5 Haziran 2025 Perşembe

MÜRŞİD-İ KAMİL,

 İKSİRİ A’ZAM MÜRŞİDİ KAMİLDİR.

Tasavvufda her şey taleple başlar.Talib durumunda olmak tasavvufun ilk koşuludur.Allah7ı bulmak için ısrarla istemek gerekir.Aşık olma makamına kadar hep tek taraf söz konusudur.Aşk, sevginin bir üst mertebesidir.; fenafillah makamıdır.isim değişebilir ancak zat asla değişmez.İlk varolan “Hakikat-ı Muhammediyye”dir.Bütün esma ve eşyanın aslı odur.Etrafımıza baktığımızda bsütün canlıların üzerinde Allah’ın “Hayy” isminin tecellisini görürürüz.Allah7ın isimlerinden bize bildirilenler doksandokuzdur.Bildirilmeyen sınırsızdır.Mahlukatın üzerinde bunların tecellileri farklı farklıdır.Allah7ın tüm isimlerinin üzerinde tecelli ettiği varlık eşrefi mahlukat olan insandır.Peki , tüm insanların bu tecellilere mazhar olması mümkünmüdür? Değildir.Çünkü insanlar farklı farklı mertebelerdedir.Her varlık kendisi için mümkün olan en üst seviyeye çıkmak ister.Bunun için iksiri a’zama ihtiyaç vardır ki bu insan için “hakikat-ı Muhammediyye” dir.Tasavvufda bir alt mertebede olan insanı bir üst mertebeye çıkaran kişiye mürşid-i kamil denir.

Varlık alemi çeşitli sınıflara ayrılmıştır.İnsanat, hayvanat,nebatad,cemadat.İnsan dışında bunların arasında bir geçiş söz konusu değildir.Yani insan isterse öyle bir hnayvan olur ki hayvan bile ona hayret eder.Ve yine isterse meleklerin bile gıpta etitği bir varlık olur.İşte en alt seviyede olan insanı , insan-ı kamil seviyesine çıkarmaya çalışan ilim tasavvufdur.

Makam Allah ile kul arasında bir manadır; riyazat, mücahede ve ibadet ile elde edilir.Ancak bir makamın hakkı verildikten sonra diğerine geçilebilir.MAKAMLAR Hakk'a kurbiyet için ihdas edilmiş vasıtalardır.Herkes ve her şey aslı itibarıyla ait olduğu yere dönmeli ve bunun için çalışmalıdır.

Zübde-i alem Hz.Muhammed efendimizdir.Ortada tek bir hakikat vardır.Fakat anlıyabilmemiz için mertebelere ayrılmıştır.Makamsızlık makamına ulaşmak ferdin amacıdır.İkiliğin ortadan kalkması ve sailkin tevhid enli olmasını sağlayan vesile bu makamlardır.Salik bu yolda ikilik ortadan kalkıncaya kadar yürür.Allah’la kul arasında zulmani ve nurani hicablar kalkar .Salik öyle bir makama gelir ki “Benlik” kalmaz

Her makamın insan ruhunda meydana getirdiği tesir ve zevk farklıdır.Bu makamlar:

1-) Nerede olursak olalım Allah7ın bizimle olduğunu, her şeyi iihata ettiğini hissetmektir.

2-) Allah7ın vahdaniyetini müşahede etmektir.

3- Salikin, Allah’ın kendisine , kendinden daha yakın olduğunu hissetmesidir.

4- Basariyeyyet makamı, salikin tüm yaptığı hareketleri Cenab-ı hakk’ın gördüğünü yakinen hissetmesidir.

5- Allah7ın kalbden geçeni bildiğini hissetmesidir.Bu MAKAMDA Allah’a dua ihtiyacı dahi duyulmayabilir.Bu makam ilmiyye makamıdır.

6- Failiyyet makamıdır(Tevhidi efal)

7- Mülkiyet makamıdır.Kişi Zatının ve bütün her şeyin sahibinin Allah olduğunu hisseder.

8- Hayatiyyet makamı . Ebedi hayatın Allah7a ait olduğunu hissetmektir.

9- Mahbubiyyet makamıdır.Muhabbet, salih amellerle gerçekleşir

10- Şuhudi ve tevhidi murakabe makamıdır.Burada kişi her tarafda Allah7ın tecellilerini görür.

MANEVİ SEYYİDLİK

 MANEVİ SEYYİDLİK

Maddi seyyidlik Hz.Hasan ve Hüseyin efendimizin sulbünden gelmektir.Ancak bir de manevi seyyidlik vardır.”Selman bizden ; ehli beytimdendir” buiyurun Efendimiz SAV , Selman-ı Farisi’nin muhabbetle manevi seyyidliğe ulaştığnı işaret etmiştir.

NEFS MERTEBESİ

 NEFS MERTEBESİ

Her  nefs mertebesi vatandır.Her nefs mertebesinde de on tane menzil vardır.Yolculuk üç tanedir:1-Seyr-i İlallah.O’na doğru seyir. 2- Seyr-i fillah Allah’da seyir .O’nun sıfatları ile sıfatlanıp ahlakıyla ahlaklanarak beşiri, kötü vasıflardan kurtulmaktır. 3- Seyr-i anillah; O’nunla olmak. Bu seyir artık yeryüzünde Tanrı’nın gören gözü , tutan eli,yürüyen ayağı olmaktır.Bu mertebedekilere RİCALULLAH yani Allah adamı gibi isimler verilmektedir.Bunlar ruhani terakki ile bilinçlilik, şuur haline ulaşmış kişilerdir.Telaş, acele etme , kaygılanma bizim gibi sebeplere takılanlarda olur.Allah adamları olayların arkasındaki hikmetleri gördüklerinden bu tür handikaplar onlarda yoktur.Su zaten akıyor.Neden ona karşı kürek çeksin ki?Allah adamlarının yaptığı rafting gibidir.Suya ters kürek çekmez, ona karşı direnmezler.Direnenlerin kanosu devrilir.O zaten “Her an bir şe’ndedir”(Rahman 29) dolayısıyla O’na katılıp katılmamakla kendi mutluluk alanını çizmiş olursun.O varlığa doğru gidiyoruz. Bu şuur haline erersek belki bir gün biz de var oluruz.

MUHYİDDİN İBNİ ARABİ

 MUHYİDDİN İBNİ ARABİ

İbni arabi hazretleri derslerine “Bismillahi Fatihi’l-vücud” yani “vücudu açan allah’ın adıyla” diye başlar imiş.”Hak Teala’dan , O’nun sıfatlarından, başka bir şey yoktur.Hep O’ nunladır,O'ndandır, O’nadır.Tasavvuf , biz Tanrı’ya ulaşamayız, O’na uzağız, anlayışına hoş bakmaz.”Tanrı eğer bizden bir an dahi ayrılsaldı biz olmazdık” der İbni arabi.O kadar bizimle ve zuhuru o kadar kuvvetli ki biz O’nu göremiyoruz.Tıpkı gece karanlığında el fenerini yüzümüze tutan birinin yüzünü  göremeyişimiz gibi.Sufiler de diyor ki ; O’nun nuru aramıza perde oluyor. Tanrı zaten hep var ama perdeyi kaldırıp O’nu keşfetmemiz gerekiyor.Bunun için söz konusu epistemolojik tecrübelerin yaşanması gerekiyor. Ancak burada “Her şey Tanrı’dır” düşüncesi değildir.Tasavvuf , materyalist felsefeden burada ayrılır.Tanrı’nın yalnız kendisi en üst mertebededir ve diğer mertebeler O’nun yansımaları sıfatlarıdır.Bu, vahdetül vücuddur.Tasavvufa göre bilgi ancak keşif ile elde edilir.Zira bilgi insanda mündemiçtir.Bu anlamda insana çok önemli bir mevki verilmiştir.Tecelli edile n”logos” tur.Yani Tanrı bilgisi insanda kodlanmış  fakat nefsin perdeleri ile perdelenmiştir..Ancak bu perdelerin kaldırılmasıyla “insan-ı Kamil” olma yoluna adım atılmış olur.Bütün toplumun inasnı kamillerden oluşu çok ütopiktir.Bir kötü bir kişiyi etkilerken bir insan-ı kamil birçok kişiyi etkiler.Yani iyilik daha seri çalışır.

BÜTÜN SIKINTILAR

 BÜTÜN SIKINTILAR


Bütün sıkıntılar “ Ben varım” diyerek varlık sahibi olduğumuzu zannetmekle başlar. Dolayısıyla “ Ben yokum, sadece O var” demek bütün sıkıntıları omuzlarımızdan atmak anlamına gelir.İnsan yapbozların doğru tamamlanması gibi kendine verilen emaneti doğru yere teslim ettiğinde sıkıntı ortadan kalkar.Buna tasavvufda “huzur hali” denir.Bizim varlık üzerine konuştuğumuz her şey şehadet aleminde gerçekleştiğinden yani sınırsız bir şeyi sınırlı şartlarda anlatmaya çalıştığımızdan tasavvufun varlık dili mecazlar, semboller , işaretler dilidir, yansıtma dilidir. Buna “kuş dili” de denmiştir.Nitekim Niyazi Mısri :”Mantıku’t-tayr’un lügat-ı muğlakından söylerüz

Herkes anlamaz bizi bizler muamma olmuşuz.

MAKAMLAR VE MERTEBELER

 MAKAMLAR VE MERTEBELER

 Makamlar ve mertebeler bütün manevi ilimlerde en temel noktadır.Açıklamalar arasındaki bazı farklılıklar , o konuya farklı mertebelerden bakılmasından dolayıdır.Mertebeler arasındaki farkı bilmeyen kişi kendi bulunduğu mertebenin yegane mertebe olduğunu zanneder; herkesin mutlaka o mertebede olması gerektiğine inanır.Tefrika , farklılık Muhammedi zaviyeden sonra başlar.Muhammedi zaviye piramidin en üst noktasıdır.Aşağı inildikçe tefrika artar.Hakk'a kurbiyet , insanın kendi asli konumudur.; kendisiyle barışık yaşadığı yerdir.Böyle bir insan deprosyana girmez, ikili hayat yaşamaz.

Salik meratib kat eder / Tekrar-ı Hu ya Hu ile

Axık hicabın ref eder / Ezkar-ı Hu ya Hu ile

(Senai)

Seriyy es- Sakati ALLAH'A GİDEN YOL TARİFİ

 BANA ALLAH’A GİDEN YOLU TARİF ET” diyene

 Seriyy es- Sakati hazretlerine gelen genç birisi ona “Hemen bana Allah7a giden yolu tarif et” dedi.Hazret :”Eğer sıradan Müslümanların yolunu öğrenmek istiyorsan, oruç tutmalı, gece namaz kılmalı ve insanlardan uzaklaşmalısın.Yok eğer , evliyanın yolunu öğrenmek istiyorsan, bütün ilgi ve bağlantılarını keserek , sadece Allah'a kulluk etmeye çalışmalısın” dedi.

İBRAHİM ETHEM HAZRETLERİ

 İBRAHİM ETHEM HAZRETLERİ

Hazret mescidde bulunduğu sırada insanlar “Mescidde oturunuz da sizden istifade edelim” diyenlere şu cevabı verdi.”Dört şeyden dolayı sizinle ilgilenemiyorum.bu dört şeyle meşgul olmaktan uzaklaşabilirsem, sizinle otururum”

“Peki bunlar nedir el Ebu İshak?” diye sorulunca şunları söylemiştir.
1/ Allah Teala’nın “bunlar cennetliktir, ama ben aldırmam; bunlar da cehennemliktir yine aldırmam” buyurarak Ademden misak aldığı zamanı düşünüyorum ve kendimin hangi gurupdan olduğunu bilmiyorum.

2- Düşünüyorum da , Allah Teala, bir çocuğu anasının karnındayken yaratmaya hükmedip  ruh üflediğinde, çocukla ilgilenen melek:” Ya Rabbi! Şaki mi olacak yoksa Said mi?” diye sorduğunda , Allah7ın o anda benim hakkımda verdiği cevabın ne olduğunu bilmiyorum.

3- Ölüm meleği gelip ruhumu kabzetmek isteyince ;” Ya Rab! Bunun ruhunu Müslüman olarak mı, kafir olarak mi kabz edeyim?” diye sorduğunda Hak teala7nın o anda benim hakkımda vereceği cevabın ne olduğunu bilmiyorum.

4- “Bugün ayrılın ey mücrimler”(Yasin 59) ayetini düşünüyorum, fakat kendimin hangi guruptan olacağımı bilemiyorum.Bu konularla o kada rmeşgulum ki , bu meşguliyet beni sizinle oturup konuşmaktan alıkoyuyor.

Şeyh Safi’ye soruldu:”Derviş menzilleri kateddiğinde, hala ulaşamadığı bir mertebe kalır mı? Şeyh cevaben:”Elbette kalır o mertebe de, bu dervişin, Allah katında makbul bir kul olup olmadığını bilemsi mertebesidir” dedi.

Halen mertebesi Veli olan birinin , sonunda değişmesi mümkündür.   

TEHLİKELİ TİPLER

 TEHLİKELİ TİPLER

Hz.Ali efendimiz diyor ki:” Beni en çok endişelendiren iki tip adam vardır.Hayasız alim ile cahil sofu.”.

Çünkü birincisi hayasız davranışlar ile insanları ilimden soğuturken , cahil sofu , zahidane yaşayış ile insanları bilgisizliğe teşvik etmiş olur”

Sahte şeyhler,müritlerine,sadece kendilerine tabi olmalarını,davranışlarını sorgulamamalarını, başkalarına bakmamalarını, kendisine kul olmalarını isterler.Bu davranış kendilerine kitab ve nübüvvet verilenlerin davranışı değildir.Böylesi meşayihi Sadi şöyle zemmeder:
“ Kedi gibi devamlı elleriyle yüzlerini yıkarlar

Lakin amaçları köyün farelerini avlamaktır.

Nice müddet şöhret ve gurur için riyazat yapar

Çünkü boş olan davulun sesi uzağa gider.

Sahte olan şeyhler şöhret için sesinin uzaklarda duyulmasını ister.Çünkü davulun sesi uzaktan hoştur.Rabbine ulaşmak isteyen ve talebinde sadık olan bir kişi, insanlardan uzaklaşıp adının sanının unutulmasını ister. Sahtelerin hali , insanların sırtından mal edinmek ve adını duyurmaktır.

SEMAVİ KİTAPLAR

 

SEMAVİ KİTAPLAR

Semavi kitap ;önce kalbe nazil olur.Sonra peygamberlerin aklında bu kitab ve bu kitabın sırlarını kavrayış hasıl olur.Bu kavrayış hasıl olduktan sonra peygamber , anladıklarını insanlara tebliğ eder.İşte peygamberlik , alınan vahyi bu suretle haber vermedir.Hak Teala’nın kitab, hikmet ve nübüvvet ihsan ettiği kişiler, insanların en faziletlisi , en bilgilisi olurlar.Alla hteala vahiy ve kitabı, ancak temiz nefislere , ervahı tayyibeye verir.

31 Mayıs 2025 Cumartesi

ZAHİRİ TEMİZ BATINI MURDAR OLANLAR İÇİN

 

 ZAHİRİ TEMİZ, BATINI VE SİRETİ MURDAR OLAN İÇİN

CEHENNEMDE KİLİT ARAMAYA GEREK YOKTUR.

KİŞİ BAŞINI BÜYÜTMEKLE BİR ŞXEY OLMAZ.

KABAĞIN DA BAŞI BÜYÜKTÜR AMA İÇİ BOŞTUR.

SARIK SARARAK BOYUNU VE BOYNUNU UZATMAYA ÇALIŞMA

ZİRA SARIK PAMUKTAN , ONUN KÖKÜ DE OTTANDIR.

YANİ KUPKURU BİR BİTKİDİR.

EY ERBAB-I İDDİA , NERDE MANA?

EY ERBAB-I MARİFET , HANİ MUHABBET?,

EY ERBAB-I MUHABBET, NERDE İBADET?

(Sadi)

BÜTÜN HATALARIN TEMELİNDE YATAN ÜÇ ŞEY

 BÜTÜN HATALARIN TEMELİNDE YATAN ÜÇ ŞEY

 Efendimiz SAV buyurmuştur:” Bütün hataların temelinde şu üç şey yatar, bunlardan uzak durun.Kibir, hırs ve hased.Kibirden sakının çünkü iblis’i Adem’e secde ettirmeyen kibridir. İnsanlarla yüz yüze iken yağcılık yapıp, gıyaplarında çekiştirmek ve başına gelen belalara karşı isyan edip ağzını bozmak hasedcinin temel özelliklerindendir

Hased ; nefgsin kötü huylarından biridir.Bütün eserlerin Cebbar olan Allah’dan kaynaklandığını görerek , tevhidi ve zikri artırarak mutlaka bu huyu yok etmek gerekir.Çünkü insanların ilim amel,hilkat ve diğer üstün özelliklerde farklı mertebelerde olması hepqsi için rahmettir.Bütün bunlar , aziz ve alim bir zatın ezeli takdiriyle olmaktadır.Dolayısıyla hasedci bir kişi Allah7ı layık olmayan kişilere nimet verdiği için suçlamış olmaktadır.

Ayet buyurmaktadır:” Yoksa, Allah’ın fazl-u kereminden verdikelri yüzünden insanlara hased mi ediyorlar”( Nisa 54) 

İNSANLAR ALTIN VE GÜMÜŞ MADENİ GİBİDİRLER

 İNSANLAR ALTIN VE GÜMÜŞ MADENİ GİBİDİRLER

Efendimiz buyurmuştur:”İnsanlar altın ve gümüş gibidir”. Yani insanlar ilim, amel ve ahlak madenleridir.Fakat altın ve gümüş nasıl en yüksek ayardan en alçak ayara kadar farklılık arzediyorsa bu madenlerde farklı kırattandırlar.

Bu hadiste şöyle bir hususada işaret vardır.Nasıl ki madeni cevherler çeşitli ölçümlerle meşakkatlerle çekilerek çıkartılıyorsa , insan tabiatının madenindeki ahla kgüzelliği ile ilgili cevherler nefis riyazatı ile çıkartılmalı , elde edilmelidir.

EN İSABETLİ OLAN SÖZ

 EN İSABETLİ OLAN SÖZ

Kisra’nın huzurunda hikmet ehli konuşuyorlardı:

Gam deryasından gelen çetin dalgaların en büyüğü hakkında

Birisi dedi ki:En büyük dert uzun süren hastalıktır.

Bir başkası da; En zor şey ihtiyarlık ile fakirliktir.

Bir üçüncüsü de:En fena şey ecel yakın iken kötü amele devamdır.

En isabetli söz olarak üçüncüye ait söz seçildi (Abdurrahman molla Cami) 

KERAMET,

 EN BÜYÜK KERAMET

En büyük keramet kişinin ahlakından kötü huyu değiştirmesidir.

 ALLAH’A EŞ KOŞMAK

Gerek rızk talebinde gerekse bütün olayların zahiri sebeplerden kaynaklandığını düşünmekta Allah'a eş koşmak mevcuttur.

PEYGAMBERLERİN LANETLEMESİ

 PEYGAMBERLERİN LANETLEMESİ

Büyük bir te’sire haizdir.Necran Hırıstiyanlarının bilginleri Efendimiz SAV e gelmişler,Hz.İsa a.s ile alakalı hususlarda Kur7an ‘a aykırı zıt fikirler ileri sürmüşler.Bunun üzerine Hak Teala  Efendimizin dilinden onları lanetleşmeye davet etmiş.Ali İmran  suresi 61 ayetinde bu durum anlatılmaktadır.Necran Hırıstiyanlarının bilginleri , Efendimizin Hak peygamber olduğunu anlamalarına rağmen , Rum krallarının kendilerine tanıdığı maddi imkanlardan yoksun kalmamak için Müslümanlığa girmeyi kabul etmemişler ,Lanetleştikleri takdirde kendilerinin mutlaka dünyevi bir belaya müptela olacaklarını bilmişler ve cizye vermek suretiyle sulh olmayı talep etmişlerdir.

Efendimniz SAV yanına Hz.Ali ve Hz.Fatımayı almış Hz.Hasan’ın elinden tutmuş Hz.Hüseyin7i de omuzuna almış bir vaziyette lanetleşme için Hırıstiyanların bulunduğu yere gelince ,Necran hırıstiyanlarının en bilgini Ebsul Harise ,şöyle demiş:”Ey Hırıstiyanlar! Ben burada öyle simalar görüyorum ki , şayet Allah teala, bir dağı kökünden söküp atmak istese bunların hürmetine o dağı kökünden söker.Bunlarla lanetleşmeyin.Yoksa helak olursunuz.Kıyamet gününe kadar da yeryüzünde tek bir hırıstiyan kalmaz”  demiştir.

Peygamberlerin lanetleşmesinin tesiri çok büyüktür.Bunun sebebi peygamber nefislerinin ruhul Kuds ile desteklenmesidir.Bu destek Allah7ın izniyle cismani alemde müessirdir.Bir bakıma cismani alemin bu destekten etkilenmesi , bedenimizin ruhumuzdan etkilenerek gasap, korku, sevinç, maşuku düşünme,irade ve iradelerin oluşumu esnasında organları harekete geçirme gibi yollarla ortaya çıkmasına benzer.Meleki nefislerin infiali, ciszmani alemle tam bir beraberlik esnasında bu alemde icra ettiği tesirdir.İşte bu birlikte oluş sebebiyle cismani bedenler ile nakıs insan nefisleri bu meleki nefislerin istediği şekilde bir tepki gösterirler.B etki nedeniyle Necra Hıristiyanları lanetleşmeden evvel bir korku duymuş ve bu işten vazgeçip cizye ödemeyi kabullenmişlerdir.

Velilerin hamli de böyledir, birine beddua ettikleri zaman bu , hastalık ölüm ve benzeri belalar şeklinde tecelli eder.”Kötü tuzak , dönüp dolaşır ve sahibini bulur”(Fatır 43).

Salih insanları üzen bir davranış, kötü sonuçlar doğurur.

 

TUZAK KURMAK,

 TUZAK KURMAK

Ali İmran suresi 54 ayetinde geçer.Allah, tuzak kuranların hayırlısıdır” manasında VALLAHÜ HAYRUL MAKİRİN lafzı celilidir.İsrailoğullarının kralı Hz.İsa’yı öldürmeye karar verdiği zaman ona küçük pencereli bir eve girmesini emretti.Cibril, o küçük pencereden Hz.İsa’yı göge yükseltti.Sonra kral , habis bir adama 2Yanına gir ve İsa’yı öldür” diye emretti.adam eve girdi.Allah onu isa’yı benzetti.O da çıkıp İsa’nın evde olmadığını haber verdi.Bunun üzerine adamı öldürüp çarmıha gerdiler Sonra şöyle dediler:Bunun yüzü İsa’nın yüzüne, bedeni ise arkadaşımızın bedenine benziyor.Eğer bu İsa ise arkadaşımız nerede? Eğer bu arkadaşılmız ise İsa nerede?” şeklinde aralarına büyük bir dedikodu düştü.

Sehl b.Abdullah Tusteri  hazretleri bu ayetin tefsirinde şöyle der:”Allah da onlara hile yaptı” sözünün manası şudur:”Onlara nimetlerin devamını sağlarız, şükrü unuttururuz.Nimete kapandıkları, nimet vereni unuttukları vakit te yakalarız” demektir.

İmam Ahmed b.Hanbel bazı arkadaşlarına şöyle tavsiye ederdi.”Adlin en üstününden kork.Fazlın inceliğini iste.Allah seni cennetine de koysa yine mekrinden kurtuldum zannetme.Çünkü atan Adem’in başına gelen cennette iken geldi.Cennette nice topluluklar vardır ki , onlara, “Yemediğiniz günler karşılığında dilediğiniz şekilde yiyin için”(Hakka 24) buyrulmuştur.Allah onları yeme-içme ile kendinden mahrum etmiştir.Hangi mekir bundan büyük, hangi hüsran bundan daha korkunç olabilir.

MESİH

 MESİH İSMİ

Hz.İsa, Kur’an da Mesih olarak isimlendirilmiştir.Bu sıddik, Faruk gibi şerefli lakablardan bir lakabdır.Mesih’in İbranice aslı “Meşiha” dır.Manası, “mübarek” demektir.

KADINLARIN EN FAZİLETLİLERİ,

 KADINLARIN EN FAZİLETLİLERİ

 “Alemlerin kadınlarından üstün bilmen yeterli olanlar,İmran’ın kızı Meryem, Huveylid’in kızı Hatice, Muhammed’in kızı Fatıma ve Firavun’un karısı Asiye’dir”

Kadınlardan kemale erenler bu dördüdür.

 

BENİ İSİRAİLİN SEYYİDESİ:HAZRET-İ MERYEM

 BENİ İSİRAİLİN SEYYİDESİ:HAZRET-İ MERYEM

Annesi Hınne, hamile iken karnındaki çocuğu Hak teala’(ya adayacağına söz vermişti.Erkek olacağını umuyordu.

Ama kız doğmuştu.2rabbim ben onu kız doğurdum.Oysa erkek, kız gibi değildir.Ona Meryem adını verdim.Kovulmuş şeytana karşı onu ve soyunu korumanı diliyorum” dedi. Hak teiala Meryem7e hüsnü kabul gösterdionu güzel bir bitki gibi yetiştirdi ve Zekeriya peygamberi onun bakımı için görevlendirdi.

İbadet yerinin içinde ona yüksekçe bir yerde özel oda yapıldı.oraya sadece Zekeriya girebilmekte idi.Küçük meryem’in üzerine yedi kapı kilitli olmasına rağmen Hz.Zekeriya ne zaman onun yanına girse,orada değişik nimetler bulurdu.şaşırırdı.Bu nerden ?diye sordu Küçük Meryem, küçüklüğüne rağmen konuştu”Allah’dan geliyor” dedi.

Rabbi onu kabul etmişti.

 

Rivayete göre Meryem’in annesi Hınne, Meryemi doğurduktan sonra bir beze sardı ve mescide götürdü.Harun’un evladları olan Yahudi alimlerini nyanına bıraktı.Kabe de “hıcabe” yani perdedarlık vazifesi ne ise onlarında Mesciddeki vazifesi o idi.Hınne onlara dedi ki:”İşte bu adak önünüzde.Alimler onu almak için birbirleri ile yarıştılar.Çünkü Meryem onların imanının ve kurbanlarının sahibinin kızı idi.Çünkü Masanoğulları, İsrailoğullarının başı ve kralları idiler.Bunun üzerine Zekeriya dedi ki:” Onu almaya ben layıkım.Çünkü çocuğun teyzesi benim yanımdadır.dediler ki Hayır kur’a çekeceğiz.Yirmiyedi kişi oldukları halde Kıyl nehrine doğru yürüdüler.Bu nehir Ürdün nehri idi.Vahiy yazmakta oldukları kalemlerini bu nehrin suyuna attılarKimin kalemi üste çıkarsa o kazanmış olacaktı.Bunu üç defa tekrar ettilern.Her defasında Zekeriya’nın kalemi üste çıktı, diğerlerinin kalemi battı.Bunun üzerine Meryem’i Zekeriya aldı.

ALLAH GECEYİ GÜNDÜZE SOKAR; GÜNDÜZÜ DE GECEYE SOKAR

 ALLAH GECEYİ GÜNDÜZE SOKAR; GÜNDÜZÜ DE GECEYE SOKAR

Hac suresinin 66 ncı ayetidir.Bu ayetin işari anlamı için şu da söylenir:” Allah, masiyyeti taata katar, taati masiyyete..Böylece kul taat için itaat eder, kendini beğenir ; yaptığına itimat eder, taatı olmayanı küçük görmeye başlar ; buna rağmen taatının karşılığını Allah’dan ister.Bu davranı etrafı seyyiat ile çevrilmiş bir taattir.Bunun tersi ise şöyle olur; kul günah işlediği zaman Allah’a iltica eder.bu durumda kendini gküçük görürve günah işlemeyeni büyük görürse , bu da etrafı hasenat ile çevrili bir günahtır.Bunlardan hangisi taattir, hangisi masiyettir sen düşün.! Bu sebeble salik , ibadet ve taata çalışmalı , fakat ibadetine aldanıp güvenmemelidir.Umulur ki böyleliklecennet bahçelerindeki gayelerin gayesine ulaşmış olur.

Kula gereken , ibadetlerin bütün nevilerini yerine getirmek, ondan sonra da bunları unutmaktır.Ucub, yani kişinin kendini beğenme duygusunun kişiyi yakalamaması için bu şarttır.Bu sebeble denilmiştir ki ibadeti muhafaza etmek ibadeti yapmaktan daha zordur.Çünük ibadet cam gibidir .Çarçabuk kırılıverir.Sonra sarmakla yapıştırmakla bütünleşmez.Aynı şekilde günahlarla izale edilen hayırlarda böyledir.

MERYEM KELİMESİ

 MERYEM KELİMESİ

“Meryem” kelimesinin manası “İbadet eden kadın ve rabb’ın hizmetkarı’ demektir

GIDALAR BEDENE TESİR EDER

 GIDALAR BEDENE TESİR EDER

Gıdalar da bedene tesir eder.Kimin gıdası helal ve temiz; mizacı üstün ve nurani;niyeti sadık ve hakkani ise çocuğu sıddık bir mümin veya veli olarak gelir.Kimin de gıdası haram, mizacı habis ve zulmani;niyeti fasid ve aşağı ise çocuğu fasık, yahud kafir ve zındık olarak gelir.Çünkü çocuğun meydana geleceği nutfe bu gıdadan oluşmakta  böyle bir kimsede vücud bulmaktadır.Sonuçta nutfe bulunduğu yere uyum sağlayacaktır.Efendimiz SAV buyurmuştur:” Çocuk babasının sırrıdır”

SÜNNETE TABİ OLMAK

 SÜNNETE TABİ OLMAK

 Cenab-ı Hakk, Ali imran suresi 31-32 ayetlerinde buyurmaktadır ki:”(Rasulüm”) De ki : Eğer Allah’ı seviyorsanızbana uyunuz ki Allah da sizi sevsin  ve günahlarınızı bağışlasın De ki : Allah'a ve Resulüne itaat edin..”

Bu ayetlerden anlaşılacağı üzere Allah'ı sevdiğini iddia edip Resulünün sünnetine muhalefet eden, davasında  yalancıdır.Çünkü birini seven onun yakın çevresini ve ilgisi bulunanları da , yani kölelerini, hizmetçilerini, evini,eşyalarını, binalarını ,mahallesini , davarını, köpeğini , merkebini ve diğer şeyleri sever.Bu, aşkın kanunu ve muhabbetin kaidesidir.

Peygambere tabi olduğu nisbette Allah sevgisinden nasibi vardır.Bundan sonra Allah o kuluna muhabbet eder.Bu muhabbetin de nuru Peygamberimizin ruhundan o müminin kalbine sirayet eder.

Efendimiz buyurmuştur.”Ümmetimin hepsi cennete gireceklerdir.Ancak imtina edenler müstesna” Bunun üzerine ashab:”Cennete girmeyi kim istemez ki?” dediler.Efendimiz sav : Bana itaat eden cennete girer.Kim de bana asi olursa cennete girmeyi istememiştir.

ALLAH ADAMLARININ SABRI

 ALLAH ADAMLARININ SABRI

Şakik-i belhi ve Hatim beraber yolculuğa çıkmışlardı.Bir ihtiyar bunlara yol arkadaşı olarak katıldı.Adam yol boyunca saz çzalıyor, şarkı söylüyor, oynuyordu.Hatim de Şakik’in bu adamı yaptığı işten vazgeçirmesini bekliyordu.Şakik bunu yapmadı.Yolun sonuna varıp ayrılacakları vakit o fasık ihtiyar bunlara dedi ki:”Şimdiye kadar huzurunuzda oynadım, şen şakrak oldum.İkinizden bmiri kaşını kaldırıp bakmadınız bile.Ne kadar ağır ruhlu adamlarsınız?” Hatim dedi ki:”Ya şeyh bizi mazur gör, bu Şakik’tir ben de Hatim’im”Bu söz adama tesir etti ve adam tevbe etti, elindeki sazı kıldı.Hatimle Şakik’e talebe olup onlara hizmet etmeye başladı.Bunun üzerine Şakik, Hatim7e dedi ki:Allah adamlarının sabrının nasıl olduğunu gördün mü?

Dervişlik iddiasında bulunan kimkseye yakışmaz,

Halkdan meşrebine aykırı bir şey vaki olunca kalkıp cenk etmek.

Eğer dağdan değirmen taşı gibi bir kaya yuvarlansa,

Arif, yerinden kalkıp da o taşın önünden çekilmez.

Yani zahiri hadiselerden etkilenip gönlü değiştirmek arife yakışmaz.

DÖRT BÜYÜK GÜNAH

 DÖRT BÜYÜK GÜNAH

Efendimiz SAV buyurmuştur:Dört şey büyük günahlardandır:

1-      Dünyalık elde etmek  için yün giymek (derviş görünmek)

2-      Salihlerin yaptıklarını yapmadan onları sevdiğini iddia etmek

3-      Zenginlerden istifade ettiği halde onları kötülemek

4-      Bir iş tutmayarak insanların sırtından geçinmek

MELİKLERLE MEŞGUL OLMAYINIZ

 MELİKLERLE MEŞGUL OLMAYINIZ

B:azı kitaplarda şöyle yazılıdır.” Ben meliklerin meliki Allah’ım.Meliklerin kalbleri , nasiyeleri benim elimdedir.Eğer kullar bana itaat ederlerse melikleri onlara rahmlet kılarım.Eğer kullar bana isyan ederlerse meliklerle onlara azab ederim.Meliklerlemeşgul olmayınız, onların size en şefkatlisine; Melikler melikine tevbe ediniz” Yani Allah7a tevbe ediniz.

Haccac ibni Yusuf’a sormuşlar:”Neden sen Ömer gibi adaletli davranmıyorsun? Halbuki onun hilafetine yetiştin.Adlini ve işinin düzgünlüğünü gördün? Denildiğinde , “ Siz zühd ve takvada Ebu Zer gibi olursanız , ben de muamelemde Ömer gibi adl ü insaf eylerim” demiştir.

Bu ifadelerde halkın ameli nasılsa ., başlarına geçen kimsenin  de ona göre olduğuna işaret vardır.Halk iyi ise başlarına geçen kimse iyi,kötü ise kötü olur.Başa geçen insanların adaleti ve zulmü; memedeki sütte, ekinhde, ağaçlarda,meyvelerde , kazançlarda , zanaatlarda belli olur.Yani bir zalim idarecinin zulmü yüzünden memedeki süt azalır, ekinlerden bereket kalkar, ağaçların meyveleri noksanlaşır, ticarnet erbabının ve sanaat erbabının muameleleri kesada uğrar.Şayet adaletle muamele etse bunun tersi olur.

Efendimiz SAV buyurmuştur ki; Ümmetim üzerine bir zaman gelecek ki ; Devlet başkanları zulüm, alemleri tama’, abidleri riya, tüccarları faiz, kadınları da dünya zineti üzre olacaklardır.

HAKTEALA İLE ARASINDA HİCAB BULUNMAYAN AYETLER

 HAKTEALA İLE ARASINDA HİCAB(PERDE) BULUNMAYAN AYETLER

Hz.Ali (r.a) den rivayet edilen bir hadisi şerifde efendimiz sav buyurmuştur:” Fatiha suresi, ayetel kürsi ve Ali İmran suresinden iki ayet ;yani (şehidallahü ennehu lailahe illa hu) ayetinden (inneddine indallahil islam) ayetinin sonuna kada r; bir de KULİLLAHÜMME den  BİĞAYRİ HİSAB KISMINA KADAR OLAN AYETLERLE Allah arasında hicab yoktur.

Bu ayetler Cenab-ı Hakk’a demişlerdir ki:” Yarabbi, bizi yere mi, sana asi olanlar içine mi indiriyorsun?” Allah Teala cevap olarak :” Yemin ettim, kim bu ayetleri her namazdan sonra okursa , ona cenneti yurt yapacağım.Kuds haziresinde barındıracağım ve ona günde yetmiş defa nazar edeceğim; yetmiş derdini gidereceğim ki en aşağısı mağfirettir.Bütün düşmanlarından ve hasetçilerden koruyacağım ve onlara karşı ona yardım edeceğim”

 

BİTMEYEN VAZİFE

 BİTMEYEN VAZİFE

Emr bil ma’ruf nehy anil münker ; yani iyiliği emir, kötülüğü yasaklama vazifesi hiçbir zaman sakıt olmaz.Müslümanlar bu vazifeden asla kurtulamazlar.Ancak ahir zamanda küalblerin katılaşması , nefislerin de dünya lezzetleri peşinde yanıp tutuşması nedeniyle öğüt ve ikaz tesir etmez olur.

Bir insana kardeşi “Allah'dan kork” dediği zaman “ Sen kendine karış ! Sen kim oluyorsun da bana bunu söyliyebiliyorsun?” demesi , günahların en büyüklerindendir

28 Mayıs 2025 Çarşamba

HÜSEYİN EFENDİ(METLİ SULTANIN YOLUNDAKİLER)


Hüseyin Efendi..Metli sultana devam eden kişilerden .Dünyasını değiştirdi.kabriMetli Sultana yakın olan bir yerde.Dört kızı mevcut olup isimleri MUKADDES, KEVSER,MÜŞERREF,AYŞE





 

24 Mayıs 2025 Cumartesi

SABIR ÇEŞİTLERİ

 SABIR ÇEŞİTLERİ

Sabır çeşitleri üç ana bölümde toplanır

a-     Taatleri yerine getirmedesabır,

b-    Masiyetlerden sakınmada sabır,

c-     İstenmeyen şeylere; bela ve musibetlere sabır

 

YAHUDİLER,

 YAHUDİLER

Ali İmran suresinin 21 nci ayetinde geçen “Peygamberi ve iyiliği emredenleri öldürenler” ayetinde Yahudiler kastedilmiştir.Efendimiz (SAV) de n mervi bir hadiste buyrulmuştur:” Ya Ebu Ubeyde! İsrailoğulları bir günün başında sadece bir saat içerisinde kırk üç peygamberi öldürdüler.Bunun üzerine İsrailoğullarının abidlerinden yüz on iki adam kalkıp bu katillere iyiliği emrettiler, kötülükten vazgeçirmeye çalıştılar, o günün sonunda bunların da hepsi birden öldürüldü”

ADALET

 ADALET

“Kıst” yani adalet, Allah'a mahsus sıfatlardan biridir.Allah rızıkların v ecellerin taksiminde , sevapların ve cezaların verilişinde , kullarına emrettiklerinde ve yasaklarında “kıst” yani “adl” ile muamele etmektedir..Bu ise , Allah’ın kulları birbirleri ile müsavi tutup zulumü onlardan uzaklaştırmasıdır.

İSTİĞFAR

 SEHER VAKİTLERİNDE İSTİĞFAR YAPMAK

İstiğfarın seher vaktinde yapılmasını Hak Teala methetmiştir.Çünkü bu vakitte yapılan dualar kabule daha yakındır ve ibadet yapmanın nefse ağır geldiği vakitlerdir.Ancak bu vaktin ibadeti nefsi daha çok arıtır.Bu saatlerde gayret gösterenlerin ruhları cem duygusuna daha yakındır..Cem her şeyin Allah ile kaim olduğunu kalben hissetmektir.

Yakub (a.s) “Sizin için yakında Rabbime istiğfar ederim(Yusuf 98) sözü hakkında şöyle denmiştir:Yakub (a.s) çocuklarının kendinden dua istedikleri anda dua etmemiş , seher vaktine tehir etmiştir.Çünkü o vakitte yapılan dua kabul olunur.

ŞEHAVAT

 DENİLMİŞTİR Kİ

Denilmiştir ki Allah Teala melekleri şehvetten uzak fakat akıl sahibi olarak; hayvanları da akıldan uzak şehvet sahibi olarakyaratmıştır.İnsanlara ise aklı ve şehveti aynı anda vermiştir. Kimin aklı şehvetine galib ise , o meleklerden bile üstün; kimin şehveti aklına galib ise , o hayvanlardan aşağıdır.

Nefislere süslü gösterilen şehavet şunlardır:

KADINLAR(Nisa), OĞULLAR(BENİN), YIĞIN YIĞIN BİRİKTİRİLMİŞ ALTIN VE GÜMÜŞ,SALMA ATLAR(Bu günün nakil vasıtaları), EN’AM (Kendilerinden istifade edilen deve, sığır,koyun-keçi gibi sağmal hayvanlar),HARS (Ekinler)

Bunların her biri insanlar  için fitnedir.Kadınlar vöe oğullar herkes için, altın-gümüş ticaretle uğraşanlar için,Besili atlar toplumun ileri gelenleri için, Sağmal hayvanlar çöllerde yaşayanlar için,Ekinler ise köylüler için imtihan vesilesidir.

ELBİSENİN BEDELİ

 EBU ALİ EL DAKKAK

Hazretin huzuruna bir fakir geldi.Üzerinde basit bir yün elbise ve başında bir sarık vardı.Oradakilerden birisi latife etmek için “ Bu yün elbiseyi kaça satın aldın?” diye sordu.O da:”Dünya karşılığında satın aldım.Benden buna karşılık ahiretimi istedi, fakat ben ahiretimi satmadım” diyerek cevap verdi.

 EBU BEKR EL VARRAK

Demiştir ki:” Dünyada ve ahirette fakirlere ne mutlu!. Çünkü sultanlar onlardan dünyada haraç istemezler.Allah da ahirette hesap sormaz”

 

ATEŞ İKİDİR

 ATEŞ İKİDİR

Ateş ikidir: Allah'ın ateşi, cehennemin ateşi.

Allah7ın ateşi, O’ndan koparak uzak kalmanın insana verdiği hasret ve nedamet ateşidir ki Allah’ı görmekten mahrum olan kimselerin kalbleri bu ateşle azab olunur.”O, Allah’ın tutuşturulmuş bir ateşidir ki gönüllere işler”(Hümeze 6-7)ayetindeki ateş bu ateştir.

Cehennem ateşi ise şehvetler ve gafletler dolayısıyla işlenen, dine muhalif şeylerin ateşidir ki insanın derilerini ve dışını yakar
Ayeti celilede :”Onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe başka deriler veririz ki azabı tatmaya devam etsinler”(Nisa 56)

İinsanı Allah’dan uzak düşürme azabından kurtaracak şey ancak nefis tezkiyesidir.

Büyüklerden birise sorulmuş:” İnsan acaba nefsinden ne ile kurtulur?” diye sorulmuş , o da “ Rabbi ile kurtulur” diye cevap vermiştir.Allah kuluna, kulun istediği bir konuda yardım etmek isterse nur orduları ile ona yardım eder.Kula her zulmet hücum ettikçe ona karşı bir nur kalkar , zulmün, zulmetin  ve ağyarın varlıklarını ortadan kaldırır.Bundan sonra hevanın , şehvetin ve kötü ahlakın adı sanı kalmaz, silinir.Zulmet nasıl nefsin askeri ise nur kalbin askeridir.Nur’dan muurad, Cenabı hakk7ın esma ve sıfatının manalarından istifade edilen şeylmerin hakikatıdır.Zulmetten murad ise , heva ve heves gibi şeylerin sonuçlarının manalarıdır.Kur’anda Sebe melikesi Belkıs lisanından varid olmuştur.”Krallar bmir karyeye girdiklerinde orayı fesada verirler”(Neml 34) Yani önceki düzeni değiştirirler.İşte kula Allah’dan gelen işaret ve ikazlar(varidatı rabbaniyye) dolu kalblere girince orada ne kadar aşağılık sıfat varsa çıkartır ve oraya bütün güzel huyları girdirir.Bu devlete ancak dünyayı ve ukbayı terketmekle erilir.Ağyar ile içli dışlı olanların , mal ve evlad sevgisiyle dobdolu olanların , Allah’dan korkmayanların kalbleri nasıl olur da bu nurla dolabilir?.

uzlet

 ZAMAN İNSANLARDAN UZAK DURMA ZAMANIDIR

Cüneydi bağdadi hazretleri  demiştir ki:” Dinini selametle muhafaza etmek, bedenini de rahata erdirmek isteyen , insanlardan uzak dursun.Çünkü bu zaman, yalnızlık zamanıdır..Bu nedenle akıllı insan yalnızlığı seçendir.

HACI BEKİR UZUN

 HACI BEKİR UZUN

Hacı Bekir Uzun amcamız nakletti.”Dün rüyamda Necib Sultanımla beraberdim.Konya'ya SEYAHATA gitmişiz bir kapıda niçeri girdik kalabalık bir topluluk var.İçeriden birer bardak çay alıp dışarı çıktığımızda sanki İstanbul boğazındayız karşıyı seyrediyoruz gibi.ancak önümüzden büyük bir deniz mevcut karşıda güzel binalar var.Bogazın sularını gösterir gibi bunlar nedir? Diye bana sordu bende "deniz" dedim.Mübarek hayır deniz değil doğal gaz dedi.

İNSANIN YARATILIŞI

 İNSANIN YARATILIŞI

Efendimiz SAV buyurmuştur:Sizden her birinizin yaratılışı anasının karnında kırk günde toparlanır.Sonra aleka, yani kan pıhtısı olur, sonra müdgam yani bir çiğnem et parçası olur.Sonra allah dört meleği gönderir:Rızkı, ameli, eceli, şaki veya said oluşu yazılır”.

Kim ne için yaratılmış ise o iş ona kolay gelir.

Allah Teala, rahme düşürdüğü nuutfeye kırk günlük gelişme evreleri vermişse , aynı şekilde gönül erlerinden bir zatın velayet sulbünden sadık müridin kalb rahmien müritlik nutfesi düşürür.Mürid burada şeyhin velayet tasarruflarına teslim olur.Çünkü şeyhin velayet tasarrufları , rahimlerin meliki mesabesinde olmakla müridin zahir ve batın hallerini düzenler.Bu devrede , öfkeli hallerin zuhur etmemesi, garib ve uygunsuz bir koku duymaması  için halveti ve uzleti seçer.Bunlar nutfenin düşmemesi ve bozulmaması için şarttır.

KUTSAL KİTAPLARIN İNDİRİLİŞİ

 Kutsal kitapların indirilişi

Kur'an peyderpey nazil olmuş, Tevrat ve İncil ise birer defada indirilmiştir.Kur'an levhi mahfuzdan dünya semasına Ramazan ayının kadir gecesinde bir bütün olarak indirilmiş, oradanda yeryüzüne peyderpey indirilmiştir.Tevrat kelimesi İbranice, İncil kelimesi Süryanicedir.

İSMİ AZAM

 İSMİ AZAMIN ZİKREDİLDİĞİ KURAN SURELERİ

 Efendimiz BAV buyurmuştur:” Allah'ın en büyük ismi, yani ism-i azam üç surede zikredilmiştir.

BAKARA(255),

ALİ İMRAN(2),

 TAHA (11)

BAKARA SURESİ

 BAKARA SURESİ

 Efendimiz SAV bir hadis-i şerifinde buyurmuştur:” Bakara suresinin son iki ayetini okuyan geceyi ibadetle geçirmiş veya kıyamet gününün azabından kurtulmuş olur”

Yine Efendimiz buyurmuştur:” İçerisinde “Bakara” nın zikredildiği sure Kur’an’ın füstatı(büyük şehri) dir.Onu iyice öğreniniz.Çünkü onu öğrenmek berekettir. Terki ise hasrettir. “Batallan” onu ögreinmeye güç yetiremezler.Peygamber Efendimiz’e “batalın ne olduğu “ sorulduğunda “sihirbazlar” diye cevap vermiştir.(Bakara suresini okuyana sihir tesir etmez)Üç gün peş peşe bir evde okunursa şeytan oraya yaklaşamaz.

BÜYÜK GÜNAHLAR

 BÜYÜK GÜNAHLAR

İbni Abbas’dan nakledilen bir rivayete göre büyük günahlar şunlardır:

1-    Allah’a şirk koşmak

2-     Yalancı şahitlik

3-     Şahidliği gizlemek  

 

BORÇ VERMEK

 BORÇ VERMEK

Efendimiz buyurmuştur:” Üç şey vardır ki kıyamet günü bunlara sahip olan mümin , dilediği kapıdan cennete girer ve istediği huri ile evlenir.Bunlar :Katili affetmek, her farz namazdan sonra ihlas suresini on kez okumak ve borç isteyene borç vermektir” Ebubekir (r.a) “Bunların biri olsa olur mu ya Resulallah? Deyince Efendimiz SAV : Evet, bunların birisi de olsa olur” buyurmuştur.

ALACAĞI TEHİR ETMEK,

 ALACAĞI İSTEMEĞİ TEHİR ETMEK

Bakara suresi 280 nci ayettir.Eli genişleyinceye kadar mühlet vermek Hak Teala’nın tavsiyesidir.Efendimiz (SAV) buyurmuştur:” Alacağını tehir eden Müslüman kişi için her gün bir sadaka sevabı vardır”

“Zor durumda olan borçlusuna mühlet veren veya borcunu ona bağışlayan kimseyi Allah kıyamet gününün zorluğundan korur” buyrulmuştur.

GÜZELLİK ALTI ŞEYDEDİR

 ALTI ŞEYİN GÜZELLİĞİ

Altı şeyin güzelliği şu altı şeydedir.Bunlar da ilim, adalet, cömertlik, tevbe, sabır ve haya.İlim amelde, adalet devlet başkanında, cömertlik zenginlerde, tevbe gençlerde, sabır fakirlerde,haya kadınlarda güzeldir.

İlimsiz amel çatısız eve, adaletsiz hükümdar susuz kuyuya, cömert olmayan zengin yağmursuz buluta, tevbesiz genç meyvesiz ağaca, sabırsız fakir ışıksız kandile,hayasız kadın tuzsuz yemeğe benzer.

BÜYÜK İSKENDER

 BÜYÜK İSKENDER

Birgün umumi bir toplantıya katılmış  ve orada ona ihtiyaç arz eden kimse çıkmamıştı.Bu durumdan pek hoşnut olmayan  İskender:” Ben bugünü, kendi mülkümden saymıyorum” demiş.

Niçin? Diye sorulunca :

“ Mülkün lezzeti , ancak ihtiyaçlıların yardım talebinde bulunması ve mal sahipleri tarafından bu taleplerin yerine getirilmesi ile tadılır” diye cevap vermiş.

HAYIR YOLUNA HARCANAK MALLARIN NİTELİĞİ

 HAYIR YOLUNA HARCANAK MALLAR

Bu konuda Bakara 267 kural koymuştur:”Size verilse , gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı , hayır diye vermeye kalkışmayın”

Kazandıklarımızdan hoşa gideceklerin verilmesi emredilmiştir.Ayette kötü ve değersiz şeyleri infak edenler azarlanmıştır.

Sadaka veren kimse çiftçiye benzer.Sahip olduğu araziden fevkalade iyi mahsul alacağına inanan çiftçi , ziraata gereken ehemmiyeti verir ve tohumun en iyisini eker.Malhsulün en iyi olması için tohumun iyi cins olması gerektiğini bilir.Eğer kul Allah7a yanındaki en güzel şeyi verirse Allah Teala’da onu en güzel şekilde mükafatlandırır.En güzel geçim yol ticaret ve ziraattır.

Efendimiz buyurmuştur:” Elde ettiği haram malı terketmeyip başkalarına tasaddukta bulunan kimse için bu mal, cehennem azığından başka bir şey olmaz.Çünkü XAllah , kötülüğü kötülükle gidermez.Bilakis kötülüğü iyilikle siler.Pisliği ise pislikle temizlemez”

ATPAZARİ OSMAN FAZLI EFENDİ

 ATPAZARİ ŞEYH OSMAN FAZLI EFENHDİ

Hazret şöyle demiştir:” Kalbime şöyle bir doğuş oluyor: Kişinin Hak ile olan muamelesinde en güzel tavrı teslim ve rıza, halk ile olan muamelesinde ise afv ve sehadır(cömertliktir)”