Dervişler bir gün "canımız et istiyor" diye şeyhlerine müracaat ettiler.Şeyh efendi:"Filan pazar günü yersiniz" dedi.
O gün geldi.Bazı yol kesicilerin bir kafileyi yağmaladığı haberi geldi.Aradan bir saat geçince yol kesicilerinden birisi şeyh için bir sığır getirdi.
Şeyh, dervişlere:"Bu sığırı kesiniz,pişirip yiyiniz, yalnız başını bir kenara bırakınız" dedi.Az sonra biri daha geldi bir çuval buğday getirdi.
Şeyh:"Buğdayı un yapın ekmek pişirin " dedi.
Dervişler söylenenleri yapınca Şeyh:"Haydi yiyiniz" dedi.Aralarında fukahadan bir cemaat vardı.Sofraya davet olundularsa da gelip yemediler.Şeyh dervişlerine:"Siz onlara aldırmayınız, yemeye bakınız, onlar haram yemezler"dedi.
Dervişler karınlarını doyurdu.Bu sırada bir adam endişeli olarak şeyhin huzuruna geldi ve :"Dervişlere bir sığır adamıştım, amma üzülerek söyliyeyim ki , yol kesiciler alıp götürdüler" dedi.
Şeyh:"Başını görsen tanırmısın?" dedi.ve adama kesilen sığırın başını gösterdiler.adam,onun adadığı sığırın başı olduğunu söyledi.
Az sonra bir adam daha geldi :Ey Şeyh , dervişlere bir yük buğday adamıştım, ama soyguncular alıp götürdüler" diye üzüntüsünü beyan etti.Şeyh:"Üzülme , senin adağın dervişlere ulaştı" dedi.
Bu vaziyeti gören fıkıhçılar, dervişlere uymadıklarına pişman oldular
(Şeyh efendinin ismi:Ebul Gays Cemil el-Yemeni'dir)