İnsanlar yakınlık-uzaklık; seyr u süluk ve bunu bırakma hususlarında sınıf sınıftırlar:
Allah Teala kimi insanları hiçbir şey yapmadan, uğraşmadan kendisine ulaştırmayı tercih buyurmuştur. Böyleleri kendilerini maksatlarına ulaşmaktan alıkoyacak şeyleri def etmeye uğraşmaksızın, O' nun özel denetiminde bulunurlar.
Kimi insanlar da vardır ki , başkaları (ağyar) onları bir süre Allah' dan uzaklaştırıp meşgul eder.Bu kişiler Allah'ın muvaffak kılmasıyla masivanın varlığını ortadan kaldırmaya çalışırlar ve masivayı sonunda yok ederler. Kendileri için Allah Teala'dan başka varlık kalmaz.
Kimileri de yolda kalır, yaratılışları kendilerini istedikleri yere ulaştırmadığından dolayı en son hedeflerine varamazlar.
Bazı insanlar da vardır ki ne yolun ne de yola girmenin ne olduğunu bilemezler , tabii makamlarında öylece kalırlar.
Hafız der ki:
Bir topluluk dostun visalini ciddiyet ve gayretle elde ettiler./ Diğer bir topluluk ise takdire havale ettiler.
Birinci gurup , Allah Teala'nın şu sözünü kendilerine reehber edinmişlerdir:"Uğrumuzda mücahede edenleri , elbette yollarımıza ulaştırırız"(Ankebut 69)Buna göre Allah'a ulaşma(visal) çalışıp didinmeninde rol oynadığı bir şeydir. Tıpkı bir takım sebeblere bağlı olarak elde edilmesi mümkün olan vezirlik gibi.
İkinci guruptakiler ise O' na ulaşmayı , çalışıp didinmenin hakikatte hiçbir şekilde rol oynamadığı ilahi vergilerden kılmıştır.Buna göre o sultanlığa benziyor.Allah Teala şöyle buyuruyor:"De ki: Ey mülkün sahibi ! Sen mülkü dilediklerine verirsin"(Ali imran 26)."O, hikmeti dilediğine verir."(Bakara 269). "Allah'ın vermeyip te tuttuğu şeyi hiç kimse salıveremez"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder