Süluk sırasında müride usanç ve bıkkınlık arız olabilir.Kalbine yorgunluk isabet edebilir.Nefsi şeyhine hizmeti bırakıp sohbeti terk etmeyi ona süslü gösterebilir.Hatta şeyhe hizmeti bırakıp Rabbine itaat ile meşgul olduğunda ve Hakk'ı talep uğrunda nefsi ile mücahede ettiğinde şeyhi vasıta olmadan ve ona uymadan belki yine amacına ulaşabileceğini zannedebilir.Heyhat! Ne mümkün! Bu bozuk bir zandan ve sürümü olmayan bir maldan ibarettir.Bu kimse, ömrünü zayi etmekte , nefsini boşuna yormakta ve kendini hedefe götüren yoldan sapmakta , doğru yoldan uzaklaşmaktadır.Ancak ebedi kifayet(yeterlilik) olan ezeli inayet ona ulaşır ve iradesindeki sıdkı ona iade ederse o başka.
Mürşid şeyhin sohbeti, müridin ruhunu yetiştirmeye götüren güzel söz ve fiilleri içerdiği için müridin gıdası mesabesindedir.Mürid ne zaman bu sohbeti terk ederse ,vüsule ermeden ve maksuduna nail olmadan nefsini boşuna yormuş olur.Onu buna sevk eden ve yardımsız bırakan da sadece şeytandır.
Allah Teala şöyle buyurur:"Ey iman edenler,Allah'tan korkun ve doğrularla beraber olun"(tevbe 119) Yani onlarla beraberlikte ve sohbette devam edin , yalancılarla beraber olmayın.
Mesnevi der ki:
Her yanda bir gulyabani , seni çağırır."Kardeş gel,yol istiyorsan işte buracıkta.Yoldaş, sana yol göstereyim, yoldaşın olayım.Bu ince yolda sana kılavuzum" der. Fakat ne kılavuzdur o, ne de yol bilir. Yusuf, o kurt huylunun yanına az var !
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder