makamının hükmünü kişi kendi vermemelidir.Biz ilahi emirlerin suretlerine uymakla Hakk'ın bizden razı olduğunu iddia edemeyiz.Sözler,ameller,niyetler üçlemesinde nefis etkilidir.Harut ve Marut hikayesi,Rahip Bersisa hikayesi,Baur oğlu Bel'am hikayesi boşa anlatılmamıştır.En yakın ve en canlı haliyle Efendimiz SAV'e yapılanlar,ve Efendimiz (sav)'den sonraki siyasi hareketler ve bugünün ortadoğunun hali ,bu işlerin o kadar kolay olmadığını gösterir."Ben" in olduğu yer şeytan mülküdür.
"Ben" maneviyat sahasında da sinsidir.Nasıl ki zahirde siyasi bir mevkiide bulunan,yahut atanmışlara ait bir mevkii işgaleden kişi kendisine hürmet edilmesini bir hak olarak görürse ,maneviyat sahasındada ehliyeti kendinde gören kişilerde,diğer insanların kendisine tabi olmalarını arzu eder.Bu nedenle "zahir,batın aynıdır" denmiştir.
26 Aralık 2018 Çarşamba
ZAHİR GÖZÜ
Zahir gözümüzde pek çok nefsani hastalıklar vardır..Bu hastalıklar nedeniyle , her şeyin iç yüzünü göremeyiz.Cenabı Hakk zahiri ve batını görüp , bizim istidadımıza münasip şeyleri , bizim hakkımızda icra buyurur.Öyle olunca kendi görüşümüzden vazgeçip Hakk7ın görüşünü tercih etmemiz zarurettir.Ayeti kerime"Çirkin gördüğünüz şeyler , caiz ki sizin için hayırlı olsun; ve hoş gördüğünüz şeyler , caiz ki sizin için şer olsun)Bakara 216
Henüz yürüyemiyen aciz çocuğun merkebi babasının omuzudur,kucağıdır.Ne zamanki büyüdü el ayak gösterdi onu kendi haline bırakırlar ve o zaman mihnet vemeşakket başlar.Bu nedenle insan kendinde kudret görür ve Hak muvacehesinde tasarrufa kıyamederse , karşısına bu tasarrufatın mihnetleri ve ızdırapları çıkar.
Henüz yürüyemiyen aciz çocuğun merkebi babasının omuzudur,kucağıdır.Ne zamanki büyüdü el ayak gösterdi onu kendi haline bırakırlar ve o zaman mihnet vemeşakket başlar.Bu nedenle insan kendinde kudret görür ve Hak muvacehesinde tasarrufa kıyamederse , karşısına bu tasarrufatın mihnetleri ve ızdırapları çıkar.
TEVEKKÜLÜ, AMEL İÇİNDE ETMEKGEREKİR
Kul,sebeblerine tevessül ederek işin amel kısmını yerine getirirken tevekkül etmelidir.Kişi kendi üzerine düşeni yerine getirmeli badehu Cebbar'a itimad etmelidir.
Birde Fenafillah ve Bekabillah mertebesinde olanların tevekkülü vardır ki bu çok farklıdır.Umum için değildir.Çünkü herkeste Hz.İsa nefesi yoktur ki ölüyü diriltsin
Birde Fenafillah ve Bekabillah mertebesinde olanların tevekkülü vardır ki bu çok farklıdır.Umum için değildir.Çünkü herkeste Hz.İsa nefesi yoktur ki ölüyü diriltsin
NİMETİN ŞÜKRÜNE ÇALIŞMAK KUDRET OLUR
Hak Teala "Eğer şükrederseniz ziyadeleştiririm" buyurur.Hakk'ın bize verdiği uzuvlar,akıl tamlığı bir nimettir.Bu aletler,ilahi emirler yönünde kullunılırsa o nimetin şükrü ifa edilmiş olur.Bu ise sana verilen kudreti artırır.Eğer ben fiilimde Hakk7ın cebri altındayım deyip ameli terk edersen nimet kudreti dünyada ve ahirettede senden kaldırılır.İktidar bir nimettir.Bu nimetin şükrü yerine getirilirse(faiz,içki,piyango,zina v.s tüm menhiyat yasaklanırsa)şükür eda edilmiş olur.Yoksa "Elhamdülillah" demek iktidarın şükrü değildir.
İŞLERİMİZİN KARŞILIĞI
hER KİM DÜNYA SEVABI İSTERSE ,ONA O CİNSTEN VERİRİZ;VE KİM AHİRETİN SEVABINI İSTERSE ,ONA DA O CİNSTEN VERİRİZ"(aLİ İMRAN 31/45)
Sevabı dünyeviyye şudur ki:fikrinin gösterdiği yolda yürüyüp, maksadı dünyeviyye için çalışırsın:mimar isen surette bina hasıl olur,ve ressam isen surette resim levhaları hasıl olur.Uhrevi sevap dahi budur ki;Peygamberin getirdiği emirler doğrultusunda amel edersen bundan berzah aleminde güzel suretler hasıl olur ve seni bu suretlere bindirirler.Sen hayatı dünyada bu güzel suretleri göremezsin, zira bu suretler his gözümüzden gizlidir.Ne zamanki Hak teala senden bu cisim yükünü kaldırır,ölüm dediğimiz hal zahir olur,alemi berzaha intikal ettiğin vakit Hakk'ın sana verdiği işler zahir olur."O günde ki sırlar aşikar olur;onun için hiçbir kuvvet ve nasır olmaz"(Tarık 89/9,10)
Sevabı dünyeviyye şudur ki:fikrinin gösterdiği yolda yürüyüp, maksadı dünyeviyye için çalışırsın:mimar isen surette bina hasıl olur,ve ressam isen surette resim levhaları hasıl olur.Uhrevi sevap dahi budur ki;Peygamberin getirdiği emirler doğrultusunda amel edersen bundan berzah aleminde güzel suretler hasıl olur ve seni bu suretlere bindirirler.Sen hayatı dünyada bu güzel suretleri göremezsin, zira bu suretler his gözümüzden gizlidir.Ne zamanki Hak teala senden bu cisim yükünü kaldırır,ölüm dediğimiz hal zahir olur,alemi berzaha intikal ettiğin vakit Hakk'ın sana verdiği işler zahir olur."O günde ki sırlar aşikar olur;onun için hiçbir kuvvet ve nasır olmaz"(Tarık 89/9,10)
KARA SİNEK NİÇİN YARATILDI?
Derviş Ahmet anlattı.Şeyh Mahmut efendi anlatmıştı:"Merakımı mucip olmuştu.Hak teala karasineği niçin yarattı?" diye.Bu nu babam Mehmet Ali Hocaya'ya soramadım.Bu merak beni bir müddet sardı.Sonra bir gün babam kendiliğinden buyurdu ki:"Hak Teala karasineği zenginler için yaratti".
Bu sözden Allah doğrusunu bilir,kibirli,kendini beğenmiş adamın gururunu kırmak murat edilmiş olabilir.Çünkü bu sözlerin söylenildiği zamanlarda sinekleri def edici spreyler icad edilmemişti.Sinek pisliğe gelir söylemi gereği ,zengin adam hanesinde,sofrasında sinek olmasından nefret eder imiş
Bu sözden Allah doğrusunu bilir,kibirli,kendini beğenmiş adamın gururunu kırmak murat edilmiş olabilir.Çünkü bu sözlerin söylenildiği zamanlarda sinekleri def edici spreyler icad edilmemişti.Sinek pisliğe gelir söylemi gereği ,zengin adam hanesinde,sofrasında sinek olmasından nefret eder imiş
KARA SİNEK EN ÇOK NEYİ SEVER?
Seyyid Ali baba hazretleri yüzüne konan kara sinekleri hiç kovmazdı.Prostad ameliyatından sonra uzun yattığı dört yıldört ay süresince ziyaretini gelenler yüzüne konan sineklere bir anlam veremezler.Bir gün bir ziyaretçinin merakını çok celbetmiş olacak ki buyurdu ki?"Kara sinek en çok neyi severmiş bilir misin?Göz çukurunun dışına taşan ,gözyağını".Bu yağ göz dışına taşınca dışarıda kurur ve buna halk lisanında "çapak" derler.
NEFSLE MÜCADELE ÖRNEKLERİ
şEYH mAHMUT,hAKKA NİYAZ ETMİŞTİ."yA rABBİ BU SİVRİSİNEKlerin benim vücudumun dizimden aşağısından faydalansınlar,dizimden yukarısına karışmasınlar !"Bir gün hizmetindekilere dedi ki:"Beni tuvalete götürün.Yatakta oturur vaziyette iken durun dedi.Ayağının aşık bölgesinde bir sivrisinek mevcuttu.Hayvan gıdalanmak için kanını emiyordu.Bekledi bekledi beş dakika,on dakika bir türlü sivrisinek gitmiyordu.Ne zamanki hayvan doydu,kendiliğinden uçunca "şimdi götürün"dedi.
ZURNANIN SÖYLEDİKLERİ
Hatay/Hassa/Söğüt beldesinde vefat eden Tarikatı Nakşibendiyye'nin Halidiyye ekolünün Şeyh Osman Siraceddin koluna müntesip Şeyh Mahmut Efendi'nin mensuplarından derviş Ahmet anlattı.Şeyh Efendi ömrünü hastalıkla tamamladı.Mutlakaiki kişinin yardımıyla günlük işlerini idame ettirmekte idi.Hizmetini gören Ökkeş efendi telefonla bana bildirdi ki "Ahmet, baba bir zurna dinlemek istiyor.Zurna çalan birisini bulsanda getirsen.Ben en az 40 km uzakta şehirdeyim.Zurnacı soruşturdum.insanlar bana garip bakıyorlardı."Derviş adamın zurnacıyla ne işi olur?".Birisi "bana aracılık olarak şu kadar para verirsen sana bir zurnacı bulurum dedi.istediği para zoruma gitti.bulamadık.dergaha döndüm.İçeri girerken Ökkeş efendi gülüyordu."Ben hallettim" dedi.Nasıl deyince ;"CEp telefonundan you tub'u açtım bir zurna videosunu telefonu babanın kulağına tutarak dinlettim.Mübarek video bitene kadar dinledi ama gözlerinden yaş akıyordu.bitince ben Latife olarak sordum:"Baba zurna ne diyordu?".Mübarek yutkundu sonra dedi ki:"Anlattığı lisana gelmez ki"
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)