TÜRK MİLLETİNİN ,DİĞER MİLLETLERDE OLMAYAN TARİH BOYUNCA MEVCUT ÜÇ BÜYÜK ÖZELLİĞİ:
EN FAZLA MUHACİRE(GÖÇ)EV SAHİPLİĞİEN FAZLA HAFIZ YETİŞTİRMESİ
EN FAZLA ŞEHİT VERMESİ"imiş.
Yemen-Süveyş kanalı-Basra müdafası-Medine müdafası-kurtuluş savaşı-Çanakkale,Kafkas cephesi.Bu millet bedelini ödeyerek imtihanını vermiştir.Yozgatlı Şeyhzade Ahmet Efendinin dilinden eli silah tutanların cephede olduğu sadece sakat,yaşlı,kadın çocuk kaldığı bir ortamda cephedeki yakınlarından haber bekleyen insanımızın bu bekleyiş dramını anlatan şu sahne nesillerimize unutturulmasın diye aktarmada fayda gördüm.(Sayfa 69):
"Haftada bir gün posta gelirdi.Her ailenin kadın ve çocukları,gurbette ve cephedeki yakınlarından bir haber alabilmek için erkenden saat kulesi dibindeki meydanda toplanırlardı.Oraya gideceği zaman annem elimden tutar,benide beraberinde götürürdü.Herkesle beraber binadan çıkarılacak posta torbasının açılmasını heyacanla beklerdik.Posta torbası açıldığı zaman heyacanlı bekleyiş soğuk bir sükuta dönerdi.Görevli,torbadan çıkardığı mektup zarfının üzerindeki isim ve adresi teker teker dikkatle,yüksek sesle ,bağırarak okur ve elindeki zarfı havaya kaldırarak "At at bu tarafa"diye sahip çıkacak sesi beklerdi ve memur elindeki mektup zarfını heyacanlı çığlıkların geldiği tarafa fırlatır fırlatmaz,zarfı havada kapabilmek için kalabalık arasında itişip kakışanlar sebebiyle bir kargaşa ve dalgalanma başlar,havada uçan mektubu kim yakalarsa elden ele sahibine ulaştırırdı.Mektubu alan kişi büyük bir çoşkuyla zarfı öper,koynuna koyar ve onunla birlikte gelen mahalleliyle birlikte cepheden,kiminin evladından ,kiminin kardeşinden ya da eşinden ve sevgilisinden gelen hayırlı haberleri bir an önce diğer aile efradı ve yakınlarıyla paylaşmak üzere mahallenin ve evin yolunu tutardı.Bir çok bekleyenler postadan mektup çıkmadığı için ümitlerini bir dahaki haftaya tehir ederek meydandan meyus ve mükedder olarak ayrılırlardı.Bizim de çok kere böyle boş döndüğümüz olurdu."(Bu satırlar,Erkan Oğur'un yemen türküsü eşliğinde okunmalı)
METLİ DEDE DE YEMEN VE SÜVEYŞ HARPLERİNE KATILDIĞINI AZİZİM ifade buyurmuştu.
Biz yeni nesil,bu hali yaşayan atalarımızın bu haline sadece gözyaşıyla katılabiliyoruz.
YA RAB,BU GÜNLERİN ,BU AYIN,SEVGİLİ RESULÜNÜN,EN GÜZEL İSİMLERİNİN,ZATININ YÜZÜ SUYU HÜRMETİNE İÇİMİZDEKİ GİZLİ SAHİPLERİMİZİ GÖRÜNÜR HALE GETİRİP DEDERTLERİMİZİ SAHİPLENDİR.Hz..MUSA'YA,Hz.HARUN'u yardımcı ve yar yaptığın gibi bizlere de sahiplerimizi gönder YA MUİN.AMİN.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder