Ashabı suffa kırk kişiydiler.Dünyadan tamamen yüz çevirmişler, maişet peşinde koşmaktan vazgeçmişler, ibadet ve zikrullah ile meşgul olmuşlardı. Tasavvuf mesleğinin aslı onlardan alınmıştır.
Onlar düşmanlık yolunu ortadan kaldırmışlar, tevekkül ile yaşamayı , ellerine geçene kanaat etmeyi , hırs, tamah ve boş istekleri terk etmişlerdir.
"Onlar , ne ticaert ne de alışverişin kendilerini Allah'ı anmaktan .....alıkoyamadığı iinsanlardır."(Nur 37) aüyetinde buyrulduğu gibi Allah7a ibadete yönelir, kulluk vazifelerini yerine getirmeye gayret eder, murakabe için virdini zamanında yapar da çalışıp kazanç elde etmekle uğraşmaz ise , müslümanlar üzerine muvasat hakkı( o kimseye lütuf ve ihsanda bulunmaları) vacib olur.Hz.Peygamber'in ashabı suffaya yaptığı gibi müslümanların onları kollayıp gözetmesi ve gönüllerini azık endişesinden arındırmaları gerekir.Ashabı suffa Peygamberin sofrasında yerleşmiş dervişler topluluğudur.
Bir gün Allah'ın Rasulünün önünde yiyecek vardı.Ehli beytinden birine " Hayır, onu size veremem ,Ashabı suffayı bırakayım da açlıktan karınları ağrısın, öyle mi?"buyurdu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder