KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
9 Aralık 2020 Çarşamba
ÖLMEDEN EVVEL ÖLME MESELESİ
Gelelim ölme meselesine: Vaktiyle adamın biri talebelerine (ölmekten başka çare yok; illâ öleceksiniz) dermiş. Talebeleri yanlış anlarlar, kendilerini öldürmek lâzım geldiğini zannederlermiş. Bir gün talebenin biri kendini öldürmeyi tasarlıyor. Hiçbir kurtulma ve kurtarılma ihtimali kalmasın diye, yüz kişiyi bile öldürecek kadar zehir alıyor. Boğazına bir ip geçiriyor ve zehri içip kendini nehir kenarındaki bir ağaca asıyor. Belki asıldığı dal kırılır diye elindeki bıçağı boğazına çalıyor. Allah öldürmezse öldürmez, bıçak boğazındaki ipi kesiyor; adam nehre düşüyor, dibine gidiyor. Ağzına kumlar, sular doluyor. Onları yutunca kusuyor; böylece midesindeki zehirler dışarı çıkmış oluyor. Tesadüfen bir adam da orada bir ağaç altında yatarmış. Bunun asılır asılmaz, bıçakla boğazını kestiğini ve nehre düştüğünü görünce hemen nehre atılıp onu kurtarıyor. İntihar eden adam, kurtarıldığını görünce müteesir oluyor amma bu işte bir hikmet olduğunu da anlıyor. Nihayet üstâdının yanına gidiyor. Üstâdı sorunca, başından geçenleri anlatıyor. O vakit hocası: (Benim söylediğim ölüm böyle maddî bir ölüm değil, eski aklımızın ölmesidir. O ölüm, irâdemizi Allah’a teslim etmektir.) diyor.
İşte Hz. Muhammed EFENDİMİZ’in (ölmeden evvel ölünüz.) dediği ölüm budur. Mesele aczimizi anlamaktır. Bunu da ancak (Aşk) yapabilir. Yoksa, bu vücudun ölmesi veya öldürülmesi bizi felâha kavuşturamaz. İşte her ölen, kendi hâliyle haşrolup duruyor.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder