HÜSEYİN KARAÇAL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HÜSEYİN KARAÇAL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2019 Cuma

İHRAMCIZADE İSMAİL HAKKI TOPRAK(K.S)

1880 yılında Sivas’ın Örtülü pınar Mahallesi’nde dünyaya gelmiştir.  Babası Hüseyin Hüsnü Bey, Sivas kolağasıdır. Halk arasında Nilli Hatun diye bilinen annesi Aişe Hanım, zamanın Nakşibendî büyüklerinden Seyyid Mustafa Hakî Efendi’ye intisaplı Medineli bir seyyidedir. Medrese tahsilinden sonra skerlik görevini Kurtuluş Savaşı yıllarında kol komutanı olarak maiyetindekilerle birlikte Suşehri’ne cephane taşımak suretiyle yerine getirmiştir. Sivas’ta bulunan Kadirî büyüklerinden Arap Şeyh ile Halvetî Mûr Ali Baba ile manevî münasebetleri olmuş ve sonunda Tokatlı Seyyid Mustafa Hakî Efendi (k.s) ile tanışarak tam bir teslimiyet içinde tasavvufî âleme girmiştir. 
            kendi diliyle önder vasıflı insanlarda bulunması gereken hususları şöyle ifade etmişlerdir:
- Tasavvuf, yok olup, sonra var olmaktır.
- İnsan ne ararsa zannında bulur.
- Muhabbeti olan hata görmez, görse de göz yumar.
   İdare ilmini öğrenin, insan kızınca şeytanın malı olur.
- Oğlum, Allah’ın rızasını kazan, gönlünü yap, işini O’na gördür.
İsmail Hakkı Toprak Efendi (k.s) 02.08.1969 Cumartesi günü sabah saat 09.00 sularında vefat etmiştir. Cenaze namazı Sivas Paşa Camii’nde kılınmış ve kendisinin önderliğinde onarım ve tamiri yapılan Sivas Ulu Camii haziresine defnedilmiştir. 
İsmail Hakkı Efendi (k.s)’nin büyük bir titizlilikle yetiştirdiği ve kendisinden sonra manevî yolunu takip eden Darendeli Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi, mürşidinin vefatına manzum bir tarih düşmüştür. İsmail Hakkı Efendi (k.s)’ nin kabir kitabesinde de yer alan manzume şöyledir:

Tarik-i Nakşibendî piri (ebcel) mürşid-i kâmil
Garîbullahî Hakkı gavs-i âzam Şeyh İsmail
Engin gönlünde yüce muradı hâsıl oldu
(Toprak) toprağa verildi
Hakk’a vâsıl oldu
        Vefatından sonra bu yolu Hulusi Efendi yürütmüştür.
Mürütlerinden sivasta yaşayan daha sonra İsdemirde Karayollarında Görev yapan Sakallı Ökkeş 1960 yıllarda Benim akrabam Orada Müdürken Birgün Nahiyelerin zenginleri Müdürüm bu Ökkeş le çok muhabbet ediyorsun diye sorar. Müdürde onda bazı haller var İsmail Hakkı Hazretlerinin talebesi diye söyler. Zenginlerden biri Benim dedemden bir hatıra bıçağını geçen sene kaybettim der hadi bulsun diye sorar. Gece Rüyasında Ökkeş efendiyi görür. Müdürüme başka soru bulamadınmı diye sorar git geçensene kavun yerken dutlu tarlada unuttun al der vatandaş uykudan uyanır derhal tarlaya gider bıçağı bulur. Müdürün yanında mahcup olup anlatır. (Hüseyin KARAÇAL)

27 Şubat 2019 Çarşamba

BİR ALLAH DOSTU:HAMMAL ÖMER

Hamal ömerle 1996 yılında İSDEMİR lojmanlarında tanıştım bir Müdür arkadaşın evinde sohbet ederken arkadaşa şu anda 2 çocuğun yatakta uyuyor. Bir çocuğunda hanımınla birlikte duvarın arkasında bizim sohbeti dinliyor dedi arkadaş gerçekten baktı doğru. Aynı gün gece Dörtyola İsdemirde Şoför olarak çalışan  Celalın evine götürürken Dörtyol İstasyonuna yaklaştığımda dedim bir yardım yapsam cebimde mavi 250 tl var arabamın benzini kırmızıda diye düşünürken. Ömer efendi celal ile birlikte arabanın arkasında sohbet ederken bir anda "adamın cebinde 250 tl var yardım etmeyi düşünüyür oysa o da yardımı bir başkasına verir allah adamı yoldamı kor" dedi. İnerken parayı verdim. Arabamın göstergesi kırmızıda unuttum isdemire dörtyoldan döndüm daha sonra erzine gittim erzinden iskenderuna gittim kırmızıda benzinin olduğu aklıma geldi. Allah doslarını yazmaqya devam edeceğim inşallah. Hüseyin KARAÇAL

