İbrahim Ethem hazretleri şöyle anlatır: "Ömrüm boyunca dünyada üç mutluluk yaşadım. Bu üç mutluluk sebebiyle nefsimi kahr ettim.Antakya şehrine vardım.Başı açık yalın ayak yürüyordum.Herkes beni kınıyordu. Birisi " Bu efendisinden kaçmış bir köledir; efendisi nerede?" dedi.Bu söz nefsime çok hoş geldig." Ey kaçmış firar etmiş köle ! Barış antlaşması yapıpta efendinin yanına geri gideceğin zaman gelmedi mi? dedim.
İkinci mutluluğum şu idi:Bir gemiye binmiştim.Topluluğun içinde maskara bir adam vardı.Benden daha hakir ve zavallı kimseyi görmüyordu.Sürekli gelir, omuzuma elini kor, sallardı.
Üçüncüsü: Matya şehrinde bir mescitte hasret dizine başımı koymuş, eksik ve noksanlık vadisine dalmıştım.Saygısız, edepsiz bir adam geldi ve bana hakaret etti.Nefsim o anda o hakaretten yok oldu , gönlümde bununla şad oldu.Bu mutluluğu , hakkımda Hakk'ın yüce dergahından saadet hediiyesi , ikramı olarak kabul ettim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder