Büyüklerden birisi hüzün hakkında şunları söylemiştir: " Hüzün , edepli kişilerin giysisidir. Nem utlu şiarı hüzün, elbisesi hüzün,evi hüzün,yemesi hüzün, ve içmesi hüzün olan kimseye.Ancak sıddıkler ve nebiler hüzünden tad alırlar.Allah bir kulu severse onun kalbin hüzünhden bir feryad ilka eder.Kim hüznün tadına varmazsa , her türlü kulluğun lezzetien eremez.Temkin ehli bir sıddıkin : " Hüzün aşağı bir makamdır" sözü seni aldatmasın.Bunu söyleyenin maksadı , hüznün kendisi için hüzün duyulan şeye tabi oludğunu anlatmakdır. İlmin maluma tabsi olması gibi. Yani o alçalınca alçalır, yükselince yükselir"
Davud peygamber'i nşöyle dediği rivayet edilir:" Allah'ım bana kalbimi temizlememi emrettin, onu ne ile temizliyeyim?".Hak Teala şöyle buyurdu:" Ey Davud , üzüntü ve kederle"
Hafız Şirazi der ki: "Sarı yüz ve dertli ahtır Aşıkların hastalığının devası.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder