MÜRŞİD-İ KAMİL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MÜRŞİD-İ KAMİL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Haziran 2025 Perşembe

MÜRŞİD-İ KAMİL,

 İKSİRİ A’ZAM MÜRŞİDİ KAMİLDİR.

Tasavvufda her şey taleple başlar.Talib durumunda olmak tasavvufun ilk koşuludur.Allah7ı bulmak için ısrarla istemek gerekir.Aşık olma makamına kadar hep tek taraf söz konusudur.Aşk, sevginin bir üst mertebesidir.; fenafillah makamıdır.isim değişebilir ancak zat asla değişmez.İlk varolan “Hakikat-ı Muhammediyye”dir.Bütün esma ve eşyanın aslı odur.Etrafımıza baktığımızda bsütün canlıların üzerinde Allah’ın “Hayy” isminin tecellisini görürürüz.Allah7ın isimlerinden bize bildirilenler doksandokuzdur.Bildirilmeyen sınırsızdır.Mahlukatın üzerinde bunların tecellileri farklı farklıdır.Allah7ın tüm isimlerinin üzerinde tecelli ettiği varlık eşrefi mahlukat olan insandır.Peki , tüm insanların bu tecellilere mazhar olması mümkünmüdür? Değildir.Çünkü insanlar farklı farklı mertebelerdedir.Her varlık kendisi için mümkün olan en üst seviyeye çıkmak ister.Bunun için iksiri a’zama ihtiyaç vardır ki bu insan için “hakikat-ı Muhammediyye” dir.Tasavvufda bir alt mertebede olan insanı bir üst mertebeye çıkaran kişiye mürşid-i kamil denir.

Varlık alemi çeşitli sınıflara ayrılmıştır.İnsanat, hayvanat,nebatad,cemadat.İnsan dışında bunların arasında bir geçiş söz konusu değildir.Yani insan isterse öyle bir hnayvan olur ki hayvan bile ona hayret eder.Ve yine isterse meleklerin bile gıpta etitği bir varlık olur.İşte en alt seviyede olan insanı , insan-ı kamil seviyesine çıkarmaya çalışan ilim tasavvufdur.

Makam Allah ile kul arasında bir manadır; riyazat, mücahede ve ibadet ile elde edilir.Ancak bir makamın hakkı verildikten sonra diğerine geçilebilir.MAKAMLAR Hakk'a kurbiyet için ihdas edilmiş vasıtalardır.Herkes ve her şey aslı itibarıyla ait olduğu yere dönmeli ve bunun için çalışmalıdır.

Zübde-i alem Hz.Muhammed efendimizdir.Ortada tek bir hakikat vardır.Fakat anlıyabilmemiz için mertebelere ayrılmıştır.Makamsızlık makamına ulaşmak ferdin amacıdır.İkiliğin ortadan kalkması ve sailkin tevhid enli olmasını sağlayan vesile bu makamlardır.Salik bu yolda ikilik ortadan kalkıncaya kadar yürür.Allah’la kul arasında zulmani ve nurani hicablar kalkar .Salik öyle bir makama gelir ki “Benlik” kalmaz

Her makamın insan ruhunda meydana getirdiği tesir ve zevk farklıdır.Bu makamlar:

1-) Nerede olursak olalım Allah7ın bizimle olduğunu, her şeyi iihata ettiğini hissetmektir.

2-) Allah7ın vahdaniyetini müşahede etmektir.

3- Salikin, Allah’ın kendisine , kendinden daha yakın olduğunu hissetmesidir.

4- Basariyeyyet makamı, salikin tüm yaptığı hareketleri Cenab-ı hakk’ın gördüğünü yakinen hissetmesidir.

5- Allah7ın kalbden geçeni bildiğini hissetmesidir.Bu MAKAMDA Allah’a dua ihtiyacı dahi duyulmayabilir.Bu makam ilmiyye makamıdır.

6- Failiyyet makamıdır(Tevhidi efal)

7- Mülkiyet makamıdır.Kişi Zatının ve bütün her şeyin sahibinin Allah olduğunu hisseder.

8- Hayatiyyet makamı . Ebedi hayatın Allah7a ait olduğunu hissetmektir.

9- Mahbubiyyet makamıdır.Muhabbet, salih amellerle gerçekleşir

10- Şuhudi ve tevhidi murakabe makamıdır.Burada kişi her tarafda Allah7ın tecellilerini görür.

9 Mart 2023 Perşembe

ŞEYH,MÜRŞİT,MÜRŞİD-İ KAMİL

 ŞEYH: İnsanda meknuz olan ilahi esma akislerini ortaya çıkarmak için salikini lafzi aletlerle hazırlamaya ve onu zahiri ilimlerle donatmaya çalışan insandır.Hazırlık kıtasıdır

Şeyh aynı zamanda mürşit ise salikinin cesedi hazırlığını da çile ile hazırlar.Ve onu halvete sokar.Ceseden hazır olan salik bu sefer mürşidinin batıni ilim öğretimine terk edilir.Bundan sonra hakiki şeyh ve mürşidi kamil tarafını gösterir.

Necib Sultanım buyurmuştu:Az çalışmak ile çok kazancın, az ibadet ile çok sevabın kazanılacağı zaman gelecek.herkes evliya olacak ancak mürşid-i Kamil azalack"

4 Aralık 2020 Cuma

BÜLBÜL SESİ

Güzel sesten kinayedir. BÜLBÜLÜN ÖZELLİĞİ , BÜTÜN HAYVANLARIN SESLERİNİ AHENKLİ ÇIKARTMASIDIR. BÜLBÜLÜN SESİ AĞIRLAŞTIRILARAK İNCELENİRSE , ÖRDEK SESİ,KURBAĞA SESİ,YILAN TISLAMASI, KUŞ CIVILTISI, KUZU MELEMESİ; HEPSİ MEVCUT İMİŞ,BÜLBÜL DOĞADAKİ SESLERİ ARMONİK HALE GETİREREK SENFONİYE DÖNÜŞTÜRÜRMÜŞ. MÜRŞİD-İ KAMİLLER DE BÖYLE İMİŞ,Mürşid-i Kamil, her dilden konuşan demek imiş.Bunun sembolik anlatımı da bülbül imiş.

31 Ağustos 2018 Cuma

ÖLÜMLE ALAKALI BİR AYETE BAKIŞ

Bakara suresi 28 ayeti:"Siz ölüler idiniz de sizi diriltti.Sonra yeniden öldürecek yeniden dirileceksiniz.Sonra da O'nun huzurunda haşredileceksiniz"
Bu ayet hakikatta insanı Kamille olan diyaloğu anlatır.Şöyle ki:Siz her ne kadar yaşayan birvarlık olarak diri olsanızda sizinbu diriliğiniz gerçek bir dirilik değildir(Enfal suresi24)Ne zaman ki gerçek bir mürşidi Kamil'in huzuruna vardınız ,Osizi kabul etti  ve size hakikat iksirinden (sırrı zikir) bir kadeh içirdi  ve seni sana bildirdi , yani zikri hakikiyi (ki ehlullah lisanında buna Maye-i Muhammediyye denir) sana telkin etti.İşte şimdi dirildin.Sonra seni öldürür! Ne ile? Tevhid ile.Sen, varlığı kendinin zannediyorsun.Ef'al, sıfat ,zat benimdir diyordun .Bunların senin olmadığını , senin sadece bir mazhar olduğunu , Hakk7ın varlığına sahip çıktığını , mürşidikamil sana bildirir vevarlığı sahibine iade edersin fenafillah olursun.İhtiyari ölümün tahakkuk eder.Ölünün efali, sıfatı , zatı varmıdır?Yoktur.Sen de bunların hakiki sahibini idrak edince , sen deölü oldun.
Mürşidikamil saliki yeniden diriltir.Nerde?.Beka mertebelerinde .Ne ile? Tevhid ile.Artık sana ebedi ölüm yoktur.Fenadan bekaya taşınmalar ebediyyen devam eder.Buna son yoktur.Ne zaman ki bu alemde insanı kamil kalmaz,dış içe,iç dışa döner kıyamet kopar.Kime?Kıyameti kopmayanlara.Yani ölüm gelmeden evvel ölmeyenlere.Zira ihtiyari ölümle ölenlerin kıyameti sağlıklarında kopmuştur.

6 Haziran 2018 Çarşamba

VARİS-İ MUHAMMEDİ OLAN ZEVATIN ALAMETLERİ

Maneviyat sahasıda hakikatla sahtenin karışabileceği bir saha olduğunu unutmamamız gerekir.Zira,"kerameti kendinden menkul" diye tarif edilen zevatlar her devirde var olmuştur.Varisi Muihammedi olanlar dünyaya itibar etmedikleri için siyasetten uzak kalmışlardır.Güç sahiplerinin ne yanında ne de sofrasında bulunmuşlardır.İnanç dünyamızın bir farklı boyutunu teşkil eden tekke ve tarikatlar 1925 yılında bir kanunla seddolunmuştur(kapatılmıştır).ancak bu kapatma bir çare değldir.Bu sefer tüm yer yüzü tekke olmuştur.Devlet bu sahayı yasaklayacağına içeriğini denetleme ve kontrol vazifesini icra etse daha iyi olabilirdi.Ancak takdiri ilahi böyle tecelli etmiştir.Zira görmekte idik ki,bu müesseseler son zamanlarında yozlaşmadan nasibini almıştır.Evlada terk gibi uygulamalar zamanla bu makamların ehil olmayanlar tarafından işgaline sebeb olmuştur.Bugün ise Ortada maneviyattan bahseden kimseler hususunda ölçümüz ne olmalıdır.Yahut varisi Muhammedi arayışımızda elimizdeki alametler ne olmalıdır? diye sual olunabilir.
Mürşid-i Kamil olmak kesbi değil,vehbidir.Hakk Teala'nın lütfudur.Çok ibadet,az uyku,az yeme,az kelam,çok zikir gibi ibadetle ve şeriatın emirlerine tabi olmayla mümkün değildir.Zira bu hal mürşit olmayan abidlerde dahi bulunur.Mürşidi hakiki ve varis-i Muhammedi olan zevatın alameti budur ki:şer'i -envere mülazemetle beraber meclisinde ona mukabil oldukta avam-ı nas olanın kalbinde bulunan havatır, yani, eşgali dünyeviyye zail olur veyahut azalırsa  ve havas-ı nas olanın istiğrakı ziyadelenir ise Varis-i Muhammedi odur., ona tabi olmak gereklidir.

22 Mart 2017 Çarşamba

MÜRŞİDİ KAMİL VARLIĞI NİMETTİR ZUHURU NE ZAMAN OLUR ?

Ebu’s-Suûd Efendinin (ö. 953/1574) beyânı vech ile:
“Dünyâda cehâlet tekessür edip âsâr-ı (eser-i) vahiy (vahiy izleri) kalmadığı ve
her yerde envâ’-i mezâlimin meydan aldığı ve putperestlik şâyî olup (yayılıp) mecûsî
ateşleri âfâka sıçradığı (heryere yayıldığı) ve halkın ne yapacağını şaşırıp hayrette kaldığı
bir zamanda, bir mürşid-i kâmilin zuhûr etmesi elbette büyük bir ni’mettir. Zîrâ ihtiyacı


def eden ni’met, ihtiyacın şiddeti ile takdîr olunduğundan(İhtiyacı kaldıran nimet ihtiyacın büyüklüğüne göre değerlendirildiği için)bizim nebimizin zuhuru (Peygamber s.a.v.'in ortaya çıktığı zamana nisbetle pek büyük ve gayet kıymettar bir nimettir(son derece değerli bir nimettir)