BEY'AT vermek birisine tabi olmak hussunda söz vermektir.Bey'at'ın aslı Hak Teala'ya verilen sözdür.Bir anlamda Ya Rabbi sana tabi olacağım,senin emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınacağım. Senin emirlerini ve isteklerini yerine getirirken asla tereddüt etmeyeceğim, isyan içinde olmayacağım demektir.
Kendisine beyat edilen , bey'at veren hakikatte Allah Teala'dır. Fakat bey'at alma ve sözleşme daha kolay olsun diye bir takım vasıta ve vesileler yaratarak peygamberleri, onların varisi olan şeyhleri, bu şeyhe bağlı sultanları beyat edilen kişiler olarak tayin etmiştir. Dnun için onlar koruma ve muhafaza altındadır.Günah olan bir şeyi kesinlikle emretmezler.Onların ahdi bozmaları asla düşünülemez.Onların kapısından ayrılmayan güzel netice ile mesud olacaktır.Aklı başında olan kimselerin, peygamber ve velilerin davet ettiği tevhid ve hakikatları konusunda şüphe ve tereddüt içinde olmaması gerekir.Aksine hakkın inceliklerine ulaşana dek ona tabi olmak gerekir.Çünkü şüphe ve tereddüt kafirlerin,kararsızlık ve bocalama ise günahkarların hallerindendir.
Bazı şahısların peygamber varisi ve Rablerinden bir delil üzere bulunan şeyhler arayıp bulamadıkları hadisesi , bu şahısların taleplerindeki zaaf ve tereddüt, inanç ve himmetlerindeki dağınıklık bulunmasındandır.Çünkü talib basiret üzere hareket etmediği zaman , basiret ehlini bulamaz.İisterse gözünün önünde olsun. Aksine hüsranı ve ziyanı artar.Ne güzel söylenmiştir:"kör görmese de güneyyine güneştir"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder