Rivayet olunur ki cennetten çıkan bir hırka Şeyh Abdülkadir Geylani hazretlerine giydirilmişti. Ahirete intikalin yakın Hz. Şeyh vasiyet edip:"Benden sonra mağribden bir azizül vücud zat zuhur edecektir. Bu hırkayı ona teslim ediniz" buyurmasıyla Şeyhül ekber Cenab-ı Muhyiddin zuhur ettiğinde bu hırka ona teslim edilmiş ve hazret o hırkayı Sadreddin Konevi hazretlerine emanet etmiştir. Bu hırka bir asır öncesine kadar Sadredin Konevi hazretlerinin türbesinde mevcut iken çalınma korkusuyla oradan alınıp Sultan Selim Camii şerifinin kütüphanesindeki bir kasaya konularak muhafaza edilmektedir....
KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
SADREDDİN KONEVİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SADREDDİN KONEVİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Nisan 2020 Pazartesi
10 Nisan 2020 Cuma
NAMAZIN HER İKİ REKATINDA AYNI SURENİN OKUNMASI
Necmeddin Kübra hazretlerinin müritlerinden Necmeddin Daye hazretleri, Konyaya gelip yerleşmişti. Hz. Mevlana efendimiz ile Sadreddin Konevi hazretleri birlikte otururken akşam namazı ezanı okunmuştu. Necmeddin Daye'nin imam olmasını istemişler. Akşam namazını kıldırırken Necmeddin daye, her iki rekatta da zammı sure olarak Kafirun suresini okudular. Namaz sonrasında Hz. Mevlana efendimiz tebessümle Konevi hazretlerine dönüp şaka olarak:Öyle görülüyor ki bunlardan birini senin için diğerini benim için okudu...
17 Şubat 2019 Pazar
HALVETE ÇEKİLMEK
Eskiden tarikat terbiyesi içinde,müridin halvete çekilmesi işi vardı.Tekke'de mürşidin izni ile kapalı bir hücreye girer,pek az yiyecek ve içecekle belli bir gün orada dünya kelamı konuşmaksızın Hakk'ın tecellilerini bekler idi.Bu süreç içinde nefis zayıflar ruh kuvvetlenir idi."Erbain çıkartmak" manasında bu işlem kırk gün sürer idi.Bu halvet izinle ve mürşit terbiyesi altında yapılır idi.Çünkü mürit kendi başına bu işe kalkışırsa halvet esnasında rahmani ve şeytani tecelliyatı tefrikten aciz kalıp ayağı kayabilir , manevi helaka uğrayabilir di.Anlatılır ki Sadreddin Konevi hazretlerinin bir müridi kendi başına izin almaksızın halvete girmiş idi.Müridin ortalıkta görünmemesi üzerine hazret sorduğunda bu cevabı aldılar.Cenabı Sadrettin o müridin halvette olduğu mahalle gittiğinde , elinde kağıt ve kalem bir çok şeyler yazmakta olduğunu görmüş ve aralarında şu konuşma ceryan etmiş idi:
Hz.Sadrettin:"Ne ile meşgulsun?
Mürid:Vaktaki halvete girdim.Hz.Cibril zuhur etti ve "Sana ulumü ledünniyeyi getirdim" dedi, ağzıma tükürdü.Kalbinde bir çok acaib ilim dolmaya başladı.Onlar zayi olmasın diye yazıyorum.
Hz.Sadreddin:Sen halvete girdiğin vakit ne ile meşguldün?
Mürid:Zikrullah ile meşguldüm.
Hz.Sadreddin:Hiç Cibril zikrullah ile meşgul olan bir kimseyi zikrinden çevirir mi?Sana zuhur eden İblis idi.Seni zikrullahdan alıkoymak için sana karşı bu hileyi yaptı.Bu yazdıklarının hepsi ulumi şeytaniyyedir.O lain ben halvette iken bana da gelmiş idi.Fakat ben halvete mürşidimin emri ile girmiş olduğum için hilesi bana tesir etmedi, ben ona galebe geldim.Şimdi halvetten çık ve yazdıklarının hepsini yak!
Hz.Sadrettin:"Ne ile meşgulsun?
Mürid:Vaktaki halvete girdim.Hz.Cibril zuhur etti ve "Sana ulumü ledünniyeyi getirdim" dedi, ağzıma tükürdü.Kalbinde bir çok acaib ilim dolmaya başladı.Onlar zayi olmasın diye yazıyorum.
Hz.Sadreddin:Sen halvete girdiğin vakit ne ile meşguldün?
Mürid:Zikrullah ile meşguldüm.
Hz.Sadreddin:Hiç Cibril zikrullah ile meşgul olan bir kimseyi zikrinden çevirir mi?Sana zuhur eden İblis idi.Seni zikrullahdan alıkoymak için sana karşı bu hileyi yaptı.Bu yazdıklarının hepsi ulumi şeytaniyyedir.O lain ben halvette iken bana da gelmiş idi.Fakat ben halvete mürşidimin emri ile girmiş olduğum için hilesi bana tesir etmedi, ben ona galebe geldim.Şimdi halvetten çık ve yazdıklarının hepsini yak!
3 Ocak 2018 Çarşamba
ALLAHIN İSİMLERİNİ SÖYLEMEYE DEVAM ETMEK
Sadreddin Konevi hazretleri Fatiha suresinin tefsirinde belirtir ki:Her kim mecazi isimlerle-Allah'ın kendisine fırsat verdiği kadarıyla- meşgul olup buna devam ederse hiç kuşkusuz kendisiyle, meşgul olduğu o isim arasında bir “sır” meydana gelir ve onun ruhu – Allah'ın inayet ve ihsanı sayesinde – meşgul olduğu kadar o isimle bir “münasebet” kurar.Kul ile o isim arasındaki sözünü ettiğimiz bu”münasebet”- meşguliyetin kuvvet ve mükemmeliyetine göre- güçlü olur ve kemale ererse o kul ile , o ismin gerçek manası arasında “ bu meydana gelen münasebet vasıtasıyla” bir münasebet doğar.Bu münasebet o ilişkinin gücü ve kemali oranındadır.Kul ile Allah Teala’nın hakiki ismi arasında meydana gelen ve ikinci münasebet kemal derecesine ulaştığında Hak Teala kendi lütuf ve ihsanı ile tecelli eder..Böylece kul ile Hak teala’nın arasında bir başka münasebet doğar.Bu münasebet, ikinci münasebetin gücü ve kemal derecesi miktarınca doğar.Çünkü kul bu münasebet sebebiyle içindeki kutsiyeti kirlere galip gelir ve kul kutsiyet alemine münasip hale gelir.Bu uygunluğun kendisindeki kir, pasın kalkması oranındadır.İşte o anda Hak teala o ismin yer tuttuğu mertebe ne ise o mertebenin üzerinden kuluna istidadı oranında tecelli eder ve o kulun üzerine ilahi ve kevni ilim, marifet ve sırları boşaltır. Bu ya genel yönden ve mertebeleri birbirinin peşi sıra getirmek suretiyle vasıta ile, sebeb, araç , manevi ve suri maddeleri ardarda sıralamak suretiyle yapar, ya da özel yönden arada bir vesile olmaksızın , bir başkası bulunmaksızın yapar veya bir üçüncüsü her ikisini birden harekete geçirerek yapar.Çünkü onun veçhi/zatı ya budur ya da şudur.Bu ikisinin dışında aralarındaki cem nisbeti dışında başkası yoktur.
9 Mayıs 2017 Salı
MEVLANA/SADRETTİN KONEVİ KIYASLAMASI
Bir gün Sadreddin Konevi ,Hz.Mevlana'ya:şöyle dedi:"MELİKLER GİBİ YAŞAYALIM, DERVİŞLER GİBİ YATALIM".Hz.Mevlana'a :"DERVİŞLER GİBİ YAŞAYALIM, MELİKLER GİBİ YATALIM."Bu sebledir ki Mevlana'nın türbesi büyük bir ihtişam içindedir.Şeyh Sadreddin Konevi'nin kabri ise böyle değildir.
Molla Cami der ki:
O'na vuslatı şahların atlas elbisesinde arama
Aşkın ten üzerine diktiği bu elbise yama altında gizlidir.
Molla Cami der ki:
O'na vuslatı şahların atlas elbisesinde arama
Aşkın ten üzerine diktiği bu elbise yama altında gizlidir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)