BİR ALLAH DOSTU :HAMMAL ÖMER

            Askerlik çağı gelince bağlı olduğu hocasından hocam bana dua et rahat askerlik yapayım diye yalvarır. Hocası git askerliğini yap der. Askerliği Ankara  Polatlı ya er olarak çıkar. Ömer EFENDİ askerliğinin ilk günü ikindi namazı kılmak için karın üstüne parkesini çıkararak seccade gibi kullanır. Hamal ömeri çorabını da çıkarıp kar üstünde namaz kıldığını gören bir asker namazını içerde mescid var git mescitte  kıl diye söyler. Hamal Ömer tamam çavuşum der. Asker tekrar dönerek kaç günlük askersin diye sorar Hamal Ömer 20 yıllık askerim diye hitap eder. Soruyu soran asker 4 adım atar tekrar döner. Sen kime bağlısın diye sorar. Ömer de hocasının ismini verir. İsmini sorar Ömer özmen olduğunu söyler.  Yarın sabah içtimada adını söyleyince çıkarsın der. İçtimada ismini söylerler meydana çıkar dün tanıştığı asker bundan sonra sen benim emir erimsin şu 75 kuruşu al bir ranza yatak al diye söyler.  Polatlıya gider ranza ve yatakları sırtına sarar getirir nizamiyede hamal mısın derler Ömer efendi mesleği hamallık olduğu için hamalım der. Günlerce subaya emir eri yani postası olarak görev yapar komutanı yatmayınca yatmaz. Uykusuzluk ömerin canına tak eder görev değişikliğide olmayınca şu komutanım ölse diye içinden geçirir komutanı 1 dakika sonra yanına gelir ben ölürsem sen ne kazanır sın çocukları özledin git izine der izine gönderir yıllar sonra birgün evde otururken yeğeni silahı çeker biri gelmiş ergani meydanında konuşuyor. Ben kovalacağım der. Dayısı Ömer dur kimmiş bakayım der meydana 20 metre yaklaşınca meydanda konuşan adam ömer efendi buyur der 20 yıl önceki subayı olduğunu görür. Sarılırlar hayırdır komutanım der. Komutanı parti kurduğunu onun çalışmalarını yaptığını söyler. Hamal ömerin 20 ay postalığını yaptığı subay Prof. Necmeddin ERBAKAN DIR.(nakleden:Hüseyin KARAÇAL)
           

BİR ALLAH DOSTU:HAMMAL ÖMER

  Bismillahirrahmanirrahim 
     Hamal ÖMER Özmen Diyarbakır Ergani de  dünyaya gelmiş babası hac görevini yerine getirmek için hazırlık yaptığını öğrenince  annesine babam benide hacca götürsün diye yalvarır annesi daha 10 yaşında çocuksun yolculuğa dayanamazsın oğlum diye söyler.  Eskiden  Develerle hacca gidildiği için aylarla süren çölde meşakkatli yolculuk olduğundan babası hacca götürmez. Fakat annesine devamlı babam şimdi şurada diye babasının kabe yolculuğunu anlatır hatta bir gün babam ayakkabısını kaybetti ben buldum babama verdim diye konuşur.  annesi Acaba oğluma bir şeymi oldu diye korkar. Aylar sonra babası hac görevini yapıp döner. Babası hamal Ömer’i  göstererek oğlum Ömer biz evden hac yolculuğuna çıktığımızda iki gün sonra bize yetişti bizimle Hacca gitti der. Annesi Ömer evden ayrılmadı diye söyler. Yok hanım bizimle hac görevini yaptı hatta bir ara ayakkabımı buldu getirdi diye söyler. Ömer’de bazı haller olduğunu anlarlar.(HÜSEYİN KARAÇAL tarafından aktarılmıştır.)